<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hasta Archives - Mayatta</title>
	<atom:link href="https://mayatta.com/tag/hasta/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mayatta.com/tag/hasta/</link>
	<description>Cemiyet, magazin ve yaşam haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Feb 2022 07:27:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/09/cropped-mayatta-magazin-haberleri-logo-favicon-16.09.2022-32x32.jpeg</url>
	<title>hasta Archives - Mayatta</title>
	<link>https://mayatta.com/tag/hasta/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ARTE CERRAHi HASTANESi ÖZEL BİR DAVETLE AÇILDI</title>
		<link>https://mayatta.com/arte-cerrahi-hastanesi-ozel-bir-davetle-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Feb 2017 12:26:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DAVET]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[AÇILIŞ]]></category>
		<category><![CDATA[alberto gonzales cassals]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[Arte Cerrahi Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[başkent]]></category>
		<category><![CDATA[can gürler]]></category>
		<category><![CDATA[ÇAYYOLU]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[irfan gürler]]></category>
		<category><![CDATA[kurdele]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[magazinbugün]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet auf]]></category>
		<category><![CDATA[Metin bostancıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[necati yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[OĞUZ ENGİZ]]></category>
		<category><![CDATA[önder cavcav]]></category>
		<category><![CDATA[SİNAN AYGÜN]]></category>
		<category><![CDATA[TÖREN]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamkent]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=24961</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arte Cerrahi Hastanesi özel bir davetle, Çayyolu’nda açıldı. Açılış törenine CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, CHP Eski Milletvekili Sinan Aygün, Küba’nın Ankara Büyükelçisi Alberto Gonzales Casals, Gençler Birliği Spor Kulübü Başkanı Önder Cavcav, Milli Eğitim Eski Bakanlarından Metin Bostancıoğlu, Oyuncu Mehmet Auf ve Prof Dr. Çetin Harmankaya’nın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Kokteylin ardından [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/arte-cerrahi-hastanesi-ozel-bir-davetle-acildi/">ARTE CERRAHi HASTANESi ÖZEL BİR DAVETLE AÇILDI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/02/arte-cerrahi-hastanesi-acilis-Alberto_Gonzales_Casals-irfan_Gurler-Necati_Yilmaz-onder_Cavcav-Can_Gurler-mayatta.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-24962 size-full" title="arte cerrahi hastanesi açıldı." src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/02/arte-cerrahi-hastanesi-acilis-Alberto_Gonzales_Casals-irfan_Gurler-Necati_Yilmaz-onder_Cavcav-Can_Gurler-mayatta.jpg" alt="arte cerrahi hastanesi açıldı." width="550" height="367" /></a></p>
<h4><span style="color: #000000;">Arte Cerrahi Hastanesi özel bir davetle, Çayyolu’nda açıldı. Açılış törenine CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, CHP Eski Milletvekili Sinan Aygün, Küba’nın Ankara Büyükelçisi Alberto Gonzales Casals, Gençler Birliği Spor Kulübü Başkanı Önder Cavcav, Milli Eğitim Eski Bakanlarından Metin Bostancıoğlu, Oyuncu Mehmet Auf ve Prof Dr. Çetin Harmankaya’nın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Kokteylin ardından kurdele kesme töreni gerçekleştirildi. Çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşen açılış töreninde kurdeleyi, Alberto Gonzales Casals, İrfan Gürler, Necati Çetinkaya, Önder Cavcav ve Can Gürler birlikte kesti.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">Can Gürler ve Oğuz Engiz Konuklarla İlgilendi</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Kurdele kesimi öncesi ve sonrasında; Hastane Kurucusu Can Gürler ve Hastane Genel Müdürü Oğuz Engiz misafirleriyle ilgilenirken hastane hakkında bilgiler de verdi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Arte Cerrahi Hastanesi’nde tam donanımlı ameliyathaneler, yoğun bakım ünitesi, doğumhane ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi bulunuyor. 75 yataklı butik hastanede bununla birlikte, dünya standartlarında sağlık hizmeti uygun maliyetlerle sunuluyor. Dahiliye, pediatri, kardiyoloji, dermatoloji, nöroloji, göğüs hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, ortopedi, üroloji, genel cerrahi, göz, ağız ve diş sağlığı, kulak-burun-boğaz, branşlarının bulunduğu hastanede; normal doğum ve sezaryen doğumları yapılabiliyor. Genel yoğun bakım ve koroner yoğun bakım ünitelerine ek olarak tam donanımlı bir radyoloji ünitesi ve tıbbi laboratuvar altyapısı da bulunuyor.</span></p>
<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/02/arte-cerrahi-hastanesi-acilis-hastane-personeli-mayatta-haber.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-24963 size-full" title="arte cerrahi hastanesi açıldı." src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/02/arte-cerrahi-hastanesi-acilis-hastane-personeli-mayatta-haber.jpg" alt="arte cerrahi hastanesi açıldı." width="550" height="373" /></a></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff;" href="https://www.facebook.com/Mayattamagazin" target="_blank">mayatta.com’u sosyal medyada takip ediniz</a></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>YASAL UYARI:</strong></span> Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece <span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff;" href="https://mayatta.com/">mayatta.com</a></span>’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.</span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/arte-cerrahi-hastanesi-ozel-bir-davetle-acildi/">ARTE CERRAHi HASTANESi ÖZEL BİR DAVETLE AÇILDI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MiGREN ŞiKAYETLERiNE KARŞI 7 ÖNERi</title>
