<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>röportaj</title>
	<atom:link href="https://mayatta.com/category/roportaj/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://mayatta.com/category/roportaj/</link>
	<description>Cemiyet, magazin ve yaşam haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Jun 2026 11:01:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>

<image>
	<url>https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/09/cropped-mayatta-magazin-haberleri-logo-favicon-16.09.2022-32x32.jpeg</url>
	<title>röportaj</title>
	<link>http://mayatta.com/category/roportaj/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KAAN TAYLANER: RADYONUN BÜYÜSÜ AZALMADI</title>
		<link>https://mayatta.com/kaan-taylaner-radyonun-buyusu-azalmadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:01:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ankara haber]]></category>
		<category><![CDATA[ankara radyoları]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[güncel haber]]></category>
		<category><![CDATA[heart fm]]></category>
		<category><![CDATA[kaan taylaner]]></category>
		<category><![CDATA[magazin haber]]></category>
		<category><![CDATA[radyo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mayatta.com/?p=34816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Radyonun sevilen sesi Kaan Taylaner, yeni kurduğu Heart Fm &#8216;i mayatta.com için anlattı. Sabri Çarmıklı&#8217;nın desteğiyle kurulan ve kurulduktan sonra 1 ay içerisinde Ankara&#8217;nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu haline gelen Heart Fm&#8217;in Sheraton Oteli&#8217;ndeki stüdyosunda gerçekleştirdiğimiz röportajı keyifle okumanızı dileriz. Radyonun büyüsü hiçbir zaman için azalmadı. 40&#8217;lı yıllardan beri sürekli olarak radyonun yerine [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kaan-taylaner-radyonun-buyusu-azalmadi/">KAAN TAYLANER: RADYONUN BÜYÜSÜ AZALMADI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/nuDzEBUEJAQ?si=TjzBbTwYhHV87M_8" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<div class="container">
<div id="model-response-message-contentr_d194490ceca285cd" class="markdown markdown-main-panel stronger enable-updated-hr-color" dir="ltr" aria-live="polite" aria-busy="false">
<h4 data-path-to-node="0">Radyonun sevilen sesi Kaan Taylaner, yeni kurduğu Heart Fm &#8216;i mayatta.com için anlattı. Sabri Çarmıklı&#8217;nın desteğiyle kurulan ve kurulduktan sonra 1 ay içerisinde Ankara&#8217;nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu haline gelen Heart Fm&#8217;in Sheraton Oteli&#8217;ndeki stüdyosunda gerçekleştirdiğimiz röportajı keyifle okumanızı dileriz.</h4>
<p data-path-to-node="0">Radyonun büyüsü hiçbir zaman için azalmadı. 40&#8217;lı yıllardan beri sürekli olarak radyonun yerine bir mecranın geleceği, onun yerini alacağı şeklinde bir beklenti vardı. Televizyon çıktı, dediler ki, &#8220;Radyo öldü.&#8221; Yıllar içerisinde her çıkan şeyde radyonun yerini kaybedeceği beklentisi vardı. 80&#8217;li yıllarda MTV çıktı, &#8220;Video Killed the Radio Star&#8221; diye şarkılar çıktı. MTV çıktı, &#8220;Artık radyo öldü&#8221; dediler. MP3 çıktı, &#8220;Radyo öldü&#8221; dediler. Spotify çıktı, &#8220;Radyo öldü&#8221; dediler. Radyo hiçbir zaman için dünyada ölmediği gibi hep ivmesi yukarıya doğru gidiyor.</p>
<h4 data-path-to-node="1">Ben radyoyu bu konuda hamam böceğine benzetiyorum.</h4>
<p data-path-to-node="1">Biliyorsunuz, hamam böceği atom bombası atılsa bile radyasyona dayanıp yaşayan bir şey. Ben radyoyu öyle görüyorum. Radyo şu anda da bütün dünyadaki ivmesi yukarıya giderken Türkiye&#8217;de de yukarıya doğru gitmeye başladı.</p>
<h4 data-path-to-node="2">90&#8217;lı yıllara olan bir özlem var.</h4>
<p data-path-to-node="2">Müzikte, yaşam tarzında&#8230; 90&#8217;ları yaşadığımız zamanlarda. &#8220;70&#8217;ler, 80&#8217;ler bomba yıllardı falan filan&#8221; diyorduk. &#8220;90&#8217;larda ne var?&#8221; Derken şimdi bakınca, 90&#8217;lı yılların aslında neredeyse Türkiye&#8217;nin en parlak yılları olduğunu görüyoruz. Yani konserler yapıldı, bütün dünya yıldızları geldi, Türkiye&#8217;ye aktı. Korkunç olaylar yaşandı. Onun için onunla birlikte radyoya geri dönüş başladı.</p>
<h4 data-path-to-node="3">Bir ayda Ankara&#8217;nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu olduk.</h4>
<p data-path-to-node="3">Heart FM &#8216;i açtığımız zaman insanlar, &#8220;işte bunu bekliyorduk. Uzun zamandır dinleyecek radyo kalmamıştı, radyo dinleyemiyorduk. Artık Heart FM var, bunu dinlemeye başladık&#8221; dediler. 17 Ocak&#8217;ta yayına çıktık. Bir ay sonrasında Ankara&#8217;nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu Heart Fm oldu. Biz bunun olacağını zaten bekliyorduk ama bu kadar kısa sürede, yani bir ay içerisinde bunun olmasını beklemiyorduk açıkçası. Çok enteresan datalar geldi elimize, araştırmalar, incelemeler geldi. Bir ay kadar, hatta bir aydan kısa bir sürede Ankara&#8217;nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu oldu Heart FM.</p>
<h4 data-path-to-node="4">90&#8217;lı yıllarda Türkiye&#8217;de birçok şey değişti.</h4>
<p data-path-to-node="4">Yani özel televizyonlar açıldı, özel radyolar açıldı, özgürlük fırtınası esti falan filan. Türkiye için bambaşka yıllardı 90&#8217;lı yıllar. Hep Ankara&#8217;dan bahsediyorum. Ankara&#8217;da 90&#8217;lı yıllarda, hiç yoksa 9-10 tane böyle büyük çaplı club&#8217;lar, disko&#8217;lar, yabancı müzik çalınan yerler vardı. Açık hava disko&#8217;ları&#8230; Gidecek yer seçerdik. Şu an Ankara&#8217;da maalesef öyle gidip yabancı müzik dinleyeceğimiz büyük clublar yok. Ama o zamanlar neler vardı neler. Ve o yıllarda dünyanın bütün büyük yıldızları Türkiye&#8217;ye geldiler. Michael Jackson&#8217;ından Madonna&#8217;sına, Bon Jovi&#8217;sinden Guns N&#8217; Roses&#8217;ına inanılmaz bir konser fırtınası esti. Hiç göremediğimiz yıldızları stadlarda izleme şansı elde ettik.</p>
<p data-path-to-node="5">Türk popu çok büyük patlama gösterdi yerli müzikte. Haâlihazırda şu anda bile yerli müzikte, Türkçe müzikte bir 90&#8217;lar özlemi var. Şu anda dinlediğimiz müziklerin de birçoğu 90&#8217;lı yıllara benzemeye başladı.</p>
<p data-path-to-node="6">Türkiye&#8217;de şu anda ne çok dinleniliyor dersen, aslına baktığın zaman Türkçe rap çok dinleniliyor. Yani gençler kendi aralarında çok Türkçe rap dinliyorlar. Bana çok hitap eden bir tarz değil ama gençler arasında dinlendiği söyleniliyor. Spotify listelerine bakıyorsun, &#8220;Türkiye&#8217;de en çok dinlenen şarkılar&#8221; diye bir liste yayınlıyorlar; benim adını sanını duymadığım isimler var. Sadece rapçi, 1 numaradan 40 numaraya kadar. Etrafımdaki insanlara soruyorum, hiçbiri &#8220;Ya ben de Spotify dinliyorum ama ben bunlardan hiçbirini dinlemedim&#8221; diyor. Yani &#8220;Bizim evde de dinleyen yok.&#8221; Bunlar nasıl oluyor çok bilmiyorum ama öyle bir şey var. Türkiye&#8217;de şu anda ciddi anlamda bir 90&#8217;lar etkisi yaşanıyor. Müzikte olsun, hayatlarda olsun en azından özlem var.</p>
<h4 data-path-to-node="6">Rock müzik bitti</h4>
<p data-path-to-node="7">İnsanların beğenileri zaman zaman değişiyor. Rock müzik bitti gibi. Anılarda kaldı. O güzel müzikler geçmişte kaldı; Bon Jovi&#8217;ler, Guns N&#8217; Roses&#8217;lar. O tarz gruplar da artık çıkmıyor. Daha çok pop müzik gündemde, rap müzik gündemde. Demek ki birazcık da gündemi gençler belirliyor. Yani gençlerin isteklerine göre yönleniyor müzikler. Yaşı büyük insanlar daha pop müzikler, 70&#8217;ler, 80&#8217;ler, 90&#8217;ları severken gençler şu anda rap müzik dinliyorlar.</p>
<h4 data-path-to-node="8">Ankaralıların kültür anlayışı çok farklıdır.</h4>
<p data-path-to-node="8">Türkiye&#8217;nin her yerinden farklıdır, çok yüksektir. Yani Ankara, bütün Türkiye&#8217;nin kültür altyapısını yetiştirmiş şehirdir, her konuda. Geçmişe dönüp baktığınız zaman, Türk Sanat Müziği şarkıcıları, pop müzik şarkıcıları, caz müzik şarkıcılarının hepsi Ankara&#8217;dan çıkmadır. Ankara Konservatuvarlarından çıkmadır. Dizi oyuncularına bakın; şu anda halihazırdaki dizi oyuncularının %70-80&#8217;i Ankara tandanslı. Film yıldızları Ankara tandanslı.</p>
<p data-path-to-node="1">İstanbul&#8217;un ekonomisine baktığın zaman büyük şirketleri, holdinglerin hemen hemen hepsinin yöneticileri Ankara&#8217;da yetişmiş Ankaralı insanlardır. Yani İstanbul&#8217;u yöneten&#8230; Türkiye&#8217;yi yöneten, İstanbul&#8217;sa İstanbul&#8217;u da yöneten aslında Ankaralılar. Yani ticari, ekonomik anlamda diyorum. Onun için Ankara çok zengin bir kültür altyapısına sahip. Yani 60&#8217;lardan başlayarak 70&#8217;ler, 80&#8217;ler, 90&#8217;lar Türk kültürüne çok insan yetiştirmiş bir şehirdir.</p>
<h4 data-path-to-node="2">Ankara artık eski Ankara değil.</h4>
<p data-path-to-node="2">Duyduğum kadarıyla başkent yeniden oluşturulurken 2 milyon kişiye ulaşır burası diye kurulmuş. Şu anda Ankara 7 milyonu geçmiş vaziyette. Yani korkunç bir göç dalgası aldı Ankara, depremden sonra özellikle. Şu anda 7 milyon kişinin yaşadığı bir şehirdeyiz ama bence Ankara 7 milyon kişi olduğunun farkında değil. Yani acayip büyük bir şehirde yaşıyoruz. 7 milyonluk bir şehirde yaşıyoruz. Ankara&#8217;nın o kültür geçmişine çok daha fazla sahip çıkması gerekiyor, daha yenilerini yapması gerekiyor şu anda.</p>
