<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>acıbadem hastanesi Archives - Mayatta</title>
	<atom:link href="https://mayatta.com/tag/acibadem-hastanesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mayatta.com/tag/acibadem-hastanesi/</link>
	<description>Cemiyet, magazin ve yaşam haberleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Sep 2018 12:03:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/09/cropped-mayatta-magazin-haberleri-logo-favicon-16.09.2022-32x32.jpeg</url>
	<title>acıbadem hastanesi Archives - Mayatta</title>
	<link>https://mayatta.com/tag/acibadem-hastanesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÇOCUK DiŞ SAĞLıĞı iLE İLGİLİ DOĞRU SANILAN 8 YANLIŞ</title>
		<link>https://mayatta.com/cocuk-dis-sagligi-dogru-sanilan-8-yanlis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2018 18:30:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[acıbadem hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş çürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Ceren Güney Tolgay]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[pediatri]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=28855</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk diş sağlığı ilgili ebeveynlerde yerleşmiş olan bu tür hatalı bilgilerin faturası bazen ağır olabiliyor; örneğin erken diş kaybı, konuşma bozuklukları ve çenede gelişim bozuklukları oluşması gibi. Çocuğum şeker, çikolata yemiyor, dişleri çürümez… Süt dişleri nasıl olsa dökülecek, tedavi edilmelerine gerek yok… Dişimdeki çürükler çocuğuma geçmez, dolayısıyla onu istediğim kadar öpebilirim… Bebeklik döneminden itibaren çocukların [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/cocuk-dis-sagligi-dogru-sanilan-8-yanlis/">ÇOCUK DiŞ SAĞLıĞı iLE İLGİLİ DOĞRU SANILAN 8 YANLIŞ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2018/01/cocuk-dis-sagligi-acibadem-hastanesi.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-28856" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2018/01/cocuk-dis-sagligi-acibadem-hastanesi.jpg" alt="çocuk diş sağlığı ile ilgili doğru bilinen yanlışlar" width="550" height="367" /></a></p>
<p>Çocuk diş sağlığı ilgili ebeveynlerde yerleşmiş olan bu tür hatalı bilgilerin faturası bazen ağır olabiliyor; örneğin erken diş kaybı, konuşma bozuklukları ve çenede gelişim bozuklukları oluşması gibi. Çocuğum şeker, çikolata yemiyor, dişleri çürümez… Süt dişleri nasıl olsa dökülecek, tedavi edilmelerine gerek yok… Dişimdeki çürükler çocuğuma geçmez, dolayısıyla onu istediğim kadar öpebilirim…</p>
<p>Bebeklik döneminden itibaren çocukların diş sağlığına özen göstermek çok önemli. Aksi halde gelişen diş çürükleri ve erken diş kaybı gibi nedenlerden dolayı çocukta yetersiz beslenme, estetik kaygılar yüzünden psikolojik sorunlar ve konuşma bozuklukları gibi önemli problemler gelişebiliyor. Parmak emme, biberon, emzik kullanımı, ağız solunumu, atipik yutkunma (dilin yutkunma sırasında alt veya üst ön dişlerin arasına sokulması) gibi alışkanlıklar da tedavi edilmediklerinde çene ile yüz gelişimi olumsuz etkilenebiliyor. Üstelik çocukluk çağında başlayan diş problemleri ihmal edildiklerinde ilerleyen yaşlarda artarak devam ediyor. İşte bu yüzden çocuğun diş sağlığı için düzenli olarak diş muayenesinden geçmesi ve dişlerin çürümesini önlemek için gerekli tedbirlerin alınması şart. Ancak çocukların diş sağlığıyla ilgili kulaktan kulağa yayılan hatalı bilgiler hem hatalı alışkanlıkların sürdürülmesine hem de diş hekimine geç başvurulmasına yol açarak çocuğun diş sağlığını ciddi boyutlarda tehdit edebiliyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgay, </strong>çocuk diş sağlığı ile ilgili doğru sanılan yanlışları anlattı, önemli bilgiler verdi.</p>
