<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>köşe yazısı Archives - Mayatta</title>
	<atom:link href="https://mayatta.com/tag/kose-yazisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mayatta.com/tag/kose-yazisi/</link>
	<description>Cemiyet, magazin ve yaşam haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 May 2025 13:00:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/09/cropped-mayatta-magazin-haberleri-logo-favicon-16.09.2022-32x32.jpeg</url>
	<title>köşe yazısı Archives - Mayatta</title>
	<link>https://mayatta.com/tag/kose-yazisi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SPiRiTÜEL GERÇEKLERİN BİLİMSEL ARAŞTIRMALARI</title>
		<link>https://mayatta.com/spirituel-gerceklerin-bilimsel-arastirmalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 May 2025 12:59:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[AURA]]></category>
		<category><![CDATA[başak karlı yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç altı]]></category>
		<category><![CDATA[ÇAKRA]]></category>
		<category><![CDATA[çift yarık deneyi]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal beden]]></category>
		<category><![CDATA[eterik beden]]></category>
		<category><![CDATA[joe dispenza]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal beden]]></category>
		<category><![CDATA[spritüel]]></category>
		<category><![CDATA[thetahealing]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mayatta.com/?p=34093</guid>

					<description><![CDATA[<p>“İnandığın her şey, biyolojini şekillendirir”                                                                                                     [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/spirituel-gerceklerin-bilimsel-arastirmalari/">SPiRiTÜEL GERÇEKLERİN BİLİMSEL ARAŞTIRMALARI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p2" style="text-align: center;"><b><span class="Apple-converted-space"> <img decoding="async" class=" wp-image-33870 alignleft" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2025/01/basak-karli-yilmaz-mayatta.jpeg" alt="basak karli yilmaz mayatta" width="168" height="203" /></span>“İnandığın her şey, biyolojini şekillendirir”</b></p>
<p class="p2"><b><span class="Apple-converted-space">                                                                                                        </span>Joe Dispenza</b></p>
<p class="p2">Şimdi ve bundan sonraki süreçler içerisinde çokça konuşacağımız konu tabi ki Spiritüel alanla ilgili her şey olacaktır. Öncelikle diğer yazılarımın devamı olarak bu konuyu ilerletmek istedim. Kuantum Fiziğinin çıkışı ile başlayan bu süreç hepimiz için bir Devrim niteliğinde dersem yerinde bir ifade olmuş olur.</p>
<p class="p2">Çift Yarık Deneyi ile Fizikçiler bir soru ile düğmeye basmış oluyor…</p>
<p class="p2"><b>Bilinç mi Maddeyi Etkiliyor ? </b></p>
<p class="p2">Işık parçacıkları, önlerinde iki ince yarık bulunan bir duvara doğru gönderiliyor. Bu yarıkların arkasında da bir ekran var. Parçacıklar yarıklardan geçip ekrana çarpıyor. Parçacıklar tek tek gönderildiğinde bile, uzun süre sonra ekranda bir girişim deseni oluşuyor, yani dalga gibi davranıyorlar, Bu parçacıkların aynı anda iki yarıktan birden geçtiğini ve kendisiyle girişim yaptığını gösteriyor. Bu durum Klasik Fizik için şaşırtıcı geliyor ve şu soru oluşuyor:</p>
<p class="p2">Tek bir parçacık nasıl oluyor da aynı anda iki yerden geçebiliyor ?</p>
<p class="p2">Bu sefer gözlem yapılıyor ve aslında amaç şu ki yarıklardan hangisinden geçtiğini görmek! ve tabi ki bir ölçüm cihazı konuyor.</p>
<p class="p2">Sonuç ne dersiniz?</p>
<p class="p2">Girişim deseni kayboluyor. Parçacık yalnızca tek bir yarıktan geçmiş gibi davranıyor .</p>
<p class="p2">Peki bu ne anlama geliyor?</p>
<p class="p2">Bir parçacığın davranışı, gözlemlenip gözlemlenmediğine göre değişiyor. İzlendiğinde Madde Gibi davranıyor ama izlenmediğinde olasılık dalgası gibi davranıyor .</p>
<p class="p2">Bu deney işte “Bilincin maddeyi etkilediği” fikrine zemin hazırlamış oluyor.</p>
<p class="p2">Tıpkı bizim yaşamlarımız gibi…</p>
<p class="p2">Sen kendine inanmadıkça, potansiyelin sadece bir olasılık olarak kalır. Ama kendine bakmaya başladığında, aslında ne istediğini ortaya koyduğunda, seçimler yaptığında, tüm olasılıklar kendi içinde bir gerçeklik oluşturur.</p>
