
Bir “fotokabin” (photomaton) mantığından yola çıkarak kurgulanan, her biri tam bir dakika süren danslı video portrelerden oluşan sergide beden, kimliğin tek ifade aracı haline geliyor. Bugüne dek Fransa’dan Kolombiya’ya, Myanmar’dan Tunus’a kadar yüzü aşkın dansçıyı bir araya getiren proje, güncel dansın küresel bir haritasını çıkarmayı hedefliyor.
Çizer Bentt ise bu video portrelerdeki hareketlerin ivmesini ve enerjisini çizgilere dökerek, bedenin bıraktığı izi ekranın ötesine taşıyan plastik bir çalışma sunuyor.
Türkiye’nin Çağdaş Dans Sahnesi Küresel Haritada
Projenin Türkiye ayağı, koleksiyonun en canlı parçalarından birini oluşturuyor. Doria Belanger; Halil İbrahim Aygun, Mustafa Kaplan, Canan Yücel Pekiçten ve Leyla Postalcıoğlu’nun da aralarında bulunduğu on Türk dansçının kimliklerini kaydederek Türkiye’nin koreografik çeşitliliğini küresel diyaloğa dahil etti.
Serginin açılış gecesi, dansçı Tunara Duranöz’ün sergilenen eserlerle diyalog kuran özel performansıyla renklendi. Açılışta bir konuşma yapan Institut français Ankara Müdürü Pascale Boeglin-Rodier gecenin anlamını şu sözlerle özetledi: “2026 dans sezonumuzun sembolik açılışını yapan bu sergi, bedenin hafızaya dönüştüğü bir yoğunluk alanı sunuyor. Gelecek yıl Institut français Türkiye’nin 80. yılını ve fotoğrafın icadının 200. yılını büyük sürprizlerle kutlayacağız; Frankofon Film Festivali ve Cédric Villani konferansı gibi iddialı projelerle sanatsal iş birliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.”
Ankara’nın ardından İstanbul ve İzmir’de de sanatseverlerle buluşacak olan sergi, 15 Mart 2026 tarihine kadar Institut français Ankara salonlarında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Sergi, dansı hayati bir gereklilik olarak görenlerin “birlikte beden olma” hikâyesini keşfetmek isteyen herkesi bekliyor.
0 comments