<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TEDAVİ Archives - Mayatta</title>
	<atom:link href="https://mayatta.com/tag/tedavi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mayatta.com/tag/tedavi/</link>
	<description>Cemiyet, magazin ve yaşam haberleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Mar 2023 13:19:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/09/cropped-mayatta-magazin-haberleri-logo-favicon-16.09.2022-32x32.jpeg</url>
	<title>TEDAVİ Archives - Mayatta</title>
	<link>https://mayatta.com/tag/tedavi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DOĞRU GÖZLÜKLE GÖZ KAYMALARININ ÖNEMLİ BİR KISMI DÜZELTİLEBİLİR</title>
		<link>https://mayatta.com/doc-dr-dogan-ceyhan-sasilik-goz-kaymalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Dec 2017 10:15:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Doğan Ceyhan]]></category>
		<category><![CDATA[doktorlar]]></category>
		<category><![CDATA[dünyagöz]]></category>
		<category><![CDATA[göz hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[göz hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[göz kayması]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[şaşılık]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=28702</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Doç. Dr. Doğan Ceyhan, şaşılık hakkında bilgi veriyor. şaşılık genellikle 2-3 yaş aralığında ortaya çıkıyor. Her yaşta tedavisi mümkün olan şaşılık; uygun gözlük kullanımı, gözün çalıştırılması veya ameliyat gibi yöntemlerden biriyle tedavi edilmezse görme tembelliğine yol açıyor. Erken teşhis ve tedavi ile şaşılıkta başarılı sonuçlar sağlanabiliyor. Dünyagöz Ankara’dan Doç. Dr. Doğan Ceyhan, şaşılık hakkında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/doc-dr-dogan-ceyhan-sasilik-goz-kaymalari/">DOĞRU GÖZLÜKLE GÖZ KAYMALARININ ÖNEMLİ BİR KISMI DÜZELTİLEBİLİR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<h4><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/12/dunyagoz-hastanesi-ankara-doc-dr-dogan-ceyhan-az-gorenler-sasilik.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-28703 alignleft" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/12/dunyagoz-hastanesi-ankara-doc-dr-dogan-ceyhan-az-gorenler-sasilik.jpg" alt="Dünyagöz Hastanesi Ankara - Doç. Dr. Doğan Ceyhan - Çocuklarda şaşılık ve göz kaymaları" width="250" height="250" /></a>Doç. Dr. Doğan Ceyhan, şaşılık hakkında bilgi veriyor. şaşılık genellikle 2-3 yaş aralığında ortaya çıkıyor.</h4>
<p style="text-align: left;">Her yaşta tedavisi mümkün olan şaşılık; uygun gözlük kullanımı, gözün çalıştırılması veya ameliyat gibi yöntemlerden biriyle tedavi edilmezse görme tembelliğine yol açıyor. Erken teşhis ve tedavi ile şaşılıkta başarılı sonuçlar sağlanabiliyor. Dünyagöz Ankara’dan Doç. Dr. Doğan Ceyhan, şaşılık hakkında bilgi veriyor.</p>
<p>Göz kaymaları ( şaşılık ), iki gözün aynı noktaya bakmaması durumudur. Şaşılık problemi bebeklikten erişkin yaşlara kadar geniş bir yaş grubunda görülebilir. Bu problemin oluşturduğu iki temel sorun bulunur. Bu sorunlardan ilki, özellikle okul çağından itibaren dış görünümle ilgili sorun yaşanmasıdır. İkinci önemli sorun ise kayan gözde tembellik yani görme kaybı oluşmasıdır.</p>
<p>Göz kaymaları, her iki gözün birlikte çalışma yeteneğinin zayıf olması nedeniyle oluşur. Bu zayıflık bazen bir gözün iyi görmemesi sonucu ortaya çıkar. Bunun yanında gözleri birlikte hareket ettiren beyin merkezlerinin etkisi olduğu da düşünülmektedir. Göz kasları ve çevresindeki yapıların anormal yapısı da göz kayması oluşturabilen bir faktördür.</p>
<p>Göz kaymalarının bir grubu ilk bir yaş içinde ortaya çıkar. Bu kaymalar büyük çoğunlukla içe doğru kaymalardır ve tedavisinde öncelikle botoks uygulaması gittikçe daha çok kabul gören bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Botoks uygulaması yararlı olmazsa, ameliyatın en geç</p>
<p>1,5-2 yaşına kadar yapılması gereklidir. Bebeklik çağında ortaya çıkan göz kaymalarında çoğunlukla bir ameliyat ile kabul edilebilir derecede düzeltme sağlanır. Fakat bir kısmında birden fazla ameliyat gerekebilir.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/doc-dr-dogan-ceyhan-sasilik-goz-kaymalari/">DOĞRU GÖZLÜKLE GÖZ KAYMALARININ ÖNEMLİ BİR KISMI DÜZELTİLEBİLİR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MiGREN ŞiKAYETLERiNE KARŞI 7 ÖNERi</title>
		<link>https://mayatta.com/migren-basagrisi-sikayetine-karsi-7-oneri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2017 21:01:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[botoks tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[magazinbugün]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[migren]]></category>
		<category><![CDATA[parlak ışık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[uyku düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[uz. dr. bilge bıyıklı]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=24489</guid>

					<description><![CDATA[<p>Migren bir çok kişinin yaşamını etkileyen bir sorun. Şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı ve aşırı gürültüden rahatsız olma gibi belirtilerle kendini gösteren migren, kişinin iş ve sosyal yaşamını ciddi boyutlarda aksatabiliyor. Atak geçiren kişi zaman zaman işine gidemiyor, planlı bir sosyal aktivitesi varsa iptal edebiliyor veya atak geldiği zaman tüm işlerini bir kenara bırakıp karanlık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/migren-basagrisi-sikayetine-karsi-7-oneri/">MiGREN ŞiKAYETLERiNE KARŞI 7 ÖNERi</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a style="color: #000000;" href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/01/uzman-doktor-bilge-biyikli-migren-sikayetine-karsi-7-oneri.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-24490 size-full alignright" title="Uz. Dr. Bilge Bıyıklı" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/01/uzman-doktor-bilge-biyikli-migren-sikayetine-karsi-7-oneri.jpg" alt="Uz. Dr. Bilge Bıyıklı " width="263" height="350" /></a></p>
<h4><span style="color: #000000;">Migren bir çok kişinin yaşamını etkileyen bir sorun. Şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı ve aşırı gürültüden rahatsız olma gibi belirtilerle kendini gösteren migren, kişinin iş ve sosyal yaşamını ciddi boyutlarda aksatabiliyor.</span></h4>
<p><span style="color: #000000;"> Atak geçiren kişi zaman zaman işine gidemiyor, planlı bir sosyal aktivitesi varsa iptal edebiliyor veya atak geldiği zaman tüm işlerini bir kenara bırakıp karanlık ve sessiz bir ortamda ağrının geçmesini bekliyor. Uz. Dr. Bilge Bıyıklı ansızın ortaya çıkıp hayatı dayanılmaz hale getirebilen migren hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Stres migrenin en önemli nedenidir </strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Migren, ani bir stres olduğunda hemen başın ağrıması ya da ağrı sıklığının artması şeklinde gelişmektedir. Uykusuzluk ya da çok uyumak, uzun süreli açlık da tetikleyici sebepler arasında yer almaktadır. Adet dönemlerinde hormonal değişiklikten dolayı ağrılarda artış gözlenmektedir. Lodos esen havalar, sigara içmeyen biri için yoğun dumanlı ve yoğun ışıklı ortamda bulunmak, mayalı ve alkollü içecekler, deterjan kokuları, parfüm kokuları da migreni tetikleyen sebepler arasındadır.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Tedavide hedef ağrı sıklığını azaltmak</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;">Migren tanısı konulduktan sonra tedaviyi belirleyen en önemli şey hastanın atak sıklığıdır. Hasta bir ay içerisinde üç ya da üçten fazla ağrı yaşıyorsa koruyucu bir tedavi uygulanarak ağrıların sıklığının azaltılması gerekir. Eğer hastanın ağrısı üçten az ise sadece ağrı olduğu sırada ağrı kesicinin uygulanmasıyla ağrının geçirilmesi yoluna gidilmektedir. Migren hastalarının ağrı başlangıcında en etkili ilacı almaları gerekir. Ağrı kesici almak geciktirildiği takdirde, ağrı iyice şiddetlendikten sonra ağrıyı geçirmek daha zordur.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Botoks en etkili yöntem</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;">Eğer bir hasta ayda 8 ve üzeri atak ve ayın 15 günden fazlasını ağrılı geçiriyorsa kronik migrendir. Kronik migren hastalarında yeni tedavi yöntemi olarak botoks işlemi uygulanmaktadır. Kaslara botoks toksini diye adlandırılan, kırışıklıklar için kullanılan ilaç ile aynı madde enjekte edilir ve kasların aktivitesinin azaltılması amaçlanır. Bu ilaç yüzde alın bölgesi, her iki şakak bölgesi, başın arka kısmı, boyun bölgesindeki belirli noktalara 10 dakikalık bir işlemle uygulanmaktadır. Kasların aktivitesi azaldığı zaman ağrı da azalmaktadır. Daha çok gergin olan kas gruplarına daha yoğun miktarda madde enjekte edilirken, az gergin olan kas gruplarına daha az miktarda uygulama yapılır. Tekrarlanan tedavilerle hastada sürekli bir iyileşme sağlanmaktadır.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Migrenden korunmak için;</strong></span></h5>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Uyku düzeninizi ihmal etmeyin</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Yeterli ve dengeli beslenin, kesinlikle öğün atlamayın</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Gerilim ve stresten mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Düzenli spor yapın</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Lodos esen havalarda dışarı çıkmamaya özen gösterin</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Parlak ışık, yüksek sesli ortamlar ve keskin kokulardan uzak durun</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Günde ortalama 2-3 litre su için</span></li>
</ul>
<p>mayatta.com’u sosyal medyada takip ediniz</p>
<p><strong>YASAL UYARI:</strong> Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece mayatta.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/migren-basagrisi-sikayetine-karsi-7-oneri/">MiGREN ŞiKAYETLERiNE KARŞI 7 ÖNERi</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BÖLGESEL YAĞLAR , YÜZÜNÜZÜ GÜLDÜRSÜN</title>
