<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tıp Archives - Mayatta</title>
	<atom:link href="https://mayatta.com/tag/tip/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mayatta.com/tag/tip/</link>
	<description>Cemiyet, magazin ve yaşam haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Feb 2022 07:27:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/09/cropped-mayatta-magazin-haberleri-logo-favicon-16.09.2022-32x32.jpeg</url>
	<title>tıp Archives - Mayatta</title>
	<link>https://mayatta.com/tag/tip/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>10 SORUDA DiŞ BEYAZLATMA</title>
		<link>https://mayatta.com/10-soruda-dis-beyazlatma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2017 20:47:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş beyazlatma]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti]]></category>
		<category><![CDATA[diş hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[diş temizleme]]></category>
		<category><![CDATA[dudak]]></category>
		<category><![CDATA[ESTETİK]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[hassas diş]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[magazinbugün]]></category>
		<category><![CDATA[pertev kökdemir]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Teeth Bleaching]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=24485</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş Hekimi Pertev Kökdemir, diş beyazlatma konusunda bilmeniz gerekenleri en sade şekliyle anlattı. Özgüvenle gülümseyebilmek için bembeyaz dişlere sahip olmamız gerektiğini biliyor musunuz? Özel hayattan kariyere, yeni tanıştığınız insanlardan arkadaş ilişkilerine kadar tüm hayatınızı etkileyen gülümseme için inci gibi dişlere sahip olmak isterken kafanızda pek çok soru işaretleri de olabilir&#8230; İşte bu soruları Diş Hekimi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/10-soruda-dis-beyazlatma/">10 SORUDA DiŞ BEYAZLATMA</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_24487" style="width: 243px" class="wp-caption alignleft"><a style="color: #000000;" href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/01/dis_hekimi_pertev_kokdemir_dental_termin_istanbul-mayatta.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-24487" class="wp-image-24487 size-full" title="dis_hekimi_pertev_kokdemir" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/01/dis_hekimi_pertev_kokdemir_dental_termin_istanbul-mayatta.jpg" alt="Diş Hekimi Pertev Kökdemir" width="233" height="350" /></a><p id="caption-attachment-24487" class="wp-caption-text">Diş Hekimi Pertev Kökdemir</p></div>
<h4><span style="color: #000000;">Diş Hekimi Pertev Kökdemir, diş beyazlatma konusunda bilmeniz gerekenleri en sade şekliyle anlattı.</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Özgüvenle gülümseyebilmek için bembeyaz dişlere sahip olmamız gerektiğini biliyor musunuz? Özel hayattan kariyere, yeni tanıştığınız insanlardan arkadaş ilişkilerine kadar tüm hayatınızı etkileyen gülümseme için inci gibi dişlere sahip olmak isterken kafanızda pek çok soru işaretleri de olabilir&#8230; İşte bu soruları Diş Hekimi Pertev Kökdemir, sizler için yanıtladı:</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Diş beyazlatma seçenekleri nelerdir?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Diş beyazlatma (bleaching), karbamid peroksit ve türevleri kullanılarak yapılan bir ağartma (renk açma) işlemidir. Kullanılan maddeler oksijen açığa çıkarır, dişlerin rengi açılır. Estetik diş hekimliğinin son derece güvenli bir uygulaması olan diş beyazlatma işlemi; ofis ve ev uygulamaları olmak üzere iki şekilde yapılır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Ev beyazlatması ile ofis beyazlatması arasındaki farklar nedir?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Klinikte diş hekimi kontrolünde, hastaya diş eti, dudak ve yumuşak dokuları korumak için özel jel ve ekartörler uygulanır. Daha sonra dişlerin beyazlamasını sağlayan özel beyazlatma jelleri sürülür ve beyazlatma işlemine başlanır. Yaklaşık 40 dakika-1 saat boyunca beyazlatma işlemi devam eder ve gerekirse seans tekrarı yapılarak istenilen beyazlığa ulaşılır. Bu işlem ofis beyazlatmasıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Diş beyazlığının devamı ve renklenmenin geri dönüşümünü engellemek amacıyla ya da &#8216;ev beyazlatması&#8217; yapmak isteyen hastalar için her hastaya özel, alt ve üst çene dişleri için plaklar hazırlanır ve hastaya bu plaklara sürüp evde uygulaması için özel beyazlatma ajanları verilir. Bu uygulama ise ev beyazlatmasıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><a style="color: #000000;" href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/01/dis_hekimi_pertev_kokdemir_dental_termin_istanbul_ankara_mayatta.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-24486 size-full" title="dis_hekimi_pertev_kokdemir_dental_termin_istanbul_ankara_mayatta" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/01/dis_hekimi_pertev_kokdemir_dental_termin_istanbul_ankara_mayatta.jpg" alt="dis_hekimi_pertev_kokdemir_dental_termin_istanbul_ankara_mayatta" width="450" height="304" /></a></span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>18 YAŞINDAN ÖNCE ÖNERİLMEZ</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Yaş sınırı var mı?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Diş Hekimi Pertev Kökdemir, &#8220;Yetişkin herkese uygulanabilir. Ancak 18 yaşından küçüklerde, kanser tedavisi gören hastalarda, ciddi diş eti problemi olanlarda, dişin mine yüzeyinde defekt bulunan hastalarda uygulanması sakıncalıdır&#8221; diyerek uyardı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Diş beyazlatma, diş minesine zarar verir mi?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Diş hekimi kontrolünde yapılan beyazlatmanın, dişlere hiçbir zararı yoktur. Dişe zarar vermediğine dair çok sayıda araştırma mevcuttur. