<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>REJİM Archives - Mayatta</title>
	<atom:link href="https://mayatta.com/tag/rejim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mayatta.com/tag/rejim/</link>
	<description>Cemiyet, magazin ve yaşam haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Feb 2022 07:27:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/09/cropped-mayatta-magazin-haberleri-logo-favicon-16.09.2022-32x32.jpeg</url>
	<title>REJİM Archives - Mayatta</title>
	<link>https://mayatta.com/tag/rejim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DiYET E RAĞMEN KİLO VEREMİYOR MUSUNUZ?</title>
		<link>https://mayatta.com/diyete-ragmen-kilo-verememenin-tibbi-sebebi-olabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Jun 2014 10:43:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET]]></category>
		<category><![CDATA[DİYETİSYEN]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[dr hatice baygut]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[REJİM]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=11049</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyet yapılmasına rağmen kilo verilememesinin tıbbi sebepleri olabileceğinin ve bazı hastalıkların, kilo verilmesine engel olabileceğinin altını çizen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Baş Diyetisyeni Uzm. Hatice Baygut, bu durumda doktora başvurulması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Diyet yapan bir kişi için, ayda 2-4 kilo kaybının ideal olduğunu belirten YDÜ Hastanesi Baş Diyetisyeni Uzman Hatice Baygut; bazı hastalıkların [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/diyete-ragmen-kilo-verememenin-tibbi-sebebi-olabilir/">DiYET E RAĞMEN KİLO VEREMİYOR MUSUNUZ?</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/06/Kilo-Veremeyenler-Dikkat-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-11054" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/06/Kilo-Veremeyenler-Dikkat-1.jpg" alt="Kilo Veremeyenler Dikkat (1)" width="679" height="451" /></a></p>
<p>Diyet yapılmasına rağmen kilo verilememesinin tıbbi sebepleri olabileceğinin ve bazı hastalıkların, kilo verilmesine engel olabileceğinin altını çizen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Baş Diyetisyeni Uzm. Hatice Baygut, bu durumda doktora başvurulması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.</p>
<p>Diyet yapan bir kişi için, ayda 2-4 kilo kaybının ideal olduğunu belirten YDÜ Hastanesi Baş Diyetisyeni Uzman Hatice Baygut; bazı hastalıkların ise kilo verilmesine engel olabileceğini belirtti. Diyet yapıldığı halde kilo verilemesinin ya da kilo kaybının durma noktasına gelmesinin tıbbi sebepleri olabileceğini ve nedenlerinin araştırılması gerektiğini vurgulayan Uzm. Baygut; buna yol açabilecek bazı sebepler hakkında da bilgi verdi.</p>
<h4><strong><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/06/Uzm.Hatice-Baygut.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-11052 alignleft" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/06/Uzm.Hatice-Baygut.jpg" alt="Uzm.Hatice Baygut" width="255" height="285" /></a> 1. Fazla kiloya sebep olabilen bir hastalığınızın bulunması</strong></h4>