<h4 data-path-to-node="3">Radyo, ağırlıklı olarak otomobillerde çok fazla dinleniliyor.</h4>
<p data-path-to-node="3">Demin söylediğim gibi yani Ankara artık 7 milyon kişilik bir şehir oldu, artık trafik İstanbul&#8217;u geçti. Yani Ankara&#8217;da 24 saat trafik var. Geçenlerde kızım yurt dışından geliyordu, onu havaalanından karşılamaya gittim. Gece saat 3.30-4. Gece 3.30-4&#8217;te trafik olur mu? Vardı. Ankara&#8217;da gece 3.30-4&#8217;te bile trafik vardı. Yani böyle hani bomboş giderim falan diye bir şey yok. Yani onun için, günün 24 saati trafik olduğu için insanlar otomobillerinde çok ciddi şekilde radyo dinliyorlar.</p>
<p data-path-to-node="4">Ofislerinde çok fazla dinleniyor, ikinci sırada. Akşam saatlerinden itibaren, özellikle saat 10&#8217;dan itibaren evde çok dinleme var. Yani evine dönen insanların, yemek bittikten sonra kendi kendine kalıp keyif yapacağı zamanlarda radyonun dinlenme sayısı pike ulaşıyor. Yani herkes şey zanneder, ne bileyim farklı saatlerde mi olduğunu zanneder ama akşam saatlerinde çok yüksek. Tabi rush hour dediğimiz bizim trafik saatleri var. Sabah saat 7-9 arası, işte akşam 17-19 arası&#8230; O saatlerde otomobillerde çok fazla dinleniliyor. Yani radyonun esas dinlenilme yeri otomobiller.</p>
<h4 data-path-to-node="5">Radyocular trafiği sever,</h4>
<p data-path-to-node="5">Yani bizim için en yoğun trafik, rush hour dediğimiz saatler radyonun da her zaman için ticari anlamda, reklam gelirleri açısından can damarıdır. O saatlerde reklam fiyatları daha yüksektir. Sabah saat 7-9, artık 10 da diyebiliriz, 7-10 arası, akşamleyin de 17&#8230; Aslında 17-19 diyoruz biz ama şimdi trafik Ankara&#8217;da inanılmaz, akşam saat 8&#8217;de 9&#8217;a kadar falan filan yoğun trafik yaşanıyor.</p>
<h4 data-path-to-node="6">Radyocular her zaman için dinleyicilerinin arkadaşı, dostudur.</h4>
<p data-path-to-node="6">Evlerinden bir kişi olarak görürler onu. Her gün duyduğun bir ses. Trafikte de tabi bir rehabilitasyon, bir psikolojik yardım oluyor tabi ki. Dinlerken orada komik hikayelerden bahsediliyor, güncel olaylardan bahsediliyor, müzik, eğlence dünyasında ne var ne yok onlardan bahsediliyor.</p>
<h4 data-path-to-node="6">Yolu kısa yapıyoruz biz</h4>
<p data-path-to-node="6">Yani uzun yolu kısa yapıyoruz, hep onu söylüyoruz. Uzun uzun yolları kısa yapıyoruz biz şeklinde. Trafikte tabii ki şoförlerin en yakın dostu radyo.</p>
<h4 data-path-to-node="7">Dijital platformlara her gün 60.000 yeni şarkı yükleniyor</h4>
<p data-path-to-node="7">Günümüzde dijital ortamda, son verilere göre yanlış hatırlamıyorsam dijital mecralara, Spotify&#8217;a, Apple Music&#8217;e, Amazon&#8217;a günde 60.000 yeni şarkı geliyor. İnanılır gibi bir rakam değil. Her gün yeni 60.000 tane şarkı ekleniliyor. Her gün yeni 60.000 tane şarkı ekleniliyor. Hepsini dinlemek diye bir şey mevzubahis değil. Bizim de yurt dışında abonesi olduğumuz kuruluşlar var. Database&#8217;lerini kullandığımız Türkiye&#8217;de, yurt dışında yerler var. En çok dinlenilenleri oralardan keşfediyoruz. Günde sadece seçmek için hiç dinlemiyorsam 200-250 tane şarkı dinliyorum. 200-250 tane şarkıdan bizim playlist&#8217;imize haftalık 3 tane, 5 tane yeni şarkı giriyor. Çok ince eleyip sık dokuyoruz.</p>
<h4 data-path-to-node="8">Heart FM &#8216;de çalan şarkının beğenilmeme şansı yok</h4>
<p data-path-to-node="8">Dinleyen kişilerin beğenmeme şansı yok diyebilirim. Yani kişisel olarak beğenmeyebilir ama o şarkı mutlaka ki çok büyük bir kitle tarafından beğenilmiş. Ancak öyle girebilir playlist&#8217;lerimize. İngiltere listelerinde, Amerika listelerinde, Avrupa listelerinde mutlaka milyonlarca kişinin zevkinden geçmiştir, &#8220;Evet, beğenilmiş bu şarkı.&#8221; Çünkü radyolarda şarkılar öyle seçiliyor. Şarkılar çalıyor ve bütün radyolar database&#8217;lerini ortak olarak paylaşıyorlar. A radyosu diyor ki &#8220;Biz bu hafta şu şu şu şu şarkıları çalmaya başladık.&#8221; Bir sürü, binlerce radyo bu datayı veriyor. &#8220;Biz bu şarkıyı beğendik, radyomuzdaki arkadaşlarla dinledik, bu şarkıları beğendik ve biz bu şarkıları çalmaya başladık&#8221; diye rapor ediyorlar.</p>
<p data-path-to-node="9">Sonra o raporlardan haftalık bir liste ortaya çıkıyor. Tamamıyla atıyorum şimdi, &#8220;Bu hafta işte Sabrina Carpenter&#8217;la Madonna&#8217;nın şarkısı dünyada en çok radyolarda çalınmaya başlayan şarkı.&#8221;yazıyor yanına, diyor ki &#8220;Bu şarkıyı 300 küsur bin tane radyo bu hafta çalmaya başladı&#8221; diyor. O şarkı hit. Hit&#8217;leri biz bulup, onları seçip çalmaya gayret ediyoruz. Bizim çaldığımız şarkı çok fazla kişisel zevklerimize şey yapmak zorunda değil, &#8220;beğenmem&#8221; diye bir şey mevzubahis değil. Belki ben o şarkıyı hiç beğenmiyor olabilirim ama o şarkı belli ki hit, bu şarkı patlayacak. O şarkıları biliyoruz, o havuzun içerisinden seçiyoruz yani. Çok büyük bir havuzun içerisinden.</p>
<p data-path-to-node="3">Bir dönüş süresi var o şarkıların. Biz onlara rotasyon diyoruz. Mesela yeni bir şarkı geldiği zaman, atıyorum 7-8 saatte bir aynı şarkıyı duyuyorsunuz. Birazcık daha gündemdeki yeri arttıkça, 5-6 saatte bir duymaya başlıyorsunuz. Türkiye&#8217;de biz bunu 3,5-4 saatle kısıtladık. Yani yurt dışındaki bu rakam 1,5 saat. Aynı şarkıyı tekrar tekrar duyma sayınız Amerika&#8217;da, Avrupa&#8217;da 1,5 saat. Hit bir şarkıysa, 1 numara gibi bir şarkıysa 1,5 saatte bir çalıyorlar Amerika&#8217;da, Avrupa&#8217;da. Bizde insanlar o kadar sık çalınmasını sevmiyorlar şarkıların. Aynı şarkının sık sık çalınmasını sevmiyorlar. Onun için şarkı tuttukça, yükseldikçe, insanlar dinlemeye başladıkça daha sık çalınıyor.</p>
<h4 data-path-to-node="4">Her şey gibi şarkıların da ömrü var</h4>
<p data-path-to-node="4">Ama o şarkı değişiyor, ne bileyim 1,5-2 ay içerisinde, bir ömrü var her şeyin. O şarkının da ömrü bitiyor. Sonra sizin o 3,5-4 saatte bir duyduğunuz şarkıyı bir anda 10 saatte bir duymaya başlıyorsunuz. Bir müddet sonra 24 saatte bir duyuyorsunuz. Sonra haftada bir duymaya başlıyorsunuz. Öyle yavaş yavaş gidiyor. Eğer şansı varsa Gold dediğimiz kategoriye giriyor, haftada bir duyuyorsunuz o şarkıyı.</p>
<p data-path-to-node="4">Listelerimizi yaparken saatlere göre akışlarımız var bizim. Yani insanların daha hareketli müziğe ihtiyaç duyduklarını, enerjiye ihtiyaç duyduklarını düşündüğümüz saatlerde müzikler daha hareketli oluyor ki bu genellikle işte demin söylediğim gibi rush hour&#8217;larda oluyor. Trafik saatlerinde oluyor. Trafik saatlerinde insanlar daha enerjik, sabahleyin hazırlanırken daha hareketli bir şeyler dinlemek istiyorlar, daha enerjik&#8230; Yani güne hazırlamak açısından o tarz şeyler oluyor. Günlük olaylar etkileyebiliyor. Yani ne bileyim akşamleyin Met Gala olmuş, Met Gala&#8217;daki olaylardan bahsediyorsun, orada çalınan bir şey olabiliyor.</p>
</div>
<h4 data-path-to-node="4">Enerjiyi korumak zorundayız</h4>
<div id="model-response-message-contentr_d194490ceca285cd" class="markdown markdown-main-panel stronger enable-updated-hr-color" dir="ltr" aria-live="polite" aria-busy="false">
<p data-path-to-node="6">En son Michael Jackson&#8217;ın filmi Michael gösterime girdi. Bir anda Michael Jackson bütün dünyada patladı. Bütün listelerde 40 yıldan sonra tekrardan aynı şarkılar, Michael Jackson şarkıları gündeme gelmeye başladı. Radyoda çalınma sayıları artmaya başladı. Günlük olaylar da etkiliyor, saatler etkiliyor. Bizim kendi zevkimize çok fazla aslında şey bırakmıyoruz. Radyoda mikrofonun arkası tiyatroda sahne gibi. O gün senin birçok sıkıntın olabilir. Günlük gaileler, borcun vardır, iş yerinde sıkıntın vardır, arkadaşınla sıkıntın olabilir, eşinle sıkıntın olabilir, çocuklarla ilgili bir şeylerin olabilir ama biz mikrofonun arkasına geçtiğimiz anda onların hepsinin bitmesi lazım. Hiçbir zaman için bizim &#8220;Ya kusura bakmayın ben bugün birazcık canım sıkkın, size birazcık sıkkın bir sesle yayın yapıyorum, kusura bakmayın&#8221; deme şansımız yok. Çünkü adam açtığı zaman senden senin her zamanki o enerjini bekliyor. Biz o enerjiyi korumak zorundayız, her zaman.</p>
<h4 data-path-to-node="6"><strong>15 minute listener</strong></h4>
<p data-path-to-node="7">Yarışmalar var, Tarihte Bugün dediğimiz programımız var, müzik eğlence dünyası haberleri var, Ankara Etkinlik Takvimi diye bir programımız var. Ankara&#8217;da neler var akşamleyin onları veriyoruz. Tabii bir sürü şey var, sadece müzikle değil yani. Müziklerde de çok güzel bir seçkimiz var, çok iyi bir akışımız var.<strong> 15 minute listener</strong> dedikleri bir şey vardır. Dinleyiciyi 15 dakika yakalayabiliyorsan çok başarılı bir radyosun derler. Heart Fm &#8216;in dinlenme süreleri 3,5-4 saatlerden aşağı değil. Dinleyen kişi 3,5-4 saatten aşağı dinlemiyor. Dinlenme süreleri çok uzun çünkü çok güzel bir akışımız var. Yani bir anda çok dinamik bir şarkının arkasından 80&#8217;lerden çok dinamik bir şarkı gelebiliyor. Bir anda rock bir şarkı çalabiliyor, bir anda cazımsı bir şarkı çalabiliyor. Radyonun büyüsü de o zaten. Radyoyu güzel yapan şey o. Yani bir sonraki çalacak şarkının ne olduğunu bilmiyorsun. Şaşırtıyor seni. Spotify&#8217;da, Apple&#8217;da kendi yaptığın playlist&#8217;i dinlediğin zaman kendi dizdiğin şarkıları aynı sırada dinliyorsun. Bir heyecanı yok, bir sürprizi yok ama radyoda bir sonra ne çalacağını bilmiyorsun. Tam bir anda gidiyorsun hiç beklemediğin bir şarkı bir anda seni 80&#8217;lere geri götürüyor, 90&#8217;lara geri götürüyor. &#8220;Aaa ne çalıyor!&#8221; diye telefon ediyorsun arkadaşına da diyorsun ki &#8220;Bak radyoda ne çalıyor&#8221; diye. Onun için radyonun büyüsü çok farklı.</p>