<h4><strong>Yanlış:  Süt dişleri dökülecekleri için tedavi edilmelerine gerek yok</strong></h4>
<p><strong>Do</strong><strong>ğrusu: </strong>Süt dişleri çiğneme, konuşma ve estetik fonksiyonlarının yanı sıra düşme zamanına kadar kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için koruyor ve böylece doğal bir “yer tutucu” görevi görüyorlar. Tedavisinde geç kalınan süt dişlerinin düşme zamanından önce kaybedilmesi durumunda, kalıcı dişlerin çıkmasında problemler yaşanabiliyor ve çapraşıklık oluşabiliyor. Erken kaybedilen süt dişleri nedeniyle beslenme ve konuşma bozuklukları görülebiliyor. Bunun yanı sıra süt dişlerindeki çürük kaynaklı ağrı ve şişlik gibi problemler, çocuğun yaşam kalitesi ile okul başarısını olumsuz yönde etkileyebiliyor.</p>
<h4><strong>Yanlış: Çocuğum şeker, çikolata yemiyor, dişleri çürümez</strong></h4>
<p><strong>Doğrusu: </strong>Günlük hayatımızda tükettiğimiz ekmek ile makarna gibi karbonhidrat içeren ve özellikle diş yüzeyine yapışma oranı yüksek olan besinler de diş çürüğü gelişimine sebep olabiliyor. Bu nedenle çocuğunuz şekerli abur cuburları hiç tüketmese bile diş çürüğü açısından risk taşımadığı anlamına gelmiyor.</p>
<h4><strong>Yanlış: Bebeğimin süt dişleri henüz tamamlanmadı, fırçalamaya gerek yok</strong></h4>
<p><strong>Doğrusu: </strong>Bebeklerde ağızda ilk dişin çıkmasıyla birlikte diş çürükleri oluşabiliyor. Hem anne sütü hem de inek sütü, şeker (laktoz) içeriyor. Uyku sırasında ağızda tükürük akışının da azalmasıyla birlikte, gece beslenmesiyle alınan süt ağızda birikerek bakterilerin çoğalması ve diş çürüğü oluşumu için uygun ortam yaratıyor<strong>. </strong>Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgay<strong>  </strong>erken çocukluk çağı çürükleri ya da diğer adıyla biberon çürüklerinin, bebeklik döneminde özellikle gece beslenmesine bağlı olarak, genellikle üst kesici dişlerde başlayan ve çok hızlı ilerleyen yaygın bir çürük tipini oluşturduğunu belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu nedenle bebeklerde ağızda ilk dişin görülmesiyle birlikte annenin parmağına takılabilen “parmak fırçaları” ya da 0-3 yaş fırçalarıyla dişler temizlenmeye başlanmalı. 3 yaşına kadar flor içermeyen diş macunları diş fırçasına sürüntü şeklinde uygulanarak, 3 yaşından itibaren, çocuğun tükürmeyi de öğrenmesiyle birlikte florlu diş macunlarıyla günde 2 kez fırçalanmalı”</p>
<h4><strong>Yanlış: Sallanmaya başlayan süt dişlerine dokunursak kalıcı dişi yamuk çıkar</strong></h4>
<p><strong>Doğrusu: </strong>Çocuklarda ortalama 6 yaş civarında süt dişlerinin düşerek kalıcı dişlerin çıkmaya başladığı “karışık dişlenme dönemi” oluşuyor. Genellikle ilk olarak alt ön dişlerin sallanmasıyla fark ediliyor. Bu aşamada, çocuğun sallanmaya başlayan dişi yavaş yavaş parmağı ve diliyle oynatarak ve elma, salatalık gibi sert besinleri ısırarak, dişini kendiliğinden düşürmeye çalışılması teşvik edilmeli. Bu fizyolojik bir süreçtir ve sallanan dişe hafifçe dokunmak kalıcı dişe herhangi bir zarar vermiyor. Bazen süt dişi henüz düşmeden, kalıcı diş süt dişinin arkasından çıkmaya başlayabiliyor. Bu durumda süt dişi kendiliğinden düşemeyecek gibiyse, bir diş hekimi tarafından çekilmesi gerekebiliyor.</p>
<h4><strong>Yanl</strong><strong>ış: Çocuklar ilk diş muayenelerine dişi ağrıyınca götürülmeli</strong></h4>