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli şey, piyasada denetimsiz olarak satılan, içeriğinde dişlere zararlı maddeler olabilecek ürünlerin kullanılmaması gerektiğidir. Kontrolsüz kullanılan diş beyazlatma ürünleri, diş ve diş etlerinde yapısal bozukluklara neden olabilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Sonuçları görmek ne kadar sürüyor?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tedavi ortalama 1-2 hafta içinde sonlandırılır. Dişler 2-3 hafta içerisinde beyazlamış olur.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>GENÇLERİN DİŞLERİ DAHA FAZLA BEYAZLAR</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Dişler ne kadar beyazlar?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Renklenmiş ve doğuştan koyu renkli olan dişleri, estetik diş hekimliğinde son yılların en gözde trendi olan &#8216;Teeth Bleaching&#8217; dediğimiz diş beyazlatma sistemi ile sekiz tona kadar açmak mümkün. Yaşlandıkça daha az etki elde edilir. Gençlerin dişleri, yaşlı insanlardan çok daha fazla beyazlama eğilimi gösterir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Olası yan etkiler nelerdir?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8220;Uygulama esnasında dişlerde geçici olarak hassasiyet görülebilir&#8221; diyen Kökdemir, &#8220;Bu hassasiyet kalıcı değildir. Bunu önlemek için yapılabilecek şeyler var. Örneğin, dolguların sızdırmadığından emin olun&#8221; diyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Hassas dişli birisi için hangi tedavi seçeneği daha iyidir?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Eğer dişleriniz çok hassas ise, beyazlatma işlemini ofis tipi beyazlatma ile diş hekiminize yaptırmanızda fayda vardır. Hekiminiz size özel bir tedavi prosedürü geliştirecektir. Bazı insanlar gerçekten çok hassas dişlere sahipse, dişleri daha az hassas hale getirmek için önce florür tedavileri kullanılabilir veya daha düşük bir konsantrasyonda ağartma işlemi daha uzun süreye yayılabilir.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>DİŞ ETLERİNE ZARAR VERMEZ</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Dişleri beyazlatmak güvenli midir?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Diş Beyazlatma uygulaması hekim kontrolünde yapıldığında dişlere ve diş etlerine hiçbir şekilde zarar vermez.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Sonuçlar etkili ve uzun süreli olur mu?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Diş lekelenmesi ve renklenmesi; ağız hijyeninin yetersizliği, kafein, şekerli, asitli ve renkli gıdalar, sigara, puro gibi tütün ürünlerinin tüketimi ve yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan bir görüntüdür. Yaşlanmayla oluşabilecek kararmaya yapabileceğimiz bir şey yok, maalesef yeniden oluşacak. Ancak diğerlerine dikkat ederseniz daha uzun süre (iki yıl kadar) beyaz dişlerinizde yaşayabilirsiniz.</span></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/Mayattamagazin" target="_blank" rel="noopener">mayatta.com’u sosyal medyada takip ediniz</a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>YASAL UYARI:</strong></span> Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece <a href="https://mayatta.com/">mayatta.com</a>’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/10-soruda-dis-beyazlatma/">10 SORUDA DiŞ BEYAZLATMA</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VARİS HASTALARINA LAZER TEDAVİSİ MÜJDESİ</title>
		<link>https://mayatta.com/varis-hastalarina-lazer-tedavi-mujdesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2014 11:09:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[BACAK]]></category>
		<category><![CDATA[barçın özçem]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[lazer]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[toplardamar]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>
		<category><![CDATA[YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=12568</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bacaklarda oluşan varis hastalığının lazerle tedavisi mümkün. Gerek sağlık gerekse estetik açıdan rahatsızlık veren varis hastalığı son teknoloji cihazlar sayesinde bıçaksız tedavi edilebiliyor. Tedavinin uygulandığı hastalar hemen normal hayata geri dönebiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Barçın Özcem; lazer teknolojisi kullanımının, varis tedavisinde son yıllarda gittikçe artmakta olduğunu ve dünyada [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/varis-hastalarina-lazer-tedavi-mujdesi/">VARİS HASTALARINA LAZER TEDAVİSİ MÜJDESİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/08/Varise-Lazer-Tedavisi-21.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-12570 size-full" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/08/Varise-Lazer-Tedavisi-21.jpg" alt="Varise Lazer Tedavisi" width="500" height="335" /></a></p>
<h4>Bacaklarda oluşan varis hastalığının lazerle tedavisi mümkün.</h4>
<p>Gerek sağlık gerekse estetik açıdan rahatsızlık veren varis hastalığı son teknoloji cihazlar sayesinde bıçaksız tedavi edilebiliyor. Tedavinin uygulandığı hastalar hemen normal hayata geri dönebiliyor.</p>
<p>Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Barçın Özcem; lazer teknolojisi kullanımının, varis tedavisinde son yıllarda gittikçe artmakta olduğunu ve dünyada da saygın hastanelerde kullanıldığını belirtti. Cildin dışından verilen lazer ışınları ile çapı 1 mm’nin altında olan toplardamar genişlemelerinin de yok edilebildiğini aktaran Yrd. Doç. Dr. Özcem; uygulaması kolay olan bu işlemin özel bakım gerektirmediğinin, lazer tedavisi alan hastaların normal günlük hayatlarına devam edebildiklerinin altını çizdi.</p>
<p>Özellikle en zor grup olan kılcal damar varislerinin tedavisinde de, YDÜ Hastanesi’nin dünyadaki saygın hastaneler arasında yerini aldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Özcem; hastanenin, Kıbrıs’ta tek olan ve tedavi bakımından da dünyada en iyi sonuçların alındığı lazer cihazlarından birine sahip olduğunu belirtti. YDÜ Hastanesi’nin, cihazı bünyesine katmasıyla oluşturulan varis merkezinde her tür varis tedavisi en son teknoloji kullanılarak yapılıyor.</p>
