<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık yaşam</title>
	<atom:link href="https://mayatta.com/category/saglikli-yasam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://mayatta.com/category/saglikli-yasam/</link>
	<description>Cemiyet, magazin ve yaşam haberleri</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Mar 2025 13:28:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/09/cropped-mayatta-magazin-haberleri-logo-favicon-16.09.2022-32x32.jpeg</url>
	<title>sağlık yaşam</title>
	<link>http://mayatta.com/category/saglikli-yasam/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN 7 BESLENME ÖNERİSİ</title>
		<link>https://mayatta.com/bagisiklik-sistemini-guclendiren-7-beslenme-onerisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jan 2025 13:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[BESLENME]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[DİYETİSYEN]]></category>
		<category><![CDATA[mineraller]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Ecem Baydı Ozman]]></category>
		<category><![CDATA[probiyotikler]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIKLI BESLENME]]></category>
		<category><![CDATA[vitaminler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mayatta.com/?p=33836</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarında havaların soğumasıyla beraber grip, larenjit ve farenjit gibi solunum yolu hastalıklarına yakalanma riskimiz artıyor. Bu dönemde, yeteri kadar havalandırma veya temiz hava sirkülasyonu sağlanamayan kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmek de mikropların hızlıca bulaşmasına neden oluyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, “bağışıklık sistemimizin güçlü kalabilmesi için yeterli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/bagisiklik-sistemini-guclendiren-7-beslenme-onerisi/">BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN 7 BESLENME ÖNERİSİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_33837" style="width: 181px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-33837" class=" wp-image-33837" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2025/01/nur-ecem-baydi-ozman-bagisiklik-sistemi-7-beslenme-onerisi-mayatta-03012025.jpeg" alt="nur ecem baydi ozman bagisiklik sistemi 7 beslenme onerisi mayatta 03012025" width="171" height="215" /><p id="caption-attachment-33837" class="wp-caption-text">Nur Ecem Baydı Ozman</p></div>
<h5 style="text-align: left;">Kış aylarında havaların soğumasıyla beraber grip, larenjit ve farenjit gibi solunum yolu hastalıklarına yakalanma riskimiz artıyor. Bu dönemde, yeteri kadar havalandırma veya temiz hava sirkülasyonu sağlanamayan kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmek de mikropların hızlıca bulaşmasına neden oluyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, “bağışıklık sistemimizin güçlü kalabilmesi için yeterli ve dengeli beslenmemiz önem kazanmaktadır. Tek bir besin grubuna odaklanmak yerine her besin grubundan ve mevsimine uygun beslendiğimizden emin olmamız gerekmektedir” diyor.</h5>
<h5>Taze sebze meyve tüketimi önemli</h5>
<p>Bağışıklık sistemimizin güçlü kalması için çok çeşitli vitamin ve minerallere ihtiyaç duyar. Gerekli vitamin ve minerallerin tümünü yeterli ve dengeli alabilmek için çeşitli gıdalarla beslenmek önemlidir. Diyabet hastalığı veya meyve alımına engel başka bir hastalık yoksa, günde 2 porsiyon meyve tüketilmelidir. Bir porsiyon meyve yaklaşık bir yumruk büyüklüğüdür. Sebzeler ise her öğüne mutlaka eklenmelidir.</p>
<h5>Vitamin ve mineral kaybını önleyin</h5>
<p>Nur Ecem Baydı Ozman, &#8220;gıdaların ısı ve havayla temas ettiğinde ya da hatalı pişirme teknikleri uygulandığında vitamin-mineral kaybı yaşanabilir. Örneğin tahıllarda bulunan B grubu vitaminlerin kaybolmaması için makarna ve kuskus gibi tahılları, suyunu çektirerek pişirmek gerekir. Bu sayede suya geçen ve suyu döktüğümüzde kaybedebileceğimiz vitaminler korunmuş olacaktır. Brokoli C vitamininden zengin bir sebzedir ve C vitamini kayıplarını minimuma indirmek için buharda pişirme yöntemi tercih edilmelidir. Portakal, mandalina veya taze yeşil sebzelerde bulunan C vitamini de ısı ve hava temasına karşı hassastır. Dolayısıyla çiğ tüketilmesi mümkün olan besinleri iyice yıkayarak temizliğinden emin olduktan sonra hemen tüketmek faydalı olacaktır. C vitamininden zengin portakal ve mandalina gibi meyveler de kabuğu soyulduktan sonra havayla temasını azaltmak için bekletmeden yenilmelidir.&#8221;</p>
<h5><strong>Bağırsak sağlığını önemseyin</strong></h5>
<p>Nur Ecem Baydı Ozman, &#8220;probiyotikler, sağlığı olumlu yönde etkileyen ve vücuda alındıklarında bağırsağa canlı şekilde ulaşabilen mikroorganizmalardır. Bağırsak duvarı normalde patojen ve toksik mikroorganizmaların vücuda girmelerini engeller. Bağırsaktaki sağlıklı bakterilerin sayısının artması bağırsakların bu koruyucu görevini destekler.  Kötü beslenme alışkanlıkları veya diğer faktörlerden ötürü bağırsak florasının bozulması ise bağırsağın geçirgen hale gelmesine, dolayısıyla koruyucu görevini yerine getirememesine yol açabilir. Bu nedenle kefir veya probiyotik yoğurt gibi besinlerle bağırsak sağlığınızı, dolayısıyla bağışıklık sisteminizi desteklemeyi ihmal etmeyin.&#8221;</p>
<h5>Makro besin gruplarını dengeli şekilde alın</h5>
<p>Protein, yağ ve karbonhidrat gibi makro besin grupları bağışıklık sistemini güçlü tutmak için bir uyum halinde çalışır, herhangi birinin eksikliğinin bağışıklık sisteminin çalışmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Kilo kontrolü veya başka sebeplerden ötürü ekmek ve makarna gibi karbonhidrat içeren besinlerden kaçınmak büyük bir hatadır. Zira bu davranış primer enerji kaynağı olan karbonhidratların eksikliğine neden olup, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Bağışıklık sistemi hücreleri farklı dönemlerde farklı makro besin gruplarını öncelikli olarak kullanabiliyorlar. Bu nedenle tüm makro besin gruplarını düzenli ve dengeli olarak almak önemlidir.</p>
<h5>Renklerin gücü</h5>
<p>Renkli meyve ve sebzelerdeki vitaminler ile antioksidanlar bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Beslenmenizde farklı renkte besinler tüketmeye özen gösterilmeli. Örneğin, ayvada bulunan C vitamini, balkabağında bulunan A vitamini, narda bulunan antosiyanin gibi maddeler antioksidan etkileriyle bağışıklık sisteminin güçlenmesinde rol oynar.</p>
<h5>Haftada iki kez balık</h5>
<p>Omega 3 ve balıkta bulunan taurin ile triptofan gibi bileşenler bağışıklık sistemini düzenleyici rol oynar. Ayrıca balık düzenli olarak tüketildiğinde bağırsaktaki yararlı bakteri sayısının artışına ve bu sayede de bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olabilir. Haftada 2 kez balık tüketmeye özen göstermek gerekir.</p>
<h5>Su içmek için susamayı beklemeyin</h5>
<p>Yeterli su tüketimi toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına destek olarak bağışıklık sistemimizin güçlenmesinde etkili olur. Bu nedenle gün içerisinde su içmek ihmal etmemeli. Ancak su içmek için susamayı beklemeyin, zira susama refleksi vücudun su kaybetmeye başladığına işaret eder. Günlük içmeniz gereken su miktarınızı kilonuzu 30 ml ile çarparak bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>YASAL UYARI:</strong> Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece <a href="https://mayatta.com/">mayatta.com</a>’a link verilerek kullanılabilir. Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır. Uzmanlar tarafından yapılan açıklamaların içeriği sebebiyle doğan hukuka aykırı durumlardan uzmanın kendisi sorumludur.</p>
<hr />
<h5><strong>The Importance of a Strong Immune System in Winter</strong></h5>
<p>As temperatures drop during the winter months, the risk of respiratory illnesses such as the flu, laryngitis, and pharyngitis increases. Spending more time in indoor environments where proper ventilation or air circulation is not provided also leads to the rapid spread of germs. Acıbadem Kozyatağı Hospital Nutrition and Diet Specialist, Nur Ecem Baydı Ozman, emphasizes, &#8220;It is crucial to maintain a sufficient and balanced diet in order to keep our immune system strong. Rather than focusing on a single food group, we need to ensure we are eating from all food groups and that our meals are seasonal.&#8221;</p>
<p><strong>The Importance of Fresh Fruits and Vegetables</strong></p>
<p>Our immune system requires a wide range of vitamins and minerals to stay strong. In order to get all the necessary vitamins and minerals in sufficient and balanced amounts, it is important to consume a variety of foods. Unless there is a condition like diabetes or a restriction on fruit consumption, it is recommended to eat two servings of fruit daily. A serving of fruit is about the size of a fist. Vegetables should be included in every meal.</p>
<p><strong>Prevent Vitamin and Mineral Loss</strong></p>
<p>Nur Ecem Baydı Ozman explains, &#8220;When foods are exposed to heat and air or cooked improperly, they may lose their vitamins and minerals. For example, to prevent the loss of B vitamins in grains, pasta and couscous should be cooked by absorbing the water. This way, vitamins that could be lost in the water are preserved. Broccoli is rich in vitamin C, and to minimize vitamin C loss, it is best to steam it. Vitamin C found in oranges, mandarins, or fresh green vegetables is also sensitive to heat and air. Therefore, it is beneficial to wash and consume raw foods right after ensuring their cleanliness. Citrus fruits like oranges and mandarins should also be eaten immediately after peeling to reduce their exposure to air.&#8221;</p>
<p><strong>Prioritize Gut Health</strong></p>
<p>Nur Ecem Baydı Ozman adds, &#8220;Probiotics are microorganisms that positively affect health and can reach the intestines alive when consumed. The intestinal wall normally prevents pathogens and toxic microorganisms from entering the body. Increasing the number of healthy bacteria in the intestines supports this protective function. Poor dietary habits or other factors that disrupt the gut flora can lead to an increased permeability of the intestines, making them unable to perform their protective role. Therefore, don’t neglect to support your gut health—and your immune system—by consuming probiotic-rich foods like kefir or probiotic yogurt.&#8221;</p>
<p><strong>Balance Your Macronutrients</strong></p>
<p>Macronutrients such as protein, fats, and carbohydrates work together to keep the immune system strong. A deficiency in any of these macronutrients can negatively affect the immune system&#8217;s function. Avoiding carbohydrate-rich foods like bread and pasta for reasons such as weight control is a big mistake. This can lead to a lack of carbohydrates, the primary energy source, which can, in turn, weaken the immune system. Immune system cells may prioritize different macronutrients at different times, so it is important to consume all macronutrients regularly and in balance.</p>
<p><strong>The Power of Colors</strong></p>
<p>The vitamins and antioxidants in colorful fruits and vegetables help strengthen the immune system. It is important to consume foods of different colors in your diet. For example, vitamin C in quinces, vitamin A in pumpkin, and anthocyanins in pomegranates all have antioxidant properties that support immune function.</p>
<p><strong>Fish Twice a Week</strong></p>
<p>Omega-3 fatty acids and compounds like taurine and tryptophan found in fish play a regulatory role in the immune system. Regular fish consumption can also increase the number of beneficial bacteria in the intestines, thereby boosting the immune system. It is recommended to eat fish twice a week.</p>
<p><strong>Don’t Wait Until You’re Thirsty to Drink Water</strong></p>
<p>Adequate water intake supports the removal of toxins from the body and strengthens the immune system. Therefore, it is important not to neglect drinking water throughout the day. However, don’t wait until you’re thirsty to drink, as thirst is a signal that your body has started to lose water. To find out how much water you should drink daily, multiply your weight by 30 ml.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/bagisiklik-sistemini-guclendiren-7-beslenme-onerisi/">BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN 7 BESLENME ÖNERİSİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ULUSLARARASI GENETİK UZMANLARI ANKARA&#8217;DA BULUŞTU</title>
		<link>https://mayatta.com/uluslararasi-genetik-uzmanlari-ankarada-bulustu-serdar-ceylaner/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 13:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[ankara haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Gülay Ceylaner]]></category>
		<category><![CDATA[genetik festivali]]></category>
		<category><![CDATA[genetik uzmanları]]></category>
		<category><![CDATA[güncel haber]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[prof. Dr. serdar ceylaner]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[tıp uzmanları birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mayatta.com/?p=33617</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Genetik uzmanları Ankara&#8217;da bir araya geldi. Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Ceylaner tarafından düzenlenen ve 10 ülkeden 45 bilim insanının katıldığı etkinlik Eymir So&#8217;da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanlığı&#8217;nın desteğiyle gerçekleştirilen uluslararası katılımlı eğitim programı kapsamında, aralarında Azerbaycan, Pakistan, Irak, Mısır, Ürdün, Filistin, Kuzey Makedonya, İran, Gürcistan ve Umman&#8217;dan gelen genetik uzmanları [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/uluslararasi-genetik-uzmanlari-ankarada-bulustu-serdar-ceylaner/">ULUSLARARASI GENETİK UZMANLARI ANKARA&#8217;DA BULUŞTU</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-33621 aligncenter" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2024/09/genetik-festivali-serdar-ceylaner-gulay-ceylaner-eymir-so-mayatta-21092024-1.jpeg" alt="genetik festivali serdar ceylaner gulay ceylaner eymir so mayatta 21092024 =1" width="550" height="367" /></h5>
<h5>Uluslararası Genetik uzmanları Ankara&#8217;da bir araya geldi. Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Ceylaner tarafından düzenlenen ve 10 ülkeden 45 bilim insanının katıldığı etkinlik Eymir So&#8217;da gerçekleştirildi.</h5>
<p>Ticaret Bakanlığı&#8217;nın desteğiyle gerçekleştirilen uluslararası katılımlı eğitim programı kapsamında, aralarında Azerbaycan, Pakistan, Irak, Mısır, Ürdün, Filistin, Kuzey Makedonya, İran, Gürcistan ve Umman&#8217;dan gelen genetik uzmanları Ankara’da buluştu.</p>
<p>Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Ceylaner etkinlikte yaptığı açıklamada, genetik bilimi, koruyucu sağlık hizmetleri, tanı ve tedavi sürecine ilişkin son gelişmelerin tüm detaylarıyla ele alındığını belirtti.</p>
<h5>Testler yerli ve milli kitlerle yapılıyor</h5>
<p>Nadir Hastalıklar Gönüllüleri Başkanı Doç. Dr. Gülay Ceylaner de etkinlikte bir konuşma yaptı. Ceylaner konuşmasında, Son 15 yıldır özellikle Avrupa ve Amerika’nın da öncelik alanı olarak belirlediği Nadir hastalıklar konusunda yoğun olarak çalıştıklarını belirten Ceylaner, son 20 yıldır yurt dışına örnek gönderilmediğini ve testlerin tamamının yerli milli kitlerle yapıldığının altını çizdi.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-33619 aligncenter" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2024/09/ankara-tip-uzmanlari-birligi-serdar-ceylaner-gulay-ceylaner-mayatta-21092024.jpeg" alt="ankara tip uzmanlari birligi serdar ceylaner gulay ceylaner mayatta 21092024" width="367" height="550" /></p>
<hr />
<h5>International genetics experts gathered in Ankara. The event, organized by Prof. Dr. Serdar Ceylaner, Vice President of the European Union of Medical Specialists, was held at Eymir So and attended by 45 scientists from 10 countries.</h5>
<p>With the support of the Ministry of Trade, the international training program brought together genetic specialists from Azerbaijan, Pakistan, Iraq, Egypt, Jordan, Palestine, North Macedonia, Iran, Georgia, and Oman.</p>
<p>In his speech, Prof. Dr. Serdar Ceylaner highlighted that recent developments in genetic science, preventive health services, diagnosis, and treatment processes were thoroughly discussed.</p>
<p>Rare Diseases Volunteers Association President Assoc. Dr. Gülay Ceylaner also spoke at the event. She emphasized that they have been intensively working on rare diseases, a priority area for Europe and America over the last 15 years, noting that no samples have been sent abroad in the last 20 years and that all tests are conducted with domestic kits.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/uluslararasi-genetik-uzmanlari-ankarada-bulustu-serdar-ceylaner/">ULUSLARARASI GENETİK UZMANLARI ANKARA&#8217;DA BULUŞTU</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SELENYUM VE TİROİD İLİŞKİSİNE DİKKAT</title>
		<link>https://mayatta.com/selenyum-tiroid-iliskisine-dikkat-ezgi-nevcehan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 May 2024 13:56:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ezgi nevçehan]]></category>
		<category><![CDATA[güncel haber]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[SELENYUM]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mayatta.com/?p=33239</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan , vücuttaki gram başına düşen selenyum miktarının en fazla olduğu organın tiroid bezi olduğunu söyledi. Selenyum ve tiroid arasındaki ilişkiye değinen Ezgi Nevçehan, selenyum bakımından zengin gıdalar hakkında bilgi vererek, uyarılarda bulundu. Selenyum antioksidan, anti enflamatuar özelliği olan ve aktif tiroid hormonu T3’ün üretiminde rol oynayan bir eser elementtir. Vücutta [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/selenyum-tiroid-iliskisine-dikkat-ezgi-nevcehan/">SELENYUM VE TİROİD İLİŞKİSİNE DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-33240 alignright" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2024/05/ezgi-nevcehan-selenyum-tiroid-iliskisine-dikkat.jpg" alt="ezgi nevcehan selenyum tiroid iliskisine dikkat" width="410" height="318" />Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan , vücuttaki gram başına düşen selenyum miktarının en fazla olduğu organın tiroid bezi olduğunu söyledi. Selenyum ve tiroid arasındaki ilişkiye değinen Ezgi Nevçehan, selenyum bakımından zengin gıdalar hakkında bilgi vererek, uyarılarda bulundu.</h5>
<p>Selenyum antioksidan, anti enflamatuar özelliği olan ve aktif tiroid hormonu T3’ün üretiminde rol oynayan bir eser elementtir. Vücutta gram başına düşen Selenyum miktarı en fazla olan organ tiroid bezidir. Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan , selenyum tiroid ilişkisine değinerek uyarılarda bulundu.</p>
<p>Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan “Otoimmun tiroid hastalıklarında kullanılan selenyun desteğinin inflamatuar ve immun yanıtı dengelediği ve oksidatif hasarı azalttığı gösterilmiştir. Tiroid hormon sisteminin düzenlenmesinde iyot ile birlikte selenyumun da esansiyel rolü olduğu bilinmektedir. Hormon sentezinde görevli iyodotironin deiyodinaz (DIO) enzim sisteminin çalışması, tiroit hormonlarının sentez ve depolanması için selenyum gereklidir. Tiroid hastalarının kan bulgularında TSH, T3 ve T4 oranları normal aralıklarda olsa da tiroid hormonlarının vücutta kullanılabilmesi için bazı minerallere ihtiyacı olduğunu söyledi. Nevçehan, “Tiroid hormonlarının vücuttaki aktif formu T3 formudur ve karaciğerde T4 hormonundan dönüşümle oluşur. Bu dönüşümde Selenyum ve Çinko rol oynamaktadır. Bağışıklık sistemini tetikleyen Hashimato Tiroidi hastalığında enflamasyon bulgularını azaltmak için Selenyumun antioksidan etkisinden faydalanılmaktadır. Oksidatif stresin yaşla arttığı ve yaşlanmanın yetersiz besin alımı, azalmış fiziksel işlev veya ciddi patolojiler nedeniyle selenyum eksikliği ile karakterize olduğu bilinmektedir. Sağlığı korumak, hastalığı önlemek ve yaşlanma sürecini yavaşlatmak için yeterli dozlarda günlük Selenyum alımı gerekmektedir. Selenyum içeriği yüksek besinleri tüketen kişilerde selenyum takviyesi önerilmemektedir ancak topraklarda yapılan selenyum ölçümlerinde selenyum düzeyinin düşük olması, beslenme ile yeterli miktarda alınamadığı da belirtilmektedir” dedi.</p>
<p>Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan, “Selenyumdan zengin gıdaların brezilya fındığı, yulaf, et, tavuk, hindi, mantar, ay çekirdeği olduğunu söyledi.</p>