<p class="p2"><b>Peki şimdi Spiritüel alan içerisinde kullandığımız kelimelerin bir de bilimsel tarafından ortaya koyulduğunu görelim mi?</b></p>
<p class="p2"><b>İnsan Enerji Alanı :</b></p>
<p class="p2">İnsan Varlığını sadece etten kemikten değil, titreşimden, frekanstan ve bilinçten oluşmuş çok katmanlı bir sistem olarak tanımlar.</p>
<p class="p2">1930’larda Dr.Lawrence Bendit ve Phoebe Bendit kapsamlı bir çalışma yaptıktan sonra ve gözlemleri sonucunda<span class="Apple-converted-space">  </span>İnsan Enerji Alanlarının sağlık, iyileşme ve ruh gelişimiyle ilişkili olduğunu saptadılar.</p>
<p class="p2">1959 yılında Dr. Leonard Ravitz de İnsan enerji alanının zihinsel ve psikolojik istikrarıyla dalgalandığını ispatladı. Düşünce alanındaki değişimin ruhsal bir nedenin, bedensel bir belirti olarak ortaya çıktığını söyledi.</p>
<p class="p2">1979 yılında bir diğer bilim insanı Dr. Robert Becker, bedende şekli bedene ve merkezi sinir sistemine benzeyen, karmaşık bir elektrik alanının haritasını çıkardı ve bu alanın fizyolojik ve psikolojik değişikliklerle şekil ve güç değiştirdiğini tespit etti.</p>
<p class="p2"><b>İnsan Enerji Alanı Nelerden oluşur peki ?</b></p>
<p class="p2"><b>Eterik Beden</b>: Fiziksel bedenin kalıbı gibidir. Hastalıklar ilk bu düzeyde başlar.</p>
<p class="p2"><b>Duygusal Beden</b>: Bastırılmış ya da yaşanmış duyguların yansımasıdır.</p>
<p class="p2"><b>Zihinsel Beden</b>: İnançlar, düşünce kalıpları, zihinsel gürültü burada bulunur.</p>
<p class="p2"><b>Ruhsal Beden</b>: Kişinin özüyle, ruhuyla ve evrensel bilinçle bağlantısıdır.</p>
<p class="p2"><b>Aura:</b> Bu katmanların dışa yansımasıdır . Yani Fiziksel bedeni çevreleyen Enerji alanıdır. Kimi kişiler bu alanı Renkler ya da Işık olarak tarif eder.</p>
<p class="p2"><b>Çakra:</b> Tekerlek anlamına gelir ve Vücudun enerji merkezleridir. 7 ana çakra vardır ve her biri belirli bir organ, sistem, duygusal hal ve bilinç düzeyiyle alakalıdır. Çakralar enerjiyi içeri alır, dönüştürür ve dışa verir.</p>
<p class="p2"><b>Şimdi de bu ifadelerin net bir karşılığını oluşturan bilim insanlarının çalışmaları sonucundaki açıklamalarını sunmak isterim…</b></p>
<p class="p2">Dr. Şefika Karagülle, çakra bozulmaları ile hastalıklar arasındaki ilişkiyi bilimsel ve spiritüel yaklaşımlarla araştırmış bir nörolog ve psikiyatristtir. 1950’li yıllardan itibaren bu alanı ciddiyetle incelemiş ve bu çalışmalarla tanınmıştır. Karagülle’nin çalışmaları çakra sistemindeki dengesizliklerin fiziksel hastalıklarla ilişkili olabileceğini ve enerji alanlarının incelenmesinin hastalıkların erken teşhisinde önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir.</p>
<p class="p2">Teosofik Toplum Amerika Grubu’nun başkanı olan Dr. Dora Kunz şunu söylemiştir :</p>
<p class="p2">“Çeşitli organların küreleri arasında, farklı ritimler sanki bir transfer fonksiyon gerçekleşiyormuş gibi etkileşim kurarlar. Bütün beden sağlıklı olduğunda bu ritimler organdan organa rahatlıkla aktarılır.”</p>
<p class="p2">İnsan aurası üzerinde yapılmış olan bir çalışma da Dr. Valorie Hunt ve ekibi tarafından gerçekleştirildi. Rolfing’in etkilerini araştıran bir çalışma (Yapısal Nöromüsküler Enerji Alanı ve Duygusal Yaklaşımlar Çalışması) seansı esnasında bedenden gelen düşük milivoltaj sinyallerin frekansını kaydetti. Deriye yerleştirilen gümüş klorid elekrotlar kullandı ve eş zamanlı olarak hem masajı yapan hem de masaj yapılan kişinin auralarını gözlemledi. California, Glendale’den iyileştirici Işık Merkezi Direktörü Rosalyn Bruyere, çakra ve aurik bulutların renkleri, boyutları ve enerji hareketleriyle ilgili tespitlerde bulundu.</p>
<p class="p2">Sonrasında da Bilim İnsanları bir Fourier Analizi ve bir sonogrom frekans analiziyle<span class="Apple-converted-space">  </span>kaydedilen dalga kalıplarını analiz etti. Bruyere’in belirttiği renklerle birebir örtüşüyordu.</p>
<p class="p2">Dr. Hunt da açıklamasında aynen şunu söyler, “Çakralar çoğu zaman metafizik literatüründe belirtilen renkleri taşırlar.”</p>
<p class="p2">Şifa Çalışmaları ile ilgilenen bu alanda deneyim kazanan bizler de aslında bu gözlemlerin çoğunun sonrasında hastane verileri ile örtüştüğünü görmüşüzdür.</p>