		<link>https://mayatta.com/bolgesel-yaglar-yuzunuzu-guldursun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2016 11:21:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel yağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[dr bülent cihantimur]]></category>
		<category><![CDATA[estetik cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[estetik international]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[yüz germe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=20348</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle yüz bölgesinde yaşanan yaşlanma belirtilerine, bölgesel yağlanma olan alandan alınarak hazırlanan kök hücreden zengin yağ enjeksiyonu, yüz güldürücü sonuçlar veriyor. Estetik International Sağlık Grubu kurucusu Op. Dr. Bülent Cihantimur,” Vücudumuzun farklı bölgelerine yerleşen bölgesel yağlanma, bir sorun, istenmeyen bir durum olarak düşünülse de, aslında bu yağları fırsata çevirmek mümkün. Çünkü bu yağların içerisinde muazzam [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/bolgesel-yaglar-yuzunuzu-guldursun/">BÖLGESEL YAĞLAR , YÜZÜNÜZÜ GÜLDÜRSÜN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2016/03/Bolgesel-yaglar-yuzunuzu-guldursun-estetik-international-mayatta.jpg" rel="attachment wp-att-20350"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-20350" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2016/03/Bolgesel-yaglar-yuzunuzu-guldursun-estetik-international-mayatta.jpg" alt="" width="550" height="367" /></a>Özellikle yüz bölgesinde yaşanan yaşlanma belirtilerine, bölgesel yağlanma olan alandan alınarak hazırlanan kök hücreden zengin yağ enjeksiyonu, yüz güldürücü sonuçlar veriyor. Estetik International Sağlık Grubu kurucusu Op. Dr. Bülent Cihantimur,” Vücudumuzun farklı bölgelerine yerleşen bölgesel yağlanma, bir sorun, istenmeyen bir durum olarak düşünülse de, aslında bu yağları fırsata çevirmek mümkün. Çünkü bu yağların içerisinde muazzam bir yaşam kaynağı olan kök hücreler bulunuyor. Bunun yanı sıra, bu yağlar, muhteşem bir dolgu malzemesi. Zaman içinde özellikle yüz bölgesinde yaşanan deformasyon ve yaşlanma belirtilerine karşı da, en büyük  yardımcımız. Üstelik en doğal yüz gençleştirme formülünü de bu yağlardan elde ediyoruz çünkü kullanılan dolgu malzemesi sizin yağınız, yapay, suni bir şey değil” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Kök hücreden gelen gençlik sırrı</p>
<p>“Özellikle karın ve basen bölgelerine depolanan yağları yüz gençleştirme uygulamalarında kullanabiliriz. Öncelikle hastanın istenmeyen yağlarını kendi geliştirdiğim ve dünya tıp literatürüne girmiş Cihantimur Yağ Transfer tekniği ile alıyoruz. Bu teknik sayesinde transfer edilen yağ hiç hava almadan diğer bölgeye nakledildiği için, içerisindeki kök hücrelerin yaşama ve transfer edildiği alanda etkinliğini gösterme kapasitesi eksilmeden devam ediyor” diyen Op.Dr. Bülent Cihantimur, sadece yüz bölgesine değil, işlemin dolgu ihtiyacı olan her yere yapılabileceğini söyledi.</p>
<p>Muazzam bir kontür uygulaması</p>
<p>İşlemin yine kendi geliştirdiği Örümcek Ağı estetiği ile kombine edilebileceğini de söyleyen Cihantimur:” Özellikle yüz bölgesinde önce Örümcek Ağı estetiği ile yüzdeki form kaybını toparlıyoruz ve yine aynı operasyon dahilinde, Cihantimur Yağ Transferi uygulamasını yapıyoruz. Bu haliyle aslında hastanın yağlarını ihtiyacı olan yerlere dağıtıyoruz diyebiliriz. Elmacık kemikleri, dudaklar, kısaca yüze muazzam bir kontür uygulaması bu şekilde sağlanabiliyor. Hem hasta bölgesel yağından kurtuluyor, hem de yüzünde kök hücrenin tüm avantajlarını hissederek belirgin bir gençleşme yaşıyor. Bölgesel yağlar bu sebeple gerçek anlamda yüzünüzü güldürebilir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/bolgesel-yaglar-yuzunuzu-guldursun/">BÖLGESEL YAĞLAR , YÜZÜNÜZÜ GÜLDÜRSÜN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VARİS HASTALARINA LAZER TEDAVİSİ MÜJDESİ</title>
		<link>https://mayatta.com/varis-hastalarina-lazer-tedavi-mujdesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2014 11:09:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[BACAK]]></category>
		<category><![CDATA[barçın özçem]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[lazer]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[toplardamar]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>
		<category><![CDATA[YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=12568</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bacaklarda oluşan varis hastalığının lazerle tedavisi mümkün. Gerek sağlık gerekse estetik açıdan rahatsızlık veren varis hastalığı son teknoloji cihazlar sayesinde bıçaksız tedavi edilebiliyor. Tedavinin uygulandığı hastalar hemen normal hayata geri dönebiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Barçın Özcem; lazer teknolojisi kullanımının, varis tedavisinde son yıllarda gittikçe artmakta olduğunu ve dünyada [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/varis-hastalarina-lazer-tedavi-mujdesi/">VARİS HASTALARINA LAZER TEDAVİSİ MÜJDESİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/08/Varise-Lazer-Tedavisi-21.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-12570 size-full" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/08/Varise-Lazer-Tedavisi-21.jpg" alt="Varise Lazer Tedavisi" width="500" height="335" /></a></p>
<h4>Bacaklarda oluşan varis hastalığının lazerle tedavisi mümkün.</h4>
<p>Gerek sağlık gerekse estetik açıdan rahatsızlık veren varis hastalığı son teknoloji cihazlar sayesinde bıçaksız tedavi edilebiliyor. Tedavinin uygulandığı hastalar hemen normal hayata geri dönebiliyor.</p>
<p>Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Barçın Özcem; lazer teknolojisi kullanımının, varis tedavisinde son yıllarda gittikçe artmakta olduğunu ve dünyada da saygın hastanelerde kullanıldığını belirtti. Cildin dışından verilen lazer ışınları ile çapı 1 mm’nin altında olan toplardamar genişlemelerinin de yok edilebildiğini aktaran Yrd. Doç. Dr. Özcem; uygulaması kolay olan bu işlemin özel bakım gerektirmediğinin, lazer tedavisi alan hastaların normal günlük hayatlarına devam edebildiklerinin altını çizdi.</p>
<p>Özellikle en zor grup olan kılcal damar varislerinin tedavisinde de, YDÜ Hastanesi’nin dünyadaki saygın hastaneler arasında yerini aldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Özcem; hastanenin, Kıbrıs’ta tek olan ve tedavi bakımından da dünyada en iyi sonuçların alındığı lazer cihazlarından birine sahip olduğunu belirtti. YDÜ Hastanesi’nin, cihazı bünyesine katmasıyla oluşturulan varis merkezinde her tür varis tedavisi en son teknoloji kullanılarak yapılıyor.</p>
<p>Varis ağrılı yorgun bacakların kaşıntı, ödem, gece krampları gibi birçok semptomlara neden olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Özcem; varislerin kozmetik olarak da sorunlara yol açtığını ifade etti. Varisin birçok tipi bulunduğunu açıklayan Özcem; en basit gibi görülen varis tipinin kılcal damar varisi olduğunu belirterek, bu tür varislerin tedavisinin ise aslında en zoru olduğuna işaret etti. Sanılanın aksine, ciddi semptomlara ve ciddi görüntü bozukluklarına neden olabilen kılcal damar varisleri de, YDÜ Hastanesi Varis Tedavi Merkezi’nde tedavi edilebiliyor.</p>
<p>YDÜ Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel ise yaptığı açıklamada; YDÜ Hastanesi’nin KKTC’de yaşayanlar başta olmak üzere Doğu Akdeniz kıyısında bütün Akdeniz’i çevreleyen farklı dil ve kültürden insanlara uluslararası ve yüksek standartta sağlık hizmeti sunabilmek için çalıştığını belirtti. Günsel; uluslararası standartlar ve Joint Commision International (JCI) akreditasyon kriterlerine uygun olarak yapılan hastanenin, hastaların gerek medikal, gerekse de diğer bütün ihtiyaçlarının en üst seviyede karşıladığının da altını çizdi.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/varis-hastalarina-lazer-tedavi-mujdesi/">VARİS HASTALARINA LAZER TEDAVİSİ MÜJDESİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÜLEYMAN SEBA VEFAT ETTİ</title>
		<link>https://mayatta.com/besiktas-baskani-suleyman-seba-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2014 20:48:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[amerikan hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Anıl Cansızoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[BEŞİKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[bjk]]></category>
		<category><![CDATA[CENAZE]]></category>
		<category><![CDATA[feriköy mezarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[feyyaz uçar]]></category>
		<category><![CDATA[FİKRET ORMAN]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Özgerçek]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[Mete Bozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Aksu]]></category>
		<category><![CDATA[ÖLÜM]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Bilgili]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[süleyman seba]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[VEFAT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=12522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beşiktaş’ın efsane başkanı Süleyman Seba hayata veda etti. Uzun zamandır Amerikan Hastanesi’nde tedavi gören Seba 15 Ağustos Cuma günü Vodafone Arena Stadı’nda düzenlenecek cenaze töreninin ardından Feriköy Mezarlığı’na defnedilecek. 5 Nisan 1926 doğumlu olan, BJK onursal başkanı Süleyman Seba 88 yaşında vefat etti.  Uzun süredir sağlık sorunları sebebiyle hastanede yatan Seba’nın doktorları bir açıklama yaptı. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/besiktas-baskani-suleyman-seba-oldu/">SÜLEYMAN SEBA VEFAT ETTİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/08/suleyman-seba.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-12523 size-full" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/08/suleyman-seba.jpg" alt="Süleyman Seba vefat etti" width="640" height="456" /></a></p>