<h4 data-path-to-node="8">Türkiye&#8217;nin damak zevki müzik konusunda Avrupa&#8217;ya daha yakın</h4>
<p data-path-to-node="8">Amerika&#8217;dan ziyade Avrupa&#8217;ya daha yakın. Mesela şöyle söyleyeyim; Türkiye&#8217;nin müzik zevkini 70&#8217;li 80&#8217;li yıllarda Almanya besliyordu. Bunun da sebebi Almanya&#8217;da çalışan işçiler, oraya gidip gelen insanların getirdiği müziklerdi. O zaman Türkiye&#8217;deki en çok dinlenilen gruplara bak, Boney M&#8217;lerdir, ABBA&#8217;lardır, Avrupa müziğidir. Çünkü dinlenen şeyler oradan geliyordu. Amerika&#8217;dan çok fazla gelmiyordu plaklar. Onun için Türkiye&#8217;nin müzik zevkinde Fransızcanın, Almancanın demiyorum, Fransızcanın, İtalyancanın çok büyük etkisi vardır. Yani Türkiye&#8217;nin geçmişinde de hakikaten Fransızca İtalyanca çok kullandığımız, Türkçeye çok geçen kelimeleri olan bir şey olduğu için Fransızca İtalyancayı çok seviyoruz. Bizim dinleyicilerimiz de&#8230; Diğer radyolarda dinlediğin zaman Fransızca veya İtalyanca şarkı yoktur. Hepsi ya İngilizcedir büyük olarak ya da Türkçe müzik olarak Türkçe müziktir. Bizde İtalyanca Fransızca çok güzel şarkılar var. Kasikler ya da gündemde olan Fransızca İtalyanca şarkılar var. O da bize ayrı bir lezzet katıyor.</p>
<p data-path-to-node="9">Çok teşekkür ediyorum. Herkesi 103.4 Heart FM dinlemeye bekliyoruz.</p>
<p class="headline">Bu içerik ilginizi çekebilir: <a href="https://mayatta.com/kanadanin-ankara-buyukelciligi-2026-dunya-kupasi-kanada-bosna-hersek-maci/" target="_blank" rel="noopener">KANADA-BOSNA HERSEK MAÇI DİPLOMASİYİ BULUŞTURDU</a></p>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/kaan-taylaner-radyonun-buyusu-azalmadi/">KAAN TAYLANER: RADYONUN BÜYÜSÜ AZALMADI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FiLiZ CiNGi YURDAKUL : ANKARA&#8217;NIN MİMARİSİ ÜZERİNE</title>
		<link>https://mayatta.com/mimar-filiz-cingi-yurdakul-ankaranin-mimarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 12:45:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ankara mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[mimar filiz cingi yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mayatta.com/?p=34127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkentin mimari hafızasını mercek altına alan Mimar Filiz Cingi Yurdakul, başkentin ruhunu anlamanın yolunun onun yapılarını birer metin gibi okuyabilmekten geçtiğini söyledi. Ankara’nın simgesel yapılarının yalnızca estetik değer taşımadığını aynı zamanda Cumhuriyet’in kurucu ideallerini temsil ettiğini vurgulayan Mimar Yurdakul, başkentte mimarlık yapmanın yalnızca teknik bir uğraş değil; derin bir tarihsel ve kültürel sorumluluğu da beraberinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/mimar-filiz-cingi-yurdakul-ankaranin-mimarisi/">FiLiZ CiNGi YURDAKUL : ANKARA&#8217;NIN MİMARİSİ ÜZERİNE</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="padding-left: 40px;"><img decoding="async" class="wp-image-34128 alignleft" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2025/05/Aura-Design-Studio-kurucusu-Mimar-Filiz-Cingi-Yurdakul-ankara-mimari-mayatta-29052025.jpg" alt="Aura Design Studio kurucusu Mimar Filiz Cingi Yurdakul ankara mimari mayatta 29052025" width="174" height="261" />Başkentin mimari hafızasını mercek altına alan Mimar Filiz Cingi Yurdakul, başkentin ruhunu anlamanın yolunun onun yapılarını birer metin gibi okuyabilmekten geçtiğini söyledi.</h4>
<p>Ankara’nın simgesel yapılarının yalnızca estetik değer taşımadığını aynı zamanda Cumhuriyet’in kurucu ideallerini temsil ettiğini vurgulayan Mimar Yurdakul, başkentte mimarlık yapmanın yalnızca teknik bir uğraş değil; derin bir tarihsel ve kültürel sorumluluğu da beraberinde getirdiğini ifade etti.</p>
<h5>Cumhuriyet’in Mimari Hafızası</h5>
<p>Filiz Cingi Yurdakul Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına tanıklık eden simge yapıları değerlendirdi:<br />
Ankara Garı’nın giriş holündeki görkem, yalnızca bir ulaşım merkezine değil; dönemin modernlik anlayışına işaret ederken; birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası, sade taş cepheleriyle genç Cumhuriyet’in kararlılığını somutlaştırıyor.<br />
Çankaya Köşkü ve Pembe Köşk ise mimari açıdan mütevazı olmalarına rağmen, sivil mimarinin kamusal tarih ile nasıl iç içe geçebileceğini gösteren önemli örnekler olarak öne çıkıyor.</p>
<p>1950 sonrası modernleşme sürecine ait Emek İşhanı, Halk Bankası Genel Müdürlük Binası, Karum, Bilkent Üniversitesi, Or-An Yerleşkesi, TBMM Camisi ve Ankara Tenis Kulübü gibi yapılar ise dönemin sosyal ve kültürel dönüşümünü mimari üzerinden belgeleyen tanıklıklar olarak değerlendiriliyor.</p>
<h5>“Haritalardan Değil, Hikâyelerden Öğrenin”</h5>
<p>Yurdakul ayrıca, sadece büyük ve anıtsal yapıların değil göz ardı edilen yerleşim dokularının da mimari hafızada önemli yer tuttuğunu vurgulayarak, Behruz ve Altuğ Çinici imzalı ODTÜ Kampüsü’nün modernist planlamayı peyzaj mimarlığıyla birleştirmesiyle Türkiye&#8217;de mimarlık eğitimi ve pratiği açısından öncü bir örnek oluşturduğunu belirtti.</p>
<p>Hamamönü, Kale çevresi ve Hacettepe yamaçları gibi geleneksel yerleşim bölgelerinin de geçmişin yaşama kültürünü bugüne taşıyan canlı laboratuvarlar olarak tanımlandığını söyleyen Mimar Filiz Cingi Yurdakul&#8217;a göre, Cumbalı cepheler, avlulu ev tipolojileri ve sokakla kurulan doğrudan ilişkiler, genç mimarlara insan ölçeğinde tasarımın anlamını anlatıyor.</p>
<h5>Ankara’da Mimarlık Tarihsel ve Kültürel Sorumluluktur</h5>
<p>“Ankara’da mimar olmak, yalnızca teknik bir beceri değil; tarihsel ve kültürel bir sorumluluk üstlenmektir” diyen Filiz Cingi Yurdakul, meslektaşlarına ve genç mimarlara çağrıda bulunarak, “Ankara’da geçmişle gelecek, idealle gerçeklik aynı caddeyi paylaşır. Haritalardan değil, hikâyelerden öğrenin. Çünkü bu şehirdeki her yapı bir işlevi değil; bir fikri, bir vizyonu taşır” dedi.</p>
<p><a href="https://mayatta.com/category/roportaj/" target="_blank" rel="noopener">Diğer röportajlara bu linkten ulaşabilirsiniz</a></p>
<hr />
<p data-start="62" data-end="116"><strong data-start="62" data-end="116">Architectural Memory of the Capital Under the Lens</strong></p>
<p data-start="118" data-end="255">Architect Filiz Cingi Yurdakul stated that understanding the soul of the capital begins with reading its buildings as if they were texts.</p>
<p data-start="257" data-end="560">Emphasizing that Ankara’s iconic structures are not merely of aesthetic value but also represent the founding ideals of the Republic, Architect Yurdakul noted that practicing architecture in the capital is not only a technical endeavor but also entails a profound historical and cultural responsibility.</p>
<p data-start="562" data-end="606"><strong data-start="562" data-end="606">The Architectural Memory of the Republic</strong></p>
<p data-start="608" data-end="1162">Yurdakul evaluated the symbolic buildings that witnessed the founding years of the Republic:<br data-start="700" data-end="703" />The grandeur of Ankara Train Station’s entrance hall not only reflects a transportation hub but also points to the era’s perception of modernity. The First Grand National Assembly building, with its plain stone façades, gives tangible form to the determination of the young Republic.<br data-start="986" data-end="989" />Though modest in architectural terms, Çankaya Mansion and the Pink Mansion stand out as important examples showing how civil architecture can intertwine with public history.</p>
<p data-start="1164" data-end="1483">Buildings such as Emek Business Center, Halkbank Headquarters, Karum, Bilkent University, Or-An Complex, the Grand National Assembly Mosque, and the Ankara Tennis Club—products of the post-1950 modernization process—are seen as architectural witnesses that document the social and cultural transformation of their time.</p>
<p data-start="1485" data-end="1524"><strong data-start="1485" data-end="1524">&#8220;Learn from Stories, Not Just Maps&#8221;</strong></p>
<p data-start="1526" data-end="1879">Yurdakul also emphasized that not only monumental buildings but also overlooked residential fabrics play a significant role in architectural memory. She highlighted the METU Campus, designed by Behruz and Altuğ Çinici, as a pioneering example for architectural education and practice in Türkiye, combining modernist planning with landscape architecture.</p>