<p>Bir doktora danışmadan, kendi kendine yapılan diyetler belli bir süre sonra başarısızlıkla sonuçlanabilir. Farkında olmadığınız bir tiroid hastalığı, gizli şeker ya da insülin direnci, böbreküstü bezlerinin fazla çalışması, polikistik over sendromu gibi durumlar kilo verememenizin tıbbi sebepleri olabilir. Bu tür hastalıklar, her yaşta ortaya çıkabileceği için kilo vermekte zorlandığınızda ya da kilo vermeniz durduğunda bu hastalıkların bir uzman hekim tarafından araştırılması gerekir.</p>
<h4><strong> 2. Doğru olmayan beslenme uygulamaları</strong></h4>
<p>Bir diyet sizi aç bırakıyorsa o diyet doğru diyet değildir. Çok düşük kalorili diyetler vücudumuzdan yağ dokusu ile beraber fazla miktarda kas dokusu kaybına da yol açarlar. Gün içerisinde enerjiyi en fazla harcayan, kaslarımızdır. Kas kaybı ile beraber metabolizma hızınız yavaşlar ve kilo kaybına karşı bir direnç oluşur, hatta eskisinden fazla kilo alınabilir.</p>
<h4><strong>3. Psikolojik problemler bulunması ve aşırı stres hali</strong></h4>
<p>Psikolojik problemleriniz ya da aşırı stresli bir yaşantınız varsa, kilo verme konusunda başarısız olma ihtimaliniz artar. Bu problemler için kullanılan bazı ilaçlar da, yan etki olarak kilo artışına yol açabilir.</p>
<h4><strong>4. Kişinin düzenli ve kendisine uygun bir egzersiz yapmaması</strong></h4>
<p>Kilo kaybı, kişinin günlük aldığı kaloriden daha fazla kalori yakmasıyla olur. Bunu da, uygun bir beslenme programına ilave edilen egzersizlerle daha kolay sağlarız. Aynı zamanda yapılan egzersizler, kas kitlenizin korunmasını sağlar ve metabolizma hızınızın azalması engellenmiş olur.</p>
<h4><strong>5. Aileniz ve çevrenizden yeterli desteği alamamak</strong></h4>
<p>Kilo vermeye karar vermek sizin için en önemli adımdır. Bu adımı atarken ailenize ve çevrenizde beraber olduğunuz herkese söylemelisiniz. Onlardan size destek olmalarını ve gerektiğinde sizi uyarmalarını isteyin.</p>
<p><strong>6. Öğünleri atlamak</strong><br />
Metabolizmanın düzenli çalışması için günde 3 ana ve 3 ara öğün yenmesi gerektiği, bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Sabah kahvaltısı erken saatte yapılmalı, öğün atlanmamalıdır. Akşam yemeğini ise saat 19:00’dan önce yemeye dikkat etmelisiniz. Ana öğünlerden 2,5-3 saat sonra mutlaka ara öğün yapmanız, metabolizmanızın hızını arttıran en önemli etkendir.</p>
<p><strong>7. Yeterli uyumamak ve dinlenememek</strong><br />
Metabolizmanın en yavaş olduğu gece saatlerinde mutlaka uyunmalı, en hızlı olduğu sabah saatlerinde de mutlaka ayakta olunmalıdır. Uykusuzluk, stres hormonlarını arttırır ve bu hormonlar kilo artışına yol açabilir. Bu yüzden mutlaka günde 7-8 saat uyumanız gerekir.</p>
<p><strong>8. Bol su içmemek</strong><br />
Metabolizmanın düzgün çalışması için günde 2.5-3 litre su içmeyi bir alışkanlık haline getirilmelidir.</p>
<p><strong>9. Zararlı alışkanlıkları bırakmamak</strong><br />
Sigara ve alkol gibi maddeleri tüketenlerin zayıflama programlarında daha az başarılı oldukları bilimsel çalışmalarda görülmüştür.</p>
<p><strong>10. Ümitsizliğe kapılmak</strong><br />
Belli miktarda kilo verdikten sonra, vücut yeni durumuna karşı bir denge sağlamaya çalışır ve kilo kaybı azalır, bazen de durabilir. Bu dönemde ümitsizliğe kapılmamalı, mevcut kilonuzu korumaya çalışmalı ve egzersiz miktarını arttırmaya çalışmalısınız.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/diyete-ragmen-kilo-verememenin-tibbi-sebebi-olabilir/">DiYET E RAĞMEN KİLO VEREMİYOR MUSUNUZ?</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AŞı 25 MİLYON HAYAT KURTARIYOR</title>