<p>Nevçehan, “Selenyum birikimine “selenozis” adı verilir. Selenyumun 50-400 mikrogram arasında olması güvenli düzeydir. Doz aşımı yani selenozis denmesi için 850-900 mikrogram olması gerekir” dedi. Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan, selenyum eksikliğinin hangi bulgularında görülebileceğini şöyle sıraladı.</p>
<h5>Selenyum Eksikliğinde Hangi Bulgular Görülebilir ?</h5>
<ul>
<li>Ağızda Metalik Tat</li>
<li>Kırılgan Tırnaklar</li>
<li>Diş Çürükleri</li>
<li>Mide Bulantısı gibi Mide ve Bağırsak Problemleri</li>
<li>Yorgunluk</li>
<li>Sinirlilik</li>
<li>Deride Lezyonlar ve Döküntüler</li>
<li>Saç Dökülmesi</li>
<li>Tiroid problemleri görülebilir.</li>
</ul>
<p>Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan, günlük kullanılması gerek selenyum miktarlarına değinerek, “14 yaşın üzerindeki yetişkinler için önerilen günlük Selenyum alımı 55 mikrogramdır. Ancak bu sayı hamile kadınlar için 60 mikrograma ve emziren kadınlar için 70 mikrograma kadar çıkmaktadır. Özellikle tiroid hastalıklarında 200 mcg Selenyum takviyesi önerilmektedir. Crohn hastalığı, HIV veya diyaliz gerektiren böbrek hastalıkları gibi hastalıklarda Selenyum emilimi azalabilmektedir. Bu nedenle daha yüksek dozlar almaları gerekebilmektedir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/selenyum-tiroid-iliskisine-dikkat-ezgi-nevcehan/">SELENYUM VE TİROİD İLİŞKİSİNE DİKKAT</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HASTALIKLARA METAFİZİKSEL YAKLAŞIM YOLCULUĞU</title>
		<link>https://mayatta.com/yazarlar-basak-karli-yilmaz-thetahealing-hastaliklara-metafiziksel-yaklasim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Feb 2024 20:02:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[başak karlı yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[dimethyltryptamine]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[HASTALIK]]></category>
		<category><![CDATA[insomnia]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[thetehealing]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mayatta.com/?p=33056</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sen önce kendini inşa etmeli, kendini değiştirmelisin ; dimdik bir beden ve dimdik bir ruhla!” Friedrich W. Nietzsche Theta healing Eğitmenlik ve öncesinde de tabi ki  uygulayıcılık süreçlerimde çokça deneyimlerim oldu ve en gözle görülebilir olan şey ise Ruhun asıl ihtiyaç duyduğu his ne ise o hissin tanımını alan ve içselleştiren kişide sahip olduğu rahatsızlığın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/yazarlar-basak-karli-yilmaz-thetahealing-hastaliklara-metafiziksel-yaklasim/">HASTALIKLARA METAFİZİKSEL YAKLAŞIM YOLCULUĞU</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-33031 aligncenter" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2021/12/basak-karli-Theta-Healing-mayatta.jpg" alt="basak karli Theta Healing 2022 ritueli-mayatta" width="450" height="338" />Sen önce kendini inşa etmeli, kendini değiştirmelisin ; dimdik bir beden ve dimdik bir ruhla!”</strong></h5>
<h5><strong>Friedrich W. Nietzsche </strong></h5>
<p>Theta healing Eğitmenlik ve öncesinde de tabi ki  uygulayıcılık süreçlerimde çokça deneyimlerim oldu ve en gözle görülebilir olan şey ise Ruhun asıl ihtiyaç duyduğu his ne ise o hissin tanımını alan ve içselleştiren kişide sahip olduğu rahatsızlığın da iyileşmesiydi. Theta şifasındaki tanım zaten bu elbette fakat asıl güzel olan taraf şu oldu ki  Danışanlarım toksik bir hayat süreçlerinin içinden çıkmak için olumlama destekleri almak isteyip aslında hastalıklarıyla ilgili bir çözüm istememişlerdi . Aslında Konu tek gibi görünen bir şeydi fakat   sonuç fazlasıyla genele hizmet etmişti bile <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f60a.png" alt="😊" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Eğitmenlik için katıldığım Vianna Stibal bir eğitim modülü içerisinde  tam da bu durumdan bahsetmişti ve hatta şu bilgiyi de kitaplarında da yer tutarak bizlere aktardı . Bacağının kesilmesine karar veren doktorlara karşı kendisi meditasyonel bir sürecin içerisinde olmaya karar veriyor ve Theta şifası ile bacağının iyileşmesine katkı olmayı seçip bunu başarabiliyor. Bunu duyduğumda tüylerim ürpermişti adeta !Tabi bu bilginin altını doldurabileceğim daha çok maddesel verilere ihtiyacım vardı. Sanırım bu da benim tabanımdan gelen mühendis olmanın artı ve eksi yönlerimin çekimiydi. Fazlasıyla makaleler , kitaplar okudum . Sonucunda vardığım nokta tabi ki bizlerin somut bedenini ve Ruhumuzun da bir olmasını sağlayan <strong>DMT ‘nin (</strong><strong>dimethyltryptamine</strong>) varlığı oldu. Beyin tarafından salgılanan bu hormon ruh ve beden arasındaki işleyişi kontrol ediyor. Ruh molekülü tanımı en çok kullanılanlar arasında.</p>
<p>Ölüm sürecini ise araştırdığımda şu bilgi tek ortak veri sunuyor bizlere, somut olan bedenimizdeki Hastalık/lar eğer tüm vücudumuzu bir çıkmaz hale sokuyor ise yani hastalık yayılıp bedeni kullanılamaz hale getirdi ise Ruh o bedenden çıkmak ister . Ruhun o bedenden çıkışı ile Ölüm gerçekleşmiş olur. Şu söz her zaman beynimde yer etmiştir, <strong>Ruh daima bir arayış içerisindedir !</strong> Aslında özetine baktığınızda sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki , Ruh bu kadar yayılmak isteyen bir enerji iken Somut bedeninizde sıkıştırılmak zorunda bırakılıyor ve siz bu hayatı deneyimleyip onu mutlu ettiğiniz sürece sizinle ahenk içinde var olabiliyor. Evet işte sizce de asıl cehennem bu değil midir? Demem o ki siz ruhunuzu beslediğiniz sürece siz bedeniniz ile ruhunuzu bir senkronize hale getirebilirsiniz. Tam tersi siz bedeninizi sevmezseniz ve ruhunuzu da yok sayarsanız işte o zaman o beden ile birlikte bu hayat içerisindeki her olay çekilmez bir hal alır.</p>
<p>Gelelim şimdi de şu tanımlara bakalım&#8230;</p>
<p><strong>Hastalık:</strong>  Organizmanın yapı ve işleyişinde ortaya çıkan bozukluk , organizmanın fizyoloji görevlerinin bozulması durumu.</p>
<p><strong>Sağlık</strong>:  Vücudun ve Ruhun esenlik içinde bulunması durumu.</p>
<h5>Bir gen içerisinde olan değişim hastalık olarak tabir edilirken Sağlık tanımı ise Ruh’un da temelini var sayıyor. Aslında olayın ne kadar bir sıralı örgü içerisinde olduğunun farkında mısınız ? <strong>Richard Dawkins</strong> ‘ın <strong>GEN BENCİLDİR</strong> kitabında şu anlayış çok etkileyiciydi ;  Gen , kendine benzeyen taraflarını çoğaltmak ister çünkü Gen Bencildir. Evet siz bilincinize neyi kopyalarsanız siz neye çok içten inanırsanız genleriniz de büyük bir hırs ile onu çoğaltmak için mücadele eder.</h5>
<p>Psikoterapist Jacques Martel’in de Hastalıklar ve Rahatsızlıklar Ansiklopedisi kitabı da benim için vazgeçilmez kaynaklardan biri oldu . Kendisi şöyle diyordu “ 1996 yılında televizyonda New York’taki  Columbia – Presbyterian Hastanesi hakkında bir söyleşi dinledim . Söyleşide üç koroner by-pass ameliyatı geçiren Joseph Randazzo adında bir hastadan bahsediliyordu. Bu hasta ameliyattan önce görüntüleme seanslarından , enerjisel tedavilerden ve refleksolojiden yararlanmıştı . Ameliyattan sonra aynı hasta daha hızlı iyileşmesini sağlamak için yeni görüntüleme seanslarına , enerji ve refleksoloji tedavilerine katılmaya teşvik edilmişti. Bu müdahaleler sayesinde hasta böylesine önemli bir ameliyattan sonra aynı durumda olan bir başka hastaya göre çok daha hızlı iyileşmişti. Ameliyatı yapan Doktor Mehmet Öz söyleşide geleneksel tıbbın tedavilerine eklediği alternatif terapilerin sonuçlarını analiz etmek için aynı deneyimi üç yüz hastası üzerinde gerçekleştirdiğini anlatıyordu . “ diyor ve ekliyor “ bu kitap , ister tıp ister alternatif tıp ile bağlantılı olsun , tüm yaklaşıma tamamlayıcı bir bakış açısı sunmak üzere hazırlandı .”</p>
<p>Bu kitabın bana en çok katkısı şöyle oldu ; sonda söyleyeceğimi başta söylemek isterim ki Theta Şifa tekniği uygulamalarımda kişide oluşan travma ve onun var ettiği bedendeki rahatsızlığın sebebi olumsuz hislerin varlığıydı. Örnek vermek gerekirse , Theta şifa tekniği uygulamalarımda Derin Kazma tekniğinde kişinin öncelikle çözülmesini istediği konu ne ise o sorulur ve soru -cevap ile aslında kişinin gelmesini istediğimiz nokta , çözmek istediği konuya neden olan yaşadığı o olaydır . Kişi bu travmayı kendisine hangi yükleme hangi sıkıştırma ile geçiştiriyor bunu bulmaya doğru yola çıkarız . Her bir danışanımın vardığı nokta şu oluyor ki , O travma ve kendisinin var ettiği negatif his  ve inanç o kişide bir hastalığa sebebiyet veriyordu . Bu kitabı hastalık adı ile okuduğumda Theta healing ile çok uyumlu bir olumlama yapısını sunması beni çok sevindirmişti.</p>
<h5>Birkaç hastalık ve olumlama cümlelerini paylaşmak istedim&#8230;</h5>
<p><strong>Bağımlılık (Alkol – Sigara – Uyuşturucu) </strong>Sebebi: Derin bir içsel boşluk hissi.</p>
<p><strong>Olumlama Cümlesi: </strong>“Beni hedeflerime götürecek yola ve bu yoldaki bilinmezliklere daha açık olmayı kabul ediyorum. Koşulsuz sevgi iyileşme sürecimin başlangıcı. Diğer İnsanlardan yardım istiyor ,araştırıyor , doğruluyor ve ilk adımları atıyorum. İçimdeki duygularla yakınlaşıyorum çünkü onlar benim gerçek kişiliğimin bir parçası . Hangi doğal iyileşme yönteminin kendime odaklanmama yardımcı olacağını bulmaya çalışıyor , gençliğim boyunca yaşadığım farklı yetersizlikler ile sevgi çerçevesinde bütünleşmemi sağlayacak içsel güçlerimi arttırıyorum. Kendi isteğimle sorumluluk alıyor ve kutsal varoluşumla temasta kalıyorum. Böylece bağımlılığımı terk edip özerk ve bağımsız bir hale geliyorum. Çünkü ben sevilmeyi hak ediyorum. Beni ben yapan değer ve nitelikleri olduğu gibi kabul ediyorum. “</p>
<p><strong>İnsomnia (Uyuyamamak):</strong> Kendimi serbest bırakmak konusunda yaşadığım derin korku</p>
<p><strong>Olumlama Cümlesi: </strong>“Uykunun hayatımdaki yerini almasına izin vermek için rahatlamayı , daha kolay nefes almayı , kontrolü serbest bırakmayı ve zihnimde huzur bulmayı kabul ediyorum. Kendime güvenmeyi öğreniyorum , biliyorum ki ben kendime biraz dinlenme izni verdiğimde de “ dünya dönmeye devam edecek “ . Kendimi serbest bırakıyorum, hayatın bana rehberlik ettiğinin ve iç sesimin benim için neyin iyi olduğunu bildiğinin farkındayım . “</p>
<p><strong>Anksiyete:</strong>  Bilinmezliğe duyulan korkudur.</p>
<p><strong>Olumlama Cümlesi : </strong>“Bilinmezlikten korkmama ve bilinç dışı bir yerden hayatı ve süreçlerini inkar etmeme rağmen , artık dikkatimi şuna odaklamayı kabul ediyorum. Şimdi ve Gelecekte , başıma gelen her şeyin benim için en iyisini olduğundan eminim . Bu belirtiler Ölüm korkumu da yanına alarak ortadan kaybolacak.”</p>
<p><strong>Migren:</strong> Hayat ritmimde meydana gelen bir değişim ve benim bu ritme ayak uydurmak konusunda yaşadığım zorluk</p>
<p><strong>Olumlama Cümlesi: </strong>“Gerçekle yüzleşmeyi kabul ediyorum. Olayların hayatımda özgürce akmasına izin veriyorum ; karşılığında neşe , huzur ve uyum alıyorum. Kendime daha esnek ve daha anlayışlı davrandığımda hafiflediğimi hissediyorum , o kadar ki bir sıcak hava balonu gibi havalanıyorum . “</p>
<p><strong>Kolesterol :</strong> Yaşam sevinci yoksunluğu</p>
<p><strong>Olumlama Cümlesi : </strong>“Hayatın güzellikleri karşısında büyülenen bir çocuk gibi neşenin içimde akmasına izin vererek , vakit kaybetmeden değişmeyi kabul ediyorum. Neşe içinde yaşama korkusunu etkisiz hale getirebilirim. Neşeyi hayatımın bir parçası olarak görmeyi kabul ediyorum. Kendim olmayı , hayallerimi gerçekleştirmeyi kabul ediyorum. Yaşadığım her anın tadını çıkartıyorum çünkü mutlu olmaya hakkım var .”</p>
<p><strong>Peki bu olumlama cümlelerini nasıl kullanabilirsiniz ?</strong></p>
<p>Öncelikle rahat olabileceğiniz bir zaman dilimini seçin ve günde birkaç kez yapmak üzere kendinize lütfen bir alan oluşturun . Dik oturmak şartıyla yer fark etmez bir alan seçin . Derin birkaç nefes alıp verdikten sonra kulağınızın da duyabileceği ses şiddeti ile bu cümleleri söyleyin . Her cümle akışı sonunda tüm hücrelerinizin sizi duyduğunu ve değişime girdiğini hayal edin . İncimsi beyazlıkta bir ışık topunu hayal edip baş bölgenizden başlayarak iki kaş arası , boğaz bölgesi , omuzlarınızın arkası , kalbiniz , göbek deliğinizin üstü ve alt bölgesi sonrasında ayak tabanlarınıza kadar bu ışık topunun gezdiğini ve size hizmet ettiğini imgeleyin . İşlemi bitirdiğinizde derin bir nefes alıp verin ve  teşekkür edin ( var oluşunuza , bedeninize , var olan her şeyin yaratıcısına ) Sonrasında isterseniz tekrar yapın isterseniz de başka bir zaman diliminde uygulamak üzere çalışmadan ayrılabilirsiniz …</p>
<h5>Hepinize bu bilgilerin  kolaylıkla , keyifle , neşe içinde katkı olmasını diliyorum&#8230;</h5>
<h5>Sevgi ve Işıkla&#8230;</h5>
<h5>Başak Karlı Yılmaz</h5>
<h5>Astrolog (ISAR CAP.) &amp; Uluslararası Thetahealing Eğitmeni</h5>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/yazarlar-basak-karli-yilmaz-thetahealing-hastaliklara-metafiziksel-yaklasim/">HASTALIKLARA METAFİZİKSEL YAKLAŞIM YOLCULUĞU</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRK GÖZ HEKİMLERİNDEN YABANCI DOKTORLARA EĞİTİM</title>
		<link>https://mayatta.com/turk-goz-hekimlerinden-yabanci-doktorlara-egitim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 13:12:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[magazin haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre Retinopatisi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Şengül Özdek]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Ziya Kapran]]></category>
		<category><![CDATA[ROP]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[tod]]></category>
		<category><![CDATA[TODEM]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Prematüre Retinopatisi Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mayatta.com/?p=32777</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Oftalmoloji Derneği tarafından düzenlenen erken doğan bebeklerde görülen Prematüre Retinopatisi (ROP) eğitimi Ankara’da gerçekleştirildi. Türk Oftalmoloji Derneği Eğitim Merkezi’nde (TODEM) yapılan eğitime 11 ülkeden gelen yabancı göz doktoru katıldı. Türk hekimler, erken doğan bebeklerde tedavi edilmediğinde görme kaybına yol açan Prematüre Retinopatisi&#8217;nde (ROP) tanı ve tedaviye yönelik yurt dışından gelen doktorlara uygulamalı eğitim verdi. Türk [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/turk-goz-hekimlerinden-yabanci-doktorlara-egitim/">TÜRK GÖZ HEKİMLERİNDEN YABANCI DOKTORLARA EĞİTİM</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-32778 aligncenter" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2023/10/turk-goz-hekimlerinden-yabanci-doktorlara-egitim-tod-09102023-mayatta.jpg" alt="turk goz hekimlerinden yabanci doktorlara egitim - tod-09102023 - mayatta" width="550" height="367" /></h5>
<h5>Türk Oftalmoloji Derneği tarafından düzenlenen erken doğan bebeklerde görülen Prematüre Retinopatisi (ROP) eğitimi Ankara’da gerçekleştirildi. Türk Oftalmoloji Derneği Eğitim Merkezi’nde (TODEM) yapılan eğitime 11 ülkeden gelen yabancı göz doktoru katıldı.</h5>
<p>Türk hekimler, erken doğan bebeklerde tedavi edilmediğinde görme kaybına yol açan Prematüre Retinopatisi&#8217;nde (ROP) tanı ve tedaviye yönelik yurt dışından gelen doktorlara uygulamalı eğitim verdi.</p>
<p>Türk Oftalmoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ziya Kapran, ROP hastalığının, erken doğan bebeklerde, retinanın damarsal gelişiminin tamamlanmadan doğmaları nedeniyle ortaya çıktığını ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açtığını söyledi.</p>
<p>Prematürelerin yaklaşık yüzde 30&#8217;unda ROP hastalığı geliştiğini ve bunun yüzde 5-8&#8217;inin ciddi görme kaybıyla sonuçlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Ziya Kapran, doğumu takiben birinci ayda ilk taramaların yapılması gerektiğini ve ciddi ROP gelişimi durumunda ise acilen lazer veya göz içine ilaç enjeksiyon yapılmaması durumunda hastalığın kalıcı körlüğe yol açabildiğini söyledi. Kapran şöyle devam etti: &#8220;Bebek doğduktan sonra bir ay içinde muayenesinin yapılması ve ciddi ROP tespit edilmesi durumunda tedaviye hemen başlanması gerekiyor. Bu muayene özel bir eğitim ve tecrübe gerektiriyor. Bu nedenle göz hekimlerinin güncel tanı ve tedavi yöntemlerine hakim olması gerekiyor. TOD olarak göz hekimlerimizin dünya ile güncel tecrübelere, bilgilere sahip olması için eğitim çalışmalarımıza ve yurt geneline yayılan eğitimlerimize kongrelerimize durmaksızın devam ediyoruz.”</p>
<h5>ROP için erken tanı önemli</h5>
<h5>Türk Oftalmoloji Derneği Prematüre Retinopatisi Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Şengül Özdek de bu hastalıkta kalıcı görme kaybı ile karşılaşılmaması için erken tanının şart olduğunu, bu nedenle muayene, tarama ve tanıya ilişkin verilen eğitim ve kursların büyük önem taşıdığını vurguladı.</h5>
<p>Türk Oftalmoloji Derneği olarak ulusal çok sayıda eğitim verildiğini belirten Prof. Dr. Şengül Özdek, &#8220;Bu yıl ilk kez Uluslararası Prematüre Retinopatisi Eğitimi düzenliyoruz. Eğitime, Türkiye&#8217;deki göz hekimlerinin yanı sıra ABD, Hollanda, Japonya, Hindistan ve Filipinler&#8217;in aralarında bulunduğu 11 ülkeden yabancı hekimler katıldı. Bu kapsamda, çoğunluğu Türk hekimlerinden oluşan 31 göz hekimi tarafından tanıdan tedaviye, muayeneden takip sürecine ilişkin eğitimi başarıyla tamamladık.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Şengül Özdek, eğitimlerin teorik olan 2 günün ardından son gününde uygulamaların yapıldığını söyleyerek şunları söyledi: &#8220;Uygulamalı eğitimlerde, bebekte retina muayenesinin nasıl yapılacağı gösterildi. Çünkü, genel göz hekimleri, teknik olarak oldukça zor olan bu muayeneye, göz hastalıkları uzmanlık eğitimi döneminde çok hakim değildir. Bunun için özel bir eğitim gerekir. Burada da muayene teknikleri uygulamalı olarak gösterilerek, yabancı meslektaşlarımızın ülkelerine gittiklerinde uygulayabilmelerine olanak sağlandı. Eğitimler, yapay zeka destekli çeşitli simülasyon cihazlarıyla uygulamalı gerçekleştirildi. Oftalmoskop kullanılarak simülasyon tekniğiyle hastanın gözünde ne olduğu, eğitici hekim tarafından gösterildi. Hekim doğru işlemi yaptığında hem sistem hem eğitici hekim tarafından doğrulanıyor, yanlış yaptığında ise tekrar yapması gerektiğine ilişkin uyarıda bulunuyor.&#8221;</p>
<p>Özdek, eğitim kapsamında farklı uygulamaların da yaptırıldığını belirterek, &#8220;ROP tanısı alan bebeklerin tedavisinde göz içine enjeksiyon uygulaması da yine yapay gözler üzerinden katılımcılara birebir öğretildi. Eğitim kapsamında, bebekler çok küçük olduğundan muayene sırasında gelişebilecek solunumun durması gibi komplikasyonlara nasıl müdahale edileceği de bebek maketleri üzerinde gösterildi.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/turk-goz-hekimlerinden-yabanci-doktorlara-egitim/">TÜRK GÖZ HEKİMLERİNDEN YABANCI DOKTORLARA EĞİTİM</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. ELiF PAHSA : MAGNEZYUM VÜCUTTAKİ HER MEKANİZMAYA DOKUNUR</title>
		<link>https://mayatta.com/dr-elif-pahsa-magnezyum-vucuttaki-her-mekanizmaya-dokunur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2022 13:50:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[BESLENME]]></category>
		<category><![CDATA[dr. elif pahsa]]></category>
		<category><![CDATA[gıda takviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[magnezyum]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[mayattamagazin]]></category>
		<category><![CDATA[minerallar]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[vitaminler]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=32108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı bir hayat döngüsü için çok önemli bir mineral olan magnezyum , vücutta en bol bulunan 4. mineraldir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, magnezyumun hem hücreler arasında hem de hücre içi iletişimde oldukça önemli işlevleri olduğunu göstermiştir.  Magnezyumun vücuttaki her mekanizmaya dokunduğunu belirten&#160;Dr. Elif Pahsa , yaşam minerali magnezyumun faydalarını&#160;anlattı.&#160; Magnezyum her yaş grubunda önemli Magnezyumun vücuttaki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/dr-elif-pahsa-magnezyum-vucuttaki-her-mekanizmaya-dokunur/">Dr. ELiF PAHSA : MAGNEZYUM VÜCUTTAKİ HER MEKANİZMAYA DOKUNUR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="491" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/04/dr.-elif-pahsa-magnezyum-her-yasta-onemli.jpg" alt="dr. elif pahsa magnezyum her yasta onemli" class="wp-image-32109"/></figure></div>