<h4>Beşiktaş’ın efsane başkanı Süleyman Seba hayata veda etti.</h4>
<p>Uzun zamandır Amerikan Hastanesi’nde tedavi gören Seba 15 Ağustos Cuma günü Vodafone Arena Stadı’nda düzenlenecek cenaze töreninin ardından Feriköy Mezarlığı’na defnedilecek.</p>
<p>5 Nisan 1926 doğumlu olan, BJK onursal başkanı Süleyman Seba 88 yaşında vefat etti.  Uzun süredir sağlık sorunları sebebiyle hastanede yatan Seba’nın doktorları bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi: “ 4 Mart 2014 tarihinden bu yana kronik hastalığı nedeniyle hastanemizde takip ve tedavi edilmekte olan Sayın Süleyman Seba saat 20:37&#8217;de hayatını kaybetmiştir&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Süleyman Seba’nın vefat haberin alan kulüp yöneticileri ve Beşiktaş taraftarları Amerikan Hastanesi’nin önüne geldi. Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Serdar Bilgili, Murat Aksu, Haluk Özgerçek, Anıl Cansızoğlu ve Mete Bozkurt hastaneye gelen isimler arasındaydı.</p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>FEYYAZ UÇAR&#8217;IN 2 ŞUBAT 2014&#8217;TE SÜLEYMAN SEBA&#8217;YA YAZDIĞI MEKTUP </strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Ayda yılda bir gelirdi. Yeter de artardı bu geliş. Hepimizi karşısına alır, lafını ortaya söylerdi. Unutulmayacak sözler miydi yoksa onun sözleri mi unutulmazdı, anlamazdık. Sık değiştirmediği kahverengi ceketinin üst cebindeki mendili hep biz kirletirdik. ya akan burnumuzu ya da kaçan gollerin ardında döktüğümüz gözyaşlarımızı silerdi o mendil. Çocuktuk işte… ama büyük başkan bizi adam yerine koyar o şanlı formayı ısrarla bize giydirirdi. Adalelerimiz gözüksün diye kısa tuttuğumuz şortumuzu ve malzemeci Ahmet abimizden “ne eeedecen” deyip verdiği tozlukları giyip, çivili kramponlarımızı da yandan bağladığımızda hakikaten koca adamlar gibi dururduk. Aslında bizi adam yapan o formaydı. “Şeyini şey yaptınız” dediğinde biz neyi kastettiğini bilirdik. Lafını kısa keser, söylediğini de unutmazdı. Belki de hiçbir şeyi unutmadığı için unutulmaz olacak sayın Seba. Ekranı da pek sevmezdi. Ne önünü ne de arkasını. Onu yazmak o kadar zor ki… niye ki bu çabam? Onu altın harflerle yazan tarihten daha iyi anlatamam ki… Ben, Metin-Ali’nin Feyyaz’ı, Rıza’nın ön direk takipçisi, Şifo’nun pas duvarı, Les Ferdinand’ın çapraz koşucusu, Samet abinin kibarı ben… Seni o aramıza giren herkesten çok seviyorum ve biliyorum ki sende bu başına buyruk, inatçı evladını seviyorsun… Gitme büyük başkan sakın gitme… Çünkü ben sana gelemedim…</span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/besiktas-baskani-suleyman-seba-oldu/">SÜLEYMAN SEBA VEFAT ETTİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÖK HÜCRE NAKLİ BEKLEYEN HASTALARA MÜJDE</title>
		<link>https://mayatta.com/kok-hucre-nakli-bekleyen-hastalara-mujde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2014 21:47:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[HASTALIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=12259</guid>

					<description><![CDATA[<p>YARI UYUMLU VERİCİDEN NAKİL YAPILACAK Kök hücre nakli bekleyen hastaların yüzde 60’ı akraba dışında verici bulabiliyor. Ankara Üniversitesi’nin çalışmasıyla artık yarı uyumlu vericiden de nakil yapılabilecek. Böylece nakil bekleme süresi azalacak. Verici bulma oranı yüzde 95’e çıkacak. Yabancı kaynaklara ödenen yüklü miktarların önüne geçilecek. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ‘Hematolojik Maligniteli Hastalarda Haploidentik Allojeneik KökHücre Nakillerinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kok-hucre-nakli-bekleyen-hastalara-mujde/">KÖK HÜCRE NAKLİ BEKLEYEN HASTALARA MÜJDE</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/wpid-14056897692831.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone" title="kok hucre tedavi" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/wpid-14056897692831.jpg" alt="kök hücre tedavi" width="640" height="332" /></a></p>
<h4>YARI UYUMLU VERİCİDEN NAKİL YAPILACAK</h4>
<p>Kök hücre nakli bekleyen hastaların yüzde 60’ı akraba dışında verici bulabiliyor. Ankara Üniversitesi’nin çalışmasıyla artık yarı uyumlu vericiden de nakil yapılabilecek. Böylece nakil bekleme süresi azalacak. Verici bulma oranı yüzde 95’e çıkacak. Yabancı kaynaklara ödenen yüklü miktarların önüne geçilecek.</p>
<p>Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ‘Hematolojik Maligniteli Hastalarda Haploidentik Allojeneik KökHücre Nakillerinde Mezenkimal Kök Hücre Uygulaması’ adlı çalışması TÜBİTAK tarafından kabul edildi. TÜBİTAK’ın “Öncelikli Alanlar Ar- Ge Projeleri Destekleme Programı” kapsamında çalışma yapacak olan Ankara Üniversitesi, yarı uyumlu vericiden kök hücre nakli için harekete geçti.</p>
<h4>YABANCIYA HARCAMA AZALACAK</h4>
<p>Çalışma hakkında bilgi veren Ankara Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Önder Arslan, proje sayesinde verici sorunun en aza indirgeneceğini belirtti. Böylece nakil bekleme süresinin kısalacağına işaret eden Arslan, “İnsan lökosit antijenleri (HLA) doku grubu, tam uyumlu vericisi olmayan ve nakle ulaşmayı bekleyen hastalarda başka vericiden kökhücre naklini olanaklı kılacak” dedi.  Kardeşten verici bulunamadığı durumlarda yurtdışı kökhücre bankalarından ve kordon kanı bankalarından kök hücre getirildiğini kaydeden Arslan, yabancı kök hücre kaynaklarına ödenen harcamaların büyük ölçüde önüne geçileceğinin altını çizdi.</p>
<h4>VERİCİ BULMA YÜZDE 95’E ÇIKACAK</h4>
<p>Çalışmaya yarı uyumlu başka vericiden kökhücre nakli endikasyonu konulan gönüllü hastalar da dahil edilecek. Hastaların yüzde 30’unda tam uyumlu kardeş vericinin bulunduğunu vurgulayan Arslan, akraba dışı verici bulma durumunun yüzde 60 olduğunu aktardı. Arslan, “Haploidentik allojeneik hematopoetik kökhücre nakli (HAKHN) verici sorununu ortadan kaldıracak. Doku grubu haploidentik nakillerde verici bulma oranı yüzde 95’e çıkıyor” ifadesini kullandı.</p>
<p>ALTERNATİF NAKİL YÖNTEMİ</p>
<p>Projenin, kökhücre nakli gereken hastaların bu tedaviye ulaşmasını sağlayacak alternatif nakil yöntemi olduğunu kaydeden Arslan, çalışma ile uygun donör vericisi olmayan hastalara tedavi seçeneğini sunmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kok-hucre-nakli-bekleyen-hastalara-mujde/">KÖK HÜCRE NAKLİ BEKLEYEN HASTALARA MÜJDE</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HORLAMA CERRAHİSİNDE  GÜNCEL TEDAVİ ŞEKİLLERİ</title>
		<link>https://mayatta.com/horlama-cerrahisinde-guncel-tedavi-sekilleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Koç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2014 21:38:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dr hasan mete inançlı]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[kulak burun boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[UYKU]]></category>
		<category><![CDATA[uyku apnesi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku problemi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ydu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=11616</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz bölümü doktorlarından Doç. Dr. Hasan Mete İnançlı, günümüzün büyük sorunlarından biri olan horlama ile ilgili, güncel tedavi şekillerini anlattı. İnsan hayatının hatırı sayılır bir kısmı uyku ile geçer. Uyku insanı güne hazırlar, metabolizmanın, kas iskelet sisteminin yenilenmesini sağlar. Uyku, küçük çocuklarda büyüme için salgılanan hormonların düzenlenmesi için [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/horlama-cerrahisinde-guncel-tedavi-sekilleri/">HORLAMA CERRAHİSİNDE  GÜNCEL TEDAVİ ŞEKİLLERİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<h4><span style="color: #000000;"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/06/Horlama-Cerrahisi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-26910" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/06/Horlama-Cerrahisi-1.jpg" alt="horlama cerrahisi" width="550" height="413" /></a>Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz bölümü doktorlarından Doç. Dr. Hasan Mete İnançlı, günümüzün büyük sorunlarından biri olan horlama ile ilgili, güncel tedavi şekillerini anlattı.</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">İnsan hayatının hatırı sayılır bir kısmı uyku ile geçer. Uyku insanı güne hazırlar, metabolizmanın, kas iskelet sisteminin yenilenmesini sağlar. Uyku, küçük çocuklarda büyüme için salgılanan hormonların düzenlenmesi için gereklidir. Aynı zamanda doyma hissini veren leptin hormonu, gece uykumuzda salınır, bu nedenle uyku bozukluğu olanlarda kilo almaya yatkınlık oluşur. Kilo alındıkça da uykuda bozulmalar başlar. Uyku bozuklukları arasında, tıkayıcı uyku apnesi (solunum durması) sendromu olarak adlandırılan hastalık toplumda %4 oranında mevcuttur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Çocukluk çağı tıkayıcı uyku apnesi sendromu, genelde geniz eti büyümesine ve/veya beraberinde bademcik büyümesine bağlı olarak meydana çıkar. Çocukluk çağında tanı yöntemi olarak fleksible fiberoptik nazofaringoskopi kullanılır. Çocuğa zarar vermeden tanıya gitmenin altın standart yöntemi bu endoskopidir, direkt grafi ile geniz eti varlığını ortaya koymak günümüzde çağ dışı olarak değerlendirilmektedir.</span></p>
<h4>Endoskopik Tanı Yöntemleri</h4>