<p><strong>Do</strong><strong>ğrusu: </strong>Amerikan Pediatrik Diş Hekimliği Akademisi (AAPD) tarafından ilk diş muayenesinin en geç 1 yaşından itibaren yapılması öneriliyor. Böylece bebeğin diş gelişimi yakından takip edilebiliyor ve ebeveynlerin beslenme ile ağız hijyeni konusunda bilgilendirilmeleri sağlanabiliyor. Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgay 6 ayda bir yapılacak düzenli kontroller sayesinde süt dişlerinde görülen erken çocukluk çağı çürüklerinin önlenebildiğini söylüyor.</p>
<h4><strong>Yanl</strong><strong>ış:  Süt dişine kanal tedavisi yapılmaz, kalıcı dişe zarar verir</strong></h4>
<p><strong>Do</strong><strong>ğrusu: </strong>Süt dişinin tedavi edilerek ağızda tutulması, hem çiğneme fonksiyonunun devam etmesi hem de ileride o bölgeden çıkacak olan kalıcı dişin yerinin korunması açısından önem taşıyor.Süt dişlerinde oluşan bir çürük kalıcı dişlere göre daha hızlı ilerleyerek dişin sinirlerinin olduğu bölgeye ulaşabiliyor ve ağrı, şişlik gibi sorunların oluşmasına neden olabiliyor. Bu gibi durumlarda dolgu yeterli olmuyor ve dişe kanal tedavisi yapılması gerekiyor. Süt dişine yapılan kanal tedavisi sadece o dişin sinirleri ve köküne yapılan bir tedavi. Kemiğin içinde gelişmekte olan kalıcı diş ile süt dişinin kökleri arasında herhangi bir bağlantı mevcut değil. Bu nedenle kalıcı dişe zarar vermiyor.</p>
<h4><strong>Yanl</strong><strong>ış: Diş çürüğü bulaşıcı değildir</strong></h4>
<p><strong>Do</strong><strong>ğrusu: </strong>Diş çürüğü yapan mikroorganizmalar tükürükle bulaşabiliyor. Özellikle anne-baba tarafından bebeğin dudaktan öpülmesi ya da bebeklerini beslerken verilen çatal, kaşık, biberon gibi malzemelerin sıcaklığını kontrol etmek veya kirlenen emzikleri temizlemek gibi nedenlerle kendi ağızlarına sokulması sonucu çürük bakterileri bebeğe geçebiliyor.</p>
<h4><strong>Yanl</strong><strong>ış: Çocuklarda diş ipi kullanmaya gerek yok</strong></h4>
<p><strong>Do</strong><strong>ğrusu: </strong>Süt dişleri yapı itibariyle diş aralarında besin birikimine oldukça elverişli oluyor. Çocuklarda diş çürüklerinin sıklıkla “ara yüz bölgesi” denilen dişlerin birbirine komşu olduğu yüzeylerde besin birikimiyle başlıyor ve her iki komşu diş de aynı anda çürüyebiliyor. Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgay bu nedenle çocuklarda da gerekirse ebeveyninin de yardımıyla günde 1 kez diş ipi kullanmanın oldukça önemli olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/cocuk-dis-sagligi-dogru-sanilan-8-yanlis/">ÇOCUK DiŞ SAĞLıĞı iLE İLGİLİ DOĞRU SANILAN 8 YANLIŞ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAYRAM TATiLi NDE KAÇINMANIZ GEREKEN 10 HATA</title>
		<link>https://mayatta.com/bayram-tatilinde-kacinmaniz-gereken-10-hata/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Aug 2017 10:45:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[10 hata]]></category>
		<category><![CDATA[acıbadem hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet karabulut]]></category>
		<category><![CDATA[bayram tatili]]></category>
		<category><![CDATA[bayram trafiği]]></category>
		<category><![CDATA[DİNLENME]]></category>
		<category><![CDATA[güneşlenme]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı et]]></category>