<p class="p2">Duru görü becerilerine sahip Dianne mesela o zamanlar bir hastanın boğaz çakrasının aşırı aktif ve kırmızı renkte olduğunu söyler. Sonrasında tiroide baktığında sağ tarafı , sol tarafı kadar iyi işlev göstermiyordu. Hastanede yapılan incelemede tiroidin büyümesine sebep olan Graves hastalığı teşhisi konuluyor.</p>
<p class="p2">Ben de bir<span class="Apple-converted-space">  </span>Kadın Danışanım ile çalışma yaparken sağ tüpünde bir yırtık gördüm ve kendisine bunu söyleyince de bir rahatsızlığın olmadığını iletti ve hemen bir randevu alarak hastaneye gittiğinde sağ tüpte tıkanıklık olduğunu öğrenmişti. Bir diğer Danışanımla çalışma yaparken de boğaz bölgesinde inanılmaz bir siyah renk noktaları gördüğümde söyledim ve şaşırarak onayladı ve o bölgede olan kötü bir hastalığın arada nüksettiğini söylemişti.</p>
<p class="p2">Şunu özellikle belirtmem gerekiyor ki bu tür hastalıkların hepsi duygusal travmaların sonucudur ve eğer ki yaşam içerisinde bir dolanıklık ya da kısır döngü olarak yaşanan şeyler oluyorsa bu rahatsızlıklara karşılık gelen duygu onarımlarının olması şarttır. Boğazında rahatsızlık olan insanlar, hayatları içerisinde kendilerini ifade etmede zorluk yaşayan ve söylemek istediklerini söylemekten kaçınan insanlardır. Mide ve karaciğer rahatsızlığı olan insanlarda da “bastırılmış öfke” sorunu var demektir.</p>
<p class="p2">İşte bu duygular da hayat içerisinde davranış olarak pek de sağlıklı bir duruşu göstermez. Hatta bu rahatsızlıklar daha çok aynı olaylar ve aynı insan tiplerinin sorunları ile karşılaşmayı getirir. Yanlış seçimleri ile bir yaşam içerisinde var olur.</p>
<p class="p2"><b>Peki Şifa Çalışmasında Etkisi nasıl ve ne düzeyde olur ?</b></p>
<p class="p2">DNA, sadece biyolojik bir yapı değildir ve aynı zamanda bilgi taşıyıcı bir sistemdir. Yani ruhsal ve duygusal kayıtları da içerir. Şifa için yapılan çalışmalarda Şifayı alacak kişinin onayı şarttır ve özellikle duyması gereken kodları da alıp kabul etmesi gerekir. Eğer ruhsal olarak kişi hazırsa eğer; şifa fiziksel, duygusal hatta genetik düzeyde açığa çıkar. Bu süreçte epigenetik anahtarlar değişebilir. Yani genetik kod sabit kalır ama davranış biçimi, hastalık eğilimi, duygusal kayıtlar değişir, iyileşmeye doğru yol alır. Mesela Fare ve İnsan DNA’sının yaklaşık %85 – 90’ı benzer veya ortaktır. Bu benzerlik sayesinde fareler, Tıp ve Biyoloji araştırmalarında sık tercih edilir. Genetik hastalıkların modellenmesinde kullanılır.</p>
<p class="p2">Seninle Başlamadı kitabının yazarı Mark Wolynn kitabında bu bilgi ile eşleşen bir paragrafı sizlerle paylaşmak isterim .</p>
<p class="p2">“2016 yılında yapılan bir çalışmada Mansuy ve ekibi, Fareler üzerindeki çalışamalarında travma belirtilerinin tıpkı yetişkinlerdeki gibi pozitif, stres seviyesi düşük olduğunu, ortamlarda yaşayan farelerde tam tersine döndüğünü gösterebilmişlerdir. Farelerin yalnızca davranışları iyileşmekle kalmamış, aynı zamanda DNA metilasyonlarında da değişiklikler meydana gelmiş ve bu da belirtilerin bir sonraki nesle aktarılmasını önlemiştir”</p>
<p class="p2">Tüm bu bilgilerin ışığında net bir şeyi ifade etmem gerekir ki, Duygularımız hayatımızın akışı içerisinde olacak olan her şeyi etkiler. Hangi duygu yoğunluğu var ise sizlerde, öfke – kıskançlık – neşe – umut vs<span class="Apple-converted-space">  </span>tam da bu duyguları sizlere ısrarla gösterecek insanlarla – olaylarla karşılaşırsınız. İşte bu karşılaşma da bir Seçim gerektirir ve seçim de Kaderi önünüze getirir.</p>
<p class="p2">Carl Gustav Jung der ki bir analizinde “Dna’nızda binlerce kader hücresi vardır ve siz neyi seçerseniz onu yaşarsınız.” Sağlıklı bir seçim yapabilmemiz için Arınmamız ön şart oluyor. Sağlıklı bir beyin sağlıklı bir beden ile yapılan seçimler bizlere Kader’imizi yaşatmamızı sağlar.</p>
<p class="p2">O yüzdendir ki Şifa Tekniği ile Arınmalar sadece sizleri değil aynı zamanda sizlerden sonraki nesiller için de çok büyük bir dönüşüm yaratır. Yapılan analizlerden de öğrendiğimiz gibi Bilimsel veriler bunu desteklemektedir. Kişide var olan blokajların iyileşmesi, kendisinden sonraki nesillere o blokajların geçmesini önlüyor.</p>
<p class="p2">Olumlama Cümleleri de keza bu konuda çokça olumlu karşılığını veren durumlardır. Özetinde Beyniniz inandıysa sorun çözülmüş demektir.<span class="Apple-converted-space">   </span></p>