<p>Varis ağrılı yorgun bacakların kaşıntı, ödem, gece krampları gibi birçok semptomlara neden olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Özcem; varislerin kozmetik olarak da sorunlara yol açtığını ifade etti. Varisin birçok tipi bulunduğunu açıklayan Özcem; en basit gibi görülen varis tipinin kılcal damar varisi olduğunu belirterek, bu tür varislerin tedavisinin ise aslında en zoru olduğuna işaret etti. Sanılanın aksine, ciddi semptomlara ve ciddi görüntü bozukluklarına neden olabilen kılcal damar varisleri de, YDÜ Hastanesi Varis Tedavi Merkezi’nde tedavi edilebiliyor.</p>
<p>YDÜ Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel ise yaptığı açıklamada; YDÜ Hastanesi’nin KKTC’de yaşayanlar başta olmak üzere Doğu Akdeniz kıyısında bütün Akdeniz’i çevreleyen farklı dil ve kültürden insanlara uluslararası ve yüksek standartta sağlık hizmeti sunabilmek için çalıştığını belirtti. Günsel; uluslararası standartlar ve Joint Commision International (JCI) akreditasyon kriterlerine uygun olarak yapılan hastanenin, hastaların gerek medikal, gerekse de diğer bütün ihtiyaçlarının en üst seviyede karşıladığının da altını çizdi.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/varis-hastalarina-lazer-tedavi-mujdesi/">VARİS HASTALARINA LAZER TEDAVİSİ MÜJDESİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KORU HASTANESİ ÇALIŞANLARI İFTARDA</title>
		<link>https://mayatta.com/koru-hastanesi-hasan-biri-iftar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2014 14:00:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DAVET]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Özön]]></category>
		<category><![CDATA[aydan biri]]></category>
		<category><![CDATA[Aydan-Hasan Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Bahadır Ege]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[Esen Nur Çıplak]]></category>
		<category><![CDATA[Esma Özakın]]></category>
		<category><![CDATA[hasan biri]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[iftar yemeği]]></category>
		<category><![CDATA[koru hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[ramada plaza ankara]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=12335</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koru Sağlık Gurubu Yönetim Kurulu Başkanı, Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Biri ve eşi Prof. Dr. Aydan Biri, basın mensupları için iftar yemeği verdi. Yemekte konuşan Prof. Dr. Biri, Koru Balgat Hastanesi&#8217;nin bu ay içerisinde açılacağını söyledi. Ramada Plaza Otel  Ankara&#8217;da düzenlenen iftar yemeğine çok sayıda ulusal ve yerel basın mensubu katılım gösterdi. Yemekten sonra bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/koru-hastanesi-hasan-biri-iftar/">KORU HASTANESİ ÇALIŞANLARI İFTARDA</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/koru-hastanesi-iftar-Esma-ozakin-Aydan-Hasan-Biri-Bahadir-Ege-Ali-ozon-Esen-Nur-Ciplak-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-21841 size-full" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/koru-hastanesi-iftar-Esma-ozakin-Aydan-Hasan-Biri-Bahadir-Ege-Ali-ozon-Esen-Nur-Ciplak-1.jpg" alt="koru hastanesi" width="550" height="367" /></a></p>
<h4><span lang="DE">Koru Sağlık Gurubu Yönetim Kurulu Başkanı, Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Biri ve eşi Prof. Dr. Aydan Biri, basın mensupları için iftar yemeği verdi. </span></h4>
<p><span lang="DE">Yemekte konuşan Prof. Dr. Biri, Koru Balgat Hastanesi&#8217;nin bu ay içerisinde açılacağını söyledi. </span>Ramada Plaza Otel  Ankara&#8217;da düzenlenen iftar yemeğine çok sayıda ulusal ve yerel basın mensubu katılım gösterdi. Yemekten sonra bir konuşma yapan Koru Sağlık Gurubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hasan Biri, iftara katılan gazetecilere teşekkür ederek, &#8220;Bu ay içerisinde Koru Hastanesi &#8216;ni hizmete açacağız. Bu hastane, yatak sayısı itibariyle en büyük grup hastanelerinden biri olacak&#8221; dedi. Hastanelerinde akademik eğitimi canlı tutmaya çalıştıklarını ifade eden Prof. Dr. Hasan Biri, &#8220;Önem verdiğimiz konulardan biri etik değerler. İstismar edildiğinde toplum sağlığını kötü etkiler&#8221; diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/koru-hastanesi-hasan-biri-iftar/">KORU HASTANESİ ÇALIŞANLARI İFTARDA</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRK BiLiM ADAMLARI DÜNYAYA DERS VERDİ</title>
		<link>https://mayatta.com/turk-bilim-adamlari-dunyaya-tip-dersi-verdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jul 2014 13:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[berk burgu]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim adamı]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ürolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[ibn-i sina hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sonda]]></category>
		<category><![CDATA[tarkan soygür]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[üroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=12137</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi Çocuk Ürolojisi bölümü hekimleri Prof. Dr. Tarkan Soygür ve Doç. Dr. Berk Burgu, üroloji alanında önemli bir tezi çürüttü. Dünyada yaygın olan ‘böbreğe sonda takılması’ uygulamasının yararlı olmadığını ortaya koyan Türk bilim insanları, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve Japonya gibi ülkelerinde yarıştığı Avrupa Çocuk Ürolojisi Kongresi’nde (ESPU) ödüle layık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/turk-bilim-adamlari-dunyaya-tip-dersi-verdi/">TÜRK BiLiM ADAMLARI DÜNYAYA DERS VERDİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<h4><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/turk-bilim-adamlari-dunyaya-ders-verdi-mayatta.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-27078" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/turk-bilim-adamlari-dunyaya-ders-verdi-mayatta.jpg" alt="turk bilim adamlari dunyaya ders verdi" width="550" height="359" srcset="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/turk-bilim-adamlari-dunyaya-ders-verdi-mayatta.jpg 550w, https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/turk-bilim-adamlari-dunyaya-ders-verdi-mayatta-85x54.jpg 85w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /></a>Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi Çocuk Ürolojisi bölümü hekimleri Prof. Dr. Tarkan Soygür ve Doç. Dr. Berk Burgu, üroloji alanında önemli bir tezi çürüttü.</h4>