<p><span style="color: #000000;">Günümüzde, uyku apnesi sendromu olduğu düşünülen erişkin hastalara da endoskopik tanı yöntemleri uygulanmaktadır. Erişkinlerde, uyku laboratuarında polisomnografi ya da poligrafi ile evde uyku testi ile hastanın gece hangi ölçüde sorun yaşadığını belgelemek gerekir. Bu çalışma ile, tedavi yaklaşımında cerrahi basınçlı maske (CPAP) kullanımının önceliği tespit edilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Erişkinlerde endoskopi ile apnenin şiddeti olmasa da seviyesi, Müller manevrası ile tespit edilebilmektedir. Çoğu zaman, birkaç seviyede birden tıkanıklığı tespit edilen erişkin hastalara, çoklu seviyede cerrahi seçenekleri sunulabilmektedir. Burun tıkanıklığına neden olduğu tespit edilen burun etlerinde kalıcı ya da geçici şişlikler, burun orta direğindeki tıkayıcı eğrilikler (septum deviyasyonu) uyku bozukluğu nedeni olabilir. Yumuşak damak kaslarındaki gevşemeler sonucunda küçük dilde uzama ve kalınlaşmalar oluşabilir. Dil kökü, hastanın anatomik yapısına bağlı hava pasajını daraltıyor olabilir. Bazen de, bademcikler o kadar büyük ve tıkayıcı olur ki bunlar da tek başına horlama ve uyku apnesine yol açabilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Burun problemi olan hastalara, burun etlerini küçültmede radyo frekans ile ablasyon ve septoplasti teknikleri uygulanmaktadır. Bademcikleri büyük olanlarda ise bademcikler tonsillektomi ameliyatı ile alınır. Bir grup hastada ise bademcikleri saran plikalarda, hava pasajını daraltan şekil bozuklukları olabilir; bu durumda yumuşak damak cerrahisi ile hastanın hava sütunun kalıcı olarak genişletilmesi düşünülür.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Palatal cerrahide son yıllarda Z-palatoplasti ve Lateral Faringoplasti teknikleri başarı ile uygulanmaktadır. Uygun hasta seçimi ile, uzun yıllardır cerrahi basınçlı maske (CPAP) kullanan hastaların cihaza bağımlılığı dahi ortadan kaldırılabilmektedir. Uygun hastaya uygun tedavi seçeneğini sunabilmenin altın kuralı ise hastaya uygun tanı yöntemi ile teşhis konulmasıdır. Öncelikle fiziksel muayenesi tam olarak yapılan hastaya, sonrasında ise uyku çalışması (hastane laboratuarında ya da kendi evinde) planlanmalıdır. Bunların sonucunda yapılan değerlendirmede hastaya en uygun ve kalıcı çözümü sağlayacak tedavi yöntemi önerilmelidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Uyku bozukluklarının; metabolik düzeni bozarak damar sertleşmesine, bunun sonucunda da koroner hastalıklara yol açtığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Aynı zamanda, insülin direnci ve diyabete neden olduğu bilinmektedir. Bunların haricinde; gün içinde sürekli uyku hali, sabah ağız kuruluğu ve boğaz ağrısı, her gece yakınlarını ve çevresini rahatsız eden bir uyku, hastanın hayat kalitesini bozmaktadır. Seyahate gitmek istemeyen, gitse bile yatılı bir yerde kalmaktan kaçınan, gittikçe kilo aldığı için kendine güveni azalan hastalar kısır döngüye girer, yıllarca horlama şikayetleri olmasına rağmen çaresini aramaktan kaçınırlar. Ancak durum, gece uykuda nefes durmalarına varınca ciddi bir sorun olduğu düşünülür. Her hastalıkta olduğu gibi yaygın ve kalıcı hasar bırakmadan, bu uyku hastalıklarının da tanısının konulması ve tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır.</span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/horlama-cerrahisinde-guncel-tedavi-sekilleri/">HORLAMA CERRAHİSİNDE  GÜNCEL TEDAVİ ŞEKİLLERİ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bel Ağrısı Şikayetlerini Ciddiye Alın</title>
		<link>https://mayatta.com/bel-agrisi-ankilozan-spondilit-sikayetlerini-ciddiye-alin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 May 2014 12:13:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ankilozan spondilit]]></category>
		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bel fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[dr gülcan gürer]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[iltihaplı romatizmal]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[siyatik]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=9636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Gülcan Gürer, Dünya Ankilozan Spondilit Haftası sebebiyle özellikle 20 ile 40 yaş civarında genç erkeklerde rastlanan ankilozan spondilitin diğer bel ağrılarından nasıl ayırt edilebileceğini ve yapılması gerekenleri anlattı. Omurga, kuyruk sokumu kemiği ve leğen kemiğini birleştiren eklemleri etkileyen iltihaplı romatizmal bir hastalık olan ankilozan spondilit için genetik yatkınlık önemli bir faktör. Sabahları ağrıyla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/bel-agrisi-ankilozan-spondilit-sikayetlerini-ciddiye-alin/">Bel Ağrısı Şikayetlerini Ciddiye Alın</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/05/DR-GULCAN-GURER-01.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9633" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/05/DR-GULCAN-GURER-01.jpg" alt="DR-GULCAN-GURER-01" width="640" height="480" /></a></p>
<p>Prof. Dr. Gülcan Gürer, Dünya Ankilozan Spondilit Haftası sebebiyle özellikle 20 ile 40 yaş civarında genç erkeklerde rastlanan ankilozan spondilitin diğer bel ağrılarından nasıl ayırt edilebileceğini ve yapılması gerekenleri anlattı.</p>
<p>Omurga, kuyruk sokumu kemiği ve leğen kemiğini birleştiren eklemleri etkileyen iltihaplı romatizmal bir hastalık olan ankilozan spondilit için genetik yatkınlık önemli bir faktör.</p>
<p>Sabahları ağrıyla uyananlar, özellikle belde, kalçada, boyunda, sırtta yarım saatin üzerinde sabah tutukluğu ya da sertlik olanlar dikkat</p>
<p>“Önce genellikle kalçalarda başlayan, daha sonra bel, sırt ve boyuna kadar yayılarak ilerleyebilen ankilozan spondilit, halk arasında Suna Pekuysal ve Ahmet Mete Işıkara hastalığı olarak da bilinmektedir. Ankilozan spondilit hastalığı ailede varsa çocuklarda görülme riski daha yüksek olmaktadır. Ankilozan spondilit genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı bir hastalıktır. Yatkınlığı artıran genetik faktörlerin başında HLA-B27 geni gelir. Bu genin bulunduğu hastalarda hastalık, daha şiddetli seyredebilirken, HLA-B27-negatif hastalarda daha iyi seyirli olabilmektedir. Kimi zaman hastanın hiçbir şikayeti olmazken, kimi zaman alevlenmeler olur” diyen Adnan Menderes Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı ve Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülcan Gürer, hastalık erken dönemde teşhis edilirse ilerlemesinin durdurulabileceğini belirterek bunun için erken tanının önemini vurguluyor. “Ayrıca erken dönemde, yani eklemlerde herhangi bir hasar oluşmadan hastalık teşhis edilirse, hastaya verilecek tavsiye, ev egzersiz programları ve ilaçlarla eklemlerde hasarın artması engellenebilir. Bu hastalıkta egzersiz yani hareket çok önemlidir. Bu hastalar mutlaka doktorunun önerdiği egzersizleri düzenli yapmalı ve belli aralarla doktoruna kontrole gitmelidir” şeklinde konuşuyor.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/bel-agrisi-ankilozan-spondilit-sikayetlerini-ciddiye-alin/">Bel Ağrısı Şikayetlerini Ciddiye Alın</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HEMOFiLi HASTALARI HAYATLA BARIŞIK YAŞAYABİLİR</title>
		<link>https://mayatta.com/hemofili-hastalar-hayatla-barisik-yasayabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2014 10:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[dünya hemofili günü]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hemofili]]></category>
		<category><![CDATA[kanama]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=8602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün ülkemizde 6500, dünyada 550.000 kadar hemofili hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu hastalardan ülkemizde sadece 4800 dünyada ise 160.000 kadarına tedavi olanağı sunulabiliyor. 17 Nisan Dünya Hemofili Günü’nde, Türkiye Hemofili Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Zülfikar hemofili ve diğer kanama-pıhtılaşma bozuklukları konusunda bilgiler verdi, “Günümüzde hemofiliklerin diş çekimi ve tedavileri, sünnetler, en ağır ameliyatlar bile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/hemofili-hastalar-hayatla-barisik-yasayabilir/">HEMOFiLi HASTALARI HAYATLA BARIŞIK YAŞAYABİLİR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/dunya-hemofili-gunu.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-26467" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/dunya-hemofili-gunu.jpg" alt="dunya hemofili gunu" width="550" height="431" /></a></p>
<h4>Bugün ülkemizde 6500, dünyada 550.000 kadar hemofili hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu hastalardan ülkemizde sadece 4800 dünyada ise 160.000 kadarına tedavi olanağı sunulabiliyor.</h4>
<p>17 Nisan Dünya Hemofili Günü’nde, Türkiye Hemofili Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Zülfikar hemofili ve diğer kanama-pıhtılaşma bozuklukları konusunda bilgiler verdi, “Günümüzde hemofiliklerin diş çekimi ve tedavileri, sünnetler, en ağır ameliyatlar bile kolaylıkla yapılabilmektedir” dedi.</p>
<p>“Kanın pıhtılaşamaması hastalığı” olarak bilinen hemofili, Türkiye’de yaklaşık 7 bin hastayı ve yakınlarıyla birlikte on binlerce kişiyi etkiliyor. Çoğunlukla kadınlar taşıyıcı, erkek çocukları ise hasta olarak doğuyor. Prof. Dr. Bülent Zülfikar “Hemofili ömür boyu sürer ve kanamalarla devam eder. Hastaların %70’e yakınına hastalık aileden kalıtımsal yolla geçiyor. Ülkemizdeki yaklaşık 7000 hastanın 4000 kadarı Hemofili A, 1000’i Hemofili B, 1000’i von Willebrand hastalığı, geri kalanı ise Nadir Faktör Eksikliği de dediğimiz Faktör V, Faktör VII, Faktör X, Faktör XI gibi faktörlerin eksikliği hastalığıdır” diyor.</p>
<p><b>Hemofili bir kadın hastalığı değil</b></p>
<p>Prof. Dr. Bülent Zülfikar “Hemofili bir kadın hastalığı değildir” diyerek taşıyıcı olan kadınlara hastalığın babalarından geçtiğini vurguluyor. “Hemen hemen her insanın bu risklere maruz kalması mümkündür. Vakaların %75-80’ini doğuştan söyleyebiliyoruz ama %25 vaka da sonradan değişik nedenlerle, ağır enfeksiyonları, ameliyatları, doğum gibi nedenleri izleyerek ortaya çıkabilmektedir” diye konuşuyor.</p>
<h4><b>Anne-babalar dikkat!</b></h4>