		<link>https://mayatta.com/migren-basagrisi-sikayetine-karsi-7-oneri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2017 21:01:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[botoks tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[magazinbugün]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[migren]]></category>
		<category><![CDATA[parlak ışık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[uyku düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[uz. dr. bilge bıyıklı]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=24489</guid>

					<description><![CDATA[<p>Migren bir çok kişinin yaşamını etkileyen bir sorun. Şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı ve aşırı gürültüden rahatsız olma gibi belirtilerle kendini gösteren migren, kişinin iş ve sosyal yaşamını ciddi boyutlarda aksatabiliyor. Atak geçiren kişi zaman zaman işine gidemiyor, planlı bir sosyal aktivitesi varsa iptal edebiliyor veya atak geldiği zaman tüm işlerini bir kenara bırakıp karanlık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/migren-basagrisi-sikayetine-karsi-7-oneri/">MiGREN ŞiKAYETLERiNE KARŞI 7 ÖNERi</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a style="color: #000000;" href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/01/uzman-doktor-bilge-biyikli-migren-sikayetine-karsi-7-oneri.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-24490 size-full alignright" title="Uz. Dr. Bilge Bıyıklı" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/01/uzman-doktor-bilge-biyikli-migren-sikayetine-karsi-7-oneri.jpg" alt="Uz. Dr. Bilge Bıyıklı " width="263" height="350" /></a></p>
<h4><span style="color: #000000;">Migren bir çok kişinin yaşamını etkileyen bir sorun. Şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı ve aşırı gürültüden rahatsız olma gibi belirtilerle kendini gösteren migren, kişinin iş ve sosyal yaşamını ciddi boyutlarda aksatabiliyor.</span></h4>
<p><span style="color: #000000;"> Atak geçiren kişi zaman zaman işine gidemiyor, planlı bir sosyal aktivitesi varsa iptal edebiliyor veya atak geldiği zaman tüm işlerini bir kenara bırakıp karanlık ve sessiz bir ortamda ağrının geçmesini bekliyor. Uz. Dr. Bilge Bıyıklı ansızın ortaya çıkıp hayatı dayanılmaz hale getirebilen migren hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Stres migrenin en önemli nedenidir </strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Migren, ani bir stres olduğunda hemen başın ağrıması ya da ağrı sıklığının artması şeklinde gelişmektedir. Uykusuzluk ya da çok uyumak, uzun süreli açlık da tetikleyici sebepler arasında yer almaktadır. Adet dönemlerinde hormonal değişiklikten dolayı ağrılarda artış gözlenmektedir. Lodos esen havalar, sigara içmeyen biri için yoğun dumanlı ve yoğun ışıklı ortamda bulunmak, mayalı ve alkollü içecekler, deterjan kokuları, parfüm kokuları da migreni tetikleyen sebepler arasındadır.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Tedavide hedef ağrı sıklığını azaltmak</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;">Migren tanısı konulduktan sonra tedaviyi belirleyen en önemli şey hastanın atak sıklığıdır. Hasta bir ay içerisinde üç ya da üçten fazla ağrı yaşıyorsa koruyucu bir tedavi uygulanarak ağrıların sıklığının azaltılması gerekir. Eğer hastanın ağrısı üçten az ise sadece ağrı olduğu sırada ağrı kesicinin uygulanmasıyla ağrının geçirilmesi yoluna gidilmektedir. Migren hastalarının ağrı başlangıcında en etkili ilacı almaları gerekir. Ağrı kesici almak geciktirildiği takdirde, ağrı iyice şiddetlendikten sonra ağrıyı geçirmek daha zordur.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Botoks en etkili yöntem</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;">Eğer bir hasta ayda 8 ve üzeri atak ve ayın 15 günden fazlasını ağrılı geçiriyorsa kronik migrendir. Kronik migren hastalarında yeni tedavi yöntemi olarak botoks işlemi uygulanmaktadır. Kaslara botoks toksini diye adlandırılan, kırışıklıklar için kullanılan ilaç ile aynı madde enjekte edilir ve kasların aktivitesinin azaltılması amaçlanır. Bu ilaç yüzde alın bölgesi, her iki şakak bölgesi, başın arka kısmı, boyun bölgesindeki belirli noktalara 10 dakikalık bir işlemle uygulanmaktadır. Kasların aktivitesi azaldığı zaman ağrı da azalmaktadır. Daha çok gergin olan kas gruplarına daha yoğun miktarda madde enjekte edilirken, az gergin olan kas gruplarına daha az miktarda uygulama yapılır. Tekrarlanan tedavilerle hastada sürekli bir iyileşme sağlanmaktadır.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Migrenden korunmak için;</strong></span></h5>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Uyku düzeninizi ihmal etmeyin</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Yeterli ve dengeli beslenin, kesinlikle öğün atlamayın</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Gerilim ve stresten mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Düzenli spor yapın</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Lodos esen havalarda dışarı çıkmamaya özen gösterin</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Parlak ışık, yüksek sesli ortamlar ve keskin kokulardan uzak durun</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Günde ortalama 2-3 litre su için</span></li>
</ul>
<p>mayatta.com’u sosyal medyada takip ediniz</p>
<p><strong>YASAL UYARI:</strong> Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece mayatta.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/migren-basagrisi-sikayetine-karsi-7-oneri/">MiGREN ŞiKAYETLERiNE KARŞI 7 ÖNERi</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÖK HÜCRE NAKLİ BEKLEYEN HASTALARA MÜJDE</title>