		<category><![CDATA[kurban bayramı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=27053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurban Bayramı ’nı da içine alan bu 10 günlük bayram tatili için planlar ve rezervasyonlar birbiri ardına yapılıyor. Tatilde en önemli beklentilerden biri, bedenen ve ruhen istirahat etmek. Ancak uzun tatil süreleri çoğu zaman kişileri günlük sağlıklı yaşam alışkanlıklarından uzaklaştırıyor. Bunun sonucunda da güneş çarpmasından enfeksiyonlara, yüksek tansiyondan kalp krizine kadar ciddi sorunlar gelişebiliyor. Huzurlu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/bayram-tatilinde-kacinmaniz-gereken-10-hata/">BAYRAM TATiLi NDE KAÇINMANIZ GEREKEN 10 HATA</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><span style="color: #000000;"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/08/kurban-bayram-tatili-kacinmaniz-gereken-10-hata.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-27054" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/08/kurban-bayram-tatili-kacinmaniz-gereken-10-hata.jpg" alt="Kurban bayram tatili kacinmaniz gereken 10 hata - mayatta" width="500" height="353" /></a>Kurban Bayramı ’nı da içine alan bu 10 günlük bayram tatili için planlar ve rezervasyonlar birbiri ardına yapılıyor. </span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Tatilde en önemli beklentilerden biri, bedenen ve ruhen istirahat etmek. Ancak uzun tatil süreleri çoğu zaman kişileri günlük sağlıklı yaşam alışkanlıklarından uzaklaştırıyor. Bunun sonucunda da güneş çarpmasından enfeksiyonlara, yüksek tansiyondan kalp krizine kadar ciddi sorunlar gelişebiliyor. Huzurlu ve sağlıklı bir tatil için aslında bazı küçük ayrıntılara dikkat etmek yeterli geliyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Karabulut tatilinizde sağlık sorunlarıyla karşılaşmamak için kaçınmanız gereken hataları anlattı, önemli önerilerde bulundu.</span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/bayram-tatilinde-kacinmaniz-gereken-10-hata/">BAYRAM TATiLi NDE KAÇINMANIZ GEREKEN 10 HATA</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>40 YAŞINDAN SONRA YAPTIRILMASI GEREKEN 10 TEST!</title>
		<link>https://mayatta.com/40-yasindan-sonra-yapilmasi-gereken-10-test/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2017 06:11:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[40 yaş üstü]]></category>
		<category><![CDATA[acıbadem hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[açlık kan şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Dr Şirin Parkan]]></category>
		<category><![CDATA[gizli kan]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[kalp-damar]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[kolonoskopi]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[prostat muayenesi]]></category>
		<category><![CDATA[rahim ağzı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık testi]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[testler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=26980</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun ve sağlıklı yaşamak herkesin hayalidir. Bu hayali gerçeğe dönüştürmek için bilinçli yaşamak şart! beslenmeden egzersize kadar sağlık odaklı olarak hayatı düzenlemenin yanı sıra sağlık kontrolleri de ihmal edilmemeli özellikle sağlık risklerinin arttığı orta yaş döneminde… Acıbadem Kadıköy Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Şirin Parkan, hem erkekler hem de kadınlar için 40 yaşın önemli bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/40-yasindan-sonra-yapilmasi-gereken-10-test/">40 YAŞINDAN SONRA YAPTIRILMASI GEREKEN 10 TEST!</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/08/40-yasindan-sonra-yapilmasi-gereken-10-test-sirin-parkan-saglik-haberleri-mayatta.