<p>Dünyada yaygın olan ‘böbreğe sonda takılması’ uygulamasının yararlı olmadığını ortaya koyan Türk bilim insanları, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve Japonya gibi ülkelerinde yarıştığı Avrupa Çocuk Ürolojisi Kongresi’nde (ESPU) ödüle layık görüldü.</p>
<h4>2 YIL ÜST ÜSTE BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ</h4>
<p>ESPU, İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda gibi Avrupa ülkeleri başta olmak üzere ABD, Japonya ve Kore dahil birçok ülkenin katılımı ile her yıl gerçekleşirken, Ankara Üniversiteli Türk Bilim adamları bu uluslararası arenada göz doldurmaya devam ediyor.</p>
<p>Ankara Üniversitesi Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tarkan Soygür ve Doç. Dr. Berk Burgu tarafından yürütülen çalışmalar sırasıyla 24-27 Nisan 2013 tarihinde İtalya Genova’da ve 7-10 Mayıs 2014 tarihinde Avusturya&#8217;nın Innsbruck kentinde 25. Avrupa Çocuk Üroloji Kongresi’nde sunuldu.</p>
<h4>EN İYİ KLİNİK ARAŞTIRMASI TÜRKİYE’NİN</h4>
<p>Soygür ve Burgu, bu yılki çalışmalarında uluslararası bir tezi çürüterek geliştirdiği tedavi yöntemiyle Avrupa Çocuk Ürolojisi Kongresi’nde en iyi klinik araştırma ödülüne layık görüldü.</p>
<h4>DÜNYANIN SONDA TAKMA TEZİ ÇÜRÜTÜLDÜ</h4>
<p>Çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Soygür, böbreğe sonda takma ile yapılan tedavi yöntemiyle ilgili 120 çocuk üzerinde araştırma yaptıklarını belirterek, şu ana kadar dünyada uygulanan tedavi şeklinin stres ve ağrı düzeyinin diğer yöntemlerle aynı olduğunu söyledi. Soygür, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Meslektaşlarımızın hastalarda önce böbreği kontrol edip sonra ‘Sonda takma’ yöntemi uyguluyorlar. Yaptığımız araştırmada bu yöntemin diğer yöntemlerden farkının olmadığını, tedavinin hem çocukları hem de ailelerini aynı derecede strese soktuğunu gözlemledik. Bunu yaparken stres düzeyini ve ağrı düzeyini ölçerek bu çalışmayı yaptık.”</p>
<h4>ÇOCUKLARIN GECE “ISLATMA” KABUSU SONA ERDİ</h4>
<p>Ankara Üniversiteli hekimler Soygür ve Burgu, 2013’te de aynı kongrede ödül almayı başardı. Ekip, İtalya’nın Cenevre kentinde düzenlenen ESPU Kongresi’nde “Gece İdrarı Kaçıran Çocukların Tedavisi”yle birincilik ödülüne layık görüldü. Araştırmanın yapılmasında, ilaçların yararı olmasına karşın ilaç bitiminde tekrar ortaya çıkması göz önünde tutuldu.</p>
<h4>421 HASTA İNCELENDİ</h4>
<p>İlaca çeşitli yöntemler uyguladıklarını söyleyen Soygür “İlacın dozunu azaltarak veya günaşırı vererek ilacın etkisini inceledik. Bu sayede ilacı birden kesme yerine doz azaltarak kesmenin çocukların uzun dönemde de gece idrar kaçırmalarını azalttığını bulduk” dedi. Bununla ilgili olarak Türkiye’den 10 çocuk ürolojisi kliniğinden hekimin katıldığı çalışmada 421 hasta incelediklerini söyledi.</p>
<h4>TÜRK HEKİMLERİ AVRUPA’NIN 3 KATI DAHA ÜRETKEN</h4>
<p>Bilimsel üretkenlik alanında ulusal anlamda iyi bir konumda olduğumuzu belirten Soygür şunları söyledi:</p>
<p>“ESPU’da Ulusal olarak tıp alanında araştırmalarımız çoğu ülkeden daha fazla. Genellikle çoğu ülkeden daha fazla bildiri yolluyoruz ve bilimsel üretkenlik sayımız oldukça yüksek. Avrupa ülkelerindeki meslektaşlarımızın sayısı bizim doktorlarımızın neredeyse üçte biri kadar az seviyede.”</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/turk-bilim-adamlari-dunyaya-tip-dersi-verdi/">TÜRK BiLiM ADAMLARI DÜNYAYA DERS VERDİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BÜYÜMENiN iZLENMESi, ÇOÇUK SAĞLIĞI NDA ÖNEMLİ UNSUR</title>
		<link>https://mayatta.com/buyumenin-izlenmesi-bebek-saglik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2014 23:26:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[BEBEK]]></category>
		<category><![CDATA[BEDEN]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOCUK]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[HASTALIK]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[pedagoji]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TAVSİYE]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[VÜCUT]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=8704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğumla birlikte başlayan büyümenin izlenmesi, çocukluk sağlığı açısından, büyüme dönemi boyunca rutin bir şekilde tekrarlanmalıdır. Çocuk sağlığı takibinde hiç ihmal edilmemesi gereken bir parça olan büyümenin izlenmesinde; çocuğun kilo, boy ve baş çevresi ölçümlerinin (bebeklik döneminde daha sık olmak üzere) belirli aralıklarla yapılarak standart büyüme eğrilerine işlenmesi büyük önem taşır. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/buyumenin-izlenmesi-bebek-saglik/">BÜYÜMENiN iZLENMESi, ÇOÇUK SAĞLIĞI NDA ÖNEMLİ UNSUR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/bebek-Buyumenin-Izlenmesi-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-8709 size-full" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/bebek-Buyumenin-Izlenmesi-6.jpg" alt="çocuk sağlığı - bebek Buyumenin Izlenmesi (6)" width="639" height="640" srcset="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/bebek-Buyumenin-Izlenmesi-6.jpg 639w, https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/bebek-Buyumenin-Izlenmesi-6-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a>Doğumla birlikte başlayan büyümenin izlenmesi, çocukluk sağlığı açısından, büyüme dönemi boyunca rutin bir şekilde tekrarlanmalıdır.</h4>
<p>Çocuk sağlığı takibinde hiç ihmal edilmemesi gereken bir parça olan büyümenin izlenmesinde; çocuğun kilo, boy ve baş çevresi ölçümlerinin (bebeklik döneminde daha sık olmak üzere) belirli aralıklarla yapılarak standart büyüme eğrilerine işlenmesi büyük önem taşır.</p>
