TÜKAL “AŞKIN KOKUSU” ADLI SÖYLEŞİ DÜZENLEDİ

tukal askin kokusu soylesisi prof dr cigdem elmas 13.02.2026

Tüm Kadın Lobisi Derneği (TÜKAL), Sevgililer Günü’ne özel bir organizasyon düzenledi. Dernek üyelerinin katıldığı söyleşide, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Elmas, “Aşkın Kokusu” başlıklı söyleşisiyle, ikili ilişkilerde kokunun ve feromonların bilinmeyen dünyasını bilimsel bir perspektifle gözler önüne serdi.

Kavaklıdere Otel 2000’de gerçekleştirilen söyleşide, aşkın sadece kalple değil, aynı zamanda burunla da ilgili olduğu vurgulandı. Prof. Dr. Çiğdem Elmas, kokunun aşkı sürdürmedeki hayati rolünü anlatırken, vücut kokularının (feromonların) uyumunun insan ilişkilerindeki belirleyici gücüne değindi.

Aşkın Şifresi: Feromonlar ve 6. Duyu

Bilim dünyasında feromonların “6. duyu” olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Elmas, bu duyuyu “aşkın duyusu” olarak tanımladı. Yapılan bilimsel araştırmalardan örnekler veren Elmas, bireyler arasındaki görünmez çekimin temelinde vücut kokularının DNA düzeyindeki uyumunun yattığını ifade etti.

Napolyon’dan Josephine’e Kokunun Gücü

Tarihten çarpıcı örneklerle sunumunu zenginleştiren Prof. Dr. Elmas, Napolyon ve Josephine arasındaki büyük aşkta kokunun merkezi bir yeri olduğunu hatırlattı. Napolyon’un Josephine’e olan tutkusunun sadece fiziksel bir beğeni olmadığını, kokuların yarattığı derin biyolojik bağın tarihin akışına yön verdiğini belirtti.

Doğru Birliktelik İçin “Doğal Koku” Vurgusu

Söyleşide en çok dikkat çeken konulardan biri de vücut kokusunun baskılanması oldu. Prof. Dr. Elmas, doğal vücut kokusunun parfümler veya kimyasallarla aşırı baskılanmasının, bireylerin biyolojik olarak doğru ya da yanlış eşi seçme süreçlerinde yanıltıcı bir rol oynayabileceği uyarısında bulundu. Yanlış birlikteliklerin önüne geçmek için feromonların rehberliğine güvenilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Etkinliğin sonunda, bilimin ışığında aydınlanan bu bağların ölümsüz aşkları doğurması ve tüm güzelliklerin sonsuza kadar sürmesi temennisiyle söyleşi noktalandı. Üyeler konuşmayı dikkatle dinledikten Prof. Dr. Çiğdem Elmas’a sorular yöneltti.