<p><b>Türkiye Hemofili Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Zülfikar</b> anne ve babalar için bebeklerinde hemofili olup olmadığını anlamanın yollarını şöyle özetledi: “Günümüzde doğumdan sonra bebeklerin topuklarından tarama testleri için kan alınmaktadır. Kan alınan yerdeki kanamanın durmaması halinde ağır tip hemofili hastalığından şüphelenilmelidir. Bazı aileler erken bebekleri çok erken dönemde sünnet ettirirler. Peygamber sünneti dediğimiz sünnet ilk 10 günde yapılmaktadır. Sünnet yerinin kanaması ile de hastalık teşhis edilebilir. Sonra hasta emeklemeye başladığında dizlerinde, bacaklarında morluklar olur. Annenin babanın kucağına almasıyla sıktığı yerlerde morluklar olur. İlk 6 ay bitiminde dişler çıkmaya başladığında, dişlerin sürdüğü yerlerde kanamalar olur. Daha sonra yürümeye başladığında düştüğü, çarptığı yerlerde, kas içine eklem içine kanamalar görülebilir. Tüm bunlar bir ailenin doktora gelmesi için kafi belirtilerdir.”</p>
<p><b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>hemofili hastalarında görülen kanamalar<b> </b>ve bunların olası sonuçları hakkında şunları söylüyor: “Kanamalar noktasal olabilir, cilt altına olup morarmalar şeklinde olabilir. Kas içine, eklem içine, beyin içine ya da organların içine olabilir. Bunların hepsi ya hastanın kaybı ile sonuçlanabilir ya da bu bölgelerin bir süre kullanılmaması nedeniyle hastanın sakatlanmasıyla sonuçlanabilir. Dolayısıyla hemofili hastalığında her kanamanın ya sakatlıkla ya da hastanın kaybıyla sonuçlanma riski vardır. O nedenle erken müdahaleyi ve bu hastalıkla beraber yaşamayı, önlem almayı, tedavi etmeyi bilmek gerekir. Geçmişte maalesef bunlar bilinmediği için hemofilik her 3 hastamızdan birinin ailesinde vefat etmiş çocuklar ve gençler bulunmaktadır. Dolayısıyla hastalığın seyri kolay değildir. Bunlar nadir hastalıklardır. Bunlardan anlayan hekimlerin sayısı da çok fazla olmadığı için tanı konulması gecikebilir.”</p>
<h4><b>Hemofili&#8217;de kanamalar nasıl gelişir?</b></h4>
<p>“Vücudumuzda bir kesik, yırtık olduğunda damar yırtılır ve o damarın içinde akan kan dışarıya doğru sızar. O sızan kanın içindeki trombosit dediğimiz kan pulcukları deliğe doğru hücum eder ve birbirlerine kenetlenerek o yırtılmış yere yama yaparlar. Biz buna trombus deriz, yani kiremitlerin üst üste gelmesidir. Kanın içinde ya da damarın iç kısmında (endotel) bulunan hücrelerden salınan bu pıhtılaşma proteinleri, kiremitlerin üzerine sıva yaparlar ve sızma tamamen durur; o pıhtı erimez. Tamir edilir ve biz hiç anlamayız. İşte bu vücudun kendini yenilemesidir. Maalesef bu hastalarda tamir gücü ve sıva rolünü üstlenen proteinler eksik olduğu için, fonksiyonları bozuk olduğu için, taşlar, kiremitler dizilse bile bu sıva fonksiyonu tam olmayınca bir süre sonra kiremitler dağılır, yeniden oradan sızma şeklinde kanamalar olur. Sızma tarzındaki kanama o yaranın berenin olduğu her noktadan olduğu için de kısa sürede hastanın kanamadan kaybedilmesine de neden olabilir“ diyen <b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>3 noktaya dikkat çekiyor:</p>
<ol>
<li>Bu hastalarda ameliyatlar çok ciddidir.</li>
<li>Çok ağır travmalar, yaralanmalar, düşmeler çok önemlidir.</li>
<li>Kendiliğinden olan spontan dediğimiz daha önceden olmuş kanama yerinin yeniden kanaması önemlidir ve durdurulmasına çalışılmalıdır.</li>
</ol>
<h4><b>Fiziksel aktivite hemofili nedeniyle kısıtlanır mı?</b></h4>
<p><b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>hastaların normal insanlar gibi yaşamasını sağlayacak faktör adı verilen maddeler düzenli veriliyorsa bu hastaların aktivitelerini sınırlamaya gerek olmadığını ifade ediyor. Özellikle ağır tip olup, kanında plazma proteinleri hiç bulunmayan veya %1’den daha az bulunan vakalara koruyucu olarak tedavi verilmesi gerektiğini söylüyor. Diğer tip hastalarsa kanama halinde tedavi edilebiliyor.</p>
<h4><b>Ülkemizdeki 7 bin hasta 70 milyondan neler bekliyor?</b></h4>
<p><b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>tedaviye ulaşamama durumunda oluşan sosyal ve psikolojik sorunlara dikkat çekiyor:<b> </b>“Hastalara koruyucu ilaç verilebiliyorsa hayatlarını, aktivitelerini kısıtlamalarına gerek olmuyor. Eğer bu ilaç alınmıyorsa her düşme her yaralanma kanamayla sonuçlanacağından kısıtlama ortaya çıkıyor. Çocuklar kısıtlanınca içine kapanık ve/veya agresif davranabiliyor, aileleri ile ters düşerek, aralarındaki sevgi bağı zedelenebiliyor. Bu sevgisizlik sonraki yıllarda toplumsal sorun olarak da karşımıza çıkıyor. Ebeveynler kaçmadan, inkar psikolojisine girmeden, bununla birlikte yaşamayı bilerek, bunu evladına daha düşkün olabileceği bir şans olarak görerek, hayatlarını sürdürmelidirler. Derneklerle temasa geçilmelidir. Oradan tecrübe paylaşımı alınmalıdır.  Hemofili hastası çocukların ebeveynlerinden ve bizden beklediği 3 husus vardır:</p>
<ol>
<li>Beni seviyorlar mı?</li>
<li>Onlara güvenebilir miyim?</li>
<li>Ben onlar için bir şey ifade ediyor muyum?</li>
</ol>
<p>Bu üç beklenti hastalarımız içinde geçerlidir ve toplum, devlet, sosyal güvenlik kurumu olarak bunu onlara vermeliyiz. Onların ihtiyaç duydukları ilaçları korumak amacıyla onlara vermeliyiz. Verdiğimiz zaman yine de çok ağır sporlar yapmasını tabii ki istemeyiz. Boks yapmamalı mesela ama bisiklete binmesini, yüzmesini rahat rahat sağlayabiliriz.”</p>
<h4><b>HemophiLINE kayıt programıyla tedavi ve takip yapılıyor</b></h4>
<p>“Ülkemizde hemofiliklerin ancak 2000’e yakını Türkiye Hemofili Derneğimizin olanaklarından yararlanabilmektedir” diyen <b>Prof. Dr. Bülent Zülfikar </b>hemofili merkezlerinin eksikliğine dikkat çekiyor:</p>
<p>“Hemofiliyi takip edecek merkezlere ihtiyaç vardır. Güncel bilgi ve güncel tanı ve tedavi ancak orada tam uygulanabilecektir. İlacın olması yetmemektedir. İlaç kullanılmasına rağmen tedavi mükemmel hale gelememektedir. İyi bir tedavi merkezleri organizasyonuna ihtiyaç vardır. Daha da önemlisi bir kayıt ve takip sistemine ihtiyacımız vardır. Derneğimizin girişimiyle oluşturulan HemophiLINE kayıt programı ile ülkemizdeki her hemofiliğin dünya standartlarında tedavi ve takibinin yapılabilmesi mümkün olacaktır. Hemofili ile uğraşan doktorların belli çekincelerinin de bu kayıt sistemi sonrasında ortadan kalkacaktır. Buna Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Hemofili Derneği arasında 2010 yılında başlandı: HemophiLINE Bilgi, Takip ve Sürveyans Sistemi ad verildi. Böylelikle hastalar, aileler ve hekimler bu toplumsal sorun ile çok daha rahat, bilinçli ve kontrollü mücadele etmiş olacak. Ancak hayata tam geçirilemedi. Sağlık Bakanlığımızın bu konuda halen desteklerini beklemekteyiz.”</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/hemofili-hastalar-hayatla-barisik-yasayabilir/">HEMOFiLi HASTALARI HAYATLA BARIŞIK YAŞAYABİLİR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SiNÜZiT TEDAViSiNDE YENİ TEKNİK</title>
		<link>https://mayatta.com/sinuzit-tedavisinde-yeni-teknik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Apr 2014 21:25:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[BEDEN]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[hasan mete inançlı]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kanamasız]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[NEFES]]></category>
		<category><![CDATA[nefes alma]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sinoplastisi]]></category>
		<category><![CDATA[sinüs]]></category>
		<category><![CDATA[SİNÜZİT]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[ÜNİVERSİTE]]></category>
		<category><![CDATA[VÜCUT]]></category>
		<category><![CDATA[yakın doğu]]></category>
		<category><![CDATA[ydu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=8332</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde bir ilk; kanamasız sinüs ameliyatı! Sinüzit tedavisinde yeni yöntem olan “balon sinoplastisi”; kanamasız olarak gerçekleştiriliyor ve hastalar, aynı gün taburcu edilebiliyor. Başarılı bir “balon sinoplastisi” uygulaması gerçekleştiren, YDÜ Hastanesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hasan Mete İnançlı; kronik sinüzit tanısı konan ve medikal tedaviye dirençli kalan vakalarda, 2005 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/sinuzit-tedavisinde-yeni-teknik/">SiNÜZiT TEDAViSiNDE YENİ TEKNİK</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/sinuzit-tedavisinde-yeni-teknik-mayatta.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-24984" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/sinuzit-tedavisinde-yeni-teknik-mayatta.jpg" alt="" width="650" height="344" /></a>Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde bir ilk; kanamasız sinüs ameliyatı! Sinüzit tedavisinde yeni yöntem olan “balon sinoplastisi”; kanamasız olarak gerçekleştiriliyor ve hastalar, aynı gün taburcu edilebiliyor.</h4>
<p>Başarılı bir “balon sinoplastisi” uygulaması gerçekleştiren, YDÜ Hastanesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hasan Mete İnançlı; kronik sinüzit tanısı konan ve medikal tedaviye dirençli kalan vakalarda, 2005 yılında kullanılmaya başlanan ve gelişmiş ülkelerde uygulanan bu tekniğin, KKTC’de de güvenle uygulanmaya başlandığını belirtti.</p>
<p>Sinüs girişlerini balonla genişletme tekniğinin uygulandığı “balon sinoplastisi” sayesinde, girişler, minimal invazif (kesinin mümkün olduğu kadar kısa tutulduğu) yöntemle kalıcı olarak açılabiliyor. Endoskoplar kullanılarak uygulanan bu teknikte; kılavuzlar, radyasyon gerekmeden sinüslerin içerisine doğru itiliyor ve kılavuzlar üzerinden yönlendirilen balon ile genişletme sistemi, genişletilmek istenen bölgede sabitlendikten sonra özel yüksek basınçlar sağlayarak kemiklerde kontrollü kırıklar yapabiliyor. Sinüs girişleri yeterince açıldıktan sonra ise, yıkama kateteri ile sinüse girilerek içerideki dokular, antibiyotikli sıvılarla yıkanıyor.</p>
<p>Bu sayede sinüs girişlerinin açıklığı sağlanarak, sinüs iç örtüsü yeterli derecede havalanabilir hale geliyor. Ayrıca artık oksijeni alabilen sinüs iç örtüsü, hastalıklı dokulara iyileşme imkanı sağlıyor.</p>
<p>Burun deliklerinden endoskoplarla yapılan ve cerrahi dikiş kullanılmayan bu operasyonda; hastanın yüzünde dışarıdan fark edilebilecek herhangi bir değişiklik oluşmazken, “balon sinoplastisi” uygulanan hastalar, aynı gün taburcu olabiliyorlar.</p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmalar, endoskopik sinüs cerrahisi ile “balon sinoplastisi”nde aynı başarılı sonuçların alındığını gösterirken; iyileşme döneminin kısalığı ve hastanın normal hayatına dönme süresi, balon ile genişletme yönteminde daha kısadır. Uygun olan bazı vakalar lokal anesteziyle yapılabilirken, yaygın sinüs işlemi gereken hastalarda ise, genel anestezi tercih ediliyor.</p>