<p data-start="1881" data-end="2291">According to Architect Filiz Cingi Yurdakul, traditional settlements like Hamamönü, the surroundings of the Ankara Castle, and the slopes of Hacettepe serve as living laboratories that carry the cultural lifestyle of the past into the present.<br data-start="2124" data-end="2127" />Bay-windowed façades, courtyard house typologies, and the direct relationships formed with the street convey to young architects the meaning of human-scaled design.</p>
<p data-start="2293" data-end="2363"><strong data-start="2293" data-end="2363">Architecture of Ankara Is a Historical and Cultural Responsibility</strong></p>
<p data-start="2365" data-end="2765">“To be an architect in Ankara is not merely a technical skill—it is to undertake a historical and cultural responsibility,” said Yurdakul, calling on her colleagues and young architects:<br data-start="2551" data-end="2554" />“In Ankara, the past and the future, the ideal and the real, walk the same street. Learn not from maps, but from stories. Because in this city, every building carries not just a function, but an idea, a vision.”</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/mimar-filiz-cingi-yurdakul-ankaranin-mimarisi/">FiLiZ CiNGi YURDAKUL : ANKARA&#8217;NIN MİMARİSİ ÜZERİNE</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>POLONYALI MAESTRO LUKASZ BOROWICZ: TUTKUM BENİM İŞİM</title>
		<link>https://mayatta.com/roportaj-polonyali-orkestra-sefi-lukasz-borowicz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 12:09:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Alexandra Swigut]]></category>
		<category><![CDATA[cso ada]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Harmonia Mundi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul devlet senfoni orkestrası]]></category>
		<category><![CDATA[Lukasz Borowicz]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[Polonyalı Maestro]]></category>
		<category><![CDATA[Poznań Filarmoni Orkestrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mayatta.com/?p=33855</guid>

					<description><![CDATA[<p>Polonyalı Orkestra Şefi Maestro Lukasz Borowicz, Pianist Alexandra Swigut&#8217;un da yer aldığı CSO Orkestrasıyla konsere çıktı. Polonya&#8217;nın AB Dönem Başkanlığı&#8217;nı devralması sebebiyle Ankara CSO Ada&#8217;da düzenlenen konserde orkestrayı yöneten Ünlü Maestro sitemize özel röportaj verdi. Keyifli okumalar. Bize çocukluğunuzdan bahseder misiniz, müzisyen olmaya nasıl karar verdiniz? Müzik okulunda keman çalmaya başlamıştım; ilkokula müzik okuluyla başlayıp, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/roportaj-polonyali-orkestra-sefi-lukasz-borowicz/">POLONYALI MAESTRO LUKASZ BOROWICZ: TUTKUM BENİM İŞİM</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-33875 aligncenter" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2025/01/Lukasz-Borowicz-aybike-aydemir-mayatta-roportaj-15012025.jpeg" alt="Lukasz Borowicz aybike aydemir mayatta roportaj 15012025" width="475" height="398" /></h5>
<h5>Polonyalı Orkestra Şefi Maestro Lukasz Borowicz, Pianist Alexandra Swigut&#8217;un da yer aldığı CSO Orkestrasıyla konsere çıktı. Polonya&#8217;nın AB Dönem Başkanlığı&#8217;nı devralması sebebiyle Ankara CSO Ada&#8217;da düzenlenen konserde orkestrayı yöneten Ünlü Maestro sitemize özel röportaj verdi. Keyifli okumalar.</h5>
<h5>Bize çocukluğunuzdan bahseder misiniz, müzisyen olmaya nasıl karar verdiniz?</h5>
<p class="wp-block-paragraph">Müzik okulunda keman çalmaya başlamıştım; ilkokula müzik okuluyla başlayıp, ardından ortaokul müzik okuluna devam ettim. Daha sonra birçok genç ve öğrenci orkestrasında çaldığım için şeflik eğitimi almaya başladım. Ailemde profesyonel müzisyen yok. Annem biraz piyano çalar; ortaokula kadar piyano eğitimi aldı. Ancak evimde her zaman müziğe bir sevgi vardı, bu yüzden çocukken müzikle çevriliydim. Nihayetinde, müzik yapmaya karar verdim çünkü yaratmak gerçekten büyüleyici. Müzisyen olmaktan mutluyum çünkü bu benim tutkum. Bunun işim olduğunu söyleyemem; tutkum benim işim. Burada, Ankara’da CSO ile buluşmak ve Aleksandra Swigut ile çalmış olmaktan çok mutluyum. Aleksandra&#8217;nın benimle birlikteki ilk konserini çok iyi hatırlıyorum. Bu konser Krakow&#8217;daydı ve yeni bir mekanın açılışıydı. Krakow Üniversitesi, dünyadaki en eski ve en geleneksel üniversitelerden biridir ve yeni bir konferans salonu inşa etmişlerdi. Bizim konserimiz de bu yeni konferans salonunun açılış töreninin bir parçasıydı. </p>
<h5>Samuel Hasselhorn ve Poznań Filarmoni Orkestrası ile birlikte kaydettiğiniz, &#8220;Urlicht: Ölüm ve Diriliş Şarkıları&#8221; adlı son albümümüz üzerine bir soru sormak istiyorum. Bu albümün arkasındaki ana fikir nedir?</h5>
<p>Kayıt yapmayı seven bir şefim. Son 20 yılda, çoğunlukla bir radyo orkestrası ile çalıştığım için 130&#8217;dan fazla albüm kaydettim. Kayıtlarımdan bazıları Polonya müziği dışında, opera, oratoryo ve bazı çağdaş eserleri de kapsamaktadır. Şarkıcılarla işbirliği yapmayı özellikle çok seviyorum. Bu proje özel bir anlam taşıyor, çünkü başrolü bariton Samuel Hasselhorn seslendiriyor; kendisi opera resitali ile performans sergiliyor. Olağanüstü bir sanatçı, 19. ve 20. yüzyıl bestecilerine odaklanan bir albüm kaydetme fikrini kendisi önerdi. Bu dönem, orkestra müziği açısından büyüleyici; bir yanda Gustav Mahler, diğer yanda Richard Strauss ve birçok farklı besteci var. Bu repertuvar, aynı zamanda müzik direktörü olduğum Poznań Filarmoni Orkestrası&#8217;nın odak noktalarından biri.<br />Uluslararası kayıt şirketi Harmonia Mundi&#8217;nin kataloğuna katıldığımız için çok mutluyuz. Bu albümü Poznań Filarmoni Orkestrası ile kaydettik ve Uluslararası Klasik Müzik Ödülleri&#8217;nin finaline seçildik. Bu tanıdık müziği daha az bilinen eserlerle bir araya getirmek gerçekten bir macera oldu. Bu, en son albümümüzdü. Performans orkestrası olarak faaliyetlerimizi konser sezonumuzla birleştirdik. Ayrıca, kayıt yaptığımız için çok mutluyuz çünkü kayıtlar, her orkestra için sadece halkın dikkatini çekmekle kalmaz, aynı zamanda performans seviyemizi yükseltmek için de gereklidir. Her müzisyen için mikrofon, en iyi öğretmen ve hakemdir.</p>
<h5>Daha önce konser vermek için, Türkiye&#8217;ye geldiniz mi?</h5>
<p>İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası&#8217;nın birçok kez konuğu oldum. Yıllar önce harika konserler verdik. Bu sezon aynı orkestra ile İstanbul&#8217;a geri dönüyorum. Ayrıca daha önce Bilkent Senfoni Orkestrası&#8217;nı da yönettim. Ancak bu, CSO ile ilk buluşmam. Türkiye&#8217;den ve Türk müzisyenlerle yaptığım işbirliklerinden çok güzel anılarım var.</p>
<p><strong>Röportaj:</strong> Aybike Aydemir</p>
<hr />
<h5>Polish Maestro Lukasz Borowicz took the stage with the CSO Orchestra, featuring Pianist Alexandra Swigut, for a concert held at the CSO Ada in Ankara. The concert was organized on the occasion of Poland taking over the EU Presidency. The renowned Maestro, who conducted the orchestra, gave an exclusive interview to our website. Enjoy the read!</h5>
<h5>Can you tell us about your childhood and how you decided to become a musician?</h5>
<p>I started playing the violin at music school. I began primary school with music school and then continued at a middle school music school. Later, as I played in many youth and student orchestras, I started receiving conducting training. There are no professional musicians in my family. My mother plays a bit of piano; she received piano training until middle school. However, there was always a love for music in our home, so I was surrounded by music as a child. Eventually, I decided to make music because creating it is truly fascinating. I&#8217;m happy to be a musician because it’s my passion. I can&#8217;t say it&#8217;s just my job; my passion *is* my job. I&#8217;m very happy to be here in Ankara with the CSO and to perform with Alexandra Swigut. I remember very well the first concert we played together. It was in Krakow, and it was the opening of a new venue. The Jagiellonian University in Krakow is one of the oldest and most traditional universities in the world, and they had built a new conference hall. Our concert was part of the opening ceremony for this new conference hall.</p>
<h5>I would like to ask about your recent album titled Urlicht: Songs of Death and Resurrection, which you recorded with Samuel Hasselhorn and the Poznań Philharmonic Orchestra. What is the main idea behind this album?</h5>
<p>I&#8217;m a conductor who enjoys making recordings. Over the past 20 years, I’ve recorded more than 130 albums, mostly with a radio orchestra. Some of these recordings include works beyond Polish music, such as opera, oratorio, and some contemporary pieces. I especially love collaborating with singers. This project holds a special meaning because the lead role is performed by baritone Samuel Hasselhorn, who is delivering an opera recital. He is an extraordinary artist, and the idea of recording an album focused on 19th and 20th-century composers came from him. This period is fascinating in terms of orchestral music; on one side we have Gustav Mahler, on the other Richard Strauss, and many other composers. This repertoire is also one of the focal points of the Poznań Philharmonic Orchestra, where I serve as the music director.</p>