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-26981" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/08/40-yasindan-sonra-yapilmasi-gereken-10-test-sirin-parkan-saglik-haberleri-mayatta.jpg" alt="40 yaşından sonra yapılması gereken 10 test" width="450" height="299" /></a></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Uzun ve sağlıklı yaşamak herkesin hayalidir. Bu hayali gerçeğe dönüştürmek için bilinçli yaşamak şart! beslenmeden egzersize kadar sağlık odaklı olarak hayatı düzenlemenin yanı sıra sağlık kontrolleri de ihmal edilmemeli özellikle sağlık risklerinin arttığı orta yaş döneminde… Acıbadem Kadıköy Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Şirin Parkan, hem erkekler hem de kadınlar için 40 yaşın önemli bir dönem olduğunu ve bu dönemde yapılacak bazı sağlık testleriyle, bazı hastalıkların erken teşhisinin ya da önlenmesinin mümkün olacağını söylüyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">İstatistikler ülkemizde beklenen yaşam süresinin ortalama 78 yıl olduğunu gösteriyor. Her ne kadar kadın ve erkek arasında 5.4 yıllık bir farklılık olsa da görünen o ki dünyada geçireceğimiz süre uzuyor. 30 yaş, şairin dediği gibi “artık yolun yarısı” da etmiyor&#8230; Buraya kadar tablo son derece güzel… Ama bir de madalyonun diğer tarafı var: Dünyada en sık görülen hastalıklardaki risk faktörlerinde “yaş” ilk sıralarda yer alıyor. Bu demek oluyor ki yaş aldıkça hastalıklar açısından riskimiz de artıyor. Özellikle 40 yaş ve sonrasında&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Günümüzde kalp hastalıklarından, meme kanserine, diyabetten kalın bağırsak kanserine kadar birçok hastalığı erken tanı ve tedaviyle kontrol altına almak mümkün olabiliyor. Ancak bunun için özellikle 40 yaşından sonra düzenli sağlık kontrollerine dikkat edilmesi gerektiğine işaret eden Acıbadem Kadıköy Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Şirin Parkan, hem önlem almaya, hem de erken tanıya yardımcı 40 yaş üstü yaptırılması gereken 10 testi sıraladı&#8230;</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">1.Açlık kan şekeri takibi</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Dünyada global bir salgın olarak ilerleyen diyabet, özellikle 45-65 yaş arasında 3 kat, 65 yaş üzerinde ise 4 kat artış gösteriyor. Bu nedenle hiçbir şikayet ve hekimi şüphelendirecek belirtiler olmasa da, erişkin dönemde düzenli aralıklarla açlık kan şekerinin kontrol edilmesi diyabetin erken tanısı için çok büyük önem taşıyor. Dr. Şirin Parkan, fazla kilo veya ailede diyabet geçmişinin varlığı gibi risk faktörleri bulunmayan herkesin 45 yaşından sonra her üç yılda bir diyabet açısından</span></p>
<p><span style="color: #000000;">değerlendirilmek üzere hekime başvurması gerektiğine işaret ediyor. Eğer risk faktörü varsa bu taramanın daha erken yaşlarda başlaması ve sıklığının da artırılması gerekiyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Erken tanı alan Tip 2 diyabet hastalarında, doğru beslenme ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle, ilaç kullanmak zorunda kalınmadan hastalık kontrol edilebiliyor. Dr. Şirin Parkan, “İlaç kullanması gereken hastalarda da kalp krizi, böbrek yetmezliği, görme bozuklukları, nörolojik komplikasyonlar gibi olası problemler hayatı tehdit edecek boyuta ulaşmadan önlenebiliyor” diyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">2.Tansiyon kontrolü</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Tek başına önemli bir sorun olmakla birlikte, diyabet, kalp gibi birçok kronik hastalık açısından da risk oluşturabilen hipertansiyonun erken tanısı için sadece düzenli tansiyon kontrolleri yeterli olabiliyor. Ülkemiz de her üç kişiden birinin sorunu olan hipertansiyon riski yaşla birlikte ciddi artış gösteriyor. 