		<link>https://mayatta.com/asi-25-milyon-hayat-kurtariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Koç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2014 22:41:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılanma]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklama]]></category>
		<category><![CDATA[BAKIM]]></category>
		<category><![CDATA[başkent]]></category>
		<category><![CDATA[BEDEN]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[CEMİYET]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTOR]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[HASTALIK]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[prof dr mehmet ceyhan]]></category>
		<category><![CDATA[REJİM]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK BAKANLIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[VÜCUT]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=8689</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşı lar her yıl dünyada 25 milyon kişinin hayatını kurtarıyor! Bu yıl 24 Nisan-30 Nisan 2014 tarihleri arasında düzenlenen Dünya Bağışıklama Haftası’nda toplumun aşılama ve aşı ile korunulabilir hastalıklar konusundaki farkındalığının artırılması ve bilgilendirilmesi hedefleniyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda aşılamayla önlenebilen enfeksiyon hastalıklarında önemli başarılar sağlandığını aşıyla birçok hastalıktan korunmanın mümkün olduğunu belirterek, Türkiye&#8217;nin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/asi-25-milyon-hayat-kurtariyor/">AŞı 25 MİLYON HAYAT KURTARIYOR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><strong><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/insan_mikrop.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-8690 size-full aligncenter" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/04/insan_mikrop.jpg" alt="Aşı lar her yıl dünyada 25 milyon kişinin hayatını kurtarıyor!" width="640" height="480" /></a></strong></h4>
<h4><strong>Aşı lar her yıl dünyada 25 milyon kişinin hayatını kurtarıyor!</strong></h4>
<p>Bu yıl 24 Nisan-30 Nisan 2014 tarihleri arasında düzenlenen Dünya Bağışıklama Haftası’nda toplumun aşılama ve aşı ile korunulabilir hastalıklar konusundaki farkındalığının artırılması ve bilgilendirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda aşılamayla önlenebilen enfeksiyon hastalıklarında önemli başarılar sağlandığını aşıyla birçok hastalıktan korunmanın mümkün olduğunu belirterek, Türkiye&#8217;nin de aşı programında birçok gelişmiş ülke ile aynı seviyede olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, risk grubundaki yetişkinlerin de aşı olması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Dünyada her yıl 25 milyon kişi aşılar sayesinde hayata tutunuyor. Aşılar ile pek çok hastalığın zaman içerisinde kökünün kazındığını ifade eden Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan “Bugün Türkiye’de uygulanan Genişletilmiş Bağışıklama Programı ile yılda 14 binden fazla çocuğumuzun 13 farklı hastalıktan kaybedilmesinin önüne geçiliyor. Bulduğumuz rakama göre eğer hiç aşı yapmasaydık yılda 14 bin  kişiyi aşıyla korunulabilir hastalıklardan dolayı kaybediyor olacaktık” şeklinde konuşuyor. Aşılamanın yalnızca çocuklar için geçerli olmadığını, yetişkinlerin de olması gereken aşılar bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Mehmet Ceyhan bunlar hakkında farkındalığın artırılması gerektiğini söylüyor.</p>