<p class="p2">Ve sonuç olarak; Travmaların iyileşmesi, sonraki süreçlerinizde seçimlerinizin de değişmesine yol açacaktır. Çünkü olumsuz duyguların yerini olumlu duygular alacak ve sizlere de Sistem, haliyle bu değişimi yaratabileceğiniz bir alan açmış olacaktır.</p>
<p class="p4">Hepinize bu bilgilerin kolaylıkla, keyifle, neşe içinde katkı olmasını diliyorum…</p>
<p class="p2"><b>Kaynaklar: </b>Barbara Ann Brennan (Işığın Elleri kitabı) ve Mark Wolynn (Seninle Başlamadı)</p>
<p class="p5"><b>Sevgi ve Işıkla…</b></p>
<p class="p5"><b>Başak Karlı Yılmaz</b></p>
<p class="p5"><b>Astrolog (ISAR CAP.) &amp; Uluslararası Thetahealing ve Jean Adrienne Arınma Teknik Eğitmeni</b></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Yazarın diğer yazıları</span></strong> <a href="https://mayatta.com/category/yazarlar/" target="_blank" rel="noopener">Başak Karlı Yılmaz</a></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/spirituel-gerceklerin-bilimsel-arastirmalari/">SPiRiTÜEL GERÇEKLERİN BİLİMSEL ARAŞTIRMALARI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖRKEY ÖZDOĞAN İLE BİRAZ ONDAN BİRAZ BUNDAN</title>
		<link>https://mayatta.com/gorkey-ozdogan-ile-biraz-ondan-biraz-bundan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2021 11:22:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Görkey Özdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik destek]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31450</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni bir haftadan herkese merhaba! Bugün sizlere gündemi fazlasıyla meşgul eden ve beklenmedik bir anda hayatımıza girerek yaşantımızda süre gelen tüm düzeni etkisi altına alan COVID-19 pandemisinin yetişkinleri olduğu kadar çocukları ve ergenleri de nasıl etkilediğini sevgili arkadaşım Psikolog Aslı Atıcı&#8217;dan öğrendiklerim doğrultusunda paylaşmak istiyor ve yardımcı olduğu için teşekkürlerimi iletiyorum. Kendisi bu süreci toplumsal [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/gorkey-ozdogan-ile-biraz-ondan-biraz-bundan/">GÖRKEY ÖZDOĞAN İLE BİRAZ ONDAN BİRAZ BUNDAN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-group alignwide"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2021/05/gorkey-ozdogan-ile-biraz-ondan-biraz-bundan-mayatta-550x550.jpg" alt="GÖRKEY ÖZDOĞAN İLE BİRAZ ONDAN BİRAZ BUNDAN" class="wp-image-31446" width="411" height="411"/></figure></div>
</div></div>



<h5 class="wp-block-heading">Yeni bir haftadan herkese merhaba!</h5>



<p>Bugün sizlere gündemi fazlasıyla meşgul eden ve beklenmedik bir anda hayatımıza girerek yaşantımızda süre gelen tüm düzeni etkisi altına alan COVID-19 pandemisinin yetişkinleri olduğu kadar çocukları ve ergenleri de nasıl etkilediğini sevgili arkadaşım Psikolog Aslı Atıcı&#8217;dan öğrendiklerim doğrultusunda paylaşmak istiyor ve yardımcı olduğu için teşekkürlerimi iletiyorum.</p>



<p>Kendisi bu süreci toplumsal travma olarak nitelendirmekte. Diğer toplumsal travmalar ile kıyasla da bireylerin temel ihtiyaçlarından biri olan sosyalleşmenin sekteye uğramasının ciddi bir fark oluşturduğunu söylüyor.</p>



<p>Bu kapsamda; 20 yaş altına getirilen sokağa çıkma yasağı ve okulların kapatılması sosyal destek ihtiyacını etkilerken, okulların açılmasına yönelik ve LGS, YKS gibi sınavların zamanı ve içeriği hakkındaki belirsizlikler de ergenlerde kendi hayatları üzerindeki kontrolü tamamen kaybettiklerine yönelik inancı doğurabilmektedir.</p>



<h5 class="wp-block-heading">Tüm bunlara baktığımızda, bireylerin yaşantısında özellikle de ergenlerin yaşamında sosyal desteğin ne kadar büyük bir yer kapladığını görebilmekteyiz.</h5>



<p>Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, pandemi döneminde bireylerin olumsuz psikolojik etkileri azaltmak adına günlük hayatta sosyalliği elden bırakmamaları, ev içerisinde de kendilerine yeni bir rutin oluşturmaları yararlı olacaktır.</p>



<p>Bunun yanı sıra düzenli yapılan fiziksel aktivitelerde de (örn; dışarıda yapılan 1 saatlik yürüyüş gibi) bireylerin kendisini psikolojik olarak daha iyi hissedebileceğini göstermekte.</p>



<p>Dilerim ki bu yazı sizin için faydalı olmuştur.&nbsp;</p>