		<link>https://mayatta.com/kok-hucre-nakli-bekleyen-hastalara-mujde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2014 21:47:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[HASTALIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=12259</guid>

					<description><![CDATA[<p>YARI UYUMLU VERİCİDEN NAKİL YAPILACAK Kök hücre nakli bekleyen hastaların yüzde 60’ı akraba dışında verici bulabiliyor. Ankara Üniversitesi’nin çalışmasıyla artık yarı uyumlu vericiden de nakil yapılabilecek. Böylece nakil bekleme süresi azalacak. Verici bulma oranı yüzde 95’e çıkacak. Yabancı kaynaklara ödenen yüklü miktarların önüne geçilecek. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ‘Hematolojik Maligniteli Hastalarda Haploidentik Allojeneik KökHücre Nakillerinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kok-hucre-nakli-bekleyen-hastalara-mujde/">KÖK HÜCRE NAKLİ BEKLEYEN HASTALARA MÜJDE</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/wpid-14056897692831.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone" title="kok hucre tedavi" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/wpid-14056897692831.jpg" alt="kök hücre tedavi" width="640" height="332" /></a></p>
<h4>YARI UYUMLU VERİCİDEN NAKİL YAPILACAK</h4>
<p>Kök hücre nakli bekleyen hastaların yüzde 60’ı akraba dışında verici bulabiliyor. Ankara Üniversitesi’nin çalışmasıyla artık yarı uyumlu vericiden de nakil yapılabilecek. Böylece nakil bekleme süresi azalacak. Verici bulma oranı yüzde 95’e çıkacak. Yabancı kaynaklara ödenen yüklü miktarların önüne geçilecek.</p>
<p>Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ‘Hematolojik Maligniteli Hastalarda Haploidentik Allojeneik KökHücre Nakillerinde Mezenkimal Kök Hücre Uygulaması’ adlı çalışması TÜBİTAK tarafından kabul edildi. TÜBİTAK’ın “Öncelikli Alanlar Ar- Ge Projeleri Destekleme Programı” kapsamında çalışma yapacak olan Ankara Üniversitesi, yarı uyumlu vericiden kök hücre nakli için harekete geçti.</p>
<h4>YABANCIYA HARCAMA AZALACAK</h4>
<p>Çalışma hakkında bilgi veren Ankara Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Önder Arslan, proje sayesinde verici sorunun en aza indirgeneceğini belirtti. Böylece nakil bekleme süresinin kısalacağına işaret eden Arslan, “İnsan lökosit antijenleri (HLA) doku grubu, tam uyumlu vericisi olmayan ve nakle ulaşmayı bekleyen hastalarda başka vericiden kökhücre naklini olanaklı kılacak” dedi.  Kardeşten verici bulunamadığı durumlarda yurtdışı kökhücre bankalarından ve kordon kanı bankalarından kök hücre getirildiğini kaydeden Arslan, yabancı kök hücre kaynaklarına ödenen harcamaların büyük ölçüde önüne geçileceğinin altını çizdi.</p>
<h4>VERİCİ BULMA YÜZDE 95’E ÇIKACAK</h4>
<p>Çalışmaya yarı uyumlu başka vericiden kökhücre nakli endikasyonu konulan gönüllü hastalar da dahil edilecek. Hastaların yüzde 30’unda tam uyumlu kardeş vericinin bulunduğunu vurgulayan Arslan, akraba dışı verici bulma durumunun yüzde 60 olduğunu aktardı. Arslan, “Haploidentik allojeneik hematopoetik kökhücre nakli (HAKHN) verici sorununu ortadan kaldıracak. Doku grubu haploidentik nakillerde verici bulma oranı yüzde 95’e çıkıyor” ifadesini kullandı.</p>
<p>ALTERNATİF NAKİL YÖNTEMİ</p>
<p>Projenin, kökhücre nakli gereken hastaların bu tedaviye ulaşmasını sağlayacak alternatif nakil yöntemi olduğunu kaydeden Arslan, çalışma ile uygun donör vericisi olmayan hastalara tedavi seçeneğini sunmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kok-hucre-nakli-bekleyen-hastalara-mujde/">KÖK HÜCRE NAKLİ BEKLEYEN HASTALARA MÜJDE</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KALBİNİZİ VE BEYNİNİZİ FINDIK YİYEREK KORUYUN</title>
		<link>https://mayatta.com/kalbinizi-ve-beyninizi-findik-yiyerek-koruyun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2014 11:03:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beyin sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bunama]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[doymamış yağ]]></category>
		<category><![CDATA[fındık]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kolestrol]]></category>
		<category><![CDATA[nezihi küçükarslan]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=10152</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof Dr. Nezihi Küçükarslan, Günde bir avucu geçmeyecek şekilde fındık tüketmenin, beyin sağlığını koruduğu ve halk arasında &#8220;bunama&#8221; olarak bilinen hastalığı önlemeye yardımcı olduğu söyledi. insanların yaşam süreleri uzadıkça, &#8220;demans&#8221; (bunama) olarak adlandırılan rahatsızlığın görülme sıklığının da arttığını belirteren Nezihi Küçükarslan, &#8220;Alzheimer hastalığı demansa yol açan hastalıkların başında geliyor. Oran 60 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kalbinizi-ve-beyninizi-findik-yiyerek-koruyun/">KALBİNİZİ VE BEYNİNİZİ FINDIK YİYEREK KORUYUN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/05/findik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-10150 size-full" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/05/findik.jpg" alt="KALBİNİZİ VE BEYNİNİZİ FINDIK YİYEREK KORUYUN" width="625" height="424" /></a></p>
<h4>Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof Dr. Nezihi Küçükarslan, Günde bir avucu geçmeyecek şekilde fındık tüketmenin, beyin sağlığını koruduğu ve halk arasında &#8220;bunama&#8221; olarak bilinen hastalığı önlemeye yardımcı olduğu söyledi.</h4>
<p>insanların yaşam süreleri uzadıkça, &#8220;demans&#8221; (bunama) olarak adlandırılan rahatsızlığın görülme sıklığının da arttığını belirteren Nezihi Küçükarslan, &#8220;Alzheimer hastalığı demansa yol açan hastalıkların başında geliyor. Oran 60 yaşındaki kişilerde yüzde 1 iken, 90 yaşın üzerindeki bireylerde bu yüzde 50&#8217;nin üzerindedir&#8221; dedi.</p>