45-55 yaş arası erkeklerde 1.5, kadınlarda ise 2 kat risk artışından söz ediliyor. Metabolik sendrom, abdominal obezite, diyabet, aile öyküsü, sigara kullanımı gibi bazı risk faktörlerinin hipertansiyon riskini artırdığı biliniyor. Risk grubunda yer alan kişilerde 40 yaşından sonra yılda bir kere tansiyon ölçüm taraması yapılması gerekiyor. 40 yaş altında son tansiyonu normal (130/85 mmHg altı) ölçülmüş ek riski olmayan popülasyonda ise 3-5 yılda bir tekrarlanması öneriliyor. Erken tanı konulan hastalarda yaşam tarzı değişikliğiyle ilaca gerek kalmadan hipertansiyon kontrol altında tutulabiliyor. İlaç kullanması gereken hastalarda ise tedaviye erken başlanarak inme, beyin kanaması ve kalp yetmezliği gibi yüksek tansiyona bağlı bazı komplikasyonların oluşması da önlenebiliyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">3.Kolesterol ölçümü</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Diyabet ve yüksek tansiyondan farklı olarak kolesterol yaşla birlikte çok farklılaşmıyor. Herkesin genetik yapısıyla belirlenen genel bir kolesterol düzeyi bulunuyor ve yaşam tarzı değişiklikleri bu düzeyi etkiliyor. Kolesterol düzeyi özellikle kalp damar hastalıkları açısından çok büyük önem taşıyor. Bu nedenle, kalp damar hastalığı riskini azaltmak, dolayısıyla riskli kişilerde yaşam süresini uzatmak ve beklenmedik ani genç ölümlerin önüne geçmek için kolesterol düzeyinin belli bir seviyede olması gerekiyor. Dr. Şirin Parkan 40 yaş sonrasında ise, kalp damar hastalığı riski çok yükseldiğinden hekim tarafından belirlenecek kolesterol takip ve tedavi programına uyumun önemine işaret ediyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">4.Kalp hastalıkları taraması</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Kalp damar hastalıklarını riski 40 yaşından sonra 10 kat artıyor. Dolayısıyla, hastalıklar oluşmadan önleyebilmek önem taşıyor. Bu nedenle, kalp hastalıklarına bağlı risklerin hesaplanarak çok daha erken yaşlarda harekete geçmek gerekiyor. 40 yaşından sonra kadın ve erkeklerin kalp hastalıkları açısından ayrıntılı kontrolden geçmesi de erken tanı açısından son derece önem taşıyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yüksek kolesterol, diyabet ve hipertansiyon hastası olanlar, ailesinde kalp damar hastalığı öyküsü bulunanlar ve sigara kullanan kişiler kalp hastalıkları açısından riskli grupta yer alıyor. Dr. Şirin Parkan, bu risk faktörlerine sahip olan kişilerin erken önlem almak üzere 20 yaşından itibaren her üç yılda bir düzenli kontrollerini yaptırması gerektiğine dikkat çekiyor. Zamanla kişinin ihtiyaçlarına göre yapılması gereken ek testler hekim tarafından belirleniyor. 40 yaşından sonra ise olası hastalık şüphesi durumunda, eforlu EKG, koroner BT, talyum sintigrafisi ve koroner anjiyografi gibi tanı yöntemlerinden yararlanılıyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">5.Kolonoskopi ve gaitada gizli kan</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Kalın bağırsak kanseri riski 40 yaşından sonra 3 kat, 50 yaşından sonra 10 kat artıyor. Erken evrede yakalandığında büyük ölçüde tedavi etmek mümkün olduğu için tanı ve tarama yöntemlerinden zamanında faydalanmak hayat kurtayor. Bu nedenle 40 yaşından itibaren yılda bir kere gaitada gizli kan ve 50 yaşından itibaren de hastanın bulgularına göre değişecek sıklıklarda kolonoskopi ile takip edilmesi gerekiyor. Kanserin öncü lezyonlarından olan bağırsak