<p>Sinüsler içinden doku çıkartılmasına gerek duyulmadan, mevcut sinüs girişlerinin genişletilmesini sağlayan bu yöntem; 2005’ten bu yana Amerika Birleşik Devletleri’nde tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. Rutin olarak yaygın biçimde kullanılan ve bilinen kalıcı komplikasyonu bildirilmeyen uygulama; Amerika İlaç ve Eczacılık Dairesi FDA tarafından onaylı.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/sinuzit-tedavisinde-yeni-teknik/">SiNÜZiT TEDAViSiNDE YENİ TEKNİK</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CiDDi HASARLI KALP DAMARLARINA ERiYEN STENT UMUDU</title>
		<link>https://mayatta.com/ciddi-hasarli-kalp-damarlarina-eriyen-stent-umudu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2014 13:14:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[barış ökçün]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[erhan babalık]]></category>
		<category><![CDATA[eriyen stent]]></category>
		<category><![CDATA[HASTALIK]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp-damar]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[pıhtılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[stent]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=8014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Metal stente oranla daha avantajlı olan damarda eriyen stent , her geçen gün daha çok kalp hastasına umut oluyor! Avrupa’da son 1 yıldır kullanılan, Türkiye’de ise kısa süre önce uygulanmaya başlanan eriyen stent işlemi; Kıbrıs’ta ilk kez Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Merkezi’nde, kalp damarlarının birinde ciddi hasar oluşmuş bir hasta üzerinde gerçekleştirildi. Kalp damarlarında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/ciddi-hasarli-kalp-damarlarina-eriyen-stent-umudu/">CiDDi HASARLI KALP DAMARLARINA ERiYEN STENT UMUDU</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/Prof.-Dr.-Emir-Baris-Okcun.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-8017  alignleft" style="margin-left: 5px; margin-right: 5px;" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/Prof.-Dr.-Emir-Baris-Okcun.jpg" alt="eriyen stent" width="392" height="260" /></a>Metal stente oranla daha avantajlı olan damarda eriyen stent , her geçen gün daha çok kalp hastasına umut oluyor!</h4>
<p>Avrupa’da son 1 yıldır kullanılan, Türkiye’de ise kısa süre önce uygulanmaya başlanan eriyen stent işlemi; Kıbrıs’ta ilk kez Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Merkezi’nde, kalp damarlarının birinde ciddi hasar oluşmuş bir hasta üzerinde gerçekleştirildi.</p>
<p>Kalp damarlarında ciddi hasar olan hastalar açısından büyük önem taşıyan damarda eriyen stent operasyonu; Avrupa ve Türkiye’nin ardından Kıbrıs’ta ilk kez Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde başarıyla uygulandı. YDÜ Hastanesi Kalp Merkezi Başkanı Prof. Dr. Barış Ökçün ve Prof. Dr. Erhan Babalık tarafından anjiyografi ve damar içi ultrason yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen operasyonda; hastanın iki kalp damarındaki darlık açılarak eriyen stent yerleştirildi. Yaygın olarak kullanılan ve metal kafes yapısına sahip stentler, üzerlerine emdirilmiş bazı ilaçlar ile damar içine ilaç salgılamaktadır. Eriyen stent ise metal kafes yerine; metalden arındırılmış, damar içinde eriyen ve 6 ay içinde tamamen damarın yapısına karışan bir materyalden yapılmakta ve  bu yüksek teknoloji ürünü malzeme, hastaya çok önemli avantajlar sağlamaktadır.</p>
<p>Hastanın vücudunda, kalp damarı içinde herhangi bir metal kalıntısı olmaması, damarın günlük hayatta gevşeme ve genişleme kabiliyetinin korunmasını sağlar. Metal içeren stentlerde ise bir kafes gibi damarın genişlemesi sınırladığından; kalbin geniş damar çapına ulaşması gerektiren durumlarda damar bu kabiliyetini yerine getiremez. Metal stentler, bazı hastalarda hayat boyu, 2 farklı ve ciddi kan sulandırıcı ilacın bir arada kullanılmasını zorunlu kılarken; eriyen stentler, 6 aydan sonra kendini yok ettiğinden, kan sulandırıcı kullanılması gerekmez. Bu durum hasta için, kan sulandırıcılara bağlı kanama komplikasyonları ya da vücudun başka bir yerinde ameliyat yapılacağı zaman kullanılması gerekecek kan sulandırıcı ilaçların getirdiği riskleri ortadan kaldırır.<a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/Eriyen-Stent-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-8015  alignleft" style="margin-left: 5px; margin-right: 5px;" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/Eriyen-Stent-2.jpg" alt="eriyen stent" width="371" height="205" /></a></p>
<h4>HASTA İÇİN AVANTAJ</h4>
<p>Stentler takıldıktan sonra, yaklaşık 10 hastadan 1’inde, stent içinde darlık oluşur. Stent içi darlığın genişletildiği hastaya ise tekrar stent işlemi ancak bir kez daha yapılabilir. Bir başka deyişle, aynı damara, iç içe en fazla 2 metal stent takılabilir; 3. stent takılması gerektiğindeyse by-pass olma ihtimali yükselir ve bu durum hasta için dezavantaj oluşturur. Eriyen stent kullanılan hastalarda ise, stent zaman içinde damar yapısına karıştığından, bu işlem gerekli oldukça tekrarlanabilir</p>
<p>Pıhtılaşma riski de metal stentlere oranla çok daha düşük olan eriyen stentler, ilaçlı metal stentlerin tüm özelliklerini ve tüm avantajlarını barındırmakta, dezavantajları ise tamamen ortadan kaldırmaktadır.</p>
<p>Eriyen stent  ile metal stent arasında günlük yaşamda da bazı farklılıklar ortaya çıkabilir. Metal stent  takılan hastada, ilk hafta içinde metal stent göğüste damara batma hissi verebilir. Eriyen stentler ise hiçbir şey hissettirmeden 6 ay sonra kaybolduğundan, günlük yaşamda hastaya daha fazla rahatlık sağlar.</p>
<p>Normal stent işleminden biraz daha farklı bir işlemden geçen eriyen stent operasyonunu gerçekleştirmek için kullanılan teknolojiye, IVUS ve OTC cihazları da destek veriyor.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/ciddi-hasarli-kalp-damarlarina-eriyen-stent-umudu/">CiDDi HASARLI KALP DAMARLARINA ERiYEN STENT UMUDU</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YENİ MODA DEKOLTE ESTETiĞi</title>
		<link>https://mayatta.com/dekolte-estetigi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Koç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2014 12:23:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[BAKIM]]></category>
		<category><![CDATA[BİKİNİ]]></category>
		<category><![CDATA[botoks]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[çatlak]]></category>
		<category><![CDATA[cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dekolte]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[ESTETİK]]></category>
		<category><![CDATA[GENÇLEŞME]]></category>
		<category><![CDATA[GÜZELLİK]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin güner]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[lazer]]></category>
		<category><![CDATA[mayo]]></category>
		<category><![CDATA[operatör]]></category>
		<category><![CDATA[rekonstrüktif]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[sırt]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[VÜCUT]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[YAZ]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=7852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaygın olarak yüz ve vücut gençleştirmeye yönelik tedaviler uygulanırken dekolte bakımı ve estetiği çoğunlukla göz ardı ediliyor. Bunun başlıca nedeni ise dekolte estetiğinin mümkün olmadığına dair yanlış inanışın olması.Halbuki, dekolte ve alt boyun tedavisi, sırt ve omuz başı estetiği ile yılların izini silmek mümkün. Dekoltenin yaşlanması önce lekelenmeler, sonrasında kızarıklık ve damar çatlaklarıyla kendini gösteriyor, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/dekolte-estetigi/">YENİ MODA DEKOLTE ESTETiĞi</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/dekolte03.04.201402-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-7855 " src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/dekolte03.04.201402-1.jpg" alt="dekolte estetiği" width="404" height="609" /></a></p>
<h4>Yaygın olarak yüz ve vücut gençleştirmeye yönelik tedaviler uygulanırken dekolte bakımı ve estetiği çoğunlukla göz ardı ediliyor.</h4>
<p>Bunun başlıca nedeni ise dekolte estetiğinin mümkün olmadığına dair yanlış inanışın olması.Halbuki, dekolte ve alt boyun tedavisi, sırt ve omuz başı estetiği ile yılların izini silmek mümkün.</p>
<p>Dekoltenin yaşlanması önce lekelenmeler, sonrasında kızarıklık ve damar çatlaklarıyla kendini gösteriyor, kırışıkların belirmesi ile dekolte estetiği için de vakit gelmiş oluyor. Lazer, IPL, focal ultrason, radyofrekans, kök hücre enjeksiyonları ve botoks uygulamalarını ihtiyacınıza göre kombin eden &#8220;Dekolte Estetiği Paket Tedavisi&#8221; ile zamanı lehinize çevirebilirsiniz.</p>
<p>Estetik,Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Güner, yılların izini silerken dekoltesini ihmal etmek istemeyenlere ‘Dekolte Estetiği’ Paket programını tavsiye ediyor. Lekeleri ve kırışıklıkları tedavi edilip cildin derin tabakalarını yenileyen Dekolte Tedavisi için her biri 40-60 dakika süren toplam 3 ya da 4 seans gerçekleştiriliyor. Ortalama 20 gün aralıklara uygulanan seansların sonucunda yaklaşık 2 ay gibi kısa bir sürede dekolte bölgesi ameliyat gerektirmeden gençleşiyor. Bu tedavi kombinasyonu ile 30- 40 yılın izi silinebiliyor.</p>
<p>Seanslar sonrası hafif kızarıklık oluşması mümkün ancak bu bir gün içerisinde kayboluyor. Sonrasında senede bir bakım uygulanması tavsiye ediliyor. Op. Dr. Hüseyin Güner, dekoltenin yaşlanmasını geciktirmek için öncelikle güneşten korunma konusunda dikkatli olunması gerektiğini söylüyor. Çünkü bugün yanlış şekilde güneşe maruz kaldığınızda bunun etkilerinin 15-30 sene arasında ortaya çıkıyor. Bu güneşlenmemek anlamına gelmiyor. Kızarmadan ve soyulmadan koyulaşma sağlıklı. Bunun için yüksek koruma faktörlü güneş koruma ürünleriyle tatile başlayıp, sonrasında koruma faktörünü giderek düşürmek gerekiyor.</p>