<p style="text-align: left;">Genelde aşılamanın dünyanın her yerinde çocuklara bir program dahilinde devletler tarafından uygulanarak başladığını ifade ederek “Yetişkinler için dünyada henüz böyle bir uygulama bulunmamaktadır. Yetişkin aşılamaları dünyada bu işi en iyi yapan İskandinav ülkelerinde bile yüzde 50’leri geçmiyor. Bizim gibi ülkelerdeyse, gripte oran biraz daha yüksek olsa da pnömokok aşısı dediğimiz zatürreye karşı aşılanma oranı yüzde 1’in altında. Oysa aşılanması gereken birçok risk grubu var” şeklinde konuşuyor.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kronik hastalığı olanlar mutlaka aşılanmalı</strong></p>
<p>“Aşılama yalnızca çocuklara yapılır diye bir şey yoktur. Erişkinlik dönemi boyunca yapılması gereken pek çok aşılama vardır” diyen Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Korunma doğar doğmaz çocukluk çağıyla başlar, ancak yinelenmesi gerekir. Yetişkinlikte de hasta olma olasılığı küçümsenmemelidir. Altta yatan, kronik hastalığı olan kişiler bu nedenle duyarlı ve farkında olmalıdır. 65 yaş üzeri kişiler ile kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalarının, 5 yılda bir pnömoni (zatürre) aşısı, her yıl da grip aşısı yaptırmaları gereklidir. Bunun için yoğun eğitim faaliyetlerinin yürütülmesine ihtiyacımız var” diye konuşuyor.</p>
<h4><strong>Kimler risk grubunda?</strong></h4>
<p>“Dünyanın her yerinde çocuk aşılaması yetişkin aşılamasına göre daha yaygın ilerliyor. Örneğin pnömokok aşısında çocukluk çağındaki aşılama oranlarının Türkiye’de yüzde 97 gibi yüksek rakamlara ulaşarak oldukça başarılı bir noktaya geldi. 2009 yılına kadar yılda 1500 çocuğu menenjit nedeniyle kaybediyorduk. Bu oran, aşılamayla çok büyük düşüş gösterdi. Aşı, zatürre vakalarında ve orta kulak iltihabında yüzde 40 koruma sağlıyor” diyen Ceyhan, kronik akciğer hastaları, kronik kalp hastaları, koroner kalp hastalığı olanlar, KOAH ya da astım gibi solunum yolu hastalıkları olanlar, şeker hastalığı olanlar, kronik böbrek yetmezliği ve kronik karaciğer hastalığı olanlar ve 65 yaş üstü kişilerin risk grubunda yer aldığını belirtti. “Zatürre her yaşta görülmekle birlikte en çok bebeklerde ve 60 yaş üstü kişilerde ölüme neden oluyor. Bunlar bağışıklık problemleri nedeniyle zatürre geçirirse daha ağır seyredebilecek gruplar. Sağlık Bakanlığı verilerine göre zatürre Türkiye’de 1-4 yaş arasındaki çocuklarda yüzde 22 oranla en çok görülen ölüm nedeni” dedi.</p>
<p>Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan pnömokok bakterisinin zatürre dışında pek çok hastalığa neden olduğunu da ifade etti. Pnömokokun zatürrede, kulak iltihaplarında, sinüzitte, menenjitte, kana bakteri karışmasında en sık görülen etken olduğunu belirtti.</p>
<h4><strong>İşgücü kaybını engelliyor, sağlık harcamalarını azaltıyor</strong></h4>