<p>We are very happy to be part of the Harmonia Mundi international record label catalog. We recorded this album with the Poznań Philharmonic Orchestra, and it was selected for the final of the International Classical Music Awards. It was truly an adventure to combine this familiar music with lesser-known works. This was our latest album. As a performance orchestra, we integrated our activities with our concert season. We are also very happy to have made this recording because recordings not only attract the public&#8217;s attention but are also necessary to elevate our performance level. For every musician, the microphone is the best teacher and referee.</p>
<h5>Have you ever come to Turkiye to give a concert before?</h5>
<p>I’ve been a guest of the Istanbul State Symphony Orchestra many times. We gave great concerts years ago. This season, I am returning to Istanbul with the same orchestra. I’ve also conducted the Bilkent Symphony Orchestra before. However, this is my first encounter with the CSO. I have very beautiful memories from my collaborations with Turkish musicians and from working in Turkiye.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/roportaj-polonyali-orkestra-sefi-lukasz-borowicz/">POLONYALI MAESTRO LUKASZ BOROWICZ: TUTKUM BENİM İŞİM</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PINAR ECZACIBAŞI : İŞİNE SAYGI DUYMAYAN BAŞARILI OLAMAZ</title>
		<link>https://mayatta.com/pinar-eczacibasi-isine-saygi-duymayan-basarili-olamaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 10:05:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[8MART]]></category>
		<category><![CDATA[eczacıbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[işinsanı]]></category>
		<category><![CDATA[İŞKADINI]]></category>
		<category><![CDATA[lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[magazinbugün]]></category>
		<category><![CDATA[magazinhaberleri]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Eczacıbaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vizyoner bakış açısıyla Pınar Eczacıbaşı , kadınların ekonomik özgürlükleri için neler yapabileceklerini, nerelerden destek alabileceklerini ve iş hayatındaki düşüncelerini okuyucularla paylaştı. Başarılı iş kadını Pınar Eczacıbaşı, eğitim ve iş hayatına dair önemli detayları 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel olarak yaptığı röportajda MAG okurları ile paylaştı.  Eğitimine lise sona kadar Türkiye’de devam eden, üniversite eğitimini ise [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/pinar-eczacibasi-isine-saygi-duymayan-basarili-olamaz/">PINAR ECZACIBAŞI : İŞİNE SAYGI DUYMAYAN BAŞARILI OLAMAZ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="457" class="wp-image-31984 aligncenter" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2022/03/pinar-eczacibasi-isine-saygi-duymayan-basarili-olamaz-mayatta-roportaj.jpg" alt="" /></figure>
</div>



<h5 class="wp-block-heading">Vizyoner bakış açısıyla Pınar Eczacıbaşı , kadınların ekonomik özgürlükleri için neler yapabileceklerini, nerelerden destek alabileceklerini ve iş hayatındaki düşüncelerini okuyucularla paylaştı.</h5>



<p class="wp-block-paragraph">Başarılı iş kadını Pınar Eczacıbaşı, eğitim ve iş hayatına dair önemli detayları 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel olarak yaptığı röportajda MAG okurları ile paylaştı. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğitimine lise sona kadar Türkiye’de devam eden, üniversite eğitimini ise Amerika’da tamamladığını anlatan Pınar Eczacıbaşı, yüksek lisansını Boğaziçi Üniversitesi Finans dalında yaptığını söyledi. &#8220;Üniversite eğitimim arasında Eczacıbaşı İlaç’ta Kalite Kontrol Laboratuvarı ve İlaç Pazarlama bölümlerinde çalıştım. Master eğitimimi tamamladığım yaşlarda, çocukluktan beri içimde taşıdığım mücadeleci yapımla, kendi kanatlarımla uçmak ve kendi yolumu çizmek istedim ve aile dışında iş aradım. Nitekim o yıllarda Türkiye’ye yeni giriş yapmış olan çok önemli birkaç Amerikan bankası vardı; iki tanesinden teklif aldım ve bugün birleşmeler neticesinde JP Morgan olan, Manufacturers’ Hanover Trust’ta işe başladım” açıklamasında bulunan ve bugün kendi şirketinin yöneticisi olan Pınar Eczacıbaşı, uzun yıllar süren bir profesyonel hayattan sonra kendi finansal yönetim ve danışmanlık şirketini kurmuş olmaktan ve Avrupa Yatırım Fonu bünyesinde kurulu bir fonun yatırım komitesi üyesi olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vazgeçemediği prensiplerinden bahseden Pınar Eczacıbaşı, çok detaycı bir yapısı olduğunu belirtti. ““Şeytan ayrıntılarda gizlidir.” sözüne inanırım ve bu yüzden de yüzeysel iş yapılmasına tahammülüm yoktur. Kolay pes etmem ve hemen havlu atanları tasvip etmem. Yalana tahammülüm yoktur. Disiplin, iş hayatında olmazsa olmaz; işine saygı duymayan başarılı olamaz” açıklamasında bulunan Eczacıbaşı, kadınların iş hayatındaki yerini şu sözlerle değerlendirdi: “Kadın çalışan sayısı gün geçtikçe artmasına rağmen maalesef cinsiyetçi ayrımlar nedeniyle hâlâ olması gereken düzeyde değil. En eğitimli kadınların bile, sektörlerinde tepe noktaya ulaşabilmiş olanlarının sayısı çok az. Bu yurt dışında da böyle keza.” </p>



<p class="wp-block-paragraph">İş hayatına yeni atılan kadınlara fikirler veren Eczacıbaşı “İş hayatına yeni atılan kadınlara tavsiyem, hayallerinin peşinden koşsunlar. Para yoksa da destek yoksa da yola çıksınlar bir şekilde. Fikir çok önemli bir unsur. İyi fikir her zaman para getirir, su yolunu bulur. İş fikrine dönüşebilecek yaratıcı fikirler üretsinler ve masaya koysunlar. Her fikir değerlidir ancak, her fikir o gün için iş fikrine dönüşemeyebilir. Bunu ancak fikri masaya koyarak anlayacaklar. Cesaret çok önemli bir unsur. Kalplerinin, ideallerinin peşinden gitsinler. Türkiye’de girişimcilikle ilgili çok ciddi çalışmalar var” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dünya genelinde ne gibi bir farkındalık yaratıyor? Sizin bugün için özel bir mesajınız var mı? Sorusunu yanıtlayan Pınar Eczacıbaşı “Kadınlara yılda bir gün yerine keşke her gün aynı ilgi ve saygı gösterilebilse. Yine de bu gün, farkındalık oluşturmak açısından hiç yoktan iyidir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. “Tüm kadınların bu kutsal gününü kutluyor ve güven içinde, özgürce ve hak ettiklerimize ulaşmış olarak yaşadığımız günlere kavuşmamızı diliyorum” açıklamasında bulunan Eczacıbaşı tüm kadınlar için daha adil bir dünya dileğini belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/pinar-eczacibasi-isine-saygi-duymayan-basarili-olamaz/">PINAR ECZACIBAŞI : İŞİNE SAYGI DUYMAYAN BAŞARILI OLAMAZ</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÜNLÜLERİN AVUKATI CANDAŞ GÜROL</title>
		<link>https://mayatta.com/unlulerin-avukati-candas-gurol/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Nov 2021 07:08:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DİPLOMASİ]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[BODRUM]]></category>
		<category><![CDATA[candaş gürol]]></category>
		<category><![CDATA[CEMİYET]]></category>
		<category><![CDATA[EĞLENCE]]></category>
		<category><![CDATA[fahri konsolos]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[magazinbugün]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[moğolistan]]></category>
		<category><![CDATA[ÜNLÜLER]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31711</guid>

					<description><![CDATA[<p>HUKUK YARIŞAN HAKLARIN MÜESSESESİDİR Ünlü isimlerin davalarında adı sık sık gündeme gelen, Ünlüleri Avukatı olarak tanınan Candaş Gürol yeni kurduğu hukuk ofisini ve projelerini anlattı. Aynı zamanda Moğolistan’ın Bodrum Fahri Konsolosu olan Başarılı Avukat Candaş Gürol ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimizi keyifle okumanızı dileriz.  Meslek yolculuğunuz nasıl başladı? İstanbul barosu üyesi bir avukatım. Saint Michel Fransız Lisesi’ni [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/unlulerin-avukati-candas-gurol/">ÜNLÜLERİN AVUKATI CANDAŞ GÜROL</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="367" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2021/11/unlulerin-avukati-candas-gurol-roportaj-22.11.2021.jpg" alt="Ünlülerin Avukatı Candaş Gürol röportajı -22.11.2021" class="wp-image-31712"/></figure></div>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>HUKUK YARIŞAN HAKLARIN MÜESSESESİDİR</strong></h3>