<h5 class="wp-block-heading">Sağlıklı bir hayat döngüsü için çok önemli bir mineral olan magnezyum , vücutta en bol bulunan 4. mineraldir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, magnezyumun hem hücreler arasında hem de hücre içi iletişimde oldukça önemli işlevleri olduğunu göstermiştir. </h5>



<p>Magnezyumun vücuttaki her mekanizmaya dokunduğunu belirten&nbsp;Dr. Elif Pahsa , yaşam minerali magnezyumun faydalarını&nbsp;anlattı.&nbsp;</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Magnezyum her yaş grubunda önemli</strong></h5>



<p>Magnezyumun vücuttaki her mekanizmaya dokunduğunu ve her yaş grubunda önemli olduğunu belirten Dr. Elif Pahsa , “Dünya Sağlık Örgütü erkeklerde 400 mg, kadınlarda ise 310 mg günlük alım öneriyor. Ancak Avrupa toplumlarında erkeklerin %70’i kadınların ise yaklaşık %80’i bu minerali eksik alıyor. Oysa ki magnezyum bizim için olmazsa olmaz bir mineraldir. Çünkü Magnezyum, vücuttaki 600’den fazla enzim sisteminin düzgün çalışması için gereklidir.&nbsp;Magnezyum kasların primer rahatlatıcısıdır. Kalsiyumla ters olarak çalışır. Kaslarda rahatlama ve relaksasyon sağlar. Böylece normal kas fonksiyonuna katkıda bulunur. ATP yani enerji üretiminde görevli enzimlerin çalışması için de magnezyum gereklidir. Normal enerji oluşum metabolizmasına katkıda bulunur. Yorgunluk ve bitkinliğin azalmasında etkilidir.&nbsp;Sinir sisteminde bulunan NMDA reseptörlerini bloke ederek&nbsp;ağrı duyusunun oluşmasını engeller. Sinir sisteminin normal işleyişine katkıda bulunur.&nbsp;Beyinde anksiyolitik ve sedatif etki yaparak mental rahatlama sağlar. Normal psikolojik fonksiyona katkıda bulunur. Uyku kalitesini artırır. Yaygın ağrılar yanında yorgunluk, anksiyete, hafıza güçlüğü, uyku problemleri, baş ağrısı gibi durumların da eşlik ettiği Fibromiyalji sendromunda etkili bir destektir. &nbsp;</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>“Kan testi buzdağının görünen kısmı”&nbsp;</strong></h5>