<p>Doymuş yağlardan uzak beslenmenin kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde önemli olduğunu vurgulayan Küçükarslan, doymamış yağların kalbi koruduğunu da söyledi.  Dr Küçükaslan: ”Yapılan araştırmalar bize göstermiştir ki fındık doymuş yağlardan az doymamış yağlardan zengin bir besin, yani kalbimizi korumamız için ideal bir besin maddesi. Tansiyonu, kalp krizlerini önlemesi ve damarları kuvvetlendirmesi de fındığın diğer faydaları. İçindeki doymamış yağlar sayesinde total kolesterol ve kötü huylu kolesterol dediğimiz &#8216;LDL&#8217; oranlarının görülür oranda azalmasını sağlıyor.&#8221;</p>
<h4><strong>Beyin için de faydalı</strong></h4>
<p>Prof. Dr. Nezihi Küçükarslan, uluslararası alzheimer araştırmalarında hastalığın beyinde &#8216;amyloid&#8217; adlı bir maddenin birikmesiyle ortaya çıktığının anlaşıldığını ifade ederek, &#8220;Bu madde amyloid plakları oluşturuyor ve sonuçta halk arasında bunama denilen hastalık meydana geliyor. Yüksek seviyede iyi huylu kolesterol ve düşük seviyedeki kötü huylu kolesterol kalbi ve damar sistemi korurken aynı zamanda amyloid adı verilen bu maddenin başlangıcı olan appoprotein ve beta-amyloid oluşumunu da azaltmakta&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Nezihi Küçükarslan, &#8220;Demir, bakır, selenyum, magnezyum, potasyum, fosfor, çinko, gibi minerallerin doğal kaynağı olan fındık, kalbimizin yanı sıra beyin ve sinir sistemimizi de koruyor. Kalp hastalıklarından ve bunamadan korunmak istiyorsanız günde bir avuç fındığı ihmal etmeyin&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kalbinizi-ve-beyninizi-findik-yiyerek-koruyun/">KALBİNİZİ VE BEYNİNİZİ FINDIK YİYEREK KORUYUN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEME KANSERİNE KARŞI BİLGİ VERDİLER</title>
		<link>https://mayatta.com/meme-kanseri-konferans-deniz-demiryurek-isil-turkmen-soygur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 May 2014 19:46:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[AHSEN DEMİRCİ]]></category>
		<category><![CDATA[AYLİN ÖZAL]]></category>
		<category><![CDATA[BELİZ BÜYÜKHANLI]]></category>
		<category><![CDATA[DENİZ DEMİRYÜREK]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[EBRU DEMİRYÜREK]]></category>
		<category><![CDATA[EDA DURKAN]]></category>
		<category><![CDATA[ELA GÜRBÜZ]]></category>
		<category><![CDATA[FERAY CANDAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ışıl türkmen soygür]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[NESLİHAN UZEL]]></category>
		<category><![CDATA[nilgün seler]]></category>
		<category><![CDATA[nur yavuzer]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sheraton ankara]]></category>
		<category><![CDATA[TUĞÇE İNAL]]></category>
		<category><![CDATA[ZEYNEP BEKÇİOĞLU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=9945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın kanser hastalıkları içerisinde en çok ölüme sebep olan meme kanseri konusunda bilinçlendirme amaçlı bir konferans düzenlendi. Hacettepe Üniversitesi Anatomi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Demiryürek ile Uzman Radyolog Dr. Işıl Türkmen Soygür tarafından düzenlenen konferansta, cemiyet hayatının seçkin kadınları meme kanseri ile ilgili bilgi sahibi oldu. Sheraton Otelindeki konferansta, meme kanserine yakalananların [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/meme-kanseri-konferans-deniz-demiryurek-isil-turkmen-soygur/">MEME KANSERİNE KARŞI BİLGİ VERDİLER</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/05/mayatta-deniz-demiryurek.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-9949 " src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/05/mayatta-deniz-demiryurek.jpg" alt="mayatta - deniz demiryurek" width="553" height="368" /></a></p>
<h4>Kadın kanser hastalıkları içerisinde en çok ölüme sebep olan meme kanseri konusunda bilinçlendirme amaçlı bir konferans düzenlendi.</h4>
<p>Hacettepe Üniversitesi Anatomi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Demiryürek ile Uzman Radyolog Dr. Işıl Türkmen Soygür tarafından düzenlenen konferansta, cemiyet hayatının seçkin kadınları meme kanseri ile ilgili bilgi sahibi oldu. Sheraton Otelindeki konferansta, meme kanserine yakalananların %85-90’ının çevresel etkenler sebebiyle hastalandığı üzerinde duruldu. Erken teşhisin önemini vurgulayan konuşmacılar 40 yaşından sonra her kadının mutlaka senede bir kez muayene olması gerektiğini belirtti.</p>
<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/05/mayatta-isil-turkmen-soygur1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-16194" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/05/mayatta-isil-turkmen-soygur1.jpg" alt="mayatta - isil turkmen soygur" width="550" height="366" /></a></p>
<p>Konuşmalardan dikkat çeken cümleler şöyle:</p>
<p>-Meme kanseri kadınlar kadar erkekleri de tehdit ediyor.</p>
<p>-Kişiler öncelikle kendi kendisini muayene ederek önlem almalıdır.</p>
<p>-Erken tanı hastayı kurtarma oranını %40 arttırıyor</p>
<p><b>-Kendi kendine yapılan 3 çeşit muayene şekli vardır.</b></p>
<p>1-Yatarken Elle 2-Ayakta Elle 3-Ayna karşısında</p>
<p>-Anormal şişlikler, meme başında değişmeler, renk ve damarlarda değişmeler ve simetri bozulması gibi durumlarda doktor muayenesi öneriliyor.</p>
<p>-Her 8 kadından birisinin risk altında bulunduğu meme kanseri tanısına yeni teknoloji dijital mamografi cihazları tanıyı kolaylaştırıyor.</p>
<p><b>Riski Arttıran Faktörler;</b></p>
<p>-30 yaşından sonra doğum yapmak</p>
<p>-Doğum kontrol hapı kullanmak</p>
<p>-Aile ve gen faktörü</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/meme-kanseri-konferans-deniz-demiryurek-isil-turkmen-soygur/">MEME KANSERİNE KARŞI BİLGİ VERDİLER</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bel Ağrısı Şikayetlerini Ciddiye Alın</title>