poliplerinin erken saptanması halinde riski ortadan kaldırmak mümkün olabiliyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">6.Akciğer kanserinin erken tanısında akciğer filmi</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Akciğer hastalıklarında, özellikle de akciğer kanserinin ortaya çıkmasında uzun süre sigara kullanımının riski çok ciddi oranda artırdığı biliniyor. Kullanım miktarı ve süre uzadıkça risk de yükseliyor. Dr. Şirin Parkan, özellikle sigara içen kişilerin 40 yaş sonrası her yıl düzenli kontrollerini yaptırarak akciğer filmi çektirmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Akciğer kanseri, erken evrede herhangi bir belirti vermediği için düzenli kontroller hastalığın erken tanı ve tedavi başarısında son derece değer taşıyor. 30 yıl paket ve üzeri kullanım varsa Düşük Doz Toraks Tomografisi ile tarama öneriliyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">7.Meme kanseri için mamografi</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinde yaşlanma en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Meme kanseri riski 40 yaşından sonra 1,5 kat, 50 yaşından sonra ise 2,5 kat artış gösteriyor. Dr. Şirin Parkan, özellikle son yıllarda bu konuda yaşanan gelişmeler ve erken tanı imkanlarının artması ile birlikte tedavi başarısının da yükseldiğini hatırlatıyor. “Bu nedenle tüm kadınların 40 yaşından itibaren her 1 yılda bir mamografi çektirmesi gerekiyor” diyor. Ailesinde meme kanseri olan kişiler ise, kanser yaşayan aile bireyinin tanı yaşından 10 yıl öncesinde taramalara başlaması gerekiyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">8.Rahim ağzı kanseri ve pap smear testi</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Jinekolojik kanserler açısından ikinci sırada yer alan rahim ağzı kanseri riski özellikle 40-50 yaşları arasında 20’li yaşlara göre 10 kat artıyor. Bu nedenle 40 yaş üstü kadınların her yıl mutlaka jinekolojik değerlendirme ve pap smear testi yaptırmaları gerekiyor. Bu sayede rahim ağzı kanserinin çok erken aşamada yakalanabildiğini söyleyen Dr. Şirin Parkan, “Rahim ağzından sürüntü alınarak yapılan test, cinsel yaşamın başlamasından itibaren her yıl tekrarlanıyor. Eğer beş yıl boyunca üç negatif değer elde edilirse, üç yılda bir olmak üzere tekrar edilmesi gerekiyor” diyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">9.Osteoporoz için kemik yoğunluğu ölçümü</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Yaşla birlikte görülme riski artan hastalıklardan biri de osteoporoz. Kemik dokusunun zamanla bozulması ve kemiklerin zayıflaması sonucu ortaya çıkan osteoporozun en büyük tehlikesi neden olduğu kırıklar. Kemiklerdeki mineral kaybı ne kadar fazla ise kırık riski o denli artıyor. Kadınların kemik kütlesindeki kayıp menopozla birlikte hız kazandığı için osteoporoz riski de artıyor. Bu nedenle tarama amaçlı olarak, kadınlarda menopozun ardından, hem kadınlarda hem de erkeklerde 65 yaşından sonra kemik yoğunluğu ölçümünün yapılması gerekiyor. Hastalık saptanması durumunda ise yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisiyle gerekli önlemler alınabiliyor. Dr. Şirin Parkan osteoporoz için en iyi ilacın egzersiz olduğunu belirtiyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">10.Prostat muayenesi</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Erkeklerde en sık görülen kanserlerin başında yer alan prostat kanserinde yaşlanma en önemli risk faktörünü oluşturuyor. Belirtiler ortaya çıkmadan yakalayabilmek için, her erkeğin 50 yaşından itibaren prostat muayenesi olması önem taşıyor. Risk faktörlerine ve erkeğin durumuna göre hekimin önereceği uygun tarama programına devam edilmesi gerekiyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/40-yasindan-sonra-yapilmasi-gereken-10-test/">40 YAŞINDAN SONRA YAPTIRILMASI GEREKEN 10 TEST!</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAVURUCU SICAKLARDA SERİNLETEN 8 SAĞLıKLı iÇECEK</title>