<p>Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Yrd. Doç. Dr. Ceyhun Dalkan; büyümenin izlenmesiyle ilgili yaptığı açıklamada; çocuğun sağlığını olumsuz etkileyen sorunların ilk olarak büyümeyi etkilediğini ve çoğu kez büyüme eğrisindeki sapmaların bunun ilk bulgusu olduğunun altını çizdi. “Büyüme duraklaması” olarak adlandırılan bu durum; çocuğun aynı yaş, cins ve toplumdaki yaşıtlarına göre beklenen büyümeyi gösterememesi olarak tanımlanır. Erken tanı ve tedavi ile büyümede duraklamaya neden olan sorunlar saptanarak; gerekli tedavilerin verilmesiyle, çocuğun beklenen büyümeye ve genetik boy potansiyeline ulaşması sağlanabilir.</p>
<p>Çocuk sağlığı açısından ; büyümenin izlenmesinde, bebeğin vücut ağırlığı, boy ve baş çevresinin ölçümünün dikkatle takip edilmesi gerekir. Vücut ağırlığının ölçümü; bebeğin tüm kıyafetleri çıkartılarak yapılmalıdır. Yeni doğan bir bebeğin ağırlığı ortalama 2500-3500 gr kadardır. Doğumu takip eden ilk 7-10 günde ise kilosunun %5-8’ini kaybeder; buna ‘fizyolojik tartı kaybı’ denir. 10-14 günlükken doğum ağırlığına ulaşan bebeğin vücut ağırlığı; ilk üç ayda 30 gr/gün, ikinci üç ayda 20 gr/gün, üçüncü üç ayda 15 gr/gün, dördüncü üç ayda ise 12 gr/gün artar. Bebek 4-5 aylık olduğunda doğum ağırlığının iki katına, 1 yaşında üç katına, 2 yaşında ise dört katına ulaşmış olur. Vücut ağırlığı, kısa zaman aralıklarında çok büyük değişiklikler gösterebildiği için süt çocukluğu döneminde büyümenin izlenmesinde tüm ölçümlerden daha duyarlıdır ve ilk yaşta ayda bir ölçülmelidir. 1-2 yaş arasında 3 ayda bir, devam eden yaşlarda ise 6 ayda bir ölçülmesi önerilir.</p>
<p>Yeni doğan bir bebeğin boyu ortalama 50 cm civarındadır. Bebeğin boyu ilk 3 ayda 3.5 cm/ay, ikinci üç ayda 2 cm/ay, üçüncü üç ayda 1.5 cm/ay, dördüncü üç ayda ise 1.2 cm/ay uzayarak bir yaşında doğum boyunun 1.5 katına ulaşmış olur. Çocuk dört yaşına geldiğinde doğum boyunun 2 katına, 12 yaşında ise 3 katına ulaşır. Boy ölçümleri, yetersiz beslenme ve akut (kısa dönem) enfeksiyon geçirilmesi gibi değişikliklere duyarlı değildir. Kronik (uzun dönem) hastalık ve beslenme yetersizliğinin, boyu etkilemesi için en az altı aylık bir süre geçmesi gereklidir. Boy kısalığı, uzun süreli beslenme yetersizliğine veya kronik bir hastalığa işaret eder ve erken fark edilmesi, ileri dönemde olası boy kısalığını önlemek açısından önemlidir.</p>
<p>Baş çevresi ise, beynin büyümesini gösteren bir parametredir ve 0–3 yaş arasındaki çocuklarda düzenli olarak takip edilmelidir. Doğumda 35 cm olan baş çevresi, ilk iki ayda ortalama 2 cm/ay, 2–6. aylarda 1 cm/ay, 6–12. aylarda ise 0.5 cm/ay büyür. Doğumdan itibaren normalden büyük baş çevresi, kanama veya hidrosefali (beyin boşluklarında genişleme) gibi önemli hastalıkların erken bulgusu olabilir. Daha sonradan baş çevresinde beklenenden az büyüme ise, beyin gelişimindeki geriliği gösterebilen bir bulgudur.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/buyumenin-izlenmesi-bebek-saglik/">BÜYÜMENiN iZLENMESi, ÇOÇUK SAĞLIĞI NDA ÖNEMLİ UNSUR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AŞı 25 MİLYON HAYAT KURTARIYOR</title>
		<link>https://mayatta.com/asi-25-milyon-hayat-kurtariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Koç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2014 22:41:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılanma]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklama]]></category>
		<category><![CDATA[BAKIM]]></category>
		<category><![CDATA[başkent]]></category>
		<category><![CDATA[BEDEN]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[CEMİYET]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[HASTALIK]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[prof dr mehmet ceyhan]]></category>
		<category><![CDATA[REJİM]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK BAKANLIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[VÜCUT]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=8689</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşı lar her yıl dünyada 25 milyon kişinin hayatını kurtarıyor! Bu yıl 24 Nisan-30 Nisan 2014 tarihleri arasında düzenlenen Dünya Bağışıklama Haftası’nda toplumun aşılama ve aşı ile korunulabilir hastalıklar konusundaki farkındalığının artırılması ve bilgilendirilmesi hedefleniyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda aşılamayla önlenebilen enfeksiyon hastalıklarında önemli başarılar sağlandığını aşıyla birçok hastalıktan korunmanın mümkün olduğunu belirterek, Türkiye&#8217;nin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/asi-25-milyon-hayat-kurtariyor/">AŞı 25 MİLYON HAYAT KURTARIYOR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><strong><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/insan_mikrop.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-8690 size-full aligncenter" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/insan_mikrop.jpg" alt="Aşı lar her yıl dünyada 25 milyon kişinin hayatını kurtarıyor!" width="640" height="480" /></a></strong></h4>
<h4><strong>Aşı lar her yıl dünyada 25 milyon kişinin hayatını kurtarıyor!</strong></h4>
<p>Bu yıl 24 Nisan-30 Nisan 2014 tarihleri arasında düzenlenen Dünya Bağışıklama Haftası’nda toplumun aşılama ve aşı ile korunulabilir hastalıklar konusundaki farkındalığının artırılması ve bilgilendirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda aşılamayla önlenebilen enfeksiyon hastalıklarında önemli başarılar sağlandığını aşıyla birçok hastalıktan korunmanın mümkün olduğunu belirterek, Türkiye&#8217;nin de aşı programında birçok gelişmiş ülke ile aynı seviyede olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, risk grubundaki yetişkinlerin de aşı olması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Dünyada her yıl 25 milyon kişi aşılar sayesinde hayata tutunuyor. Aşılar ile pek çok hastalığın zaman içerisinde kökünün kazındığını ifade eden Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan “Bugün Türkiye’de uygulanan Genişletilmiş Bağışıklama Programı ile yılda 14 binden fazla çocuğumuzun 13 farklı hastalıktan kaybedilmesinin önüne geçiliyor. Bulduğumuz rakama göre eğer hiç aşı yapmasaydık yılda 14 bin  kişiyi aşıyla korunulabilir hastalıklardan dolayı kaybediyor olacaktık” şeklinde konuşuyor. Aşılamanın yalnızca çocuklar için geçerli olmadığını, yetişkinlerin de olması gereken aşılar bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Mehmet Ceyhan bunlar hakkında farkındalığın artırılması gerektiğini söylüyor.</p>