<p>Toplumda magnezyum takviyesi hakkında kafa karışıklığı olduğuna dikkat çeken Elif Pahsa, “Yapılan testler sonucunda kan değerleri normal çıktığı için pek çoğumuz magnezyum takviyesi kullanmaktan çekinebiliyor.&nbsp;Burada çok önemli bir nokta var, vücuttaki magnezyumun sadece binde üçü kanda bulunuyor. Bu şu demek, kan değerleri buzdağının görünen kısmı, bu normal olsa bile vücudun diğer dokularında, kaslarda, kemiklerde magnezyum eksiği olabilir ve biz bunu kan testiyle baktığımızda kaçırabiliriz. Bu nedenle hücre içi magnezyum ölçüm yöntemleri ile değerlendirmek daha fikir verici olabilir. Beslenme ile tamamlanamayan hücre içi magnezyum düzeyi kullanılan magnezyum destekleri ile artırılabilir. Magnezyumun eksikliği durumunda iyi düzeyde emilimi olan,&nbsp;hücre zarından kolayca geçen ve hücre içi magnezyum düzeylerini etkili bir şekilde artıran organik magnezyum vektörleri tercih edilmelidir.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Magnezyumun tek kaynağı son 20-30 yılda verimsizleşen topraklarımız&nbsp;</strong></h5>



<p>Bu durumun aslında verimsizleşen topraklar, toprağın dinlendirilmeden tekrar tekrar ekimi, kullanılmakta olan potasyumdan zengin kimyasal gübrelerin bir sonucu olarak karşımıza çıktığını belirten Dr. Elif Pahsa , magnezyumun tek kaynağının toprak olduğunu ve geçtiğimiz 20-30 senede toprağın fakirleştiğini düşünürsek, vücuttaki magnezyum eksiğini yerine koymak için en etkili yolun takviye kullanmak olduğunun altını çizdi. Pahsa, magnezyum eksikliğinde görülen belirtileri ise şöyle sıraladı:&nbsp;“Peki birçok faydası bulunan bu yaşam mineralini yeteri kadar alamadığımız durumlarda neler oluyor? Magnezyum eksikliği yaşayanlarda hangi şikayetler görülüyor? Magnezyum temel olarak kas, kemik ve beyinde çok etkili. Bu nedenle bu mineralin eksikliğinde bu dokulara ait şikayetler görüyoruz. Kas krampları, kas ağrıları ve yorgun uyanma gibi sorunlar magnezyum eksikliğine bağlı olabilir. Magnezyum eksikliğinde D vitamini işini tam olarak yapamayacağından, kalsiyum kemiklere işlenemez ve bu nedenle kemik erimesi de görülebilir.”&nbsp;</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Sizin için doğru magnezyum hangisi?</strong></h5>



<p>Dr. Elif Pahsa ,&nbsp;magnezyum formuna göre faydalarının da farklılaştığını söylüyor. &nbsp;Türkiye’de bulunan etkili magnezyum destekleri içeriğinden;</p>



<p>Magnezyum Glisinat: Biyoyararlanım açısından iyi bir magnezyum çeşididir. Magnezyum kullanımında korkulan ishal gibi sonuçlar çok az gözlenir.&nbsp;Adet öncesi sancı, uyku bozuklukları, anksiyete, stres ve fibromiyaljide etkilidir.<br>Magnezyum Malat: Magnezyumun malik asite bağlı şeklidir.&nbsp;Fibromiyalji ve kronik yorgunluk yaşayan hastalarda tercih edilmesi gereken formdur. Hem magnezyum hem malik asit hücrenin enerji ihtiyacına yardım eder. Hücrelerin insüline cevabını ve glikoz girişini kolaylaştırır.&nbsp;İnsülin direncinde faydalıdır.<br>N-Acetyltaurinate Magnezyum (ATA Mg):&nbsp;ATA Mg, Magnezyum ve Taurin’i birleştiren eşsiz magnezyum vektörüdür. Kaslarda ve sinirlerde artmış magnezyum aktivitesi ile benzersiz bir etki yapar. Kan-beyin bariyerini geçerek beyinde hızlı bir şekilde etkisini gösterir.&nbsp;ATA Mg lipofilik özelliği nedeniyle hücre zarından kolayca geçer ve hücre içi magnezyum düzeylerini etkili bir şekilde artırır. Beyin hücrelerine etkili magnezyum geçişi uyarıcı etkinin azalmasını sağlayarak uykuyu düzenler. Migren ataklarının hem sayısını hem de şiddetini azaltıcı etki sağlar.&nbsp;Kalp-damar sağlığını desteklemede de etkilidir.<br>Magnezyum Sitrat: Sitrat mitokondriyal enerji üretimi döngüsünde ara madde olduğundan hücresel enerjinin vazgeçilmez bir faktörüdür. Birçok mineralin bağırsaktan emilimini artırır. Böbrek taşı oluşumunu azaltır.&nbsp;Magnezyum sitratın kas dokuya geçişi iyidir.&nbsp;Kas ile ilgili şikâyetlerde etkilidir.&nbsp;Nöronal ağrı eşiğini yükseltici etkisi vardır.<br>Magnezyum Oksit: &nbsp;Vücudun bu magnezyumdan fayda görmesi oldukça düşüktür. İshal yan etkisi vardır.&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/dr-elif-pahsa-magnezyum-vucuttaki-her-mekanizmaya-dokunur/">Dr. ELiF PAHSA : MAGNEZYUM VÜCUTTAKİ HER MEKANİZMAYA DOKUNUR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KADIN KANSERLERİNİ ÖNLEMEK İÇİN BULUŞTULAR</title>
		<link>https://mayatta.com/kadin-kanserlerini-onlemek-icin-bulustular/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2022 06:20:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[8 MART]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[Atakule AVM]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Doç Dr Murat Gültekin]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA KADINLAR GÜNÜ]]></category>
		<category><![CDATA[HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[kadın kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Deniz Demiryürek]]></category>
		<category><![CDATA[TIP FAKÜLTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31996</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Atakule işbirliğiyle kadın kanserleri söyleşisi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü HÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Deniz Demiryürek’in üstlendiği söyleşide, HÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Gültekin konuşmacı olarak yer aldı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nde gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda izleyici katıldı. Meme [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kadin-kanserlerini-onlemek-icin-bulustular/">KADIN KANSERLERİNİ ÖNLEMEK İÇİN BULUŞTULAR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="366" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/03/hacettepe-universitesi-atakule-kadin-kanserleri-8mart2022.jpg" alt="" class="wp-image-31997"/></figure></div>



<h5 class="wp-block-heading">Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Atakule işbirliğiyle kadın kanserleri söyleşisi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü HÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Deniz Demiryürek’in üstlendiği söyleşide, HÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Gültekin konuşmacı olarak yer aldı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nde gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda izleyici katıldı.</h5>



<p>Meme kanserinin ülkemizdeki görülme sıklığına dikkat çeken ve erken teşhisin önemini vurgulayan Gültekin, “Meme kanserinin yarısından çoğu 50 yaşının altında görülüyor. Nüfusumuz genç kanserimiz de genç. Ama biz genelde ‘bana olmaz’ diyoruz. Rahim ağzı kanserinin de yüzde 70’i 50 yaşının altında. Ama biz gençken fark etmiyoruz, genelde 50 yaşının üstünde iken fark ediyoruz. Kanserde erken tanı çok önemli. Öncelikle erken teşhisin ötesinde biz kanser olmayı önleyebiliriz. Özellikle kadın kanserleri açısından bu çok önemli. Kadın kanserlerinin en önemli sebeplerinden bir tanesi obezite. Şu anda Avrupa’nın en obez ülkesiyiz.&nbsp; Fiziksel aktivitemiz çok sınırlı, düzenli doktor kontrolümüz çok az.” diye konuştu.</p>



<h5 class="wp-block-heading">Kadınlar ayda bir kendini muayene etmeli</h5>



<p>Gültekin: &#8220;kadınlar ayda bir mutlaka banyodan çıktıktan sonra kendini muayenesini yapmalı ve göğüste en ufak bir farklılık görülmesi halinde en yakın doktora başvurulmalı.</p>



<p>Mamografi yaşının 40’a indiren tek tek Avrupa ülkesi Türkiye&#8217;dir. Türkiye’nin kanser istatistikleri 40 yaşından sonra 2 yılda bir mamografi yaptırmayı öneriyor. İki yılda bir yapılan kontrollerde kaçırılan kanser vakası çok az. O nedenle 2 yılda bir mamografi önemli. Şüpheli kitle görülmesi durumunda daha sık aralıklarda girilebilir ancak hiçbir belirti yokken 2 yılda bir girilmesi yeterli.&#8221;</p>



<h5 class="wp-block-heading">Emzirme kansere karşı koruyucu</h5>



<p>Meme kanseri 2014 yılından bu yana dünyanın bütün ülkelerinde 1 numaralı kadın kanseridir. En önemli nedenlerinin başında ise beslenme, obezite ve fiziksel aktivite geliyor. Kilo demek östrojen demek yüksek düzeyde hormon demek ve bu hormon meme kanserinin bir numaralı nedeni. İkinci nedeni de emzirmelerin azalması. Doğum sayısı ve emzirme meme kanserine karşı koruyucu ancak çalışan dünyada emzirmeye teşvik de azaldı. O yüzden annelerimize olabildiğince uzun dönem bebeğinizi emzirmesi gerekiyor.</p>



<p>Kadın kanserlerinin en önemli belirtilerinden bir diğeri de beklenmeyen kanamalar. Özellikle belli bir yaşın üzerinde anormal kanamalar, karında kitle, şişlik, kabızlık varsa mutlaka kadın doğum kontrolüne gidilmeli. Karın şişliği ve kabızlıkta ilk olarak endoskopiye çok yöneliyoruz ancak unutmayalım ki jinekolojik organların kitleleri de karında şişlik yapabilir.</p>



<h5 class="wp-block-heading">Meme kanserine 40 yaşında tarama yaptırılmalı</h5>



<p>“Rahim ağzı kanserinde 30 yaşından itibaren 5 yılda bir 10 yılda bir 15 yılda bir test yaptırmak yeterli. Rahim ağzı kanserinde bir test bile ölümü yüzde 50 azaltır. Meme kanserine 40 yaşında tarama yaptırılmalı çünkü biz Avrupa’dan daha genç kanser oluyoruz. 40 yaşında mamografilerimize başlıyoruz. 50 yaşında ise bağırsak kanseri taramalarına başlanılmalı. Bağırsak kanseri hem erkeklerde hem kadınlarda görüldüğü için bağırsak kanserinde erken teşhis çok önemli.</p>



<h5 class="wp-block-heading">Kanserlerin hepsi genetiktir</h5>



<p>“Türkiye’de yılda 190 bin, dünya genelinde 20 milyon kanser vakası var. Bunların yüzde 10’u aileden gelen genlerden kaynaklanıyor. Ancak ülkemizde ‘annemde var bizde kanser genetik’ gibi yanlış bir algı var.  Kanserin genetik olması için birinci derecede akrabalarda ciddi bir kanser öyküsünün olması gerekiyor. Eğer kişinin ailesinde bu öykü varsa hemen bir genetik uzmanına başvurulmalı.”</p>


<blockquote class="instagram-media" style="background: #FFF; border: 0; border-radius: 3px; box-shadow: 0 0 1px 0 rgba(0,0,0,0.5),0 1px 10px 0 rgba(0,0,0,0.15); margin: 1px; max-width: 540px; min-width: 326px; padding: 0; width: calc(100% - 2px);" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/p/Ca9WE9_quN7/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div style="padding: 16px;">
<div style="display: flex; flex-direction: row; align-items: center;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 40px; margin-right: 14px; width: 40px;"> </div>
<div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 100px; text-align: center;"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 60px;"> </div>
</div>
</div>
<div style="padding: 19% 0;"> </div>
<div style="display: block; height: 50px; margin: 0 auto 12px; width: 50px;"> </div>
<div style="padding-top: 8px;">
<div style="color: #3897f0; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; font-style: normal; font-weight: 550; line-height: 18px;">Bu gönderiyi Instagram&#8217;da gör</div>
</div>
<div style="padding: 12.5% 0;"> </div>
<div style="display: flex; flex-direction: row; margin-bottom: 14px; align-items: center;">
<div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(0px) translateY(7px);"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; height: 12.5px; transform: rotate(-45deg) translateX(3px) translateY(1px); width: 12.5px; flex-grow: 0; margin-right: 14px; margin-left: 2px;"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(9px) translateY(-18px);"> </div>
</div>
<div style="margin-left: 8px;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 20px; width: 20px;"> </div>
<div style="width: 0; height: 0; border-top: 2px solid transparent; border-left: 6px solid #f4f4f4; border-bottom: 2px solid transparent; transform: translateX(16px) translateY(-4px) rotate(30deg);"> </div>
</div>
<div style="margin-left: auto;">
<div style="width: 0px; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-right: 8px solid transparent; transform: translateY(16px);"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; flex-grow: 0; height: 12px; width: 16px; transform: translateY(-4px);"> </div>
<div style="width: 0; height: 0; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-left: 8px solid transparent; transform: translateY(-4px) translateX(8px);"> </div>
</div>
</div>
<div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center; margin-bottom: 24px;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 224px;"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 144px;"> </div>
</div>
<p style="color: #c9c8cd; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; line-height: 17px; margin-bottom: 0; margin-top: 8px; overflow: hidden; padding: 8px 0 7px; text-align: center; text-overflow: ellipsis; white-space: nowrap;"><a style="color: #c9c8cd; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; font-style: normal; font-weight: normal; line-height: 17px; text-decoration: none;" href="https://www.instagram.com/p/Ca9WE9_quN7/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" target="_blank" rel="noopener">Cemiyet ve Yaşam Haberleri (@mayattamagazin)&#8217;in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<p><script async="" src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p><p>The post <a href="https://mayatta.com/kadin-kanserlerini-onlemek-icin-bulustular/">KADIN KANSERLERİNİ ÖNLEMEK İÇİN BULUŞTULAR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BiONTECH Mi SiNOVAC MI ? 6 MADDEDE AŞI HAKKINDA MERAK EDİLENLER</title>
		<link>https://mayatta.com/biontech-asisi-mi-sinovac-asisi-mi-tercih-etmeliyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 13:39:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılanma]]></category>
		<category><![CDATA[biontech aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[korona virüs]]></category>
		<category><![CDATA[lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[Okan Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[prof dr Nail Özgüneş]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[sinovac aşısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31426</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biontech mi Sinovac mı tercih etmeliyiz ? Aşılar ölüm oranını azalttı mı? Aşının 2. Dozunu yaptırmadığımızda hayati risk oluşur mu? İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, açıkladı. Koronavirüs salgınında süreç; hepimizin de bildiği gibi ülkemizde, vatandaşlarımızın lehine ilerliyor. Pandemi sürecinde; vaka artışı hızı ve ölüm oranları, tüm [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/biontech-asisi-mi-sinovac-asisi-mi-tercih-etmeliyiz/">BiONTECH Mi SiNOVAC MI ? 6 MADDEDE AŞI HAKKINDA MERAK EDİLENLER</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="367" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2021/05/biontech-asisi-mi-sinovac-asisi-mi-istanbul-Prof-Dr-Nail-ozgunes-mayatta.jpg" alt="biontech asisi mi sinovac asisi mi-istanbul Prof Dr Nail ozgunes - mayatta" class="wp-image-31427"/></figure></div>