<h5 class="wp-block-heading">Ünlü isimlerin davalarında adı sık sık gündeme gelen, Ünlüleri Avukatı olarak tanınan Candaş Gürol yeni kurduğu hukuk ofisini ve projelerini anlattı. Aynı zamanda Moğolistan’ın Bodrum Fahri Konsolosu olan Başarılı Avukat Candaş Gürol ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimizi keyifle okumanızı dileriz. </h5>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Meslek yolculuğunuz nasıl başladı?</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">İstanbul barosu üyesi bir avukatım. Saint Michel Fransız Lisesi’ni bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandım. Hukuk fakültesinden sonra Fransa’da ve onun ardından da Galatasaray Üniversitesi’nde master yaptım. Son olarak da Fransa’da doktoramı tamamladım. Akademik olarak kendimi yetiştirmeye çalıştım. Yabancı dillere ağırlık verdim. İngilizce, Fransızca ve İtalyanca biliyorum. Bunların yanında Sırpça dersleri alıyorum. 20 yıldır istanbul barosuna kayıtlıyım. 1 yıl askeri savcılık 19 yıl da avukatlık yaptım. Fenerbahçe’de yat limanının yanında 120 yıllık bir Rum Köşkünde büromu açtı. Bahçeşehir Üniversitesi’nde yüksek lisans dersleri veriyorum. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Ünlülerin avukatı olarak biliniyorsunuz. Bu nasıl oldu?</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Ünlülerin avukatı olmak için yola çıkmadım ama yaptığım işler çok farklı mecralarda değer gördü. Medyada tanınan, kamuya malolmuş kişiler de bizimle çalışmaya başladılar. Spor ve bilim insanları, siyaset dünyasından isimler, birçok şirket ve üst düzey TSK mensuplarıyla çalışıyorum. Başarılı ve ünlü insanların bir takım prensipleri oluyor. O prensiplere uygun çalışmanız, raporlamanızı iyi yapmanız, bilgi vermeniz lazım. Davayı kazanmaya odaklanmak yerine süreç ile ilgili doğru aydınlanmayı bekliyorlar. Ünlülerin avukatı denildiğinde “girdiği her davayı kazanır” olarak algılanıyor ama aslında öyle değil. Bahsettiğimiz prensiplere uygun çalışabiliyor musunuz, istedikleri kriterleri yerine getirebiliyor musunuz, güvenilir misiniz ve tabi avukatlığın olmazsa olmazı sır saklayabiliyor musunuz?… Ünlü kişilerin avukatı olunca bir çok magazin konusunda herkesten önce bilgi sahibi oluyorsunuz. Bir çok konuda sizden bilgi isteniyor. Bu konularda sükunette kalabilmek, müvekkilin özel hayatı ile ilgili asla konuşmamak önemli kriterler.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Dijitalleşme özel hayatın gizliliği kavramını nasıl etkiledi?</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Dijitalleşme, haberin tespiti, yayılması, yapılması, kitlelere iletilmesi açısından çok avantaj sağladı. Türkiye dijitalleşmeyi çok iyi başardı ama bunun yanında tehlikeli bir durum. Yanlış haberin yayılması da çok hızlı olabiliyor. Genç nüfusumuz çok fazla ve haberin dijital mecralarda yayılması özellikle genç nüfus arasında çok kabul gördü. Manipülatif haberin yayılması da çok tehlikeli bir durum. Burada hukuk “Yarışan hakların müessesesidir” diyebiliriz. Bir yerde anayasal bir hak olan haber alma hakkı varken diğer yanda haberin özünün korunması gerekiyor. Yalan haber yayılmasın diye külliyen yasak olmaz ama haberi yapan kişi o sorumlulukla davranıyor olmalı. Özellikle hukuki konularda Gazeteci iki tarafı da dinlemeli. Gerekçeli mahkeme kararları muhakkak gazeteci tarafından incelenmeli. Davaya konu haberde tarafların dilekçeleri de araştırılmalı. İki tarafın avukatıyla da görüşmek doğru olur. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Moğolistan Fahri Konsolosu olarak iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri anlatır mısınız?</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Moğolistan’ın Bodrum ve çevresi aday fahri konsolosuyum. Evraklarımız Moğolistan tarafından onaylandı. Türk Dışişleri Bakanlığı’na da bu evrakları sunacağız ve işlemlerimiz tamamlanacak. Halihazırda bir irtibat büromuz var. Moğolistan’ı temsilen Bodrum Yalıkavak veya Bitez’de, Türk-Moğol ilişkilerine yakışır bir bina hizmete açacağız. Burada 7/24 Moğolca ve Türkçe bilen personel istihdam edilecek. Bizim amacımız Türk işadamlarına Moğolistan’ın kapılarını açmak. Moğolistan dünyanın en büyük kömür, krom, doğalgaz ve altın madenlerinde en yüksek rezervlere sahip ve keşfedilmemiş, bakir kalmış bir alan. Çağımız enerji çağı ve bizim tükettiğimiz enerji son kalanlar. Yeni kaynaklar bulunması gerekiyor. Dünya bunun peşinde. Hepimiz Moğolistan hakkında fikir sahibiyiz ama orda gerçekte ne olduğunu çok az kişi biliyor. Biz Türkiye’de Moğolistan’ın doğal ve yeraltı zenginlikleriyle ilgilenmemizin yanında, Moğolistan’ın ihtiyacı olan bir çok unsuru Türkiye’den tedarik edelim istiyoruz. Maden çıkarma faaliyeti, inşaat faaliyeti, lojistik faaliyetini Türk firmaları çok iyi yapar. Türk firmaları kendilerini Orta Asya’da, Avrupa’da, Kuzey Afrika’da ispat etti. Hatta Güney Amerika’da Karayipler’de bile Türk şirketleri iş yapıyor. Hem maden hem inşaat hem de lojistik işi yapıyorlar. Moğolistan’a neden gidilmiyor? İşte biz bu eksiği tespit ettik. Moğolistan’ın 3 buçuk milyon nüfusu var ama yüz ölçümü Türkiye’nin 4 katı. Bakir bir ülke. Moğolistan’ın Ankara’da büyükelçiliği İstanbul’da başkonsolosluğu var. Pandemiden sonraki dünya düzeninde sayfiye yerleri ikinci bir istanbul olarak kabul gördü. İş insanlarımız yılın 6 ayını Bodrum ve Marmaris gibi sayfiye yerlerinde geçiriyor. Artık iş ve tatil yerleri ve süreçleri birleşti. İş insanları holdinglerini, şirketlerini teknelerinden ve yazlıklarından yönetiyorlar. CEOlarımız, CFOlarımız ve firma sahiplerimizin çoğu Ankara ve İstanbul’a alternatif olarak Bodrum’u seçtiği için biz de Bodrum’u seçtik. Ayrıca yurt dışında Bodrum çok tanınıyor. Gelen misafirler çok memnun ayrılıyor. Moğolistan’dan Antalya’ya haftada bir uçak iniyor. İleride Bodrum’a da uçuşların başlamasını istiyoruz. Ayrıca Türklerin de Moğolistan’ı keşfetmesini istiyoruz.  Ortak kültür var, güreş, binicilik, okçuluk gibi sporların yanında çadır kültürü orada da çok popüler. Doğası çok temiz ve o topraklar bizim anayurdumuz. Türkleri çok cezbeden bir coğrafya. Fakat uzaklıktan dolayı çok bilinmiyor. Moğol Halkı da Türkleri çok seviyor. Türk dizileri Moğolistan’da çok meşhur. Büyük şehirlerimiz ve tatil yörelerimiz çok merak ediliyor. Türk markalarına talep yüksek. Yüzyıllardır süregelen ortak kültürün neticesi bunlar. İnşallah ben de bütün bunları güçlendirmeye çalışacağım. Gerek Türklerin Moğolistan’da gerekse Moğolların Türkiye’de olan çıkarını, yaşamını, seyahatlerini artırmaya çalışacağım. İnşallah başarılı olurum.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>İki ülke arasında ticari ve kültürel projeleriniz var mı?</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">2022 yılı için çok ciddi çalışmalar planlıyoruz. Tanışma toplantıları düzenleyeceğiz. Bodrum’un en seçkin mekanlarında Moğol ve Türk firmaları ile bunların temsilcilerini biraraya getireceğiz. Civar ülkelerden de Moğolistan’da iş yapmak isteyenleri Bodrum’da ağırlayacağız. Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras çalışmalarımızda çok yardımcı oldu. Hem belediye olarak hem de manevi desteğini eksik etmedi. Kendisine çok teşekkür ederim.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Bahçeşehir Üniversitesi’nde Ders veriyorsunuz. Genç avukat adaylarına neler söylemek istersiniz?</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Ufuklarını çok geniş tutsunlar. Avukatlık dar bir mecra gibi görünmekle birlikte aslında bir dünya. Her gün yeni insanlarla tanışsınlar. Çevrelerini genişletsinler. Her gün yeni şeyler okusunlar ve öğrensinler. Yüksek lisans eskiden lükstü ama şimdi bakıldığında doktora bile avukatlar açısından olmazsa olmaz. Özellikle avukatlık mesleğine yönelik yüksek lisans programlarını tercih etsinler. Muhakkak makale yazsınlar ve belirli konularda uzmanlık alsınlar. Ben avukatım demek yerine ben şu şu konularda avukatım demelerinde fayda var. Bir de yabancı dil çok önemli. Eskiden bir dil yeterliydi ama şimdi ingilizce’nin yanına Portekizce, Çince, Arapça, Rusça ve İspanyolca gibi her avukatın bilmediği, bir anda yüzlerce kişiden ayrıştıran bir apolet taksınlar. Bu dilleri bilmek çok büyük fark yaratabiliyor. Türkiye’de çok İngilizce bilen avukat var ama Portekizce ve İtalyanca bilen avukat çok az Rusça, Sırpça, Yugoslavca, İsveçce bilen avukat yok diyebiliriz. Bu dilleri bilenler çok kıymetli. İkinci, üçüncü dili seçerken bunu da hesaba katsınlar. Öğrendikleri her yabancı dil diğer meslektaşlarından bir adım öteye götürecek. Örneğin, İtalyanlar kendi dillerini bilmeyen birisiyle iş yapmak istemez. İngilizce bilseler bile. Biz ofis açtığımızda İtalyanca ve Fransızca biliyor olmamın çok avantajını yaşadık. Bir anda, beni normalde görüşüp işlerini alamayacağım insanlarla iş yapar duruma taşıdı. İngilizce yanına en az bir ya da iki dil öğrenmelerini tavsiye ediyorum. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Gençlerle Bir Proje Yürütüyorsunuz. Bundan da bahsedebilir miyiz?</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Ceza Hukuku ve Kriminoloji Merkezi adlı sosyal sorumluluk projesi kapsamında gençlerle bir çalışma grubu kurduk. Özellikle orman suçları, çevre suçları, çocuğa karşı işlenen suçlar, yapay zeka gibi kamusal değeri olan, katma değer yaratan alanlarda çalışmalar yapıyoruz. Her ay bir toplantı tertip edip bir hukuk büyüğümüzü konuşmacı olarak davet ediyoruz. Geçen toplantımızda Prof. Dr. Köksal Bayraktar bizi onurlandırdı, bir sonrakinde ise Anayasa Mahkemesi Eski Başkan Vekili Osman Paksüt konuşmacı olacak. Gelecek dönemde sporda şiddet ve spor yargısı alanında çalışmalar yapmayı planlıyoruz. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Hobileriniz Nedir?</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">1993’den beri lisanslı okçuyum. Bunu öğrencilik dönemimde de devam ettirdiğim bir hobi. Şimdi de vakit buldukça olimpik yay’la ok atıyorum. Onun dışında Narcos ve Yargı dizilerini takip ediyorum. “Yargı” iyi bir yapım. İyi bir çalışma. Kurgusu ve müziklerini de beğeniyorum. Savcıların, hakimlerin ve avukatların da insan olduğu, onların da bir takım dertlerinin olabileceği, bir hakimin de aşık olabileceği, bir savcının veya avukatın da bir yakınının sorun yaşayabileceği gibi fikirleri içinde barındırıyor. Yargı personeli Türkiye’de taştan duvar gbi düşünülür. Öyle değil, hakimler de savcılar da insan onlar da akşam eşleriyle oturup, konuşup, tartışıyor, tuttukları takım kaybedince onlar da mutsuz uyanıyor. Adliye sosyolojisi konusunu iyi işleyen bir dizi. </p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/unlulerin-avukati-candas-gurol/">ÜNLÜLERİN AVUKATI CANDAŞ GÜROL</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FATİH ÇOBAN: DİJİTAL PAZARLAMA VE ONLİNE TİCARET UZMANI</title>