<p style="text-align: left;">Genelde aşılamanın dünyanın her yerinde çocuklara bir program dahilinde devletler tarafından uygulanarak başladığını ifade ederek “Yetişkinler için dünyada henüz böyle bir uygulama bulunmamaktadır. Yetişkin aşılamaları dünyada bu işi en iyi yapan İskandinav ülkelerinde bile yüzde 50’leri geçmiyor. Bizim gibi ülkelerdeyse, gripte oran biraz daha yüksek olsa da pnömokok aşısı dediğimiz zatürreye karşı aşılanma oranı yüzde 1’in altında. Oysa aşılanması gereken birçok risk grubu var” şeklinde konuşuyor.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kronik hastalığı olanlar mutlaka aşılanmalı</strong></p>
<p>“Aşılama yalnızca çocuklara yapılır diye bir şey yoktur. Erişkinlik dönemi boyunca yapılması gereken pek çok aşılama vardır” diyen Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Korunma doğar doğmaz çocukluk çağıyla başlar, ancak yinelenmesi gerekir. Yetişkinlikte de hasta olma olasılığı küçümsenmemelidir. Altta yatan, kronik hastalığı olan kişiler bu nedenle duyarlı ve farkında olmalıdır. 65 yaş üzeri kişiler ile kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalarının, 5 yılda bir pnömoni (zatürre) aşısı, her yıl da grip aşısı yaptırmaları gereklidir. Bunun için yoğun eğitim faaliyetlerinin yürütülmesine ihtiyacımız var” diye konuşuyor.</p>
<h4><strong>Kimler risk grubunda?</strong></h4>
<p>“Dünyanın her yerinde çocuk aşılaması yetişkin aşılamasına göre daha yaygın ilerliyor. Örneğin pnömokok aşısında çocukluk çağındaki aşılama oranlarının Türkiye’de yüzde 97 gibi yüksek rakamlara ulaşarak oldukça başarılı bir noktaya geldi. 2009 yılına kadar yılda 1500 çocuğu menenjit nedeniyle kaybediyorduk. Bu oran, aşılamayla çok büyük düşüş gösterdi. Aşı, zatürre vakalarında ve orta kulak iltihabında yüzde 40 koruma sağlıyor” diyen Ceyhan, kronik akciğer hastaları, kronik kalp hastaları, koroner kalp hastalığı olanlar, KOAH ya da astım gibi solunum yolu hastalıkları olanlar, şeker hastalığı olanlar, kronik böbrek yetmezliği ve kronik karaciğer hastalığı olanlar ve 65 yaş üstü kişilerin risk grubunda yer aldığını belirtti. “Zatürre her yaşta görülmekle birlikte en çok bebeklerde ve 60 yaş üstü kişilerde ölüme neden oluyor. Bunlar bağışıklık problemleri nedeniyle zatürre geçirirse daha ağır seyredebilecek gruplar. Sağlık Bakanlığı verilerine göre zatürre Türkiye’de 1-4 yaş arasındaki çocuklarda yüzde 22 oranla en çok görülen ölüm nedeni” dedi.</p>
<p>Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan pnömokok bakterisinin zatürre dışında pek çok hastalığa neden olduğunu da ifade etti. Pnömokokun zatürrede, kulak iltihaplarında, sinüzitte, menenjitte, kana bakteri karışmasında en sık görülen etken olduğunu belirtti.</p>
<h4><strong>İşgücü kaybını engelliyor, sağlık harcamalarını azaltıyor</strong></h4>
<p>Yetişkinlerde aşı uygulamalarının daha yaygınlaşması için hekim ve hastalarda yeterli bilincin geliştirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan “Aşılar korunmanın yanı sıra tasarruf sağlar, işgücü kaybını engeller, sağlık harcamalarını azaltır. Aşı ilaçtan farklıdır. Hasta olmadan olası riske karşı alınan bir önlemdir. Yaptığımız maliyet yarar analizine göre aşı giderleri ile aşısız giderleri karşılaştırdığımızda bir yılda 20 milyar lira tasarruf etmek mümkün. Risk grubu dediğimiz hastalara bakan göğüs hastalıkları uzmanları, dahiliye uzmanları, şeker hastaları risk grubunda olduğu için endokrinoloji uzmanları, böbrek hastaları risk grubunda olduğu için nefroloji uzmanları ve aile hekimleri hem kendileri bilinçlenerek hem de risk grubundaki hastalarını aşılanmaya teşvik etmeliler” diyerek aşılamada hekim tavsiyesinin önemini vurguladı.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/asi-25-milyon-hayat-kurtariyor/">AŞı 25 MİLYON HAYAT KURTARIYOR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HEMOFiLi HASTALARI HAYATLA BARIŞIK YAŞAYABİLİR</title>
		<link>https://mayatta.com/hemofili-hastalar-hayatla-barisik-yasayabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2014 10:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[dünya hemofili günü]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hemofili]]></category>
		<category><![CDATA[kanama]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=8602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün ülkemizde 6500, dünyada 550.000 kadar hemofili hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu hastalardan ülkemizde sadece 4800 dünyada ise 160.000 kadarına tedavi olanağı sunulabiliyor. 17 Nisan Dünya Hemofili Günü’nde, Türkiye Hemofili Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Zülfikar hemofili ve diğer kanama-pıhtılaşma bozuklukları konusunda bilgiler verdi, “Günümüzde hemofiliklerin diş çekimi ve tedavileri, sünnetler, en ağır ameliyatlar bile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/hemofili-hastalar-hayatla-barisik-yasayabilir/">HEMOFiLi HASTALARI HAYATLA BARIŞIK YAŞAYABİLİR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/dunya-hemofili-gunu.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-26467" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/dunya-hemofili-gunu.jpg" alt="dunya hemofili gunu" width="550" height="431" /></a></p>
<h4>Bugün ülkemizde 6500, dünyada 550.000 kadar hemofili hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu hastalardan ülkemizde sadece 4800 dünyada ise 160.000 kadarına tedavi olanağı sunulabiliyor.</h4>
<p>17 Nisan Dünya Hemofili Günü’nde, Türkiye Hemofili Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Zülfikar hemofili ve diğer kanama-pıhtılaşma bozuklukları konusunda bilgiler verdi, “Günümüzde hemofiliklerin diş çekimi ve tedavileri, sünnetler, en ağır ameliyatlar bile kolaylıkla yapılabilmektedir” dedi.</p>