		<link>https://mayatta.com/bel-agrisi-ankilozan-spondilit-sikayetlerini-ciddiye-alin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 May 2014 12:13:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ankilozan spondilit]]></category>
		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bel fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[dr gülcan gürer]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[iltihaplı romatizmal]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[siyatik]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=9636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Gülcan Gürer, Dünya Ankilozan Spondilit Haftası sebebiyle özellikle 20 ile 40 yaş civarında genç erkeklerde rastlanan ankilozan spondilitin diğer bel ağrılarından nasıl ayırt edilebileceğini ve yapılması gerekenleri anlattı. Omurga, kuyruk sokumu kemiği ve leğen kemiğini birleştiren eklemleri etkileyen iltihaplı romatizmal bir hastalık olan ankilozan spondilit için genetik yatkınlık önemli bir faktör. Sabahları ağrıyla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/bel-agrisi-ankilozan-spondilit-sikayetlerini-ciddiye-alin/">Bel Ağrısı Şikayetlerini Ciddiye Alın</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/05/DR-GULCAN-GURER-01.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9633" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/05/DR-GULCAN-GURER-01.jpg" alt="DR-GULCAN-GURER-01" width="640" height="480" /></a></p>
<p>Prof. Dr. Gülcan Gürer, Dünya Ankilozan Spondilit Haftası sebebiyle özellikle 20 ile 40 yaş civarında genç erkeklerde rastlanan ankilozan spondilitin diğer bel ağrılarından nasıl ayırt edilebileceğini ve yapılması gerekenleri anlattı.</p>
<p>Omurga, kuyruk sokumu kemiği ve leğen kemiğini birleştiren eklemleri etkileyen iltihaplı romatizmal bir hastalık olan ankilozan spondilit için genetik yatkınlık önemli bir faktör.</p>
<p>Sabahları ağrıyla uyananlar, özellikle belde, kalçada, boyunda, sırtta yarım saatin üzerinde sabah tutukluğu ya da sertlik olanlar dikkat</p>
<p>“Önce genellikle kalçalarda başlayan, daha sonra bel, sırt ve boyuna kadar yayılarak ilerleyebilen ankilozan spondilit, halk arasında Suna Pekuysal ve Ahmet Mete Işıkara hastalığı olarak da bilinmektedir. Ankilozan spondilit hastalığı ailede varsa çocuklarda görülme riski daha yüksek olmaktadır. Ankilozan spondilit genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı bir hastalıktır. Yatkınlığı artıran genetik faktörlerin başında HLA-B27 geni gelir. Bu genin bulunduğu hastalarda hastalık, daha şiddetli seyredebilirken, HLA-B27-negatif hastalarda daha iyi seyirli olabilmektedir. Kimi zaman hastanın hiçbir şikayeti olmazken, kimi zaman alevlenmeler olur” diyen Adnan Menderes Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı ve Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülcan Gürer, hastalık erken dönemde teşhis edilirse ilerlemesinin durdurulabileceğini belirterek bunun için erken tanının önemini vurguluyor. “Ayrıca erken dönemde, yani eklemlerde herhangi bir hasar oluşmadan hastalık teşhis edilirse, hastaya verilecek tavsiye, ev egzersiz programları ve ilaçlarla eklemlerde hasarın artması engellenebilir. Bu hastalıkta egzersiz yani hareket çok önemlidir. Bu hastalar mutlaka doktorunun önerdiği egzersizleri düzenli yapmalı ve belli aralarla doktoruna kontrole gitmelidir” şeklinde konuşuyor.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/bel-agrisi-ankilozan-spondilit-sikayetlerini-ciddiye-alin/">Bel Ağrısı Şikayetlerini Ciddiye Alın</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AŞı 25 MİLYON HAYAT KURTARIYOR</title>
		<link>https://mayatta.com/asi-25-milyon-hayat-kurtariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Koç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2014 22:41:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılanma]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklama]]></category>
		<category><![CDATA[BAKIM]]></category>
		<category><![CDATA[başkent]]></category>
		<category><![CDATA[BEDEN]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[CEMİYET]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[HASTALIK]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[prof dr mehmet ceyhan]]></category>
		<category><![CDATA[REJİM]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK BAKANLIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[VÜCUT]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=8689</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşı lar her yıl dünyada 25 milyon kişinin hayatını kurtarıyor! Bu yıl 24 Nisan-30 Nisan 2014 tarihleri arasında düzenlenen Dünya Bağışıklama Haftası’nda toplumun aşılama ve aşı ile korunulabilir hastalıklar konusundaki farkındalığının artırılması ve bilgilendirilmesi hedefleniyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda aşılamayla önlenebilen enfeksiyon hastalıklarında önemli başarılar sağlandığını aşıyla birçok hastalıktan korunmanın mümkün olduğunu belirterek, Türkiye&#8217;nin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/asi-25-milyon-hayat-kurtariyor/">AŞı 25 MİLYON HAYAT KURTARIYOR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><strong><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/insan_mikrop.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-8690 size-full aligncenter" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/insan_mikrop.jpg" alt="Aşı lar her yıl dünyada 25 milyon kişinin hayatını kurtarıyor!" width="640" height="480" /></a></strong></h4>
<h4><strong>Aşı lar her yıl dünyada 25 milyon kişinin hayatını kurtarıyor!</strong></h4>