<h5 class="wp-block-heading">Biontech mi Sinovac mı tercih etmeliyiz ? <span class="has-inline-color has-black-color">Aşılar ölüm oranını azalttı mı? Aşının 2. Dozunu yaptırmadığımızda hayati risk oluşur mu? İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, açıkladı.</span></h5>



<p><span class="has-inline-color has-black-color">Koronavirüs salgınında süreç; hepimizin de bildiği gibi ülkemizde, vatandaşlarımızın lehine ilerliyor. Pandemi sürecinde; vaka artışı hızı ve ölüm oranları, tüm dünyada kabul gören kriterlerdir. Alınan önlemlerin sonucu olarak; vaka ve ölüm oranlarının azalması, beklenen bir durumdur. Şimdi önemli olan bu değerlerin, sıfıra yaklaşması ya da sıfır olmasıdır. Bunun için bazı fedakarlıklarda bulunarak, önlemleri her açıdan uygulamak, oldukça gereklidir.</span></p>



<h5 class="wp-block-heading">Hangi Aşı? <strong>Biontech mi Sinovac mı Tercih Etmeliyiz?</strong></h5>



<p><span class="has-inline-color has-black-color">İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, aşı tercihinde dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. Özgüneş, “Her iki aşı da olur. Biontech aşısı ölü aşı olmadığı için bağışıklığı baskılanmış kişiler için uygun değil. Hangi aşı müsait ise o yapılmalıdır“ dedi.</span></p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Bu Aşılar Mutasyonlu Virüslere Karşı Etkili Mi? Aşıların Yan Etkileri Var Mıdır?</strong></h5>



<p><span class="has-inline-color has-black-color">Bu aşılar, günümüzde mutasyonlu virüslere karşı da etkili olarak kabul edilmektedir diyen Özgüneş, “Genel anlamda önemli yan etkileri olmadığı kabul edilmekle birlikte, İngiltere’de uygulanan AstraZeneca aşısının kan pıhtısı oluşturduğu iddiası üzerinde ısrarla durulmaktadır” dedi.</span></p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Aşılar Ölüm Oranını Azalttı Mı?</strong></h5>



<p><span class="has-inline-color has-black-color">Özgüneş, “Henüz, böyle bir iddia için zaman erken olmakla birlikte, bu mümkün gibi görünmekte ve öyle olduğu iddia edilmektedir. Öte yandan aşıya rağmen hastalığı geçirenlerin hafif geçirdikleri gözlenmektedir” açıklamalarında bulundu.</span></p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Koronavirüsü Atlatan Kişiler Aşı Olmalı Mıdır?</strong></h5>



<p><span class="has-inline-color has-black-color">Bugünkü bilgilerimize göre korona hastalığını geçirseniz bile, aşı yaptırmanızı önermekten başka çaremiz yok. Hastalığı geçiren kişiler aşı olduğunda bir zararı görülmemiştir. Herhangi bir zararı yok.</span></p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Yerli Aşı Korona İle Savaşımızda Bizlere Umut Olur Mu?</strong></h5>



<p><span class="has-inline-color has-black-color">Evet, yerli aşı ülkemiz için koronaya umut olabilir. Çünkü bu aşıya çok rahat ulaşacağız demektir. Yeterli sayıda vatandaşımız aşılanmış olacaktır. Böylelikle salgınla olan mücadelemizde bizleri iyi bir noktaya getirecektir.</span></p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Aşının 2. Dozunu Yaptırmadığımızda Hayati Risk Oluşur Mu?</strong> </h5>



<p><span class="has-inline-color has-black-color">Evet, aşının ikinci dozunu yaptırmadığımızda hayati risk olabilir. Daha bugün 3. doz aşıdan bile söz edilmektedir. Bu nedenle randevu aldıktan sonra aşı yaptırmaya gitmeyenler tekrar düşünmelidirler. </span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/biontech-asisi-mi-sinovac-asisi-mi-tercih-etmeliyiz/">BiONTECH Mi SiNOVAC MI ? 6 MADDEDE AŞI HAKKINDA MERAK EDİLENLER</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KORONAVİRÜS SÜRECİNDE HAMİLELERE BESLENME ÖNERİLERİ</title>
		<link>https://mayatta.com/koronavirus-surecinde-hamilelere-beslenme-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2020 07:08:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[HAMİLELİK]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31328</guid>

					<description><![CDATA[<p>KORONAVİRÜS SÜRECİNDE HAMİLELER NASIL BESLENMELİ? Geçtiğimiz yıllarda meydana gelen SARS, MERS ve H1N1 gibi farklı tip koronavirüs salgınlarında, gebelik süreci nedeniyle bağışıklık sistemleri zayıflayan hamilelerin daha fazla etkilendiğini hatırlatan Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun, &#8220;Vaka sayılarının artış gösterdiği bugünlerde anne adaylarının vücut dirençlerini güçlendirebilmeleri için sağlıklı ve dengeli beslenmeye her zamankinden daha çok dikkat etmeleri [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/koronavirus-surecinde-hamilelere-beslenme-onerileri/">KORONAVİRÜS SÜRECİNDE HAMİLELERE BESLENME ÖNERİLERİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="363" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/10/Diyetisyen-Elif-Melek-Avci-Dursun-mayatta.jpg" alt="Diyetisyen-Elif-Melek-Avci-Dursun-mayatta" class="wp-image-31198"/></figure>


<div id="pf1" class="dp-page-outer">
<div class="dp-page-inner">
<div id="pg-1pf1" class="pf pg-1w0 pg-1h0">
<div class="pc pg-1pc1 pg-1w0 pg-1h0">
<div class="c pg-1x0 pg-1y0 pg-1w1 pg-1h1">
<h4 class="t pg-1m0 pg-1x2 pg-1h2 pg-1y2 pg-1ff1 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">KORONAVİRÜS SÜRECİNDE HAMİLELER NASIL BESLENMELİ?</span></h4>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h2 pg-1y3 pg-1ff1 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">Geçtiğimiz yıllarda meydana gelen SARS, MERS ve H1N1 gibi farklı tip koronavirüs salgınlarında, gebelik süreci nedeniyle bağışıklık sistemleri zayıflayan hamilelerin daha fazla etkilendiğini hatırlatan Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun, &#8220;Vaka sayılarının artış gösterdiği bugünlerde anne adaylarının vücut dirençlerini güçlendirebilmeleri için sağlıklı ve dengeli beslenmeye her zamankinden daha çok dikkat etmeleri gereklidir&#8221; dedi.</span></div>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y8 pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">Koronavirüs, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de hızla yayılmaya devam ediyor. Bu artış, özellikle hamileleri ve yeni doğum yapan anneleri oldukça endişelendiriyor. Gebelik sürecinde meydana gelen hormonal düzensizliklerin kadınların bağışıklık sistemini zayıflattığını ve ilaç</span></div>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1yb pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">kullanımlarının kısıtlı olması nedeniyle üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı daha savunmasız olduklarını dile getiren Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun, &#8220;Geçtiğimiz yıllarda meydana gelen SARS ve MERS gibi farklı tip koronavirüs salgınlarında, hamilelerin daha fazla etkilendiği gözlenmişti. Bunun yanı sıra H1N1 grip salgınında da hamileler, daha ciddi problemlerle karşı karşıya kalmıştı. Günümüzde tüm dünyada salgın şeklinde görülen COVID-19&#8217;un yol açtığı enfeksiyon, solunum problemleri başta olmak üzere, öksürük, ateş ve dispne olarak tanımlanan</span></div>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y11 pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">nefes darlığı ile karakterize bir hastalıktır. Şiddetli vakalarda yaşam kayıplarına yol açan koronavirüs, anne adaylarının endişeye kapılmasına yol açabilir. Biliyoruz ki koronavirüs ile mücadelenin en önemli silahlarından biri güçlü bir bağışıklık sistemi. Bu nedenle anne adaylarının</span></div>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y14 pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">pandemi süresince hem kendi hem de bebeklerinin sağlığı için beslenmelerine özen göstererek, bağışıklık sistemlerini güçlü tutmaları gerekiyor&#8221; diye konuştu.</span></div>
<h4 class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y16 pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ NEDEN ZAYIFLIYOR?</span></h4>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y17 pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">Anne adaylarının bağışıklık sisteminin gebeliğin ilk haftasından başlayarak, son haftasına kadar </span><span style="color: #000000;">zayıflama eğilimi gösterebildiğine dikkat çeken Diyetisyen Dursun şunları söyledi: </span><span style="color: #000000;">&#8220;Hamilelikte bağışıklık sisteminin zayıflaması hormonal düzensizlikler ile kendini belli eder. </span><span style="color: #000000;">Gebeliğin ilerlemesi ile birlikte mide bulantıları, halsizlik, ruh halinde değişiklikler gibi birçok </span><span style="color: #000000;">değişim meydana gelir. Bir diğer yandan beslenme yetersizliği gibi etkenler de bağışıklık sisteminin </span><span style="color: #000000;">zayıflamasına neden olabilir. Çünkü vücut gerekli vitamin, mineral ve besin ögelerini hem anne </span><span style="color: #000000;">hem de bebek için kullanır. Hamilelikte ortaya çıkan beslenme yetersizliği de bağışıklık sisteminin </span><span style="color: #000000;">zayıflamasına neden olabilir. Hamilelik sürecinde anne adayının çok gerekmedikçe ilaç kullanımı </span><span style="color: #000000;">da kısıtlıdır. Bu nedenle her hangi bir enfeksiyonel hastalık durumunda iyileşmeleri çok daha zor </span><span style="color: #000000;">olur. Anne adaylarının bağışıklık sistemlerini güçlendirebilmeleri için öncelikli çözüm, sağlıklı ve </span><span style="color: #000000;">dengeli beslenme olmalıdır.&#8221;</span></div>
<h4 class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y22 pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">HAMİLELİKTE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN BESİNLER</span></h4>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y23 pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">Diyetisyen Dursun, anne adaylarının koronavirüs salgını sürecinde bağışıklık sistemlerini  </span><span style="color: #000000;">güçlendirebilmek için şu tavsiyelerde bulundu:</span></div>
<div> </div>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y25 pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">&#8220;-Gebelik sürecinde bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesi için günde en az 2.5 litre su tüketilmelidir. </span><span style="color: #000000;">Su içiminin artması, bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra sindirim sistemi ile ilgili </span><span style="color: #000000;">problemlerin de çözülmesine fayda sağlar.</span></div>
<div> </div>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y25 pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">-Gebelik sürecinde kabızlık sorunu yaşamamak için beslenme listenize kefiri eklemeyi ihmal </span><span style="color: #000000;">etmeyin.</span></div>
<div> </div>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y2a pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">-Proteini yüksek olan yumurtayı günlük yemek listenize eklemelisiniz.</span></div>
<div> </div>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y2b pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">-Bağırsak florasını düzenleyen ev yapımı yoğurt, kefir, ayran ve peynirin gebelikte yoğun olarak </span><span style="color: #000000;">tüketilmesi ve probiyotik alımının arttırılması önemlidir.</span></div>
<div> </div>
<div class="t pg-1m0 pg-1x3 pg-1h3 pg-1y2d pg-1ff2 pg-1fs0 pg-1fc0 pg-1sc0 pg-1ls0 pg-1ws0"><span style="color: #000000;">-Kırmızı et ve beyaz et olarak sayılan balık, haftada en az 2 kez tüketilmelidir. Kemik suyu da </span><span style="color: #000000;">bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli bir rol oynar.</span></div>
<div> </div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div id="pf2" class="dp-page-outer">
<div class="dp-page-inner">
<div id="pg-2pf2" class="pf pg-2w0 pg-2h0">
<div class="pc pg-2pc2 pg-2w0 pg-2h0">
<div class="c pg-2x0 pg-2y0 pg-2w1 pg-2h1">
<div class="t pg-2m0 pg-2x1 pg-2h2 pg-2y2 pg-2ff1 pg-2fs0 pg-2fc0 pg-2sc0 pg-2ls0 pg-2ws0"><span style="color: #000000;">-Hamilelik boyunca bebeğin sinir sistemine zarar verebilecek olan yüksek cıva içeren dip balıkları </span><span style="color: #000000;">yerine alabalık, hamsi, sardalya ve somon balığı tercih edilmelidir.</span></div>
<div> </div>
<div class="t pg-2m0 pg-2x1 pg-2h2 pg-2y4 pg-2ff1 pg-2fs0 pg-2fc0 pg-2sc0 pg-2ls0 pg-2ws0"><span style="color: #000000;">-Turunçgillerden portakal, mandalina, greyfurt, nar gibi meyveler, A ve C vitamini anlamında </span><span style="color: #000000;">vücuda destek sağlarken, içeriğindeki magnezyum ve kalsiyum vücudu güçlendirir.&#8221;</span></div>
<h4 class="t pg-2m0 pg-2x1 pg-2h2 pg-2y4 pg-2ff1 pg-2fs0 pg-2fc0 pg-2sc0 pg-2ls0 pg-2ws0"><span style="color: #000000;">YEŞİL YAPRAKLI SEBZELER</span></h4>
<div class="t pg-2m0 pg-2x1 pg-2h2 pg-2y7 pg-2ff1 pg-2fs0 pg-2fc0 pg-2sc0 pg-2ls0 pg-2ws0"><span style="color: #000000;">Anne adaylarının beslenme listelerine mutlaka yeşil yapraklı sebzeleri de eklemeleri gerektiğinin </span><span style="color: #000000;">önemine değinen Diyetisyen Dursun, &#8220;Brokoli, lahana, ıspanak, pazı, tere, roka gibi koyu yeşil </span><span style="color: #000000;">yapraklı sebzeler, kalsiyum ve demir açısından faydalı oldukları kadar potasyum da içerirler. Yeşil </span><span style="color: #000000;">yapraklı sebzeler, aynı zamanda karaciğeri temizleyerek, detoks etkisi yaparlar. Bu grup besinler</span></div>
<div class="t pg-2m0 pg-2x1 pg-2h2 pg-2yb pg-2ff1 pg-2fs0 pg-2fc0 pg-2sc0 pg-2ls0 pg-2ws0"><span style="color: #000000;">yine renklerinden ötürü kansere karşı koruyucu etki göstermekle beraber, içerdikleri yüksek </span><span style="color: #000000;">miktarlardaki C vitamini içeriğinden ötürü bağışıklık sistemini güçlendirir. Soğan, sarımsak, keten </span><span style="color: #000000;">tohumu gibi gıdalar hamilelikte bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine destek olur. Ceviz, badem, </span><span style="color: #000000;">fındık gibi kuruyemişlerin tüketilmesi E vitamini alımını artırır ve tok tutar. Bu nedenle ara </span><span style="color: #000000;">öğünlerinizde kuruyemiş tüketebilirsiniz&#8221; dedi. </span></div>
<h4 class="t pg-2m0 pg-2x1 pg-2h2 pg-2y10 pg-2ff1 pg-2fs0 pg-2fc0 pg-2sc0 pg-2ls0 pg-2ws0"><span style="color: #000000;">BU BESİNLERE DİKKAT!</span></h4>
<div class="t pg-2m0 pg-2x1 pg-2h2 pg-2y11 pg-2ff1 pg-2fs0 pg-2fc0 pg-2sc0 pg-2ls0 pg-2ws0"><span style="color: #000000;">Gebelerin sakatatlar, kabuklu deniz mahsulleri, konserve gıda, abur cubur, bol yağlı ve kızartılmış </span><span style="color: #000000;">gıdalar tüketmekten uzak durması uyarısında bulunan Diyetisyen Dursun, şunları söyledi: </span><span style="color: #000000;">&#8220;Gereksiz karbonhidrat, paketlenmiş gıdalar, işlenmiş şeker gibi besinler ise bağışıklık sistemini </span><span style="color: #000000;">olumsuz etkiler. Anne adayları ve emziren anneler, kafein içeren kahve ve siyah çay gibi </span><span style="color: #000000;">içeceklerden de uzak durmaya özen göstermelidir. Gebelik döneminde çok daha hızlı yorulan anne </span><span style="color: #000000;">adayları, pandemi sürecinde uykuya her zamankinden daha fazla zaman ayırarak, bağışıklık </span><span style="color: #000000;">sistemlerinin kuvvetlenmesine destek olabilirler.</span></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div><p>The post <a href="https://mayatta.com/koronavirus-surecinde-hamilelere-beslenme-onerileri/">KORONAVİRÜS SÜRECİNDE HAMİLELERE BESLENME ÖNERİLERİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKCiĞER GÜÇLENDİREN 10 ÖNEMLİ BESİN</title>
		<link>https://mayatta.com/akciger-guclendiren-10-onemli-besin-ayse-sena-binoz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2020 12:17:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31321</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz akcigerin güçlenmesine yardım eden besinleri anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/akciger-guclendiren-10-onemli-besin-ayse-sena-binoz/">AKCiĞER GÜÇLENDİREN 10 ÖNEMLİ BESİN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[