<p>Yetişkinlerde aşı uygulamalarının daha yaygınlaşması için hekim ve hastalarda yeterli bilincin geliştirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan “Aşılar korunmanın yanı sıra tasarruf sağlar, işgücü kaybını engeller, sağlık harcamalarını azaltır. Aşı ilaçtan farklıdır. Hasta olmadan olası riske karşı alınan bir önlemdir. Yaptığımız maliyet yarar analizine göre aşı giderleri ile aşısız giderleri karşılaştırdığımızda bir yılda 20 milyar lira tasarruf etmek mümkün. Risk grubu dediğimiz hastalara bakan göğüs hastalıkları uzmanları, dahiliye uzmanları, şeker hastaları risk grubunda olduğu için endokrinoloji uzmanları, böbrek hastaları risk grubunda olduğu için nefroloji uzmanları ve aile hekimleri hem kendileri bilinçlenerek hem de risk grubundaki hastalarını aşılanmaya teşvik etmeliler” diyerek aşılamada hekim tavsiyesinin önemini vurguladı.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/asi-25-milyon-hayat-kurtariyor/">AŞı 25 MİLYON HAYAT KURTARIYOR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÜNLÜLERİN YENİ GÖZDESİ ALKALi DiYETi</title>
		<link>https://mayatta.com/unlulerin-yeni-gozdesi-alkali-diyeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2014 17:06:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[BESİN]]></category>
		<category><![CDATA[BESLENME]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET]]></category>
		<category><![CDATA[GIDA]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[REJİM]]></category>
		<category><![CDATA[RENKLER]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[yeme-içme]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=6837</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son zamanlarda en çok konuşulan diyetlerden olan Alkali Diyeti , ünlülerin de tercihi. Şimdiye kadar hepimiz sayısız diyet isminden bahsedildiğini duyduk; hatta belki birçoğunu bizzat uyguladık bile. Son günlerde Dr. Ayşegül Çoruhlu&#8217;nun kitabıyla konuşulmaya başlanansa alkali diyeti. Adı diyet olsa da, aslında tamamen bir beslenme biçimi. Dr. Ayşegül Çoruhlu, bunu vücuda alınan, alkali oluşturan besinlerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/unlulerin-yeni-gozdesi-alkali-diyeti/">ÜNLÜLERİN YENİ GÖZDESİ ALKALi DiYETi</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/02/BESINLER-VE-RENLERI-18.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-5301" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/02/BESINLER-VE-RENLERI-18.jpg" alt="BESINLER VE RENLERI (18)" width="430" height="341" /></a>Son zamanlarda en çok konuşulan diyetlerden olan Alkali Diyeti , ünlülerin de tercihi.</h4>
<p>Şimdiye kadar hepimiz sayısız diyet isminden bahsedildiğini duyduk; hatta belki birçoğunu bizzat uyguladık bile. Son günlerde Dr. Ayşegül Çoruhlu&#8217;nun kitabıyla konuşulmaya başlanansa alkali diyeti. Adı diyet olsa da, aslında tamamen bir beslenme biçimi. Dr. Ayşegül Çoruhlu, bunu vücuda alınan, alkali oluşturan besinlerin miktarının asit oluşturanlardan daha fazla olmasını sağlayan bir &#8220;ekleme ve dengeleme&#8221; diyeti olarak tanımlıyor. Alkali diyetin en önemli avantajıysa, kilo kaybını sağlamanın yanı sıra sağlık üzerinde de birçok olumlu etkiye sahip olması. Jennifer Aniston, Victoria Beckham, Kristen Dunst, Gwyneth Paltrow, Jennifer Lopez ve Gisele Bundchen&#8217;da bu diyeti kullananlardan.</p>
<h4>Alkali diyetin temel prensipleri neler?</h4>