<p>Geçirdiğimiz bu süreci de hem kendi hem de sevdiklerimiz adına en kısa sürede atlatır ve yeni başlangıcımızda dünyamıza, doğaya, canlılara sahip çıkar, aslında temelde evrenin bizi cezalandırdığını da unutmayız..</p>



<h5 class="wp-block-heading">Buradan tüm hastalara da şifa diliyorum.</h5>



<p>Sevgiyle kalın&#8230;</p>



<h5 class="wp-block-heading">Uyarı: Yazarlarımızın yazmış olduğu yazılar kendi uzmanlık alanı ve bilgi birikimlerinin eseridir. Yazıların yaratacağı tüm ekti ve sorumluluk yazarın kendisine aittir. mayatta.com sorumluluk kabul etmemektedir. </h5>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/gorkey-ozdogan-ile-biraz-ondan-biraz-bundan/">GÖRKEY ÖZDOĞAN İLE BİRAZ ONDAN BİRAZ BUNDAN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BALAYI, ALAYI…..</title>
		<link>https://mayatta.com/yazar-duygu-ulasan-balayi-alayi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2016 09:00:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[balayı]]></category>
		<category><![CDATA[balayı alayı]]></category>
		<category><![CDATA[Baltık Denizi]]></category>
		<category><![CDATA[DUYGU ULAŞAN]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Karpuz Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[ortaçağ]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Talinn]]></category>
		<category><![CDATA[Toompea Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=22246</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evleniyorsun… Gelinliğin muhakkak Elie Saab’dan Bekarlığa veda kıyafetin kesinlikle Zuhair Murad’dan olmalı. Dünyaca ünlü yıldızların dudak uçuklatacak kadar gösterişli malikaneleri ve büyüleyici sahilleri ile güzelliği haklı olarak tescillenmiş ve yaklaşık 2 metreyi geçen boylarıyla dünyanın en uzun zencilerinin, Amerikan bayraklı bikinileri ve kovboy çizmeleriyle görmeye alışkın olduğumuz plaboy kapak yıldızlarının, şapkasını ters takmış patencilerinin ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/yazar-duygu-ulasan-balayi-alayi/">BALAYI, ALAYI…..</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2016/07/duygu-ulasan-mayatta-yazari.jpg"><img decoding="async" class="size-full wp-image-22199 alignleft" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2016/07/duygu-ulasan-mayatta-yazari.jpg" alt="duygu ulasan mayatta yazari" width="206" height="206" /></a></p>
<p>Evleniyorsun…</p>
<p>Gelinliğin muhakkak Elie Saab’dan</p>
<p>Bekarlığa veda kıyafetin kesinlikle Zuhair Murad’dan olmalı.</p>
<p>Dünyaca ünlü yıldızların dudak uçuklatacak kadar gösterişli malikaneleri ve büyüleyici sahilleri ile güzelliği haklı olarak tescillenmiş ve yaklaşık 2 metreyi geçen boylarıyla dünyanın en uzun zencilerinin, Amerikan bayraklı bikinileri ve kovboy çizmeleriyle görmeye alışkın olduğumuz plaboy kapak yıldızlarının, şapkasını ters takmış patencilerinin ve şen şakrak kaykaycılarının,  gururla yürüyen dünya vücut şampiyonlarının, sadece korse ve kombinezonla gezen pop yıldızlarının, flamingo kuşlarının, çoşkulu ve havalı gece hayatının, gece makyajını ihmal etmeyen palmiye ağaçlarının ahbabı olan Miami’de başla balayı serüvenine lütfen.</p>
<p>İkinci rotan kesinlikle Amerika kıtasının en güneydeki uç noktası Key West olsun. Güneyin bu karizmatik atmosferinde güneşin batışını seyre dalmışken ve okyanusun yüzüne vurduğu taptaze hava eşliğinde puronu tüttürmeye doyamamalısın. Şehrin en işlek caddelerinde papağanlarla sohbet etmeli ve bir de tabi küçük sokak barlarında İngiliz çayı ve Fransız kruvasanı alarak henüz çok toy olduğunu kanıtlamalısın.</p>
<p>Tıpkı ‘Benim Afrikam’ filminde olduğu gibi, zürafalar, antiloplar ve zebralar etrafında senin iki parça baldırın ve parfüm kokun için çıldırıyorken, sen Merly Streep ve Robert Redford gibi Baobap ağacının gölgesinde ruhunu tazelemek için muhakkak bir Afrika turu oranize etmelisin. Safari sıcağında daha çok parlayan mercan tenin yavaş yavaş kahverengi köseleye çalacak, kestane saçların güneşten rol çalacak. Dişi aslanlar seni ölesiye kıskanacak.</p>
