
Küratörlüğünü Marcus Graf’ın üstlendiği “şeyler” adlı sergi, havalimanında unutulan nesnelerin taşıdığı duygusal yüke odaklanıyor.
Sanatçı Beyazıt Öztürk, projenin çıkış noktasını şu sözlerle anlatıyor: “Hikayem aslında plastik sanatlarla başladı, bu benim ‘sessiz yanımdı’. Havalimanı gibi binlerce hikayenin kesiştiği bir yerde o sessizliği bozmak heyecan verici. Konveyör bantlarından geçip gidenlerin değil orada takılı kalanların, unutulanların peşine düştüm. Bu hafızanın atık olmasını kabul edemedim; onları birer başrol oyuncusu yaptım.”
Serginin merkezinde yer alan “Şey” heykeli, bagaj konveyörlerinin formundan ilham alıyor. Mekânda düğümlenerek kıvrılan bu devasa form, bir parmağa bağlanan hatırlatma düğümünü çağrıştırarak yolcuları durmaya ve düşünmeye davet ediyor.
Serginin açılışında konuşan İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, sanatın sadece müzelerde değil hayatın tam merkezinde olması gerektiğini vurguladı. Bilgen, İGA ART projesiyle binlerce yolcuya kısa bir sükunet anı armağan etmeyi hedeflediklerini belirtti. İGA ART Yürütme Kurulu Başkanı Gülveli Kaya ise Öztürk’ün plastik sanatlara yönelmesinin, heykel sanatının toplumda bilinirliği açısından büyük bir fırsat olduğunu ifade etti.
“Şey” heykeli havalimanında kalıcı olarak sergilenmeye devam edecek; “Şeyler” sergisi ise Nisan ayına kadar ziyaret edilebilecek.
0 comments