<p>Güner’in dekoltesinin güzelliğini düşünenlere bir diğer tavsiyesi ise bol bol kahkaha atmak. Gülmek, ‘platisma’ adalesini hareket ettiriyor ve dekolte bölgesinde vibrasyon etkisi yaratarak kan akışını arttırıyor.</p>
<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/dekolte-estetigi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-7853 size-full" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/dekolte-estetigi.jpg" alt="dekolte estetigi" width="630" height="360" /></a></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/dekolte-estetigi/">YENİ MODA DEKOLTE ESTETiĞi</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NEFES TERAPİSTİ SiBEL ACEMYAN : ENERJİNİ KEŞFET</title>
		<link>https://mayatta.com/nefes-terapisti-sibel-acemyan-enerjini-kesfet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Dec 2013 13:24:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[AURA]]></category>
		<category><![CDATA[BODRUM]]></category>
		<category><![CDATA[ÇAKRA]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA]]></category>
		<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[KİŞİSEL GELİŞİM]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[magazinbugün]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[METAFİZİK]]></category>
		<category><![CDATA[NEFES]]></category>
		<category><![CDATA[nefes terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[NLP]]></category>
		<category><![CDATA[NO4]]></category>
		<category><![CDATA[oksijen]]></category>
		<category><![CDATA[ramada plaza ankara]]></category>
		<category><![CDATA[REİKİ]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[TERAPİ]]></category>
		<category><![CDATA[WYNDHAM ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=4126</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nefes Terapisti Sibel Acemyan , içimizdeki enerjiyi doğru kullanmanın yollarını anlattı. Çevresel faktörler ve önyargılarımızla zaman içinde doğru nefes almayı unutuyoruz. Doğru nefes alamadığımız için de oksijen vücudumuza verimli bir şekilde yayılamıyor. Yeterli oksijeni alamayan vücudumuz enerjiyi tam olarak kullanamıyor. Bu durumda daha düşük çakraya sahip oluyoruz. Ramada Plaza Ankara Hotel’de seminerler veren Nefes Terapisti [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/nefes-terapisti-sibel-acemyan-enerjini-kesfet/">NEFES TERAPİSTİ SiBEL ACEMYAN : ENERJİNİ KEŞFET</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-25698 size-full aligncenter" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2013/12/sibel-acemyan-nefes-terapisti-mayatta.jpg" alt="Nefes Terapisti sibel acemyan - mayatta" width="550" height="366" /></p>
<h4>Nefes Terapisti Sibel Acemyan , içimizdeki enerjiyi doğru kullanmanın yollarını anlattı.</h4>
<p>Çevresel faktörler ve önyargılarımızla zaman içinde doğru nefes almayı unutuyoruz. Doğru nefes alamadığımız için de oksijen vücudumuza verimli bir şekilde yayılamıyor. Yeterli oksijeni alamayan vücudumuz enerjiyi tam olarak kullanamıyor. Bu durumda daha düşük çakraya sahip oluyoruz. Ramada Plaza Ankara Hotel’de seminerler veren Nefes Terapisti Sibel Acemyan, nefes terapisi yöntemiyle çakraları açık, yüksek enerjiye sahip bir insan olma konusunda danışanlarına yardımcı oluyor.<span style="font-size: 13px;"> </span><span style="font-size: 13px;"><br />
</span></p>
<h4><b>Nefes terapisini nasıl öğrendiniz?<br />
</b></h4>
<p>30lu yaşlarda, Aile kariyer çocuk para.. hayatta her şeyim olmasını rağmen bir boşluk bir endişe içerisinde hissettim kendimi. Hiçbir şeyden haz ve zevk almıyordum. Din ile çok ilgim olmasına rağmen “ben neden bu dünyadayım” gibi sorular soruyordum.  Hiçbir şey benim bir ileri gitmemi sağlamıyordu. Bir gün reiki seminerine katıldım.  Reiki’nin ne olduğunu bile bilmiyordum. Enerjinin vücudumuzda nasıl oluştuğundan bile haberim yoktu. Seminerde reiki enerjisi bana bir sıcaklık vermeye başladı. O sıcaklığı hissettiğim an bağlantıya geçtim. Sıcaklık vücudumda yayılıyordu. insanın vücudunda bir enerji olduğunu anlamaya başladım. Araştırmaya başladığımda nefes” ile tanıştım. Reikinin vücuduma çok büyük faydası vardı ama düşüncelerimi durduramıyordu. Hala korku ve endişelerim devam ediyordu. İlk nefes seansımda vücuduma oksijen girer girmez bütün vücuduma ne kadar oksijen aldığımı ve öncesinde ne kadar az oksijen aldığımı hissettim.</p>
<p>Karnıma yeteri kadar oksijen gitmiyordu. Onun için vücuduma oksijen dağılmıyordu ve sık düşünce içerisindeydim. Daha sonra yavaş yavaş düşünceler beynimden dağılmaya, vücudumda serbest kalma hissi duymaya başladım. Bu bana düşüncelerimi durdurmayı ve anda kalmayı öğretti. Bunun üstüne gitmeye karar verdim. Metafizik öğrenmek için zaman ayırdım. Yurtiçi ve yurtdışında Kuantum ve metafizik öğrendim. Çok ünlü ve bilir hocalarla çalıştım. Bu işin sonuna kadar gittiğimde de hücrenin ne olduğunu öğrenmeye başladım. Metafiziğin ne olduğunu, enerjinin ne olduğunu ve vücuda nasıl dağıldığını öğrendim. Öğrendikçe iyileşmeye başladım. Önce kendi üstümde gördüm. Kendi üstümdeki iyileşme beni daha çok heyecanlandırmaya başladı. Bendeki iyileşme çocuklarıma eşime ve çevreme yansıdı. Ben de bunun eğitimini almaya karar verdim. Eğitimlerimi bitirdikten sonra koç olma yolunda ilerlemeye başladım. NLP koçluğundan tutun da enerji koçluğuna kadar.  Benim yaptığım insanları fiziksel, mental ve spritüel bir yolculuğa hazırlamak.</p>
<h4><b>Bu üçünde neyi kastediyosunuz?</b></h4>
<p>Fiziksel derken; vücudumuzda bazen ağrılar hissederiz.  Hareket edemez gibi hissederiz. Nefes, metafizik, kuantum ve reiki çalışmaları yaparak sizin fiziksel olarak neden yorgun hissettiğinizi; bağışıklık sisteminizin neden düşük olduğunu belirliyorum. Mental alanda da duygu ve düşüncelerimize yöneliyoruz. Duygu ve düşüncelerinizin, çocukluk travmalarınızın, bugüne kadar taşıdığınız şeyleri size sunuyor. Ben falcı değilim. Bunlar zaten sizin vücudunuzda var. Siz bu travmalardan dolayı ileri adım atamıyorsunuz. Yaptığım çalışmalar bunları aşmaya öğretiyor. Ben bunu kendimde gördüm. Siz de gördüğünüzde bir lamba yanıyor ve bu lamba vücudunuzda “ben kendimi iyileştiririm” ışığını yakıyor. Sipritüel boyutu ise; hepimizin evrenden aldığı bir güç var. Allah, tanrı, ışık… Herkesin kendine göre algısı var. Oradan beslendiğimiz şeyi yeniliyoruz. Yenilediğimiz zaman kendimizi daha güçlü hissediyoruz. Bunu da meditasyon teknikleriyle insanlara yaptırıyorum.</p>
<h4><b>Yurt dışında da çalışmalar yapıyorsunuz bu nasıl başladı. </b></h4>
<p>Koç olduktan sonra kendi ofisimi açtım. Eşim ve çocuklarım Bodrum’da olduğu için orada iş imkanları yaratmaya çalışıyordum. Kendimi en yüksek seviyede düşünceye ittim. O sırada bir detoks merkezinden teklif geldi. Burada çalışmalar yapmaya başladım. Orası benim yurt dışına açılmamı sağladı. Detoks merkezine çok yabancı misafir geliyordu. Çok sayıdaki yurt dışında yaşayan arkadaşım da bana cesaret verdi.</p>
<p><b>Nerelerde çalışmalar yapıyorsunuz?</b></p>
<p>Romanya’da ayda iki çalışma yapıyorum. Hem seminer hem birebir çalışmalar. Ürdün, Beyrut ve yavaş yavaş birçok ülkeden davetler almaya başladım. İnsanlar arasında yayılmaya başladı. Bu çalışmalardaki amacım insanların kendilerini keşfetmelerini ve içlerindeki enerjiyi doğru kullanarak kendi kendilerini iyileştirmeyi öğretiyorum.</p>
<p><b>İnsan kendi kendisini iyileştirebilir mi?</b></p>
<p>Ben bu işe başlarken nasıl kendi kendimi iyileştirdiysem aynı yolla size teknikler sunuyorum. Birlikte çalışmalar yapıyoruz. Siz bu çalışmalarla vücudunuzun enerjisini ve ısısını tanıyorsunuz ve iyileştirmeye açık hale geliyorsunuz.</p>
<h4><b>En önemli nokta nedir? Isı mı?</b></h4>
<p>Oksijen, vücut ısısı ve enerjisi… oksijenle birlikte vücuttaki düşünceler harekete geçiyor. Mesela siz beni dinlerken beyin sürekli çalışıyor, başka şeyler de düşünmeye başlıyorsunuz. O sırada vücut oksijenle kendi kendini iyileştirmeye odaklanıyor. Böylece iyileştirme başlıyor.</p>
<p><b>Nefes terapisi bunların neresinde?</b></p>
<p>Nefes vücuda girmeye başladığı andan itibaren hücreler kendi kendisini yenilemeye başlıyor. Siz oksijeni hissetmeye başlıyorsunuz. Meditasyon, yoga ve pilates’te nefes faktörü çok güçlü. Yaptığım çalışmalarda bu yüzden nefes bu kadar önemli. Reiki çalışmasında vücudumun ısısını ve enerjisini hissetmeye başladım ama beynim fırıl fırıl dönüyordu. Nefes döngüyü ana sabitledi. Anı sabitlediğimde de iyileşme başladı.</p>
<p><b>Nefes terapisine kimlerin ihtiyacı var?</b></p>
<p>Nefes alan herkesin ihtiyacı var. Kiminin fiziksel kiminin mental kiminin de sipritüel olabilir… Spor yapmak gibi bir şey nefes almak. Yemek yemek gibi.  “Su içmeye kimin ihtiyacı var” sorusunun cevabıyla bu sorunun cevabı aynı. Herkesin daha çok su içmeye daha çok oksijen almaya ihtiyacı var.</p>
<p><b>İnsanlar nefes almayı bilmiyor mu?</b></p>
<p>Biliyor ama bazen farkında olmadan nefesini tutabiliyor. Doğru nefesi çocuklar alıyor. Biz zamanla, korkularımız ve yargılarımızla doğru nefes almayı unutuyoruz. Oksijenin vücudumuza yayılmasını önlüyoruz. Böylece elektromanyetik alanımızda düşmeler oluyor. Bu da bizim enerjimizin düşmesine sebep oluyor.</p>
<h4><b>Buna sebep olan faktörler nedir?</b></h4>
<p>Yaşam biçimimiz, düşünce tarzımız ve kalıplarımız… fiziksel engeller varsa bile doğru nefes almak engeli ortadan kaldıracaktır. Doğru nefes alarak burundaki tıkanıklığın açılması sağlanabilir. Coğrafi koşullara göre de değişiklik arz edebilir ama belki de insanın sipritüel dünyasında şifalanmaya ihtiyacı vardır.</p>
<p>Doğru oksijen almak insanın fiziksel, mental ve sipritüel gelişimini düzenler. Bireyler düzeyinde düşünceleri iyileştirebilirsek, bu iyileşme toplum sağlığına da yansıyacaktır. Toplumdaki bireylerin genel durumu diğerlerini de etkiler. Burada iki kişinin başı ağrısa siz de kendinizi kötü hissedersiniz.</p>