<p>Oscar Wilde’ın öldüğü binada konumlanan ‘Paris Saint Germain des-Pres’deki L’Hotel’de mutlaka bir gece konaklamalısın. Jean-Paul Gaultier’ın gotik, etnik, folk ve havai tasarımlarından oluşan özel bir koleksiyonla en şık köşelerde Elizabeth Taylor ruhuna girip binlerce film mafyasının dikkatini çekmelisin ve arka arkaya fotomedillik ve film teklifleri almalısın. Fakat tüm bunları değerlendirmeye lüzum görmeden reddederek polis teşkilatında çalışmalısın. Çünkü gerçekten güzel kadınlar maskulen mesleklerde daha teşkilatlı ve marifetlidirler. Beyazperdedekilerin çoğu sadece yıldızların koynunda güzeldir. Fakat güneş sabahlığını açınca benekli ciltleri, gözaltı morlukları, ipince dudakları, manasız bakışları, seyrek saçları ortaya çıkar hepsinin. Bunlara rağmen albenisiz kadınların kendilerini bu kadar iyi satıyor olmalarının nedeni gecenin tüm kusurları saklayan alçakgönüllüğüdür. Eğer gece olmasaydı, güneş tüm çirkin ruhların kulaklarını yer, suratlarına tükürürdü.  Eğer gece olmasaydı, yeryüzünde saklanacak sır kalmazdı. Geceyi güneş sevdiğimizden daha çok sevmeliyiz galiba, yoksa şimdiye dek, tüm taşlarımız yollara dökülür, hayat hikayemizin ismi ‘Sırlar katliam yaptı’ olurdu.</p>
<p>Kate Moss ile yan yana güneşlenmek istiyorsanız, Cannes’deki lüks bir plaja ışınlanacaksınız ve Brezilya bikininizle İrina Shayk kadar havalı olacaksınız. Ellerinizde denizyıldızı dövmesi, ayak bileğinizde sevdiğinizin baş harfi, öğlen ve akşam yemeklerinde sadece suşi,  hayatınızda asla taviz vermeyeceğiniz düşmanınız spaghetti, ne kadar sıkıcı bir hayat değil mi?</p>
<p>Şarkılarını evinin arkasındaki odunlukta yazmaktan hoşlanan Sam Hunt gibi, isterseniz siz de balayı programınızı evinizin arkasındaki odunlukta yazın. Mesela burada rotanızı Türkiye’ye sadece 45 km uzaklıkta olan Batum’a çevirin. Aklınızı başınızdan alacak tabiatı, hareketli ve dinamik sosyal ve sanat hayatı ve sevgililere uğur getirdiğine inanılan aşk heykeli ile Batum’a komşuya gider gibi yürüyerek terliklerle geçebilirsiniz. Şöyle bir bakıp da çıkacaktım dersiniz. Doğru Aşk heykelinin oraya konumlandırırsınız kendinizi. Gece devamlı renk değiştiren aşk heykelinin önünde snaptchat’den tüm ulusa seslenebilirsinz. Birbirinizin başlarından aşağı kırmızı sarı beyaz güller boca eder, o anlarınızı ölümsüzleştirirsiniz. Öyle değil mi?</p>
<p>Tam 15 gündür rafttalı saçlarınıza su değmemişse, kirli fakat havalı bir hippi müridiysen rehavet içindeki Hindistan’ın serserisi Goa’da tropik bir tatil yapabilirsiniz. Gölgede kalan şezlonglarınızı ineklerle paylaşabilir, Hint okyanusuna karışan inek sütüyle kulaç atabilirsiniz. Gece plaj partilerinde eşinizi başka Hippi gurularına kaptırabilir, tek başınıza dönmek zorunda kalabilirsiniz.</p>
<p>Eşinizle bankacı arkadaşlarınız tarafından tanıştırılıp heyecansız bir şekilde dünya evine girdiyseniz, şansınızı deneyip birbirinize  aşık olmak için, Sardinya’ya uçabilirsiniz. Elbette Roma’ya kadar kanat takacaksınız Roma’dan sonra ise bir leyleğin üzerine binip Sardinya’ya geçeceksiniz. Çiftlik evlerinden birinde konaklayabilir, bölgenin en muazzam şaraplarıyla duş alabilirsiniz. 100 yaşını çoktan geçmiş yaşlı çiftleri üzüm bağlarında sağlıkta ve afiyette görebilir, geleceğe daha iyimser bakabilirsiniz.</p>
<p>Ya da en kötü ihtimalle, Hristiyanlığı Danimarkalıların baskısıyla zorla kabul eden, pagan Estonya’da aşk Tanrıçanızı arayabilir, başkent Talinn’e hiç de uzak olmayan temsili Viking köylerinden birinde Ortaçağ kıyafetleriyle yöresel ürünler satan genç köylü kızların masalımsı ahşap evlerine konuk olabilirsiniz. Yine taze aşıklar olarak Talinn’deki Toompea Kalesi’nden Baltık Denizine kadar uzanan manzarayı seyre dalabilirsiniz. Bir rivayete göre, Ortaçağ döneminde sevgilisine kavuşamadığı için kendini buradaki kulelerden birinden atarak öldüren şövalye kızı geceleri ağlıyormuş. Surların içindeki rahip heykelleri de kalenin içinde dolaşan hayaletleri simgeliyormuş. Kavuştuğuna ve evlendiğinize bir kez daha şükredeceğiniz bu perili kalede her kavganızda sevgilisine kavuşamadığı için geceleri ruhu ağlayan hayalet şövalye kızını düşünün.</p>
<p>Aslında en iyisi, Amerika’nın Hampton Eyaletinde her yıl temmuz ayında geleneksel olarak  gerçekleştirilen Hampton Karpuz festivaline denk getir balayı zamanını. Bundan daha meşakkatli bir romantizm hiç düşünemiyorum. Düşünseniz de eşiniz en sulu en tatlı karpuz seçiliyor. Fena fikir değil. Düşünebilirsiniz.</p>