<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="336" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/11/akciger-guclendiren-10-besin-Beslenme-ve-Diyet-Uzmani-Ayse-Sena-Binoz-mayatta-1.jpg" alt="akciger guclendiren 10 besin-Beslenme ve Diyet Uzmani Ayse Sena Binoz-mayatta" class="wp-image-31323"/><figcaption><strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz </strong></figcaption></figure></div>


<p><span style="color: #000000;">Covid-19 pandemisinde yapılan çalışmalar, koronavirüsün solunum sistemimizin en önemli organı olan akciğerler üzerinde tutuluma yol açarak nefes darlığı, solunum yetmezliği ve zatürre gibi önemli sorunlara yol açtığını gösteriyor. Bu nedenle akciğer fonksiyonunu güçlendirmek bu pandemide ayrı bir öneme sahip. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz dengeli beslenme düzeninin ve bağışıklık sistemini güçlendiren besinleri tüketmenin akciğer enfeksiyonlarını önlemede ve akciğerleri güçlü tutabilmede kilit rol oynadığını belirterek, “Özellikle C, E ve A vitaminleri ile selenyum gibi antioksidan bileşenler, akciğer hücrelerini yok eden serbest radikallerin nötralizasyonuna yardımcı olarak akciğer hasarlanmasını yavaşlatıyor ve akciğer sağlığının korunmasına katkı sağlıyor” diyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz akcigerin güçlenmesine yardım eden besinleri anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Elma</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Elma; lif, flavonoidler, C, A, E vitamini ve potasyum gibi mineraller içeriyor. Yapılan çalışmalar; haftada 5 porsiyon ve üzerindeki elma tüketiminin akciğer fonksiyonunu geliştirmeye yardımcı olabileceğini gösterdi. Sigara içen bireylerde yapılan bir çalışmada da; elma tüketen kişilerin akciğer fonksiyonunda daha yavaş bir düşüş olduğu gösterildi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz, bir adet orta boy elmanın bir porsiyona eşdeğer olduğunu belirtiyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Muz</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Muzun zengin potasyum içeriği, akciğer sağlığı, işlevi ve gelişmiş akciğer fonksiyonu için oldukça önemli. Yapılan bir çalışma, özellikle çocukluk döneminde yeterli potasyum tüketiminin akciğer fonksiyonunu ve kapasitesini artırmaya yardımcı olduğunu gösteriyor. “Bu nedenle potasyum mineralinden zengin olan muzu ara öğünlerde tüketmek uygun olacaktır” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz, “Ancak kan şekerini hızlı yükseltme riski nedeniyle diyabet hastalarının dikkatli tüketmelerinde ve bir adet büyük muzun 2 porsiyon meyveye eşdeğer olduğunu hatırlamalarında fayda var” diyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Domates</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Domates, güçlü akciğer sağlığıyla ilişkilendirilen karotenoidlerden antioksidan özellik gösteren likopenin en zengin besin kaynakları arasında yer alıyor. Yapılan çalışmalar domates tüketiminin astımlı bireylerde hava yolu enflamasyonunu azalttığı ve KOAH hastalarında akciğer fonksiyonunu iyileştirdiğini gösterdi. Sigara içen bireyler üzerinde yapılan bir çalışmada ise domates tüketen bireylerin akciğer fonksiyonunda daha yavaş bir düşüş olduğu gözlemlendi. Domates tüketirken üzerine ekleyeceğiniz zeytinyağı ilavesi, domatesteki antioksidan özellik gösteren likopenin etkisini arttıracaktır.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Kırmızı lahana</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Lif, C ve A vitamini açısından zengin olan kırmızı lahana; yüksek oranda potasyum, az miktarda demir, magnezyum, kalsiyum ile fosfor bulunduruyor. Aynı zamanda antioksidan özellik göstererek bağışıklık sistemini destekleyen karotenoidler ve antosiyaninlerden zengin bir kaynak. Yapılan çalışmalar; antosiyanin kaynaklı besin alımının artmasının akciğer fonksiyonunu güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Kırmızı lahana aynı zamanda yüksek miktarda lif içeriyor. Çalışmalar, yüksek lif tüketimi olan bireylerin, düşük miktarda lif tüketen bireylere nazaran daha iyi akciger fonksiyonuna sahip olduğunu gösteriyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Zeytinyağı</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Zeytinyağı, polifenoller ve E vitamini içeriğiyle antiinflamatuar antioksidan kaynağı olarak gösteriliyor. Yapılan bir çalışmada; zeytinyağından zengin olan Akdeniz diyeti ile beslenen KOAH ve astım hastalarının akciğer fonksiyonlarında iyileşmeler gözlemlendi. İçeriğindeki tekli doymamış yağ asitleri ve E vitamini formu olan tokoferol de daha iyi akciğer fonksiyonuyla ilişkilendirildi.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Yoğurt</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Yoğurt; protein, kalsiyum, fosfor ve B grubu vitaminlerinden zengin bir besin. Çalışmalar yoğurdun içeriğinin akciğer fonksiyonunu artırmaya ve KOAH riskine karşı korumaya yardımcı olabileceğini gösteriyor. Yapılan bir çalışmada, daha yüksek kalsiyum ve fosfor alımının iyileşmiş akciger fonksiyonuyla ilişkili olduğunu ve yüksek kalsiyum alımına sahip olan bireylerin KOAH riskinde yüzde 35 oranında azalma olduğunu gösterdi.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Pazı</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Pazı; lif, A, C, K vitaminleri, potasyum, magnezyum ve demir içeriği yüksek bir besin. Besinlerle alınan potasyum ve magnezyum tüketiminin arttırılması, yapılan bazı çalışmalarda daha iyi akciğer fonksiyonu ile ilişkilendirildi. Pazının içeriğindeki karotenoidlerden olan lutein ve zeaksantin, güçlü antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini ve akciğer fonksiyonunu destekleyici rol üstleniyor. Ancak böbrek hastalığı olan veya kan sulandırıcı ilaç kullanan bireylerin, zengin potasyum ve K vitamini kaynağı nedeniyle pazıyı kontrollü tüketmeleri gerekiyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Sarımsak</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">C vitamini, selenyum, potasyum ve kalsiyumdan zengin sarımsaktaki ana aktif bileşen olan allisin bağışıklık hücrelerini güçlendiriyor. Aynı zamanda antimikrobiyal ve antiviral etkisi sayesinde bakteriyel ile viral enfeksiyonlara karşı koruma sağlıyor. Bu özelliklerinin yanı sıra içeriğindeki ana aktif bileşen olan allisin akciğerlerin temizlenmesine katkıda bulunuyor ve akciger enfeksiyonlarına neden olan bakteri ile virüsleri öldürmeye destek oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz sarımsağı çiğneyerek, ezerek veya dilimleyerek tüketmenin allisin içeriğini zenginleştirmesi sayesinde emilim kalitesini arttıracağını belirterek, “Ancak sarımsağın aşırı tüketimi alerjik reaksiyonlara ve kanamalara yol açabileceği için dikkatli tüketilmelidir. Her gün 2-3 küçük diş tüketimi yeterli olacaktır” diyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Balkabağı</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Balkabağı; akciğer sağlığını geliştiren alfa ve beta karoten, lutein ile zeaksantin gibi karotenoidler açısından özellikle zengin bir besin. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz, balkabağının antiinflamatuar özelliğiyle, zararlı maddeleri etkisiz hale getirip, vücut hücrelerine zarar vermesini önlediğini belirterek, şunları söylüyor: “Balkabağı aynı zamanda lif, A vitamini, C vitamini, E vitamini, folat ve demir içeriğiyle bağışıklık sistemini destekliyor. Genç ve yaşlı popülasyon üzerinde yapılan çalışmalar, yüksek kan karotenoid seviyelerinin daha iyi akciğer fonksiyonuyla ilişkili olduğunu gösteriyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Pancar</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Pancar; A vitamini, C vitamini, potasyum ve kalsiyum gibi vitamin ile mineraller içeriyor. Rengini veren betalain yüksek oranda antioksidan özellik göstererek akciger fonksiyonunu optimize ediyor. Pancar aynı zamanda akciğer fonksiyonunu geliştiren nitrattan da zengin bir besin. Ancak içeriğindeki sodyum ve karbonhidrat miktarı nedeniyle kronik hastalığı bulunan bireylerin porsiyon kontrolüne dikkat etmeleri gerekiyor.</span></p><p>The post <a href="https://mayatta.com/akciger-guclendiren-10-onemli-besin-ayse-sena-binoz/">AKCiĞER GÜÇLENDİREN 10 ÖNEMLİ BESİN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BU BESİNLER SONBAHAR DEPRESYONUNDAN KORUYOR</title>
		<link>https://mayatta.com/sonbahar-depresyonundan-koruyan-besinler-ozden-orkcu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2020 06:33:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YEME-İÇME]]></category>
		<category><![CDATA[BESLENME]]></category>
		<category><![CDATA[DEPRESYON]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET]]></category>
		<category><![CDATA[ginseng]]></category>
		<category><![CDATA[ıspanak]]></category>
		<category><![CDATA[KAHVE]]></category>
		<category><![CDATA[kavun]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Örkçü]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>
		<category><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[UZMAN]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[yeme-içme]]></category>
		<category><![CDATA[YUMURTA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahvaltı öncesi tüketilen kahve yorgunluğun sebebi olabilir Pandemi ve sonbahar depresyonunun bu dönemde etkili olabileceğini belirten uzmanlar, başta Gingseng olmak üzere süper besinler listesinin başında yer alan brokolinin mutlaka tüketilmesini tavsiye ediyor. Brüksel lahanası, taze ceviz, turp ve balkabağı gibi birçok besinin sonbahar aylarında bağışıklık sistemini güçlendireceğine ve depresyona karşı oldukça fayda sağlayacağına dikkat çekiliyor. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/sonbahar-depresyonundan-koruyan-besinler-ozden-orkcu/">BU BESİNLER SONBAHAR DEPRESYONUNDAN KORUYOR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="450" height="300" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/11/Beslenme_ve_Diyet-Uzmani-Ozlem-Orkcu-bu-besinler-depresyondan-koruyor-02.11.2020-.jpg" alt="Beslenme_ve_Diyet Uzmani Ozlem Orkcu - bu besinler depresyondan koruyor - 02.11.2020" class="wp-image-31307"/></figure></div>


