PROF. DR. FERiT SARAÇOĞLU:GEBLİKTE SPA ve KOZMETİK UYGULAMALAR

doc dr ferit saracoglu-gebelerde masaj ve spa kullanimiJinekolojik onkoloji cerrahisi, Üreme endokrinolojisi ve infertilite Uzmanı Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu , gebelik döneminde anne adaylarının masaj ve hidroterapi uygulamaları konusunda uyması gereken kurallara dikkat çekti. Ankara’da Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında hastalarına sağlık hizmeti veren Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu gebelik dönemindeki bebeğin ve anne adayının sağlığı için şu bilgileri verdi.

Suyla tedavilerin temel hedefi  dolaşım sistemin uyarmak ve kaslarda gevşeme sağlamaktır. Uzun yıllardır sıcak banyoların damarları genişleterek dokulara daha fazla besin ve oksijen gitmesini sağladığı, yani daha faydalı olduğu bilinmektedir. Soğuk sular ise dolaşımda bunun tersine neden olmaktadır. Sıcak suyun ayrıca enfeksiyonları ve iltihabı önleyici bir etkisi de bulunmaktadır ( antiinfektif ve anti inflamatuar etkiler). Böylece dinlenme, vücudun rahatlaması, dolaşımın artması gibi yararlarının yanında antiinflamatuar etkiyle ağrılar dinmekte, kas ve eklem sertlikleri kaybolmaktadır. Kanın kol ve bacakta göllenmesi nedeniyle kan basıncı düşmektedir. Sıcak banyolar immün sistemi uyararak vücut direncini artırmakta, mide barsak sistemini regüle ederek hazımsızlık, kabızlık gibi sorunların çözümünü kolaylaştırmaktadır. Sıcak su banyolarına benzeri etkileri masajın da gösterdiği bilinmektedir. Masaj dolaşımı artırarak vücutta besin ve oksijenin dağılımını artırırken atıkların ve toksinlerin vücuttan arındırılması hızlanmakta, kaslardaki yorgunluk ve ağrılar giderilmekte sinir sistemi üzerinde sakinleştirici bir etki ortaya çıkmakta, mental ve fiziksel yorgunluk giderilmektedir. Cilt sıkılaşmakta ve daha pürüzsüz hale gelmektedir.

Gebelerde Hidroterapi ve Masajdan Faydalanmalı mıdır?

Sauna,  buhar odaları, hamamlar  ve sıcak havuzlar, tüm vücudun sarılması gibi uygulamalar vücudun iç ısısını yükselteceğinden anne karnındaki bebeğe zarar vermektedir. İlk üç ayda gebelerin yüksek ısıya maruz kalmaları bebeklerde doğumsal sakatlıkları artırmakta, düşük riskini yükseltmektedir. Gebeliğin ikinci ve üçüncü üç aylık döneminde ise fetüsün büyüme ve gelişmesini bozmaktadır. Bu nedenle tüm gebelik süresince fazla ısıya maruz kalınmasından kaçınılması gerekmektedir. Ancak tüm risklerine rağmen bir gebe spa merkezine gitmek istiyorsa bunun en uygun zamanı gebeliğin ikinci yarısıdır. Hiçbir zaman ilk 3 ay içerisinde gidilmemelidir. Gebelikte yorgunluğa ilaveten bel ağrıları, sırt kaslarında gerginlikler çok sık rastlanan sorunlardır. Bu sorunları gidermek için bilinçli ve zedelemeyen masajlar önerilebilir. Bu tür yakınmaların arttığı dördüncü aydan sonra sırt üstü yatıldığında bebek büyük damarlar üzerine baskı yaparak annede kan dolaşımını bozabilir ve anne adayı kendisini kötü hissedebilir, hatta baygınlık geçirebilir. Bu nedenle masajın gebe yan yatarken yapılması daha uygundur. Bazı aromalı yağların erken doğumu tetiklediği bilinmektedir. Bu nedenle aromasız, saf bebe yağlarıyla masaj yapılmalıdır. Ellerde, ayaklarda ve kulaklarda refleks tedavileri yapılarak gebenin yorgunluğu ve gerginliği giderilebilir. Ancak gebelikte ayak bileği ile topuk arasındaki belirli bir bölgenin rahimde kasılmaları ve bu vasıtayla erken doğumu başlattığı bilinmektedir. Bu nedenle masajı yapacak kişinin tüm bunların bilincinde ve yeterince tecrübeli olması gerekmektedir. Gebelik sırasında hiçbir zaman derin masajlar yapılmaz. Memeler,  karın ve genital bölgeye masaj yapılması erken doğuma neden olabilir. Bu nedenle gebe masajı yüzeysel olup sadece eller, ayaklar, kollar, bacaklar, omuz, sırt ve bele yöneliktir. Bilinçli bir masajın istatistiksel olarak erken doğum ve gebelik komplikasyonlarını azalttığı, sezaryen oranını düşürdüğü bilinmektedir. Yine masaj gaz, hazımsızlık ve kabızlık gibi sindirim sistemi sorunlarını önlemekte, anksiyete ve gerginliği azaltmaktadır. Bacaklarda kramplar daha az oluşmaktadır.

Kadınlar gebeliğe bağlı olarak kilo aldıkça kendilerini çirkinleşmiş hissedebilirler. Hele bir de kırışıklıklar söz konusuysa bu endişe daha da artar. Ancak gebelik sırasında kullanılacak dermatolojik ürünlerin içeriğine çok dikkat edilmesi gerekir. Şayet içlerinde A ve K vitamini, BHA (beta-hydroxy acid veya salicylic acid) varsa bunların kullanımlarının ertelenmesi uygun olacaktır. Yine içerisinde AHA (alpha-hydroxy acid) içeren kozmetikler, gebelikte zaten artmış olan güneşe hassasiyeti çok daha artıracaklarından kullanımları hiç uygun olmayacaktır. Bir gebenin en iyi arkadaşı, içerisinde en az 15 koruma faktörü olan güneş kremleri ve yağları olacaktır. Yine gebelik sırasında yüzde, dudaklarda ya da vücutta dolgu maddelerinin kullanımı, ya da Botox yapılmasının emniyetli olup olmadığı da henüz kesin olarak bilinmemektedir. Gebelikte cilt de çok hassaslaşmıştır. Bu nedenle cilde yağlı, kuru ya da karışımı ne uygulanırsa uygulansın aromaterapi, retinoidler ve diğer kimyasal peeling yapan ajanlardan, sıcak taş uygulamalarından, elektronik uyarılardan ve mikroderma abrazyon uygulamalarından kaçınılması gerekmektedir. Bunların yerine yüze dolaşımı hızlandıran oksijen uygulamaları ya da nemlendirici cilt maskeleri yapılması tercih edilmelidir.

Gebelikte manikür ve pedikür yapılabilir. Ancak tırnak cilaları içeriğindeki zararlı kimyasal maddeler nedeniyle önerilmez. Yine saç boyalarının ciltten emilerek vücuda geçmesi nedeniyle gebelikte kullanımları önerilmemektedir. Gebelikte değişen hormon yapımları, erkeklik hormonlarının artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle gebelikte tüylenme ve cilt yağlanmasında artma meydana gelmektedir. Tüylerin vücuttan uzaklaştırılmasında klasik ağda kullanımı emniyetli kabul edilirken, lazer ve elektroliz uygulamalarının güvenirliği henüz kesin değildir.