<p>Bir masalın içindeki başrol oyuncular olmak üzere çıkıyorsan balayına, Avusturya’daki Halstatt masal köyü tam size göre. Dünyanın en güzel kasabası olan Halstatt’da elektikli botlarla göl turu yapmadan gelmeyiniz. Birbirinizi izlemekten daha ziyade enfes göl manzarasına ve renkli evlerinin sevimliliğine doyamayacağınız bu kasabaya kayınvalidenizi ve kayınpederinizi de getirebilirsiniz. Çünkü orta yaşlı nüfus da saadet içerisinde Halstall masalının içinde yer almakta.</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/Mayattamagazin" target="_blank">mayatta.com’u sosyal medyada takip ediniz</a></p>
<p><span style="color: #ff0000;">YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece <a style="color: #ff0000;" href="https://mayatta.com/">mayatta.com</a>’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.</span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/yazar-duygu-ulasan-balayi-alayi/">BALAYI, ALAYI…..</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O ZAMAN DANS ETMEK GEREK DOYA DOYA</title>
		<link>https://mayatta.com/o-zaman-dans-etmek-gerek-doya-doya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Jul 2016 11:39:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[DUYGU ULAŞAN]]></category>
		<category><![CDATA[kadın erkek]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[yaz tatili]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=22198</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün de her zamanki olağan günlerinizden biriydi değil mi? En kadim dostlarınızdan biri olan, Zamangiller ailesinin tek veliahtı albay Saat Vakitoğlu’nun komutasında alarmın çalmasıyla tam 07.00 da yaylı yatağınızdan erosun oku gibi fırladınız. Size yıllarca gece gündüz refakat ederek, güne afiyet ve sıhhat içinde hazırlanmanıza vesile olan kıdemli ve cefakar albay Saat Vakitoğlu’nun yorulmak nedir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/o-zaman-dans-etmek-gerek-doya-doya/">O ZAMAN DANS ETMEK GEREK DOYA DOYA</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2016/07/duygu-ulasan-mayatta-yazari.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-22199 alignleft" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2016/07/duygu-ulasan-mayatta-yazari.jpg" alt="duygu ulasan mayatta yazari" width="206" height="206" /></a>Bugün de her zamanki olağan günlerinizden biriydi değil mi?</h4>
<p>En kadim dostlarınızdan biri olan, Zamangiller ailesinin tek veliahtı albay Saat Vakitoğlu’nun komutasında alarmın çalmasıyla tam 07.00 da yaylı yatağınızdan erosun oku gibi fırladınız. Size yıllarca gece gündüz refakat ederek, güne afiyet ve sıhhat içinde hazırlanmanıza vesile olan kıdemli ve cefakar albay Saat Vakitoğlu’nun yorulmak nedir bilmeyen postaları akrep ile yelkovanın sizi gün boyunca kovalayacağını bildiğinizden önce bir bardak süt ve büyük bir muz ile güne başlayıp bir haftalık yoğun egzersiz programınızdan bir dilim daha koparıp ruhunuza ve bedeninize iyice yedirdiniz. Muhtemelen bu esnada, mutluluk hormonunuz Miss Serotoninle birlikte çocukluğunuzun beyaz dut ağacının en verimli noktasına bıkıp usanmadan çıkıp indiniz. Asma yapraklarının sarmış olduğu esrarengiz şatonuzun miniminnacık penceresinden aşağıda beklemekte olan at kuyruklu, yaldızlı pelerinli prensinize tıpkı masal kahramanı Rapunzel gibi upuzun saçlarınızı uzattınız yahut uçsuz bucaksız çöllerde nice çağlayanlar, nice ıhlamur ağaçları ve nice kumpir büfeleri keşfettiniz, Yeni Zelanda’daki hobbit köyüne yerleşip yeni çıkacak, hatta dünyayı kasıp kavuracak masal kitabınızı tamamladınız. Ayrıca muhtemelen insan kaynakları biriminde çalıştığınız şirketinizin ceosu oldunuz. Belki de serotoninle birlikte çok çamlar devirdiniz, çok gemiler yaktınız. Serotonin yüzünden fazla ileriye giderek Türkiye’nin sayılı birkaç kurumsallaşmış şirketlerinden birisinin yönetim kurulu üyesi oldunuz. Hatta daha da fazlasını yaparak Gorbaçov’un memleketinde simit sarayı açmayı bile düşündünüz. İşte bunlar hep serotonin yüzünden, paniğe lüzum yok. Özgüveninizi tabandan tavana taşıyan, iyimserliğinizin sıtkını sıyıran, negatif enerjinizi yıkayıp paklayan, pozitif enerjinizi ayyuka çıkaran iyi niyet elçisi Serotonin geldi mi gitmek bilmiyor.</p>