<h5><span style="color: #000000;"><strong>Kahvaltı öncesi tüketilen kahve yorgunluğun sebebi olabilir</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Pandemi ve sonbahar depresyonunun bu dönemde etkili olabileceğini belirten uzmanlar, başta Gingseng olmak üzere süper besinler listesinin başında yer alan brokolinin mutlaka tüketilmesini tavsiye ediyor. Brüksel lahanası, taze ceviz, turp ve balkabağı gibi birçok besinin sonbahar aylarında bağışıklık sistemini güçlendireceğine ve depresyona karşı oldukça fayda sağlayacağına dikkat çekiliyor. Uzmanlara göre, kahvaltı öncesi tüketilen kahve ve çay, yorgunluğun asıl sebebi olabilir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, sonbahar depresyonundan koruyacak besin önerilerini paylaştı.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Gingseng besin takviyesi olarak kullanılabilir</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;">Gingseng’in sonbahar aylarında kullanılmasını öneren Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, sözlerine şöyle devam etti:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">“Ginseng’i bitki olarak bulmak pek mümkün olmadığı için multi vitaminlerle desteklenmiş preparatlar olarak besin takviyesi şeklinde kullanılabilir. Yapılan bilimsel araştırmalar da ginsengin fiziksel ve bilişsel yönden olumlu etkileri olduğunu gösteriyor. Bağışıklığı güçlendiriyor, konsantrasyonu arttırıyor. Ginsengin sinir hücrelerindeki bilgi akışını gerçekleştiren küçük kimyasal iletkenlerin dengesini sağladığı da kanıtlanmış bir gerçek. Dolayısıyla stres ve anksiyete belirtilerinde olumlu etkilere sahip. Ancak her ginseng aynı etkiye sahip değil. Ginseng kullanırken standardize edilmiş ve panax ginseng G115 içermesine ve multi vitaminlerle desteklenmiş olmasına özellikle dikkat edilmesi gerekiyor.”</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Yorgunluğun sebebi kahve olabilir</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;">Sabah Kahvaltıdan önce kahve tüketiminin bireyi daha da yorabileceğine dikkat çeken Örkçü, “Çoğu insan sabahları uyanabilmek için kahve veya çaya yöneliyor ama bu içecekler iki sebepten dolayı yorgunluğun esas nedeni olabilir. Birincisi, fazla tüketildiğinde, kahve uyuyan metabolizmanın birdenbire aşırı çalışmasına yol açar. İkincisi ise kafeinin dehidrasyon yani su kaybına neden olan etkisidir. Uyanıldığında zaten saatlerdir su içilmediği için birey su kaybı yaşamaya eğilimlidir. Önemli olan kafeini ölçülü tüketmek ve dehidrasyonu önlemek için kahve ile birlikte aynı zamanda dolu bir bardak su içmektir” tavsiyesinde bulundu.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Sonbahar depresyonuna karşı hangi besinler tüketilmeli?</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;">Özden Örkçü, sağlığı korumayı sağlayacak ve sonbahar depresyonuna karşı koruyacak faydalı besin karışımlarını şöyle paylaştı:</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Yumurta, kavun ve süt: </strong>Kaliteli protein, kompleks karbonhidrat ve süt. Kahvaltıda mutlaka süt, yumurta yanında ince bir dilim kavun eklenmesi sağlıklı beslenme için oldukça ideal.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Pembe greyfurt ve avokado: </strong>Bir arada tüketmek bu iki besinin faydalarını maksimum seviyeye yükseltecektir. Salatalarda da birlikte kullanılabilir. Böylece Likopen ve E vitamin gücü birleşecek.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Brüksel lahanası ve zeytinyağı: </strong>Lutein ve zeaksantin gücü ile zeytinyağının yağ asit örüntüsünün gücü birleştirilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Elma, bitter çikolatalı fondü ve süt: </strong>Elmadaki kuersetin gücü, bitter çikolatada bulunan antioksidanlar ile tüketildiğinde artan serotonin hormon gücü, sütle birleşince oluşan triptofanın etkisiyle depresyona karşı güçlü bir siper yaratır. Aynı zamanda kalp sağlığı da koruma altına alınabilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bağışıklık için yeşil su: </strong>Yarım demet maydanoz, yarım demet semizotu, 2 adet salatalık, az miktarda taze zencefil, kereviz sapı ve 1 yeşil elma birlikte tüketilerek bağışıklık yükseltilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Taze ceviz</strong>: Sonbahar aylarında bol bol tüketilmesi gereken taze ceviz, omega 3 ve E vitamini içerdiği için çift etki ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ceviz, balık tüketmeyenler ve vejetaryenler için iyi bir omega 3 ve protein kaynağı. 100g’ı 654 kalori olduğu için kilo vermek veya korumak amacında olanlar günde 3-4 adet cevizi geçmemeli.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Ispanak: </strong>C ve E vitamininden zengin olan ıspanak; lutein, zeaksantin, betakaroten ve glutatyon gibi bileşikleri içeren adeta bir antioksidan deposu. Kalp ve damar hastalıklarından kabızlığa, kanserden diyabete birçok hastalığa iyi gelen, hem su oranı yüksek hem de düşük kalorili bir sebze. Ispanak pürin bazından zengin olduğu için ürik asit yüksekliği olanlar veya gut hastaları kontrollü tüketmeli.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bal kabağı: </strong>Sonbaharın şifalı besini bal kabağı, kendisine turuncu rengi veren ve güçlü bir antioksidan olan beta karoteni yüksek miktarda içeriyor. Antioksidan vitaminlerden C vitamini yönünden de zengin olan bal kabağı bu özellikleri ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor, göz sağlığını koruyor ve kansere karşı vücudu savunuyor. Bal kabağı yüksek lif içeriğiyle kötü kolesterolü düşürürken, bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı oluyor. Antioksidan kapasitesi çok yüksek olan bu şifalı sebze aynı zamanda erken yaşlanmayı önlüyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Brokoli: </strong>Süper besinler listesinin başlarında yer alan brokolinin içeriğindeki yüksek miktarda C vitamini, karotenoid, sulforalen, quarcetin ve indol-3 carbinolle bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Sigara kullanan kişilerin artan C vitamini ihtiyacını karşılamada oldukça başarılı olabilen brokoli, düşük kalorili olması nedeniyle rahatlıkla tüketilebilir. Tıpkı ıspanak gibi “pürin” bazından zengin olduğu için gut hastaları tüketim miktarı konusunda çok dikkatli olmalı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Nar: </strong>Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren nar, idrar söktürücü etkisiyle de vücuttan toksinlerin atımını kolaylaştırıyor. Meyve olarak yenilebileceği gibi aroma vermek için salatalara eklenerek de tüketilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Kereviz: </strong>Yüksek lifli yapısıyla tok kalmaya yardımcı olurken, idrar söktürücü etkisiyle ödem şikayetlerini azaltıyor, kabızlığı önlüyor. Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren, kansere karşı koruyucu olan kereviz, potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı oluyor. Kereviz zeytinyağlı yemek şeklinde, salatası yapılarak ya da meyve ve yeşil sebzelerle birlikte blenderdan geçirilerek smoothie şeklinde tüketilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Trabzon hurması: </strong>Trabzon hurması beta karoten ve C vitamini içeriğiyle kanserden koruyucu, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici güçlü bir antioksidan deposu. Yüksek lif içeriğiyle kötü kolesterolü düşürüyor, kan basıncının kontrolüne yardımcı olarak kalp-damar hastalıklarından koruyor. Tatlı isteğini bastırmada da oldukça başarılı olan 1 orta boy Trabzon hurması, 2 porsiyon meyveye denk geliyor. Diyette tatlı niyetine yarım Trabzon hurmasının üzerine 2-3 adet kırılmış ceviz ekleyip tarçın serperek muhteşem bir tatlı hazırlanabilir ya da kahvaltıda yoğurt ve yulafla beraber klasik kahvaltıya bir alternatif olarak tüketilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Turunçgiller: </strong>Turunçgiller deyince kuşkusuz akla bağışıklık sisteminin bilinen koruyucusu C vitamini geliyor ancak turunçgillerin vitamin içeriği sadece C vitamini ile sınırlı değil. Diğer bir antioksidan vitamin olan A vitamininin ön maddesini yani beta karoten de içeriyor ve bu çifte vitamin sayesinde hem vücut direncini artırıyor hem de soğuk algınlığına karşı koruyor. Mandalina ve portakal gibi turunçgilleri suyunu sıkmak yerine meyve şeklinde tüketmek, kilo kontrolü ve kan şekerinin kontrolünü sağlamada yardımcı</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Turp: </strong>Güçlü antioksidan kapasiteye sahip olan turp idrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlıyor, soğuk algınlığına karşı koruyor ve öksürüğün azalmasına yardımcı oluyor. Salatalarda ya da dilimler şeklinde atıştırmalık olarak ara öğünlerde rahatlıkla tüketilebilir. Üstelik düşük kalorili ve tokluk sağlamaya yardımcı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Pırasa: </strong>A ve C vitamininden zengin olan pırasa, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici birçok bileşik içeriyor. Pırasayı mevsiminde mutlaka tüketmek gerekir. Düşük kalorili bir sebze olduğu için zayıflama diyeti yapan kişiler için de sağlıklı bir alternatiftir.</span></p><p>The post <a href="https://mayatta.com/sonbahar-depresyonundan-koruyan-besinler-ozden-orkcu/">BU BESİNLER SONBAHAR DEPRESYONUNDAN KORUYOR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ELiF MELEK AVCI DURSUN : BATI DiYETLERi BAĞIŞIKLIĞI ZAYIFLATIYOR</title>
		<link>https://mayatta.com/diyetisyen-elif-melek-avci-dursun-bati-diyetleri-bagisikligi-zayiflatiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2020 05:33:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[BESLENME]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun]]></category>
		<category><![CDATA[gıda takviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜZELLİK]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bol kalorili, bol proteinli, bol yağlı ve kızartılmış gıdalar yönünden zengin bir beslenme olan Batı diyetleri, bağışıklık sisteminizi zayıflatarak, viral enfeksiyonlara karşı savunmanızı azaltıyor. Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun , bu diyet tarzının insan sağlığını uzun vadede de tehlikeye atan bir beslenme türü olduğuna dikkat çekerek, konuyla ilgili bilgi verdi.  Sağlıklı beslenmenin her zamankinden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/diyetisyen-elif-melek-avci-dursun-bati-diyetleri-bagisikligi-zayiflatiyor/">ELiF MELEK AVCI DURSUN : BATI DiYETLERi BAĞIŞIKLIĞI ZAYIFLATIYOR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5 class="wp-block-heading"><strong>Bol kalorili, bol proteinli, bol yağlı ve kızartılmış gıdalar yönünden zengin bir beslenme olan Batı diyetleri, bağışıklık sisteminizi zayıflatarak, viral enfeksiyonlara karşı savunmanızı azaltıyor. Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun , bu diyet tarzının insan sağlığını uzun vadede de tehlikeye atan bir beslenme türü olduğuna dikkat çekerek, konuyla ilgili bilgi verdi. </strong></h5>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="352" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/10/diyetisyen-Elif-Melek-Avci-Dursun-mayatta-1.jpg" alt="" class="wp-image-31197" srcset="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/10/diyetisyen-Elif-Melek-Avci-Dursun-mayatta-1.jpg 550w, https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/10/diyetisyen-Elif-Melek-Avci-Dursun-mayatta-1-85x54.jpg 85w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /></figure>



<p>Sağlıklı beslenmenin her zamankinden daha çok önem kazandığı pandemi sürecinde uzmanlar, özellikle bağışıklık sistemini zayıflatan Batı tarzı beslenmeye karşı uyarılarda bulunuyor. Virüsle mücadelede başarının sırrının güçlü bir bağışıklık sisteminden geçtiğini dile getiren Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun, “Güçlü bağışıklık sisteminin birinci kuralı, sağlıklı ve dengeli beslenmedir. Gelişmiş ülkelerde yaygın olan, bol kalorili, bol proteinli ve bol yağlı gıdalar yönünden zengin Batı tarzı beslenme biçimi, bağışıklık sistemini zayıflatıyor” dedi. </p>



<h5 class="wp-block-heading">VİRAL ENFEKSİYONLARA KARŞI DİRENCİ AZALTIYOR&nbsp;</h5>



<p>Batı tarzı beslenmenin bileşiminde; rafine tahıllar, kurutulmuş ve kırmızı etler, derin yağda kızartılmış yiyecekler, yüksek yağlı ürünler ve rafine şekerler gibi işlenmiş gıdaların aldığına dikkat çeken&nbsp; Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun, konuyla ilgili şunları söyledi:</p>



<p>“Yüksek enerjili Batı tarzı diyet–beslenme türü, bağışıklık sisteminin inhibishyonuna yol açmaktadır. Farelerde yapılan çalışmalar yüksek doymuş yağ tüketimi sonucu akciğer alveoler epitel hücrelerinde enfeksiyon oranının yükselmesiyle ilişkili bulunmuş ve Covid-19 hastaları ile ilişkilendirilmiştir. Doymuş yağlar aynı zamanda oksidatif stresi artırarak, bağışıklık sistemini olumsuz etkilemektedir. Batı diyetlerinin bağışıklık sistemini zayıflatarak kronik inflamasyonlara neden olmaktadır. Viral enfeksiyonlara karşı savunmayı azaltır. Obezite, diyabet, otoimmün ve kalp damar hastalıkları gibi kronik hastalıklara sahip bireylerde kronik inflamasyonlar görüldüğü için, bu kişilerin beslenme biçimi oldukça önemlidir, kontrol altına alınmalıdır.”</p>



<h5 class="wp-block-heading">AKDENİZ DİYET MODELİNİ TERCİH EDİN&nbsp;</h5>



<p>Batı tarzı beslenme türünde yer alan rafine ürünlerin bırakılması gerektiğini anlatan Diyetisyen Dursun, “Besin kalitesi yüksek besinler (meyve, sebze, tam tahıllı ürünler vb) tercih edilmelidir. Batı tarzı beslenmenin aksine Akdeniz Diyet Modeli önerilmektedir. Bileşiminde; meyve, sebze, baklagiller, zeytinyağı, kepekli tahıllar, kuruyemişler ve tekli doymamış yağların tüketimi ağırlıktadır. İkincil ağırlık fermente süt ürünleri, balık, kümes hayvanlarında olmakla beraber, kırmızı ve işlenmiş et tüketimi en alt seviyededir. Bu gıdalardan zengin dengeli bir diyet, kişinin beslenme durumunu etkileyen temel vitaminler (C, D ve E) ve mineraller (çinko, bakır, kalsiyum vb.) olmak üzere antiinflamatuar ve immünomodülatör bileşiklere yer vermektedir. Bu besinler ayrıca güçlü antioksidan ve anti- enflamatuar özelliklere sahiptir.” diye konuştu.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="363" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/10/Diyetisyen-Elif-Melek-Avci-Dursun-mayatta.jpg" alt="" class="wp-image-31198"/></figure>