<p>“Kanın pıhtılaşamaması hastalığı” olarak bilinen hemofili, Türkiye’de yaklaşık 7 bin hastayı ve yakınlarıyla birlikte on binlerce kişiyi etkiliyor. Çoğunlukla kadınlar taşıyıcı, erkek çocukları ise hasta olarak doğuyor. Prof. Dr. Bülent Zülfikar “Hemofili ömür boyu sürer ve kanamalarla devam eder. Hastaların %70’e yakınına hastalık aileden kalıtımsal yolla geçiyor. Ülkemizdeki yaklaşık 7000 hastanın 4000 kadarı Hemofili A, 1000’i Hemofili B, 1000’i von Willebrand hastalığı, geri kalanı ise Nadir Faktör Eksikliği de dediğimiz Faktör V, Faktör VII, Faktör X, Faktör XI gibi faktörlerin eksikliği hastalığıdır” diyor.</p>
<p><b>Hemofili bir kadın hastalığı değil</b></p>
<p>Prof. Dr. Bülent Zülfikar “Hemofili bir kadın hastalığı değildir” diyerek taşıyıcı olan kadınlara hastalığın babalarından geçtiğini vurguluyor. “Hemen hemen her insanın bu risklere maruz kalması mümkündür. Vakaların %75-80’ini doğuştan söyleyebiliyoruz ama %25 vaka da sonradan değişik nedenlerle, ağır enfeksiyonları, ameliyatları, doğum gibi nedenleri izleyerek ortaya çıkabilmektedir” diye konuşuyor.</p>
<h4><b>Anne-babalar dikkat!</b></h4>
<p><b>Türkiye Hemofili Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Zülfikar</b> anne ve babalar için bebeklerinde hemofili olup olmadığını anlamanın yollarını şöyle özetledi: “Günümüzde doğumdan sonra bebeklerin topuklarından tarama testleri için kan alınmaktadır. Kan alınan yerdeki kanamanın durmaması halinde ağır tip hemofili hastalığından şüphelenilmelidir. Bazı aileler erken bebekleri çok erken dönemde sünnet ettirirler. Peygamber sünneti dediğimiz sünnet ilk 10 günde yapılmaktadır. Sünnet yerinin kanaması ile de hastalık teşhis edilebilir. Sonra hasta emeklemeye başladığında dizlerinde, bacaklarında morluklar olur. Annenin babanın kucağına almasıyla sıktığı yerlerde morluklar olur. İlk 6 ay bitiminde dişler çıkmaya başladığında, dişlerin sürdüğü yerlerde kanamalar olur. Daha sonra yürümeye başladığında düştüğü, çarptığı yerlerde, kas içine eklem içine kanamalar görülebilir. Tüm bunlar bir ailenin doktora gelmesi için kafi belirtilerdir.”</p>
<p><b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>hemofili hastalarında görülen kanamalar<b> </b>ve bunların olası sonuçları hakkında şunları söylüyor: “Kanamalar noktasal olabilir, cilt altına olup morarmalar şeklinde olabilir. Kas içine, eklem içine, beyin içine ya da organların içine olabilir. Bunların hepsi ya hastanın kaybı ile sonuçlanabilir ya da bu bölgelerin bir süre kullanılmaması nedeniyle hastanın sakatlanmasıyla sonuçlanabilir. Dolayısıyla hemofili hastalığında her kanamanın ya sakatlıkla ya da hastanın kaybıyla sonuçlanma riski vardır. O nedenle erken müdahaleyi ve bu hastalıkla beraber yaşamayı, önlem almayı, tedavi etmeyi bilmek gerekir. Geçmişte maalesef bunlar bilinmediği için hemofilik her 3 hastamızdan birinin ailesinde vefat etmiş çocuklar ve gençler bulunmaktadır. Dolayısıyla hastalığın seyri kolay değildir. Bunlar nadir hastalıklardır. Bunlardan anlayan hekimlerin sayısı da çok fazla olmadığı için tanı konulması gecikebilir.”</p>
<h4><b>Hemofili&#8217;de kanamalar nasıl gelişir?</b></h4>
<p>“Vücudumuzda bir kesik, yırtık olduğunda damar yırtılır ve o damarın içinde akan kan dışarıya doğru sızar. O sızan kanın içindeki trombosit dediğimiz kan pulcukları deliğe doğru hücum eder ve birbirlerine kenetlenerek o yırtılmış yere yama yaparlar. Biz buna trombus deriz, yani kiremitlerin üst üste gelmesidir. Kanın içinde ya da damarın iç kısmında (endotel) bulunan hücrelerden salınan bu pıhtılaşma proteinleri, kiremitlerin üzerine sıva yaparlar ve sızma tamamen durur; o pıhtı erimez. Tamir edilir ve biz hiç anlamayız. İşte bu vücudun kendini yenilemesidir. Maalesef bu hastalarda tamir gücü ve sıva rolünü üstlenen proteinler eksik olduğu için, fonksiyonları bozuk olduğu için, taşlar, kiremitler dizilse bile bu sıva fonksiyonu tam olmayınca bir süre sonra kiremitler dağılır, yeniden oradan sızma şeklinde kanamalar olur. Sızma tarzındaki kanama o yaranın berenin olduğu her noktadan olduğu için de kısa sürede hastanın kanamadan kaybedilmesine de neden olabilir“ diyen <b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>3 noktaya dikkat çekiyor:</p>
<ol>
<li>Bu hastalarda ameliyatlar çok ciddidir.</li>
<li>Çok ağır travmalar, yaralanmalar, düşmeler çok önemlidir.</li>
<li>Kendiliğinden olan spontan dediğimiz daha önceden olmuş kanama yerinin yeniden kanaması önemlidir ve durdurulmasına çalışılmalıdır.</li>
</ol>
<h4><b>Fiziksel aktivite hemofili nedeniyle kısıtlanır mı?</b></h4>
<p><b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>hastaların normal insanlar gibi yaşamasını sağlayacak faktör adı verilen maddeler düzenli veriliyorsa bu hastaların aktivitelerini sınırlamaya gerek olmadığını ifade ediyor. Özellikle ağır tip olup, kanında plazma proteinleri hiç bulunmayan veya %1’den daha az bulunan vakalara koruyucu olarak tedavi verilmesi gerektiğini söylüyor. Diğer tip hastalarsa kanama halinde tedavi edilebiliyor.</p>
<h4><b>Ülkemizdeki 7 bin hasta 70 milyondan neler bekliyor?</b></h4>
<p><b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>tedaviye ulaşamama durumunda oluşan sosyal ve psikolojik sorunlara dikkat çekiyor:<b> </b>“Hastalara koruyucu ilaç verilebiliyorsa hayatlarını, aktivitelerini kısıtlamalarına gerek olmuyor. Eğer bu ilaç alınmıyorsa her düşme her yaralanma kanamayla sonuçlanacağından kısıtlama ortaya çıkıyor. Çocuklar kısıtlanınca içine kapanık ve/veya agresif davranabiliyor, aileleri ile ters düşerek, aralarındaki sevgi bağı zedelenebiliyor. Bu sevgisizlik sonraki yıllarda toplumsal sorun olarak da karşımıza çıkıyor. Ebeveynler kaçmadan, inkar psikolojisine girmeden, bununla birlikte yaşamayı bilerek, bunu evladına daha düşkün olabileceği bir şans olarak görerek, hayatlarını sürdürmelidirler. Derneklerle temasa geçilmelidir. Oradan tecrübe paylaşımı alınmalıdır.  Hemofili hastası çocukların ebeveynlerinden ve bizden beklediği 3 husus vardır:</p>
<ol>
<li>Beni seviyorlar mı?</li>
<li>Onlara güvenebilir miyim?</li>
<li>Ben onlar için bir şey ifade ediyor muyum?</li>
</ol>
<p>Bu üç beklenti hastalarımız içinde geçerlidir ve toplum, devlet, sosyal güvenlik kurumu olarak bunu onlara vermeliyiz. Onların ihtiyaç duydukları ilaçları korumak amacıyla onlara vermeliyiz. Verdiğimiz zaman yine de çok ağır sporlar yapmasını tabii ki istemeyiz. Boks yapmamalı mesela ama bisiklete binmesini, yüzmesini rahat rahat sağlayabiliriz.”</p>