<p>Öncelikle alkali ve asit kavramlarını açıklayayım. Basit lise kimya bilgisinden hatırlayacağımız üzere, asitler alkalilerle nötralize olurlar. Yani alkali, asidin zıddıdır. Bunları ölçme derecesi pH&#8217;tır. pH, 1-7 arasında ise sıvı asittir ve pH, 7-14 arasında ise sıvı alkalidir. Vücudumuzun içindeki sıvıların neredeyse hepsi alkalidir (yüzde 72&#8217;mizin su olduğunu hatırlayalım). Vücudumuzdan attığımız ter ve idrar sıvısıysa yüksek oranda asidik sıvılardır. Bu sıvılar her gün atılır çünkü vücut alkali olmak ister. Temel işleyiş bu kadar basit bir prensibe dayanır. Vücudun asit yükünü artıran besinlerin alkali besinlerle beraber alınması alkali diyetin temel prensibidir.</p>
<h4>Asit ve alkali besinler hangileri?</h4>
<p>Hazır gıdalar, işlenmiş etler, basit şekerli besinler, şekerli, kolalı içecekler, kızartmalar, cipsler, kömür ateşinde pişirilmiş yiyecekler, beyaz undan yapılmış besinler, tüm işlenmiş unlar, sağlıksız yağlar, katkı maddeleri, hormonlu ürünler&#8230; Asitli besinler listesi böyle uzayıp gidiyor. Alkali besinler olan taze sebzeler, çoğu taze meyve, tohumlar (badem vs.), tohum yağları, diğer sağlıklı yağlar (zeytinyağı, balık yağı, avokado yağı, keten tohumu yağı gibi), baharatlar, su. Bu besinler sağlıklı çünkü vücudu alkali yapıyorlar. Vücuttan asit atılım işini kolaylaştırıyorlar. Sağlıklı kalmanın ve kalıcı kilo vermenin en kestirme yoluysa her öğünde tüketilen alkali olan besinlerin miktarlarını asitlen-diren gıdalardan 3 kat fazla tutmak.</p>
<h4>Alkali diyet uygulaması zor bir diyet mi?</h4>
<p>Alkali diyet, aslında şimdiye kadar doğru bildiklerimizin toplamı olarak tanımlanabilir. Alkali diyet yeni bir kavram ya da trend değil. Zaten tüm hekimlerin bildiği vücudun normal çalışma süreçleriyle ilgili bilgilerin toplamı. Yeni olansa, vücudun istediği alkali seviyesini doğru besin seçimlerimizle yapabileceğimiz bilgisi. Ayrıca şunu özellikle vurgulamalıyım ki alkali diyet, diyet sözcüğünün çağrıştırdığı gibi bir kısıtlama değil. Aksine, vücuda alınan alkali oluşturan besinlerin miktarının asit oluşturanlardan daha fazla olmasını sağlayan bir &#8220;ekleme ve dengeleme&#8221; diyeti. Örneğin bir öğünde sadece et yiyen bir kişiyle, aynı öğünde et ve yanında et miktarının en az 3 katı sebze yiyen kişinin kalp-damar sağlığı aynı olamaz. Aynı şekilde sebze ekleyerek daha fazla yiyen kişide kilo problemleri (beklediğinizin aksine) daha az görünür. Çünkü sadece asitli gıdaları tüketerek asitlenen bir bünye daha kolay yağ depolar.</p>
<h4>Neden asitli diyet içecekler de kilo yapıyor?</h4>
<p>Aslında çoğu kişi fazla yemekten değil, öğünlerindeki özellikle de sadece akşam yemeğindeki yanlış seçimler yüzünden kilo alıyor. Çünkü mesele kalori veya protein hesapları değil; mesele modern yaşamdaki beslenme şeklimizde asitlendiren besinlerin alkali besinlere göre fazla tüketilmesidir. Ve tabii öte yandan asıl mesele kilo da değil; kilo maskesi altında yanlış besinlerin vücutta yarattığı asitlemenin tüm sağlığımızı olumsuz etkilemesi. Kabul etmek zorundayız: Ne yiyorsak oyuz!</p>
<p>Alkali diyeti takip edenler kısa ve uzun vadede sağlık durumlarında ne gibi değişiklikler gözlemleyecekler</p>
<p>Alkali beslenen kişiler, vücuttaki atılacak asit miktarını anında azaltacakları için idrarlarının rengi açılacak ve kokusu hafifleyecek. Alkali beslenen kişini deodorant kullanması gerekmeyecek çünkü ter kokusu azalacak. Yüksek protein diyetleri yapanlarda olan ağız kokusu olmayacaktır. Dışkılama daha düzenli ve sorunsuz olacak, gaz ve hazımsızlık problemleri azalacaktır. Mide yanması, reflü şikayetleri azalacak, kilo kayıpları bel bölgesinden olacaktır. Alkali beslenen bireyler daha dinlemiş uyanacaklar ve daha enerjik olacaklardır. Uzun vadedeyse: kan testlerinde olumlu değişiklikler görülecek, kolesterol, şeker, insülin değerleri düşecek, tiroit fonksiyonları daha düzgün çalışmaya başlayacak, azalan damar plakları ve azalan karaciğer yağlanması, yavaşlayan kemik erimesi gibi olumlu sağlık durumları yaşama ihtimalleri fazlalaşacaktır. Kısaca alkali beslenme kilodan kansere kadar her türlü sağlık sorunun azalmasına yardımcıdır.</p>