		<link>https://mayatta.com/kavurucu-sicaklarda-serinleten-8-saglikli-icecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jul 2017 13:27:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[YEME-İÇME]]></category>
		<category><![CDATA[8 sağlıklı içeçek]]></category>
		<category><![CDATA[acıbadem hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[buzlu şeftali çayı]]></category>
		<category><![CDATA[cacık]]></category>
		<category><![CDATA[çilekli su]]></category>
		<category><![CDATA[domatesli maden suyu]]></category>
		<category><![CDATA[içecek]]></category>
		<category><![CDATA[içecek tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[karpuzlu limonata]]></category>
		<category><![CDATA[kavunlu smoothie]]></category>
		<category><![CDATA[müzeyyen çelik]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[şekersiz limonata]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk içecek]]></category>
		<category><![CDATA[tarif]]></category>
		<category><![CDATA[yaz mevsimi]]></category>
		<category><![CDATA[yeme-içme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=26840</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kavurucu sıcaklarda Serinleten 8 sağlıklı içecek tarifi veriyoruz. Kavurucu sıcakların kendini iyiden iyiye hissettirdiği bu günlerde sıvı ihtiyacımız oldukça artıyor. Çoğumuz da serinlemek için asitli, gazlı soğuk içecekleri tercih ediyoruz. Ancak dikkat! Ferahlamak için tükettiğiniz bu 8 sağlıklı içecek içinde yer alan aşırı şeker kilo alınmasına, yüksek miktardaki asit ise mide rahatsızlıklarına neden olabiliyor. Dolayısıyla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kavurucu-sicaklarda-serinleten-8-saglikli-icecek/">KAVURUCU SICAKLARDA SERİNLETEN 8 SAĞLıKLı iÇECEK</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/07/kavurucu-sicaklardan-koruya.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-26841" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/07/kavurucu-sicaklardan-koruya.jpg" alt="Kavurucu sıcaklarda Serinleten 8 sağlıklı içecek tarifi " width="550" height="365" /></a>Kavurucu sıcaklarda Serinleten 8 sağlıklı içecek tarifi veriyoruz.</h4>
<p>Kavurucu sıcakların kendini iyiden iyiye hissettirdiği bu günlerde sıvı ihtiyacımız oldukça artıyor. Çoğumuz da serinlemek için asitli, gazlı soğuk içecekleri tercih ediyoruz. Ancak dikkat! Ferahlamak için tükettiğiniz bu 8 sağlıklı içecek içinde yer alan aşırı şeker kilo alınmasına, yüksek miktardaki asit ise mide rahatsızlıklarına neden olabiliyor. Dolayısıyla serinlemek için yapmamız gereken şey, seçimimizi sağlıklı içeceklerden yana kullanmak olmalı. Bunun için mutfağınızda her zaman yer alan besinlerden yararlanabilirsiniz pekala. Üstelik 8 sağlıklı içecek bir yandan ferahlamanızı sağlarken, bir yandan da sağlığınız ve güzelliğiniz üzerinde de katkı sağlayacaklar. Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, aşırı sıcaklarda yapımı oldukça kolay olan 8 sağlıklı içecek hazırladı.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kavurucu-sicaklarda-serinleten-8-saglikli-icecek/">KAVURUCU SICAKLARDA SERİNLETEN 8 SAĞLıKLı iÇECEK</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