<p>Bu yıl 24 Nisan-30 Nisan 2014 tarihleri arasında düzenlenen Dünya Bağışıklama Haftası’nda toplumun aşılama ve aşı ile korunulabilir hastalıklar konusundaki farkındalığının artırılması ve bilgilendirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda aşılamayla önlenebilen enfeksiyon hastalıklarında önemli başarılar sağlandığını aşıyla birçok hastalıktan korunmanın mümkün olduğunu belirterek, Türkiye&#8217;nin de aşı programında birçok gelişmiş ülke ile aynı seviyede olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, risk grubundaki yetişkinlerin de aşı olması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Dünyada her yıl 25 milyon kişi aşılar sayesinde hayata tutunuyor. Aşılar ile pek çok hastalığın zaman içerisinde kökünün kazındığını ifade eden Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan “Bugün Türkiye’de uygulanan Genişletilmiş Bağışıklama Programı ile yılda 14 binden fazla çocuğumuzun 13 farklı hastalıktan kaybedilmesinin önüne geçiliyor. Bulduğumuz rakama göre eğer hiç aşı yapmasaydık yılda 14 bin  kişiyi aşıyla korunulabilir hastalıklardan dolayı kaybediyor olacaktık” şeklinde konuşuyor. Aşılamanın yalnızca çocuklar için geçerli olmadığını, yetişkinlerin de olması gereken aşılar bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Mehmet Ceyhan bunlar hakkında farkındalığın artırılması gerektiğini söylüyor.</p>
<p style="text-align: left;">Genelde aşılamanın dünyanın her yerinde çocuklara bir program dahilinde devletler tarafından uygulanarak başladığını ifade ederek “Yetişkinler için dünyada henüz böyle bir uygulama bulunmamaktadır. Yetişkin aşılamaları dünyada bu işi en iyi yapan İskandinav ülkelerinde bile yüzde 50’leri geçmiyor. Bizim gibi ülkelerdeyse, gripte oran biraz daha yüksek olsa da pnömokok aşısı dediğimiz zatürreye karşı aşılanma oranı yüzde 1’in altında. Oysa aşılanması gereken birçok risk grubu var” şeklinde konuşuyor.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kronik hastalığı olanlar mutlaka aşılanmalı</strong></p>
<p>“Aşılama yalnızca çocuklara yapılır diye bir şey yoktur. Erişkinlik dönemi boyunca yapılması gereken pek çok aşılama vardır” diyen Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Korunma doğar doğmaz çocukluk çağıyla başlar, ancak yinelenmesi gerekir. Yetişkinlikte de hasta olma olasılığı küçümsenmemelidir. Altta yatan, kronik hastalığı olan kişiler bu nedenle duyarlı ve farkında olmalıdır. 65 yaş üzeri kişiler ile kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalarının, 5 yılda bir pnömoni (zatürre) aşısı, her yıl da grip aşısı yaptırmaları gereklidir. Bunun için yoğun eğitim faaliyetlerinin yürütülmesine ihtiyacımız var” diye konuşuyor.</p>
<h4><strong>Kimler risk grubunda?</strong></h4>
<p>“Dünyanın her yerinde çocuk aşılaması yetişkin aşılamasına göre daha yaygın ilerliyor. Örneğin pnömokok aşısında çocukluk çağındaki aşılama oranlarının Türkiye’de yüzde 97 gibi yüksek rakamlara ulaşarak oldukça başarılı bir noktaya geldi. 2009 yılına kadar yılda 1500 çocuğu menenjit nedeniyle kaybediyorduk. Bu oran, aşılamayla çok büyük düşüş gösterdi. Aşı, zatürre vakalarında ve orta kulak iltihabında yüzde 40 koruma sağlıyor” diyen Ceyhan, kronik akciğer hastaları, kronik kalp hastaları, koroner kalp hastalığı olanlar, KOAH ya da astım gibi solunum yolu hastalıkları olanlar, şeker hastalığı olanlar, kronik böbrek yetmezliği ve kronik karaciğer hastalığı olanlar ve 65 yaş üstü kişilerin risk grubunda yer aldığını belirtti. “Zatürre her yaşta görülmekle birlikte en çok bebeklerde ve 60 yaş üstü kişilerde ölüme neden oluyor. Bunlar bağışıklık problemleri nedeniyle zatürre geçirirse daha ağır seyredebilecek gruplar. Sağlık Bakanlığı verilerine göre zatürre Türkiye’de 1-4 yaş arasındaki çocuklarda yüzde 22 oranla en çok görülen ölüm nedeni” dedi.</p>
<p>Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan pnömokok bakterisinin zatürre dışında pek çok hastalığa neden olduğunu da ifade etti. Pnömokokun zatürrede, kulak iltihaplarında, sinüzitte, menenjitte, kana bakteri karışmasında en sık görülen etken olduğunu belirtti.</p>
<h4><strong>İşgücü kaybını engelliyor, sağlık harcamalarını azaltıyor</strong></h4>
<p>Yetişkinlerde aşı uygulamalarının daha yaygınlaşması için hekim ve hastalarda yeterli bilincin geliştirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan “Aşılar korunmanın yanı sıra tasarruf sağlar, işgücü kaybını engeller, sağlık harcamalarını azaltır. Aşı ilaçtan farklıdır. Hasta olmadan olası riske karşı alınan bir önlemdir. Yaptığımız maliyet yarar analizine göre aşı giderleri ile aşısız giderleri karşılaştırdığımızda bir yılda 20 milyar lira tasarruf etmek mümkün. Risk grubu dediğimiz hastalara bakan göğüs hastalıkları uzmanları, dahiliye uzmanları, şeker hastaları risk grubunda olduğu için endokrinoloji uzmanları, böbrek hastaları risk grubunda olduğu için nefroloji uzmanları ve aile hekimleri hem kendileri bilinçlenerek hem de risk grubundaki hastalarını aşılanmaya teşvik etmeliler” diyerek aşılamada hekim tavsiyesinin önemini vurguladı.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/asi-25-milyon-hayat-kurtariyor/">AŞı 25 MİLYON HAYAT KURTARIYOR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HEMOFiLi HASTALARI HAYATLA BARIŞIK YAŞAYABİLİR</title>
		<link>https://mayatta.com/hemofili-hastalar-hayatla-barisik-yasayabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2014 10:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[dünya hemofili günü]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hemofili]]></category>
		<category><![CDATA[kanama]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=8602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün ülkemizde 6500, dünyada 550.000 kadar hemofili hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu hastalardan ülkemizde sadece 4800 dünyada ise 160.000 kadarına tedavi olanağı sunulabiliyor. 17 Nisan Dünya Hemofili Günü’nde, Türkiye Hemofili Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Zülfikar hemofili ve diğer kanama-pıhtılaşma bozuklukları konusunda bilgiler verdi, “Günümüzde hemofiliklerin diş çekimi ve tedavileri, sünnetler, en ağır ameliyatlar bile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/hemofili-hastalar-hayatla-barisik-yasayabilir/">HEMOFiLi HASTALARI HAYATLA BARIŞIK YAŞAYABİLİR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/dunya-hemofili-gunu.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-26467" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/dunya-hemofili-gunu.jpg" alt="dunya hemofili gunu" width="550" height="431" /></a></p>