<h4>AKŞAM YEMEKLERİNDE BU KURALLARA DİKKAT!</h4>
<p>• Daima aldığınız protein miktarının dört katı kadar çiğ sebze tüketmeye çalışın.</p>
<p>• Çiğ sebze yeterince tüketemiyorsanız sebze suyu için.</p>
<p>• Kırmızı et yediğinizde sebze desteği normalden daha fazla olsun.</p>
<p>• Aksam yemeği lokmalarınızı en az 15 kez çiğnenerek yutun hatta tek tek sayın.</p>
<p>• Yemekle beraber alkol, ayran, meyve suyu ve benzeri içecekleri içmeyin.</p>
<p>• Yemekten iki saat sonra bir bardak suya bir yemek kaşığı limon veya doğal elma sirkesi ekleyip için.</p>
<p>• Televizyon karşısında atıştırmalık olarak bolca limonlu salatalık yiyebilirsiniz.</p>
<p>• Mideniz kazınırsa yatmadan hemen önce bile olsa, bir katı yumurta yemeniz mümkün.</p>
<p>• Yatmadan önce bir bardak karbonatlı su içmeyi unutmayın. (1 litreye yarım çay kaşığı karbonat ekleyerek hazırlayabilirsiniz.)</p>
<p>• Karbonatlı sudan tüm güne yayılmış olarak en az 1,5 litre tüketmelisiniz.</p>
<h4>NELER YEMELİ?</h4>
<p>Alkali diyet beslenme biçimi gün boyu pek çok besini tüketmenize ve farklı kombinasyonlar yapmanıza olanak tanıyor. İşte seçenekler:</p>
<p>KAHVALTI</p>
<p>Lor veya ricotto peyniri, söğüş yeşillikler (limon ve soğuk sıkım zeytinyağı eklerek, gün içinde sarı ve kırmızı sebzeleri tüketmek serbest), siyah tuzsuz zeytin, 4 yumurta beyazı ve 1 sarısı ile omlet veya haşlama, az miktarda tereyağı, keçi, koyun peynir türleri, avokado (bir bütün, limonla, mayonez veya başka sos yok), glütensiz veya karabuğday ekmeği, iki dilim, az miktarda üzüm pekmezi ve tahin, yeşil çay ve bitki çayları, badem sütü (akşamdan içme suyuna konulup buzdolabında 1 gece bekletilen bademler, ideal kahvaltı içeceğine dönüşür. Çok yüksek alkali yapma kapasitesi var.) Haftada birer gün ceviz ve fındık da kahvaltıya eklenmeli.</p>
<p>ÖĞLE YEMEĞİ</p>
<p>Her türlü çiğ sebze, salata, haşlama, buharda pişmiş tüm sebzeler, tüm çorbalar, her çeşit zeytinyağlı sebze yemeği, baklagillerin hepsi, balık türevlerinin hepsi, salatalar (sos olarak sadece limon, zeytin-</p>
<p>yağı ve elma sirkesi), kahverengi kabuklu pirinç pilavı, kabuklarıyla haşlanmış patates, varsa tatlı patates, glütensiz undan makarna, pizza.</p>
<p>AKŞAM ÜSTÜ</p>
<p>1 avokado, 2 kaşık Hindistan cevizi sütü, 10 adet badem, 2 adet meyve.</p>
<p>AKŞAM YEMEĞİ</p>
<p>Beyaz yeşil ve mor sebzeler (sarı-kırmızı sebzeler yok ve sebzelerin büyük kısmı çiğ olacak), ızgara, haşlama, zeytinyağlı sebze türevleri, haşlanmış ve ızgara somon balığı, diğer balık türevleri (kabuklular hariç), hindi eti, tavuk göğüs eti, dana ve kuzu eti, dana ciğeri, kelle paça, pastırma.</p>
<p>Kaynak: http://www.sag-lik.net/beslenme-ve-diyet-unlulerin-yeni-gozdesi-alkali-diyeti-4532.html#ixzz2w3FFqeyW</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/unlulerin-yeni-gozdesi-alkali-diyeti/">ÜNLÜLERİN YENİ GÖZDESİ ALKALi DiYETi</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