<p><b>Nefes terapileri size ne kattı? </b></p>
<p>Sibel Acemyan : Benim öncelikle ön yargılarım değişti. İnsanlara bakış açım değişti. Önyargılarım yok oldu. Günden güne birçok faydasını hissettim. İnsanın bakış açısı değişirse hayatında her şey değişebilir. Hayatlarına girebilecek hastalıktan tutun da boşanma olaylarına kadar … kendilerinin ne kadar değerli olduğunu ve o anda yaşadıkları şeyin ölüm olmadığını öğretir. Olayları yaşamamızın bir anlamı olduğunu öğretir. Hastalandığında kendisini iyileştirebileceğini anlayan çok sayıda danışanım var. En büyük şoklarda kendisini sakinleştirebilen danışanlarım var. Nefes terapileriyle boşanmaktan vazgeçenler bile oldu. İnsanlar kendilerini geliştirip güçlerinin farkına varıyor.</p>
<h4><b>Boşanma kararı almadan önce nefes terapilerine katılmayı çiftlere önerir misiniz?</b></h4>
<p>Sibel Acemyan : %100 öneririm. Kişilerin bakış açısı değişince yaşadıkları travma azalmaya başlar ve vücut şoka girmez. O sırada ölüm gibi gelen boşanma düşüncesi şok yaratır. Terapiler insanı şoka girmeden hafifçe atlatmasını sağlar. Mantığını doğru kullanmasını sağlar.</p>
<p><b>Son olarak ne eklemek istersiniz?</b></p>
<p>Sibel Acemyan : Einsteign fizikte bazı kuralları kanıtlamıştır. Metafizik de titreşimleri, evrendeki yüksek manyetik dalgaları kanıtlar. Düşük manyetik dalgaların insanı çektiğini kanıtlar. Negatif bir kişiyle pozitif bir kişiyi yan yana koyduğumuzda negatif kişi pozitif kişiyi aşağı çeker. Pozitif kişinin gücü çok yüksek ise ki bu fiziksel, mental ve sipritüel güce bağlı, o zaman negatif kişi pozitif olanı aşağı alamaz. Aura ve çakrası yüksek insanlar çevresine enerji yayar. Oksijen insanın vücut enerjisinin, çakrasının yükselmesini sağlar. İnsanların bunu yapmayı öğrendikten sonra sürekli olarak koça ihtiyacı yok. Spor hocamızın bize hareketleri gösterdikten sonra bizim kendi kendimize çalışmamız gibi.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/nefes-terapisti-sibel-acemyan-enerjini-kesfet/">NEFES TERAPİSTİ SiBEL ACEMYAN : ENERJİNİ KEŞFET</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ROMATiZMAL HASTALIKLARDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR</title>
		<link>https://mayatta.com/romatizmal-hastaliklarda-dogru-bilinen-yanlislar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Dec 2013 12:39:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Timuçin Kaşifoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ROMATİZMA]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEDAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[YANLIŞ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=4117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Romatoloji Bilim Dalı İç Hastalıkları Uzmanı, Türkiye Romatoloji Derneği Üyesi ve Romatizma TV Koordinatörü Doç. Dr. Timuçin Kaşifoğlu “Romatizmal Hastalıklar Konusunda Doğru Bilinen Yanlışlar” başlıklı toplantıda romatoid artrit, Behçet hastalığı, ankilozan spondilit, ailevi Akdeniz ateşi ve lupus gibi pek çok romatizmal hastalıkla ilgili bilinmeyenleri anlatarak romatizmalı hastaların doğru bilgiye hızlı ve kolay [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/romatizmal-hastaliklarda-dogru-bilinen-yanlislar/">ROMATiZMAL HASTALIKLARDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;" align="center"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2013/12/ROMATİZMAL-HASTALIKLAR.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-4118 size-full" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2013/12/ROMATİZMAL-HASTALIKLAR.jpg" alt="Doç. Dr. Timuçin Kaşifoğlu - romatizmal hastalıklar" width="580" height="360" srcset="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2013/12/ROMATİZMAL-HASTALIKLAR.jpg 580w, https://mayatta.com/wp-content/uploads/2013/12/ROMATİZMAL-HASTALIKLAR-85x54.jpg 85w" sizes="auto, (max-width: 580px) 100vw, 580px" /></a></p>
<h4 style="text-align: left;" align="center">Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Romatoloji Bilim Dalı İç Hastalıkları Uzmanı, Türkiye Romatoloji Derneği Üyesi ve Romatizma TV Koordinatörü Doç. Dr. Timuçin Kaşifoğlu “Romatizmal Hastalıklar Konusunda Doğru Bilinen Yanlışlar” başlıklı toplantıda romatoid artrit, Behçet hastalığı, ankilozan spondilit, ailevi Akdeniz ateşi ve lupus gibi pek çok romatizmal hastalıkla ilgili bilinmeyenleri anlatarak romatizmalı hastaların doğru bilgiye hızlı ve kolay ulaşabilmesi için Romatizma TV hakkında bilgi verdi.</h4>
<p style="text-align: left;">Hastalara referans kaynağı olmak, hekime erişimi kolaylaştırmak ve hastalıklar hakkında her türlü detaylı bilgiyi sunmak için hazırlanan Romatizma TV, hastaların internet erişiminin olduğu her yerde kolayca sorularına yanıt alabilmelerini hedefliyor. Romatizma TV’ye www.romatizmatv.com adresinden ulaşmak mümkün. Sitede, 300’e yakın soru çeşitli üniversitelerden öğretim üyeleri tarafından kısa videolar şeklinde yanıtlanıyor. Site halkın erişimine açık ve ücretsiz olarak faaliyet gösteriyor.</p>
<p style="text-align: left;">Türkiye Romatoloji Derneği Romatizma TV Koordinatörü Doç. Dr. Timuçin Kaşifoğlu “En sık görülen romatizmal hastalıklardan olan romatoid artrit, ankilozan spondilit, sedef romatizması, Behçet hastalığı, ailevi Akdeniz ateşi, sistemik lupus eritematozus (SLE), gut gibi daha birçok hastalık romatizmal hastalıklar olarak gruplanmakta; bunların tanı ve tedavisi romatologlar tarafından yapılmaktadır” dedi.</p>
<p style="text-align: left;">Türkiye Romatoloji Derneği Romatizma TV Koordinatörü Doç. Dr. Timuçin Kaşifoğlu erken dönemde tanısı konmuş ve uygun bir şekilde tedavi edilmiş birçok romatizmal hastalığın ilerlemesini geciktirmenin, hatta önleyebilmenin mümkün olabildiğini vurgulayarak “Romatizmal hastalıkların başlangıcında doğru tanı konması ve uygun tedavi başlanması önemlidir. Başlangıçta yapılan uygun tedavi hastanın sonraki yaşamı için kritiktir. Erken tanı ve uygun tedavi ile sakatlık gelişimini, çalışma ile ilgili kısıtlılıkları, hastalığa bağlı tıbbi ve ekonomik maliyetleri azaltmak mümkün olabilmektedir” diye konuştu. Ardından romatizmal hastalıklar konusunda merak edilen soruları yanıtladı:</p>
<h4 style="text-align: left;">Romatizma ölümcül risk taşır mı?</h4>
<p style="text-align: left;">“Romatizmal hastalıkların çoğu zaman sadece eklemleri ilgilendirdiği düşünülmektedir. Ancak bazı romatizmal hastalıklar beyin, kalp, akciğer gibi organları etkileyebilir. Tanı ve tedavide gecikildiğinde ciddi sakatlık veya ölüme yol açabilir. Bu nedenle romatizmal hastalıkla ilişkili yakınmaları olan kişilerin romatoloji uzmanlarınca değerlendirilmesi önemlidir.”</p>
<h4 style="text-align: left;">Kaplıcalar her romatizmalıya iyi gelir mi?</h4>
<p style="text-align: left;">“Kaplıcalar ve sıcak suların romatizmal hastalıklara iyi geldiği yönünde yaygın bir inanış vardır. Pek çok termal tesisin ilanlarında veya tesis girişinde iyi geldiği romatizmal hastalıkların listeleri bulunmaktadır. Ancak, gerçek tam olarak böyle değildir. Özellikle de iltihaplı romatizmal hastalıkları olan hastaların bu tür merkezlere gittiğinde şikayetlerinin daha da artabileceğinin bilinmesi gereklidir. Bu nedenle iltihaplı eklem romatizması olan hastalarımızın özellikle de hastalığın aktif döneminde kaplıcalara gitmesi uygun değildir. Bu tür termal merkezler kireçlenme olarak da bilinen iltihaplı olmayan eklem romatizmalarının tedavisinde işe yarayabilir.”</p>
<h4 style="text-align: left;">Her bel ağrısı bel fıtığı mıdır?</h4>
<p style="text-align: left;">“Romatizmal hastalıklarla uğraşan hekimler olarak bel ağrısı nedeniyle bel fıtığı tanısı alan ve çoğu zaman gereksiz ameliyat edilen hastalarla sık karşılaşıyoruz. Özellikle genç hastalarda bel ağrısı ankilozan spondilit denilen ve omurgayı etkileyebilen bir hastalığın bulgusu olabilir. Bu nedenle bel ağrısının özelliklerinin iyi bilinmesi gereklidir. Dinlenmekle daha kötüleşen ve genç yaşlardaki bireylerde başlayan bel ağrısının bel fıtığı dışındaki nedenlerle ilişkili olabileceğinin bilinmesi hastaların gereksiz ameliyatlardan korunması açısından önemlidir.”</p>
<h4 style="text-align: left;">Romatizmal hastalıklar aileden mi geçer ve çocuklarım risk altında mıdır?</h4>
<p style="text-align: left;">“Bu sorunun tek bir yanıtı yoktur. Bazı romatizmal hastalıklar açısından ailesel yatkınlık önemlidir. Ancak ailedeki diğer bireylerde romatizmal hastalığın mutlaka çıkacağı anlamı taşımaz. Ailesel geçişin en belirgin olduğu romatizmal hastalık grubu ankilozan spondilittir. Bu hastalıkta bile ailesel risk %10-30 civarındadır. Aile bireylerinde romatizmal hastalığı olan birisinin olması, diğer aile fertlerinde küçük bir risk artışına yol açabilir. Önemli olan diğer aile bireylerindeki yakınmaların uygun şekilde incelenmesidir.”</p>
<h4 style="text-align: left;">Tekrarlayan ağız yaraları Behçet hastalığını mı gösterir?</h4>
<p style="text-align: left;">“Behçet hastalığının en önemli yakınmalarından biri aft denilen ağız yaralarıdır. Bu tür ağız yaraları başka hastalıklarda da görülse bile Behçet hastalığının olabileceği unutulmamalıdır. Çünkü Behçet hastalığı dünya üzerinde en fazla Türkiye’de görülmektedir. Behçet hastalarında ağız yaraları dışında, cinsel organ yaraları, körlüğe yol açabilen göz iltihaplanmaları, damar tıkanıklıkları görülebilir.  Hastalığın çok farklı organ tutulumları nedeniyle tüm Türk hekimlerin Behçet hastalığı bulgularını iyi tanıması önemlidir. Uzun yıllardır Behçet hastalığının tanı ve tedavisi ile en yoğun ilgilenenler romatoloji uzmanlarıdır. Bu nedenle hastaların romatoloji hekimlerine yönlendirilmeleri ya da romatoloji uzmanı koordinasyonunda ekip çalışması ile tedavi edilmeleri önemlidir.”</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/romatizmal-hastaliklarda-dogru-bilinen-yanlislar/">ROMATiZMAL HASTALIKLARDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