<h4>Bugün ülkemizde 6500, dünyada 550.000 kadar hemofili hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu hastalardan ülkemizde sadece 4800 dünyada ise 160.000 kadarına tedavi olanağı sunulabiliyor.</h4>
<p>17 Nisan Dünya Hemofili Günü’nde, Türkiye Hemofili Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Zülfikar hemofili ve diğer kanama-pıhtılaşma bozuklukları konusunda bilgiler verdi, “Günümüzde hemofiliklerin diş çekimi ve tedavileri, sünnetler, en ağır ameliyatlar bile kolaylıkla yapılabilmektedir” dedi.</p>
<p>“Kanın pıhtılaşamaması hastalığı” olarak bilinen hemofili, Türkiye’de yaklaşık 7 bin hastayı ve yakınlarıyla birlikte on binlerce kişiyi etkiliyor. Çoğunlukla kadınlar taşıyıcı, erkek çocukları ise hasta olarak doğuyor. Prof. Dr. Bülent Zülfikar “Hemofili ömür boyu sürer ve kanamalarla devam eder. Hastaların %70’e yakınına hastalık aileden kalıtımsal yolla geçiyor. Ülkemizdeki yaklaşık 7000 hastanın 4000 kadarı Hemofili A, 1000’i Hemofili B, 1000’i von Willebrand hastalığı, geri kalanı ise Nadir Faktör Eksikliği de dediğimiz Faktör V, Faktör VII, Faktör X, Faktör XI gibi faktörlerin eksikliği hastalığıdır” diyor.</p>
<p><b>Hemofili bir kadın hastalığı değil</b></p>
<p>Prof. Dr. Bülent Zülfikar “Hemofili bir kadın hastalığı değildir” diyerek taşıyıcı olan kadınlara hastalığın babalarından geçtiğini vurguluyor. “Hemen hemen her insanın bu risklere maruz kalması mümkündür. Vakaların %75-80’ini doğuştan söyleyebiliyoruz ama %25 vaka da sonradan değişik nedenlerle, ağır enfeksiyonları, ameliyatları, doğum gibi nedenleri izleyerek ortaya çıkabilmektedir” diye konuşuyor.</p>
<h4><b>Anne-babalar dikkat!</b></h4>
<p><b>Türkiye Hemofili Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Zülfikar</b> anne ve babalar için bebeklerinde hemofili olup olmadığını anlamanın yollarını şöyle özetledi: “Günümüzde doğumdan sonra bebeklerin topuklarından tarama testleri için kan alınmaktadır. Kan alınan yerdeki kanamanın durmaması halinde ağır tip hemofili hastalığından şüphelenilmelidir. Bazı aileler erken bebekleri çok erken dönemde sünnet ettirirler. Peygamber sünneti dediğimiz sünnet ilk 10 günde yapılmaktadır. Sünnet yerinin kanaması ile de hastalık teşhis edilebilir. Sonra hasta emeklemeye başladığında dizlerinde, bacaklarında morluklar olur. Annenin babanın kucağına almasıyla sıktığı yerlerde morluklar olur. İlk 6 ay bitiminde dişler çıkmaya başladığında, dişlerin sürdüğü yerlerde kanamalar olur. Daha sonra yürümeye başladığında düştüğü, çarptığı yerlerde, kas içine eklem içine kanamalar görülebilir. Tüm bunlar bir ailenin doktora gelmesi için kafi belirtilerdir.”</p>
<p><b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>hemofili hastalarında görülen kanamalar<b> </b>ve bunların olası sonuçları hakkında şunları söylüyor: “Kanamalar noktasal olabilir, cilt altına olup morarmalar şeklinde olabilir. Kas içine, eklem içine, beyin içine ya da organların içine olabilir. Bunların hepsi ya hastanın kaybı ile sonuçlanabilir ya da bu bölgelerin bir süre kullanılmaması nedeniyle hastanın sakatlanmasıyla sonuçlanabilir. Dolayısıyla hemofili hastalığında her kanamanın ya sakatlıkla ya da hastanın kaybıyla sonuçlanma riski vardır. O nedenle erken müdahaleyi ve bu hastalıkla beraber yaşamayı, önlem almayı, tedavi etmeyi bilmek gerekir. Geçmişte maalesef bunlar bilinmediği için hemofilik her 3 hastamızdan birinin ailesinde vefat etmiş çocuklar ve gençler bulunmaktadır. Dolayısıyla hastalığın seyri kolay değildir. Bunlar nadir hastalıklardır. Bunlardan anlayan hekimlerin sayısı da çok fazla olmadığı için tanı konulması gecikebilir.”</p>
<h4><b>Hemofili&#8217;de kanamalar nasıl gelişir?</b></h4>
<p>“Vücudumuzda bir kesik, yırtık olduğunda damar yırtılır ve o damarın içinde akan kan dışarıya doğru sızar. O sızan kanın içindeki trombosit dediğimiz kan pulcukları deliğe doğru hücum eder ve birbirlerine kenetlenerek o yırtılmış yere yama yaparlar. Biz buna trombus deriz, yani kiremitlerin üst üste gelmesidir. Kanın içinde ya da damarın iç kısmında (endotel) bulunan hücrelerden salınan bu pıhtılaşma proteinleri, kiremitlerin üzerine sıva yaparlar ve sızma tamamen durur; o pıhtı erimez. Tamir edilir ve biz hiç anlamayız. İşte bu vücudun kendini yenilemesidir. Maalesef bu hastalarda tamir gücü ve sıva rolünü üstlenen proteinler eksik olduğu için, fonksiyonları bozuk olduğu için, taşlar, kiremitler dizilse bile bu sıva fonksiyonu tam olmayınca bir süre sonra kiremitler dağılır, yeniden oradan sızma şeklinde kanamalar olur. Sızma tarzındaki kanama o yaranın berenin olduğu her noktadan olduğu için de kısa sürede hastanın kanamadan kaybedilmesine de neden olabilir“ diyen <b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>3 noktaya dikkat çekiyor:</p>
<ol>
<li>Bu hastalarda ameliyatlar çok ciddidir.</li>
<li>Çok ağır travmalar, yaralanmalar, düşmeler çok önemlidir.</li>
<li>Kendiliğinden olan spontan dediğimiz daha önceden olmuş kanama yerinin yeniden kanaması önemlidir ve durdurulmasına çalışılmalıdır.</li>
</ol>
<h4><b>Fiziksel aktivite hemofili nedeniyle kısıtlanır mı?</b></h4>
<p><b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>hastaların normal insanlar gibi yaşamasını sağlayacak faktör adı verilen maddeler düzenli veriliyorsa bu hastaların aktivitelerini sınırlamaya gerek olmadığını ifade ediyor. Özellikle ağır tip olup, kanında plazma proteinleri hiç bulunmayan veya %1’den daha az bulunan vakalara koruyucu olarak tedavi verilmesi gerektiğini söylüyor. Diğer tip hastalarsa kanama halinde tedavi edilebiliyor.</p>