		<link>https://mayatta.com/fatih-coban-genc-grisimci-isinsani-roportaji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2020 09:36:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çoban]]></category>
		<category><![CDATA[GİRİŞİMCİ]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ İNSANI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=31337</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatih Çoban’ı Tanıyabilir miyiz? Aslen Erzurumlu bir ailenin İzmir’de doğan en büyük çocuğuyum. Üniversiteyi hayalim olan İTÜ de okudum. Fakat üniversitelerin diplomalı işçi yetiştirdiğini düşünerek 2 kere bıraktım. Ailem üzülmesin diye derslerimi verip diplomamı aldım. (Başarılı bir öğrenci değildim) Şimdilerde ise bir ayağı Amerika diğeri Avrupa da olan genç bir girişimciyim. İşinizden Bahsedebilir miyiz? Bunu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/fatih-coban-genc-grisimci-isinsani-roportaji/">FATİH ÇOBAN: DİJİTAL PAZARLAMA VE ONLİNE TİCARET UZMANI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="366" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2020/12/fatih-coban-roportaj-mayatta-17.12.2020.jpg" alt="" class="wp-image-31338"/></figure>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Fatih Çoban’ı Tanıyabilir miyiz?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Aslen Erzurumlu bir ailenin İzmir’de doğan en büyük çocuğuyum. Üniversiteyi hayalim olan İTÜ de okudum. Fakat üniversitelerin diplomalı işçi yetiştirdiğini düşünerek 2 kere bıraktım. Ailem üzülmesin diye derslerimi verip diplomamı aldım. (Başarılı bir öğrenci değildim) Şimdilerde ise bir ayağı Amerika diğeri Avrupa da olan genç bir girişimciyim.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>İşinizden Bahsedebilir miyiz?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu ben de bazen düşünüyorum J Genel olarak problem çözüyorum diyebiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Amerika da 2017’ de kurduğum Fom time şirketim ile Online Ticarete başladım. 2018 de Hollanda ya geçip Digiens Media (Dijital Medya Ajansı) kurdum. Türkiye’de ise 2018 sonlarında Danışmanlık Akademisini kurdum. Yani biraz eğitmen, biraz danışman, biraz da girişimciyim.</p>



<h5 class="wp-block-heading">Ama en çok da mühendisim:)</h5>



<p class="wp-block-paragraph">(Yaptığım işleri ve kurduğum sistemleri mühendis olarak planlıyorum. Minimum insan, enerji, zaman ve kaynak ile maksimum sonuç.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>İnşaat mühendisliğinden Dijital Pazarlamaya geçiş nasıl oldu?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Ben hiçbir zaman inşaat mühendisi olmak istemedim. Her zaman girişimci olmak istiyordum. Üniversite yıllarında ek birçok iş yaptım. Turizm şirketi kurdum. Ama sevdiğim bir iş değildi. Üniversite bitince dilimi geliştirmek için elimdeki 8000 TL ile Filipinler’e gittim. Resmi dillerinin İngilizce olması, vize istememesi ve para biriminden dolayı dil okullarının çok ucuz olmasından dolayı da mantıklı geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Filipinler’de yine rahat durmayıp bir arkadaşım ile dil okulu paramı kullanıp ithalat ihracat şirketi kurduk. Amacımız Hindistan cevizi kömürünü Filipinler ve Endonezya’ dan alıp Türkiye’ ye satmaktı. Ama maalesef gümrükte sorunlar yaşadık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak cebimde 300$ kalmıştı. Dil okulu parası da gitmişti. Hayatımın en zor zamanlarıydı. Sosyal medya da dolaşırken bir tşört reklamı gördüm. Üzerinde ‘’The best çivil engineers are born in january’’ yazıyordu. (En iyi inşaat mühendisleri ocak ayında doğanlardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu reklamı görünce aynı ortamda olduğumuz, aynı yaştaki inşaat mühendisi arkadaşıma reklamı sordum. Ama o sosyal medyada hiç bu reklamı görmemişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Yani bu reklamı yapan kişi benim Ocak ayında doğduğumu, inşaat mühendisi olduğumu ve yaş aralığımı biliyordu.</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayatım bu bilgi ile değişmeye başladı. Sosyal medyanın algoritması ile tanıştım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tepkilerimizi, davranışlarımızı, ilgi alanlarımızı 50 binden fazla data noktası ile biriktiren ve bu bilgiler ile muhtemel tepkilerimizi ve aksi yönlerimizi mükemmele yakın tahmin eden bir beyin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Algoritmayı kullanabilme fikri hayatımı değiştirdi diyebiliriz.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Peki Bu Algoritmayı Nasıl Kullandınız?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Dil okulunu bıraktım ve günde 15 saat Algoritma ve Dijital Pazarlama araştırmaya başladım. Öğrendiklerimi hemen uygulamak için yakın bir arkadaşımın kredi kartı ile Çin’ den Amerika’ ya ürünler satmak için Dijital Reklam denemeleri yaptım. Denediğim 7. Ürün ise mini bir kameraydı. 50+ yaş, emekli asker, güvenlik ilgi alanlarına sahip insanlar aşırı ilgi gösterince para kazanmaya başladım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tabi benim öğrendiğim zamanlar bu konularda içerik bulmak zordu. Sürekli İngilizce kaynak okumalıydım. Dil okulunu bıraksam da kendimi zorlayarak ve insanlarla konuşarak dilimi ilerletiyordum. Artık Türkçe içeriklerle de Algoritma, Dijital Pazarlama, Satış Stratejileri öğrenilebilir.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Peki Danışmanlığa Nasıl Geçtiniz?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Instagram da ve bazı Facebook gruplarında arkadaşlarımın sorularına cevap vermek ve insanlara yardımcı olmak için paylaşımlar yaptım. Tabi herkesin ilgisini çekiyordum. Sonra teker teker cevap vermek yerine Youtube’ da toplu cevaplar yayımlayayım dedim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında konuştuğum tek konu Dijital Reklamlar ve Algoritmaydı. Videolarda ben yoktum. Sadece sesim vardı. Çünkü ünlü olmak gibi bir derdim yoktu. Sadece insanlara bilgi vermek istemiştim.&nbsp; Fakat videolar paylaşılınca Türkiye’deki birçok ajanstan mesaj almaya başladım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sorular soruyor ve Danışmanlık almak istediklerini söylüyorlardı. Tabi o zamanlar 25 yaşlarında parmak arası terlik ile Filipinler’de dolaşan bir gencim. Danışman dediğin ise 45-50 yaşlarında doktara master yapmış, bir işte 15-20 yıl çalışmış takım elbiseli insanlar geliyordu aklıma. Ama ilk defa bir ajansın 2 saat sorularını yanıtlayıp Dijital Reklam kampanyalarını kurduğumda 10.000 TL aldığımda öyle olmadığını fark ettim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında hiç kimse sertifika veya diploma istemiyor. Kimse takım elbise sormuyor. Herkes kendi probleminin çözümünü arıyor. 2 saatte ihtiyacı karşılayıp, problem çözünce ilk Danışmanlık ücretimi almıştım. Ürün satmadım (Maliyet 0) kargo stresi yaşamadım. Çevremde hiç danışman olmadığı için çok enteresan gelmişti bu kazanç bana. Nihayetinde Avrupa’ ya geçerek Digiens Media Reklam ajansını kurdum. Şimdilerde birçok ülkeden özellikle dijital ürün satan firmalara danışmanlık yapıyoruz.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Peki Danışmanlık Akademisi?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Akademi büyük bir resmin küçük bir parçası. Aslında amazon kurusu Jeff Bezos kendi problemlerim şirketlere dönüşüyor. Akademiyi ihtiyacımız olan insan kaynağını çözmek için kurduk. Problem analiz edip çözebilen, Dijital Reklamları ve Algoritmayı kullanabilen, Online satış süreçleri kurabilen bir ekip kurmak için Akademide eğitimler vermeye başladık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benim şirketlerimde çalışan ekibimin hemen hemen tamamı Akademi mezunudur. Tabiki kendi ajansını kuranlar, freelencler ile çalışanlar, ortaklıklar kuranlar da oldu. Şimdilerde 20+ ülkeden 200’ den fazla kursiyerin olduğu hem eğitim aldıkları hem network kurdukları bir ortam oldu akademi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Danışmanlık Akademisinde eğitim vermek ve insanların başarı hikayesini dinlemek benim için motivasyon ve enerji kaynağı oluyor.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Ajansınıza müşteri kabul etmeden önce analiz yaptığınızı duydum. Doğru mu?