<h5 class="wp-block-heading">PANDEMİ SIRASINDA GENEL DİYET ÖNERİLERİ&nbsp;</h5>



<ul class="wp-block-list"><li>Beden kütle indeksinizi 25&#8217;in altına indirin!</li><li>Yeterli, dengeli, düzenli bir beslenme modeline uygun olarak; C ve D vitamini ile Çinko içeren besinlere ağırlık veriniz.</li><li>Çözünür posa içeren (yulaf kepeği, arpa, kabuklu yemişler, tohumlar, fasulye, mercimek, bezelye ve bazı meyve ve sebzeler) ve çözünmeyen posa içeren (buğday kepeği, sebzeler ve kepekli tahıllar) lif kaynaklarının tüketimi günlük 25 – 30 gr olacak şekilde tüketiniz.&nbsp;</li><li>Oksidatif stresi azaltmak için E vitaminine önem verin. Kuruyemişler, tohumlar ve bitkisel yağlar, yeşil yapraklı sebzeler E vitamini bakımından zengindir.</li><li>Günlük 10 dakika avuç içlerinizi güneş ışığında bekletiniz ve D vitamini düzeylerinizi belli periyotlar ile kontrol ettiriniz.&nbsp;</li><li>Günlük C vitamini alımı 200 mg geçmemelidir. C vitamininden zengin meyveleri günlük ortalama 3 porsiyon olarak tüketiniz.</li><li>Haftalık 2 – 4 porsiyon balık tüketimi, omega 3 alımını artırarak, viral enfeksiyonlara karşı korunmanıza destek olur.</li><li>Günlük toplam 5 porsiyon meyve ve sebze tüketimi ile antioksidanlar, vitaminler, mineraller ve antioksidan, antiinflamatuvar özellikleri karşılanır.&nbsp;</li></ul>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/diyetisyen-elif-melek-avci-dursun-bati-diyetleri-bagisikligi-zayiflatiyor/">ELiF MELEK AVCI DURSUN : BATI DiYETLERi BAĞIŞIKLIĞI ZAYIFLATIYOR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COVID-19 AŞISINDA TÜRK BİLİM İNSANLARINA GÜVEN TAM</title>
		<link>https://mayatta.com/covid-19-asisinda-turk-bilim-insanlarina-guven-tam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2020 07:12:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[aşı üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 aşı]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYA]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[korona aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yayılma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye genelinde mobil anket olarak gerçekleştirilen “Türkiye’nin COVID-19 ile Sınavı Araştırması” her 3 kişiden 1’inin Türkiye bilim insanlarının üreteceği aşıya güveneceğini gösterdi.  Bir araştırma şirketinin yaptığı araştırmaya göre, Türkiye&#8217;nin COVID-19 ile sınavını anlamak için Türkiye temsili 1122 birey ile mobil bir araştırma gerçekleştirdi. 22 Mart 2020’de, salgının başlamasından on gün sonra, Türkiye genelinde 54 ilde mobil [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/covid-19-asisinda-turk-bilim-insanlarina-guven-tam/">COVID-19 AŞISINDA TÜRK BİLİM İNSANLARINA GÜVEN TAM</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="309" class="wp-image-31042" style="width: 550px;" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/04/covid-19-asininda-turk-bilim-insanlarina-guven-tam-mayatta.jpg" alt="Türkiye genelinde mobil anket olarak gerçekleştirilen “Türkiye’nin COVID-19 ile Sınavı Araştırması”  her 3 kişiden 1’inin Türkiye bilim insanlarının üreteceği aşıya güveneceğini gösterdi.   Bir araştırma şirketinin yaptığı araştırmaya göre, Türkiye'nin COVID-19 ile sınavını anlamak için Türkiye temsili 1122 birey ile mobil bir araştırma gerçekleştirdi. 22 Mart 2020’de, salgının başlamasından on gün sonra, Türkiye genelinde 54 ilde mobil anket yöntemiyle 8 saat içinde tamamlanan araştırmaya göre, “hangi ülkenin üreteceği aşıya güvenirsiniz?” sorusuna her 3 kişiden biri “Türkiye” cevabını verdi.   Türkiye dışında bir aşı geliştirdiğinde güvenilecek 2.ülke Çin %34 en çok Türkiye’de bir aşı üretilirse güveneceğini belirtirken, %16’lık bir kesim Çin’de geliştirilecek aşıya güven duyacağını söylüyor. Diğer güven duyulacağı belirtilen ülkeler ABD (%9) ve Almanya (%9), ardından Güney Kore (%6) ve Küba (%4). 	•	18-24 yaşlarındaki gençler arasında Türkiye cevapları %23’e gerilerken, ABD %29 ile ilk sıraya yerleşiyor.  	•	Türkiye’de geliştirilebilecek aşıya en yüksek güven 25-34 yaşlarındaki bireylerden geliyor, %48. 	•	45 yaşından itibaren, Çin’de üretilecek aşıya güven %23 seviyesine yükseliyor. Aynı şekilde, bu yaşlardaki bireylerde Almanya için verilen cevaplar da artıyor; 45-54 yaşlarında %13’e, 55-64 arasında ise %16’ya yükseldiği görülüyor.  Araştırmanın Türk halkının korona virüs ile ilgili tutumları ve davranışlarına dair ortaya çıkardığı diğer bulgular şöyle:  Korona virüs ile ilgili haberleri hemen herkes, %98, takip ediyor.  Cinsiyet, yaş ve sosyo-ekonomik sınıf dağılımı Türkiye temsili olan araştırma Türkiye’de hemen herkesin, %98, korona virüsten hızla haberdar olduğunu gösteriyor.  Virüsün bulaşmasından en çok kadınlar endişe duyuyor, %91. Her 3 kişiden 2’si (%67) halkın gerekli önlemleri almadığını düşünüyor.  Bu görüş, her 5 kişiden 4’ünün korona virüsün kendisine bulaşmasından endişe duymasını da tetikliyor, (%83).  Endişeli olma durumu kadınlar (%91) arasında erkeklere göre (%76) çok daha yaygın. Bu fark en temel önlem olan el yıkama sıklığında da görülüyor; kadınlar bir günde ortalama 18 kez el yıkadıklarını belirtirken, erkekler arasındaki el yıkama sıklığı bir günde ortalama 11 keze düşüyor.  Türkiye’nin %80’i yaşadığı şehirde korona virüs vakası olduğunu düşünüyor. Kendi yaşadığı şehirde vaka olduğunu düşünenler 18-24 yaşlarındaki gençler arasında %91, 25-34 yaşlarındakiler arasında da %84 düzeylerinde.  45-64 yaş bulunduğu şehirde vaka olmadığını düşünenlerin en fazla olduğu grup, “benim şehrimde yoktur” diyenler bu yaş grubunda %19’a yükseliyor.  #EvdeKalTürkiye Halkın çoğu, ülke yönetiminin “herkes kendi sokağa çıkma yasağını uygulamalı” çağrısına uyduğunu belirtiyor, %93. Büyük bir çoğunluk evde kalsa da, araştırmaya cevap verenler içinden %6’lık bir kesimin memlekete ya da yazlığa gittiğini ya da planladığını belirtmesi, “kendi kendini izole etmenin” gerçekten ne anlama geldiği ve seyahatin virüsün yayılmasını nasıl tetikleyebileceği konularında bilincin toplumda tam yerleşmediğini gösteriyor.  Beklenti salgının sıcak yaz aylarına kadar süreceği yönünde. En iyimser olanlar, %7, salgının 1 ay içerisinde sona ereceğini düşünürken, %21’lik bir diğer kesim 2 ay içerisinde biteceğini tahmin ediyor.  Salgının 3 ay veya daha uzun zaman alacağını düşünenler her 2 kişiden 1’i. %28’lik bir kesim salgının bitmesine 3-5 ay süre tanırken, her 4 kişiden 1’i (%25) bu sürenin 6 ay ya da daha fazla olabileceğini düşünüyor.  Tüm cevaplardan alınan ortalama, halkın ortalama 5 ayda korona virüs salgınından kurtulacağımızı öngördüğünü gösteriyor."></h4>



<h4 class="wp-block-heading">Türkiye genelinde mobil anket olarak gerçekleştirilen “Türkiye’nin COVID-19 ile Sınavı Araştırması” her 3 kişiden 1’inin Türkiye bilim insanlarının üreteceği aşıya güveneceğini gösterdi. </h4>



<p>Bir araştırma şirketinin yaptığı araştırmaya göre, Türkiye&#8217;nin COVID-19 ile sınavını anlamak için Türkiye temsili 1122 birey ile mobil bir araştırma gerçekleştirdi. 22 Mart 2020’de, salgının başlamasından on gün sonra, Türkiye genelinde 54 ilde mobil anket yöntemiyle 8 saat içinde tamamlanan araştırmaya göre, “hangi ülkenin üreteceği aşıya güvenirsiniz?” sorusuna her 3 kişiden biri “Türkiye” cevabını verdi. </p>



<p>Türkiye dışında bir aşı geliştirdiğinde güvenilecek 2.ülke Çin</p>



<p>%34 en çok Türkiye’de bir aşı üretilirse güveneceğini belirtirken, %16’lık bir kesim Çin’de geliştirilecek aşıya güven duyacağını söylüyor. Diğer güven duyulacağı belirtilen ülkeler ABD (%9) ve Almanya (%9), ardından Güney Kore (%6) ve Küba (%4).</p>



<ul class="wp-block-list"><li>18-24 yaşlarındaki gençler arasında Türkiye cevapları %23’e gerilerken, ABD %29 ile ilk sıraya yerleşiyor.&nbsp;</li><li>Türkiye’de geliştirilebilecek aşıya en yüksek güven 25-34 yaşlarındaki bireylerden geliyor, %48.</li><li>45 yaşından itibaren, Çin’de üretilecek aşıya güven %23 seviyesine yükseliyor. Aynı şekilde, bu yaşlardaki bireylerde Almanya için verilen cevaplar da artıyor; 45-54 yaşlarında %13’e, 55-64 arasında ise %16’ya yükseldiği görülüyor.</li></ul>



<p>Araştırmanın Türk halkının korona virüs ile ilgili tutumları ve davranışlarına dair ortaya çıkardığı diğer bulgular şöyle:</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Korona virüs ile ilgili haberleri hemen herkes, %98, takip ediyor.&nbsp;</strong></h4>



<p>Cinsiyet, yaş ve sosyo-ekonomik sınıf dağılımı Türkiye temsili olan araştırma Türkiye’de hemen herkesin, %98, korona virüsten hızla haberdar olduğunu gösteriyor.</p>



<p><strong>Virüsün bulaşmasından en çok kadınlar endişe duyuyor, %91.</strong></p>



<p>Her 3 kişiden 2’si (%67) halkın gerekli önlemleri almadığını düşünüyor.&nbsp;</p>



<p>Bu görüş, her 5 kişiden 4’ünün korona virüsün kendisine bulaşmasından endişe duymasını da tetikliyor, (%83).&nbsp;</p>



<p>Endişeli olma durumu kadınlar (%91) arasında erkeklere göre (%76) çok daha yaygın.</p>



<p>Bu fark en temel önlem olan el yıkama sıklığında da görülüyor; kadınlar bir günde ortalama 18 kez el yıkadıklarını belirtirken, erkekler arasındaki el yıkama sıklığı bir günde ortalama 11 keze düşüyor.&nbsp;</p>



<p><strong>Türkiye’nin %80’i yaşadığı şehirde korona virüs vakası olduğunu düşünüyor.</strong></p>



<p>Kendi yaşadığı şehirde vaka olduğunu düşünenler 18-24 yaşlarındaki gençler arasında %91, 25-34 yaşlarındakiler arasında da %84 düzeylerinde.&nbsp;</p>



<p>45-64 yaş bulunduğu şehirde vaka olmadığını düşünenlerin en fazla olduğu grup, “benim şehrimde yoktur” diyenler bu yaş grubunda %19’a yükseliyor.</p>



<p><strong>#EvdeKalTürkiye</strong></p>



<p>Halkın çoğu, ülke yönetiminin “herkes kendi sokağa çıkma yasağını uygulamalı” çağrısına uyduğunu belirtiyor, %93. Büyük bir çoğunluk evde kalsa da, araştırmaya cevap verenler içinden %6’lık bir kesimin memlekete ya da yazlığa gittiğini ya da planladığını belirtmesi, “kendi kendini izole etmenin” gerçekten ne anlama geldiği ve seyahatin virüsün yayılmasını nasıl tetikleyebileceği konularında bilincin toplumda tam yerleşmediğini gösteriyor.</p>



<p><strong>Beklenti salgının sıcak yaz aylarına kadar süreceği yönünde.</strong></p>



<p>En iyimser olanlar, %7, salgının 1 ay içerisinde sona ereceğini düşünürken, %21’lik bir diğer kesim 2 ay içerisinde biteceğini tahmin ediyor.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Salgının 3 ay veya daha uzun zaman alacağını düşünenler her 2 kişiden 1’i.</strong></h4>



<p>%28’lik bir kesim salgının bitmesine 3-5 ay süre tanırken, her 4 kişiden 1’i (%25) bu sürenin 6 ay ya da daha fazla olabileceğini düşünüyor.&nbsp;</p>



<p>Tüm cevaplardan alınan ortalama, halkın ortalama 5 ayda korona virüs salgınından kurtulacağımızı öngördüğünü gösteriyor.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/covid-19-asisinda-turk-bilim-insanlarina-guven-tam/">COVID-19 AŞISINDA TÜRK BİLİM İNSANLARINA GÜVEN TAM</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KORONAVİRÜS&#8217;E KARŞI 14 GÜN KURALI</title>
		<link>https://mayatta.com/koronavirus-covid-19-14-gun-kurali-onemli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2020 09:54:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[14gün kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[el yıkama]]></category>
		<category><![CDATA[evde karantina]]></category>
		<category><![CDATA[Fahrettin koca]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[karantina]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK BAKANLIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31030</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Covid-19&#8217;dan korunmak için 14 gün kuralını hatırlattı. Özellikle yurtdışından gelenlerin 14 boyunca evinden çıkmamasını ve yakınları da dahil olmak üzere kimseyle fiziksel temas kurmamasını önerdi. Virüsten korunmak için hazırlanan videoyu yukarıda bulunan pencereden de izleyebilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz. Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan Koronavirüs Covid-19 rehberini görüntülemek için linke tıklayabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/koronavirus-covid-19-14-gun-kurali-onemli/">KORONAVİRÜS&#8217;E KARŞI 14 GÜN KURALI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Koronavirüs Riskine Karşı Yurt Dışından Dönüşlerde 14 Gün Kuralı" width="960" height="540" src="https://www.youtube.com/embed/qsqtFjVRVpY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Covid-19&#8217;dan korunmak için 14 gün kuralını hatırlattı. Özellikle yurtdışından gelenlerin 14 boyunca evinden çıkmamasını ve yakınları da dahil olmak üzere kimseyle fiziksel temas kurmamasını önerdi. Virüsten korunmak için hazırlanan videoyu yukarıda bulunan pencereden de izleyebilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.</p>



<p></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="358" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/03/14-gun-kurali-koronavirus-covid-19.jpg" alt="" class="wp-image-31032" srcset="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/03/14-gun-kurali-koronavirus-covid-19.jpg 550w, https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/03/14-gun-kurali-koronavirus-covid-19-300x194.jpg 300w, https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/03/14-gun-kurali-koronavirus-covid-19-85x54.jpg 85w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /></figure>





<p class="has-vivid-red-color has-text-color">Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan Koronavirüs Covid-19 rehberini görüntülemek için  <a href="https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/covid19/rehberler/COVID-19_Rehberi.pdf">linke tıklayabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/koronavirus-covid-19-14-gun-kurali-onemli/">KORONAVİRÜS&#8217;E KARŞI 14 GÜN KURALI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KORONAViRÜS NEDİR?</title>
		<link>https://mayatta.com/koronavirus-covid-19-nedir-saglik-bakanligi-uyardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2020 08:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK BAKANLIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31027</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koronavirüs Nedir? Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada virüse karşı vatandaş bilgilendiriliyor. Tüm dünyaya yayılan ve ülkemizde de can almaya başlayan Koronavirüs hakkında bilinçlenmek çok önemli. Sağlık Bakanlığı&#8217;nın aldığı tüm tedbirlere rağmen yayılmaya devam eden Koronavirüs&#8217;ün daha da yayılmasını önlemek için mümkün olduğunca evden dışarı çıkmamak ve hijyene özen göstermek gerekiyor. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/koronavirus-covid-19-nedir-saglik-bakanligi-uyardi/">KORONAViRÜS NEDİR?</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="376" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/03/koronavirus-nedir-saglik-bakani-fahrettin-koca.jpg" alt="koronavirus-nedir-saglik-bakani-fahrettin-koca" class="wp-image-31028"/><figcaption>Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca</figcaption></figure>



<p>Koronavirüs Nedir? Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada virüse karşı vatandaş bilgilendiriliyor. </p>



<p>Tüm dünyaya yayılan ve ülkemizde de can almaya başlayan Koronavirüs hakkında bilinçlenmek çok önemli. Sağlık Bakanlığı&#8217;nın aldığı tüm tedbirlere rağmen yayılmaya devam eden Koronavirüs&#8217;ün daha da yayılmasını önlemek için mümkün olduğunca evden dışarı çıkmamak ve hijyene özen göstermek gerekiyor. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Koronavirüs aşağıdaki gibi tarif ediliyor.</p>



<p>Yeni Koronavirüs (COVID-19), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür.</p>



<p>Salgın başlangıçta bu bölgedeki deniz ürünleri ve hayvan pazarında bulunanlarda tespit edilmiştir. Daha sonra insandan insana bulaşarak Vuhan başta olmak üzere Hubei eyaletindeki diğer şehirlere ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin diğer eyaletlerine ve diğer dünya ülkelerine yayılmıştır.</p>



<p>Coronavirüsler, hayvanlarda veya insanlarda hastalığa neden olabilecek büyük bir virüs ailesidir. İnsanlarda, birkaç koronavirüsün soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) gibi daha şiddetli hastalıklara kadar solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğu bilinmektedir. Koronavirüs hastalığına COVID-19 neden olur.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/koronavirus-covid-19-nedir-saglik-bakanligi-uyardi/">KORONAViRÜS NEDİR?</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