<p>Sporunuz bitti, serotonin beylik köşesine yerleşti, duşunuzu aldınız, havlunuzu boynunuza astınız ve havalı havalı çıktınız. Artık vahşi batının en bahtı açık, baklavalı kovboylarındansınız, omuzlarınız Floransa’daki PONTE Vecchio köprüsü gibi güven verici, ağzınızda kürdanla dolaşabilir,  gözlüklerinizi spor yapmadığınız günler yas günlerinde yarıya indirilen bayraklar gibi yarıya indirebilir veya kollarınıza acı kokonat yağı sürebilir, sahilde plaj voleybolu oynayabilirsiniz. Ya da güney yarımkürenin en kısmeti açık sahil güvenlik dizisi yıldızlarından birisiniz, karnınız Colarado’daki Royal George köprüsü gibi büyük mühendislik dehası adeta, dümdüz ve pürüzsüz. Kısaca karnınız ve omuzlarınız mobese kameralar eşliğinde trafiğe açık artık. Hayırlı uğurlu olsun.</p>
<p>O kapalı spor salonunda çok yağlar yaktınız, çok canlar da yaktınız. Yan koşu bandındaki bacakları pasta mumuna, kolları maytaba, teni de mangal kömürüne dönmüş botokslu Honololu’ya kendinizi beğendirmek için göbeğinizle beyniniz yer değiştirdi adeta. Aşırı dozda koşu yüzünden diz kapaklarınız konserve kapaklarından daha erken yaşta hakkın rahmetine kavuştu.  O ağırlıkları kaldıra kaldıra kollarınız Amalfi kıyıları kadar cazibeli oldu olmasına da neye yarar?  O beğendiğiniz Honololu çok mu bayılıyordu size. Gidip emlak kralı göbekliyle evlenecek neticede. Siz koşu bandının üzerinde yokuş çıkıp ter atarken, o göbekli çok romantik ve ihtişamlı bir akşam yemeğini ayarladı bile. Siz sincap gibi bir direkten bir direğe atlayıp iki cheesburger daha yakarken, o özgüvenli fakat göbekli adam hafta sonu için dans etkinliğini çoktan organize etti bile.</p>
<h4>Sahi en son ne zaman dans etmiştiniz?</h4>
<p>Hatırlamıyorsunuz bile. Çünkü çift kişilik hobilerinize ne ilginiz ne de zamanınız var,  öyle değil mi?</p>
<p>En son ne zaman santranç, tavla veya bilardo oynadınız?</p>
<p>En son ne zaman tenis oynadınız?</p>
<p>Fakat daha bu sabah, yine spor salonundaydınız. Kertenkele gibi duvarlarda gezip, kırk defa amuda kalktınız.</p>
<p>Yani yine yapayalnız ve ıssızdınız.</p>
<p>Beğendiğiniz o Honololu’yu da o göbekli ve yağlı adam kaptı gitti zaten.</p>
<p>Neymiş ‘Kızlar parayı seviyormuş’</p>
<p>Kızlar parayı değil, özgüveni seviyorlar.</p>
<p>Ayrıca kızlar babalarının karşısına çıkaramayacakları adamlara asla taviz vermeyecek kadar yürekli ve nettirler, anlayacağınız kas miktarınızın fazla olması, kondisyonunuzun zehir gibi olması sizi gönül ilişkilerinde kurtarmaz.</p>
<p>Ne yapacaktınız kız babalarının karşısında ‘ben çok güzel parende atarım efendim, göstereyim mi diyecektiniz.</p>
<p>Siz o kızın dünyasına ne kattınız, onun ruhuna ne eklediniz?</p>
<p>Tiyatro?</p>
<p>Sinema?</p>
<p>Opera?</p>
<p>Doğa yürüyüşleri?</p>
<p>Kitap alışverişi?</p>
<p>Edebiyat?</p>
<p>Kültür gezileri?</p>
<p>Söyleşiler?</p>
<p>Dans?</p>
<p>Sorumu yineliyorum, en son ne zaman ilgilendiğiniz bir arkadaşınızı düzgün bir yerde dansa davet ettiniz? Salsa veya tango yaptınız?</p>
<h4>Halbuki;</h4>
<p>Kadın ve erkek farklı aksesuarlar olsa bile ne kadar yakışırlar birbirlerine…</p>
<p>Kadın piyanodur, erkek keman.</p>
<p>Kadın tarihtir, erkek coğrafya</p>
<p>Kadın kimyadır, erkek fizik</p>
<p>Kadın müziktir, erkek resim</p>
<p>Kadın edebiyattır, erkek matematik</p>
<p>Kadın felsefedir, erkek mantık bilimi</p>
<p>Kadın fulardır, erkek kemer</p>
<p>Kadın konuşma sanatıdır, erkek dinleme aygıtı</p>
<p>Kadın bileziktir, erkek saat</p>
<p>Bu kadar güzel bir ahenk içinde, dans edilmez de ne yapılır?</p>
<p>Önümüz yaz, tatil rotalarınızda sevdiklerinizle sabahlara kadar dans edin.</p>
<p>Ayaklarınız, elleriniz, gözleriniz ve kalbiniz uyumlu olsun.</p>
<p>Dans gecelerini, festivallerini takip edin.</p>
<p>Sahilde dalga sesleriyle yumuşak adımlarla dans edin.</p>
<p>Bu yaz doya doya dans edin.</p>
<p><a href="https://mayatta.com/?s=Duygu+Ula%C5%9Fan">Duygu Ulaşan&#8217;ın diğer yazıları için tıklayınız&#8230;</a></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/Mayattamagazin" target="_blank" rel="noopener">mayatta.com’u sosyal medyada takip ediniz</a></p>
<p><span style="color: #ff0000;">YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece <a style="color: #ff0000;" href="https://mayatta.com/">mayatta.com</a>’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.</span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/o-zaman-dans-etmek-gerek-doya-doya/">O ZAMAN DANS ETMEK GEREK DOYA DOYA</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