<h4><b>HemophiLINE kayıt programıyla tedavi ve takip yapılıyor</b></h4>
<p>“Ülkemizde hemofiliklerin ancak 2000’e yakını Türkiye Hemofili Derneğimizin olanaklarından yararlanabilmektedir” diyen <b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>hemofili merkezlerinin eksikliğine dikkat çekiyor:</p>
<p>“Hemofiliyi takip edecek merkezlere ihtiyaç vardır. Güncel bilgi ve güncel tanı ve tedavi ancak orada tam uygulanabilecektir. İlacın olması yetmemektedir. İlaç kullanılmasına rağmen tedavi mükemmel hale gelememektedir. İyi bir tedavi merkezleri organizasyonuna ihtiyaç vardır. Daha da önemlisi bir kayıt ve takip sistemine ihtiyacımız vardır. Derneğimizin girişimiyle oluşturulan HemophiLINE kayıt programı ile ülkemizdeki her hemofiliğin dünya standartlarında tedavi ve takibinin yapılabilmesi mümkün olacaktır. Hemofili ile uğraşan doktorların belli çekincelerinin de bu kayıt sistemi sonrasında ortadan kalkacaktır. Buna Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Hemofili Derneği arasında 2010 yılında başlandı: HemophiLINE Bilgi, Takip ve Sürveyans Sistemi ad verildi. Böylelikle hastalar, aileler ve hekimler bu toplumsal sorun ile çok daha rahat, bilinçli ve kontrollü mücadele etmiş olacak. Ancak hayata tam geçirilemedi. Sağlık Bakanlığımızın bu konuda halen desteklerini beklemekteyiz.”</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/hemofili-hastalar-hayatla-barisik-yasayabilir/">HEMOFiLi HASTALARI HAYATLA BARIŞIK YAŞAYABİLİR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SiNÜZiT TEDAViSiNDE YENİ TEKNİK</title>
		<link>https://mayatta.com/sinuzit-tedavisinde-yeni-teknik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Apr 2014 21:25:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[BEDEN]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[hasan mete inançlı]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kanamasız]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[NEFES]]></category>
		<category><![CDATA[nefes alma]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sinoplastisi]]></category>
		<category><![CDATA[sinüs]]></category>
		<category><![CDATA[SİNÜZİT]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[ÜNİVERSİTE]]></category>
		<category><![CDATA[VÜCUT]]></category>
		<category><![CDATA[yakın doğu]]></category>
		<category><![CDATA[ydu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=8332</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde bir ilk; kanamasız sinüs ameliyatı! Sinüzit tedavisinde yeni yöntem olan “balon sinoplastisi”; kanamasız olarak gerçekleştiriliyor ve hastalar, aynı gün taburcu edilebiliyor. Başarılı bir “balon sinoplastisi” uygulaması gerçekleştiren, YDÜ Hastanesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hasan Mete İnançlı; kronik sinüzit tanısı konan ve medikal tedaviye dirençli kalan vakalarda, 2005 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/sinuzit-tedavisinde-yeni-teknik/">SiNÜZiT TEDAViSiNDE YENİ TEKNİK</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/sinuzit-tedavisinde-yeni-teknik-mayatta.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-24984" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/sinuzit-tedavisinde-yeni-teknik-mayatta.jpg" alt="" width="650" height="344" /></a>Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde bir ilk; kanamasız sinüs ameliyatı! Sinüzit tedavisinde yeni yöntem olan “balon sinoplastisi”; kanamasız olarak gerçekleştiriliyor ve hastalar, aynı gün taburcu edilebiliyor.</h4>
<p>Başarılı bir “balon sinoplastisi” uygulaması gerçekleştiren, YDÜ Hastanesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hasan Mete İnançlı; kronik sinüzit tanısı konan ve medikal tedaviye dirençli kalan vakalarda, 2005 yılında kullanılmaya başlanan ve gelişmiş ülkelerde uygulanan bu tekniğin, KKTC’de de güvenle uygulanmaya başlandığını belirtti.</p>
<p>Sinüs girişlerini balonla genişletme tekniğinin uygulandığı “balon sinoplastisi” sayesinde, girişler, minimal invazif (kesinin mümkün olduğu kadar kısa tutulduğu) yöntemle kalıcı olarak açılabiliyor. Endoskoplar kullanılarak uygulanan bu teknikte; kılavuzlar, radyasyon gerekmeden sinüslerin içerisine doğru itiliyor ve kılavuzlar üzerinden yönlendirilen balon ile genişletme sistemi, genişletilmek istenen bölgede sabitlendikten sonra özel yüksek basınçlar sağlayarak kemiklerde kontrollü kırıklar yapabiliyor. Sinüs girişleri yeterince açıldıktan sonra ise, yıkama kateteri ile sinüse girilerek içerideki dokular, antibiyotikli sıvılarla yıkanıyor.</p>
<p>Bu sayede sinüs girişlerinin açıklığı sağlanarak, sinüs iç örtüsü yeterli derecede havalanabilir hale geliyor. Ayrıca artık oksijeni alabilen sinüs iç örtüsü, hastalıklı dokulara iyileşme imkanı sağlıyor.</p>
<p>Burun deliklerinden endoskoplarla yapılan ve cerrahi dikiş kullanılmayan bu operasyonda; hastanın yüzünde dışarıdan fark edilebilecek herhangi bir değişiklik oluşmazken, “balon sinoplastisi” uygulanan hastalar, aynı gün taburcu olabiliyorlar.</p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmalar, endoskopik sinüs cerrahisi ile “balon sinoplastisi”nde aynı başarılı sonuçların alındığını gösterirken; iyileşme döneminin kısalığı ve hastanın normal hayatına dönme süresi, balon ile genişletme yönteminde daha kısadır. Uygun olan bazı vakalar lokal anesteziyle yapılabilirken, yaygın sinüs işlemi gereken hastalarda ise, genel anestezi tercih ediliyor.</p>
<p>Sinüsler içinden doku çıkartılmasına gerek duyulmadan, mevcut sinüs girişlerinin genişletilmesini sağlayan bu yöntem; 2005’ten bu yana Amerika Birleşik Devletleri’nde tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. Rutin olarak yaygın biçimde kullanılan ve bilinen kalıcı komplikasyonu bildirilmeyen uygulama; Amerika İlaç ve Eczacılık Dairesi FDA tarafından onaylı.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/sinuzit-tedavisinde-yeni-teknik/">SiNÜZiT TEDAViSiNDE YENİ TEKNİK</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