<h4><b>Ülkemizdeki 7 bin hasta 70 milyondan neler bekliyor?</b></h4>
<p><b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>tedaviye ulaşamama durumunda oluşan sosyal ve psikolojik sorunlara dikkat çekiyor:<b> </b>“Hastalara koruyucu ilaç verilebiliyorsa hayatlarını, aktivitelerini kısıtlamalarına gerek olmuyor. Eğer bu ilaç alınmıyorsa her düşme her yaralanma kanamayla sonuçlanacağından kısıtlama ortaya çıkıyor. Çocuklar kısıtlanınca içine kapanık ve/veya agresif davranabiliyor, aileleri ile ters düşerek, aralarındaki sevgi bağı zedelenebiliyor. Bu sevgisizlik sonraki yıllarda toplumsal sorun olarak da karşımıza çıkıyor. Ebeveynler kaçmadan, inkar psikolojisine girmeden, bununla birlikte yaşamayı bilerek, bunu evladına daha düşkün olabileceği bir şans olarak görerek, hayatlarını sürdürmelidirler. Derneklerle temasa geçilmelidir. Oradan tecrübe paylaşımı alınmalıdır.  Hemofili hastası çocukların ebeveynlerinden ve bizden beklediği 3 husus vardır:</p>
<ol>
<li>Beni seviyorlar mı?</li>
<li>Onlara güvenebilir miyim?</li>
<li>Ben onlar için bir şey ifade ediyor muyum?</li>
</ol>
<p>Bu üç beklenti hastalarımız içinde geçerlidir ve toplum, devlet, sosyal güvenlik kurumu olarak bunu onlara vermeliyiz. Onların ihtiyaç duydukları ilaçları korumak amacıyla onlara vermeliyiz. Verdiğimiz zaman yine de çok ağır sporlar yapmasını tabii ki istemeyiz. Boks yapmamalı mesela ama bisiklete binmesini, yüzmesini rahat rahat sağlayabiliriz.”</p>
<h4><b>HemophiLINE kayıt programıyla tedavi ve takip yapılıyor</b></h4>
<p>“Ülkemizde hemofiliklerin ancak 2000’e yakını Türkiye Hemofili Derneğimizin olanaklarından yararlanabilmektedir” diyen <b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>hemofili merkezlerinin eksikliğine dikkat çekiyor:</p>
<p>“Hemofiliyi takip edecek merkezlere ihtiyaç vardır. Güncel bilgi ve güncel tanı ve tedavi ancak orada tam uygulanabilecektir. İlacın olması yetmemektedir. İlaç kullanılmasına rağmen tedavi mükemmel hale gelememektedir. İyi bir tedavi merkezleri organizasyonuna ihtiyaç vardır. Daha da önemlisi bir kayıt ve takip sistemine ihtiyacımız vardır. Derneğimizin girişimiyle oluşturulan HemophiLINE kayıt programı ile ülkemizdeki her hemofiliğin dünya standartlarında tedavi ve takibinin yapılabilmesi mümkün olacaktır. Hemofili ile uğraşan doktorların belli çekincelerinin de bu kayıt sistemi sonrasında ortadan kalkacaktır. Buna Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Hemofili Derneği arasında 2010 yılında başlandı: HemophiLINE Bilgi, Takip ve Sürveyans Sistemi ad verildi. Böylelikle hastalar, aileler ve hekimler bu toplumsal sorun ile çok daha rahat, bilinçli ve kontrollü mücadele etmiş olacak. Ancak hayata tam geçirilemedi. Sağlık Bakanlığımızın bu konuda halen desteklerini beklemekteyiz.”</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/hemofili-hastalar-hayatla-barisik-yasayabilir/">HEMOFiLi HASTALARI HAYATLA BARIŞIK YAŞAYABİLİR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KALP KAPAKÇıĞı TAMİRİ MÜMKÜN</title>
		<link>https://mayatta.com/kalp-kapakcik-tamir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Koç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2014 21:16:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilhan sanioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp kapakçığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp ve damar cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=7325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp kapakçığı tamiri oldukça deneyim gerektiren operasyonlar arasında yer alıyor. Hasta bu yöntem sayesinde her şeyden önce kendi kalp kapakçığı ile hayatına devam ediyor. Ciddi kan sulandırıcı ilaç kullanımına ihtiyaç duymuyor. Kalp kapak tamirinin uygulanışı ise, Minimal İnvazif adı verilen, özellikle göğüs kemiği açılmadan sağ meme altı hizasındaki kaburga kemikleri arasından (Kosta) yaklaşık 4cm’lik kesilerle gerçekleştiriliyor. Yüksek teknolojik donanıma sahip merkezlerde ve deneyimli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kalp-kapakcik-tamir/">KALP KAPAKÇıĞı TAMİRİ MÜMKÜN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p id="yui_3_13_0_ym1_1_1395862370113_5730"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/03/Prof.Dr_.-Ilhan-Sanisoglu.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-7327 " src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/03/Prof.Dr_.-Ilhan-Sanisoglu.jpg" alt="Kalp Kapakçığı tamiri mümkün" width="580" height="385" /></a></p>
<h4>Kalp kapakçığı tamiri oldukça deneyim gerektiren operasyonlar arasında yer alıyor.</h4>
<p>Hasta bu yöntem sayesinde her şeyden önce kendi kalp kapakçığı ile hayatına devam ediyor. Ciddi kan sulandırıcı ilaç kullanımına ihtiyaç duymuyor.</p>
<p>Kalp kapak tamirinin uygulanışı ise, Minimal İnvazif adı verilen, özellikle göğüs kemiği açılmadan sağ meme altı hizasındaki kaburga kemikleri arasından (Kosta) yaklaşık 4cm’lik kesilerle gerçekleştiriliyor.</p>
<p id="yui_3_13_0_ym1_1_1395862370113_5734">Yüksek teknolojik donanıma sahip merkezlerde ve deneyimli doktorlar tarafından uygulanması halinde diğer yöntemlere göre hiçbir riski bulunmayan Kalp Kapakçık Tamiri, hasta için de oldukça konforludur.</p>
<p id="yui_3_13_0_ym1_1_1395862370113_5743">Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu da, hastanelerinde bu yöntemi sık sık kullandıklarını, kapakçık tamirinin bu avantajlarından dolayı, tamire uygun olan hastalarda kapak tamiri yapılmasının daha verimli ve sağlıklı olduğunu belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kalp-kapakcik-tamir/">KALP KAPAKÇıĞı TAMİRİ MÜMKÜN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