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Evet Doğru <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar ilk duyduklarında şaşırabiliyor. ‘’Parasıyla değil mi kardeşim? ‘’ diyebiliyor. Ama maalesef parasıyla değilJ</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben şirketlerin sahibini – yöneticisini yansıttığına inanırım. Digiens Media’ da biraz beni yansıtıyor ve başarı odaklı. Mesela ekip toplantımızda ‘’Biz bu ay ne kadar kazandık?’’ demeden önce ‘’Partnerlerimize bu ay ne kadar kazandırdık?’’ deriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Teklifimiz de Dijital ürün satan veya Dijital olarak ölçekleyebileceğimiz firmaların son 6 aylık kazanç ortalamasını garantiye alıp üzerine çıkardığımız artışa ortak olmak üzerine. Yeni müşterilerimizin riski sıfır. Bu durumda bizi duyan herkes bizimle çalışmak ister haliyle ama kaliteli iş yapabilmek adına seçici davranmak ve sonuç odaklı olmak zorundayız.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Henüz 30 yaşında 4 farklı ülkede iş yapıyorsunuz. Genç girişimcilere neler tavsiye edersiniz?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Genç girişimciler benim hassas noktam. Bu sebeple haftada 2 gün ücretsiz online seminer veriyorum ve sorularını yanıtlamaya çalışıyorum. Öncelikle sarsılmaz ve durdurulamaz bir kafa yapısı inşa etmelerini tavsiye ediyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonrasında kendilerini tanıyarak hedef belirlemelerini, bu hdefin ‘’Nasıl’’ ına değil ‘’Neden’’ ine konsantre olmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü hareket enerjisi duygulardan gelir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İngilizce duygu: Emotion.</p>



<p class="wp-block-paragraph">E: enerji.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Motion: hareket</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hareket enerjisi: Duygu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hedefinize 5-7 kere Neden? Sorusunu sorarak gerçek ilham veren nedeni bulmak lazım. Sonrasında da yetkinlik inşası geliyor. Alanlarına göre yetenek ve tecrübe inşa etmek lazım. Benim favori yetkinlik tavsiyelerim ise,</p>



<ol class="wp-block-list" type="1"><li>Problem analizi ve çözme.</li><li>Dijital Marketing</li><li>Satış Stratejileri.</li></ol>


<p>The post <a href="https://mayatta.com/fatih-coban-genc-grisimci-isinsani-roportaji/">FATİH ÇOBAN: DİJİTAL PAZARLAMA VE ONLİNE TİCARET UZMANI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GENÇ OYUNCU SUDE DOĞAR KARİYERİNİ ANLATTI</title>
		<link>https://mayatta.com/oyuncu-sude-dogar-roportaj/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Oct 2018 16:48:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÜLTÜR-SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[AKTRİST]]></category>
		<category><![CDATA[DİZİ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞLENCE]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[kadın oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[kültür-sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[mayatta]]></category>
		<category><![CDATA[maydonoz ajans]]></category>
		<category><![CDATA[OYUNCU]]></category>
		<category><![CDATA[sude doğar]]></category>
		<category><![CDATA[TELEVİZYON]]></category>
		<category><![CDATA[ÜNLÜLER]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=29718</guid>

					<description><![CDATA[<p>[tps_footer][/tps_footer] Genç oyuncu Sude Doğar ile mayatta.com okurları için bir söyleşi gerçekleştirdik. Beni Bırakma dizisinin sevilen oyuncusu Doğar, kariyeriyle ilgili merak edilenleri anlattı&#8230; Sizi tanıyabilir miyiz? 1997 yılında İstanbul’da doğdum. Babam polis emeklisi annem ev hanımı bir tanede dünyalar tatlısı ablam var. İki buçuk yaşındayken okuma ve yazmayı, üç yaşımdayken çarpma ve bölmeyi öğrenecek kadar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/oyuncu-sude-dogar-roportaj/">GENÇ OYUNCU SUDE DOĞAR KARİYERİNİ ANLATTI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>[tps_footer][/tps_footer]</p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2018/10/oyuncu-sude-dogar-mayatta-cemiyet-yasam-haberleri-24.10.2018.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-29719" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2018/10/oyuncu-sude-dogar-mayatta-cemiyet-yasam-haberleri-24.10.2018.jpg" alt="oyuncu sude doğar röportaj-mayatta.com-cemiyet ve yaşam haberleri 24.20.2018" width="550" height="367" /></a></strong>Genç oyuncu Sude Doğar ile mayatta.com okurları için bir söyleşi gerçekleştirdik. Beni Bırakma dizisinin sevilen oyuncusu Doğar, kariyeriyle ilgili merak edilenleri anlattı&#8230;</span></h4>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Sizi tanıyabilir miyiz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">1997 yılında İstanbul’da doğdum. Babam polis emeklisi annem ev hanımı bir tanede dünyalar tatlısı ablam var. İki buçuk yaşındayken okuma ve yazmayı, üç yaşımdayken çarpma ve bölmeyi öğrenecek kadar afacan bir çocukluk yaşadım.  5 Yaşında Mersine taşındık. Çocukluğum ve gençliğimin bir bölümü Mersin’de geçti.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Denize aşık birinin Ankara ODTÜ Matematik bölümünü kazanmasın da ayrı bir afacanlık sınıfıma giriyor. Bir yandan bölümümde başarıya odaklanırken diğer yandan da iş hayatına atılmaya karar verdim. Özel dersler veriyor, bir şirkette de yönetici asistanlığı yapıyordum.  Bununla da yetinmiyor, bir yandan dans kurslarına diğer yandan da zumba eğitimleri alıyordum. Herkes bu kadar bölünmemi takdir ediyor hepsine yetiştiğim için şaşkınlıkla karşılıyorlardı.<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block; text-align:center;"
     data-ad-layout="in-article"
     data-ad-format="fluid"
     data-ad-client="ca-pub-9775706607616352"
     data-ad-slot="5978382542"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script> </span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Sanat içimde hep vardı, Edebiyat ilgimi çok çekiyor her ne kadar sayısal düşünsem de sözel anlamda da kendimi ifade etmek istiyordum. Oyuncu olma ile ilgili makaleler okudum sonra aslında gerçekten beni çeken mesleğin oyunculuk mesleği olduğuna karar verdim.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Önce oyunculuk eğitimlerimi alsam, ajanslarla mı görüşmeye gitsem diye düşünürken. Benim hayatımdaki dönüm noktam ve kahramanım diyeceğim Korkut Hocam (Korkut Baran) ‘ın bir röportajına denk geldim. Ve sahibi olduğu <a style="color: #000000;" href="https://www.maydonozajans.com/">Maydonoz Ajans</a> ’a başvuru yaptım. Bir hafta sonra ajanstan arayıp görüşmeye davet ettiler. Ve Benim dönüm noktam böyle başladı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Peki ya o günden sonra nasıl bir yol izlediniz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Düşünsenize tesadüfen birini tanıyorsunuz, sana hayatında nerede olmak istediğini, nerede yanlış yaptığını, o zamana kadar kendine hiç itiraf edemediklerini bir bir ortaya çıkarıyor ve hemde sizi ilk gördüğü anda bunu yapıyor. Büyüleyici bir şey. Kendi benliğini ve potansiyelini görmeni sağlıyor. Kısacası oyunculuk kariyerime başlamam Korkut Baran ile tanışıp söylediklerini yapmam ile başladı.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Merak ettik doğrusu menajeriniz yani Korkut Baran ne söyledi size?</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Korkut Baran oyunculuk mesleğinin zor olduğunu önce oyunculuk eğitimleri almamı sonra dans etmemi sonra da bir müzik aleti çalmam gerektiğini ve en sonunda da binicilik eğitimleri almam gerektiğini dile getirdi. Ve oyunculuk için geri sayım başladı, eğitimler tamamlandı, Korkut hocam ne söyledi ise yaptım.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Beni Bırakma dizisine nasıl dâhil oldunuz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ajansımdan telefon geldi. Ve dizi için audition verdim.  Audition verdikten iki saat sonra Sıla karakteri ile diziye dahil oldum.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Hem ODTÜ matematik bölümünde öğrenci olmak hem de günlük bir dizinin başrolünde yer almak yorucu olmuyor mu? Öğrenciliği bırakmayı düşündünüz mü?</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Yorucu olmaz mı, klişe cevaplar veremiyorum ben. Hiç yorucu değil sevdiğiniz işi yapıyorsunuz falan diyemiyorum. Yorucu oluyor ancak ben enerjimi doğru kullanıyorum. Kariyerimi ve öğrenciliğimi menajerim Korkut Baran planladı hal böyle olunca enerjimi doğru kullanıyorum.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ben Menajerime söz verdim Diploma gelecek diye bırakmak gibi bir lüksüm yok.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Geleceğe dair hangi fikri ya da hayali düşlemek ayaklarınızı yerden kesmeye yetiyor?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yaşlandığım zaman dönüp geçmişe baktığım da ‘’iyi ki’’ demek istiyorum. Bu dünyada iz bırakmış olmak, faydalı şeyler yapmış olmak ve aslında en çok deneyimlerimle bir sonra ki yeni nesille rehberlik etmek umut olmak istiyorum. Küçük yaşta kimsesiz kalan çocukları elimden geldiğince bir kısmını en azından ailem yapmak ve onların beni gülümserken anmasını istiyorum. Bu hayaller bana şuan bile en iyisi yapmam gerektiğini fikri vererek mutlu ediyor.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Öyle bir zamandayız ki, ünlü olmak çok kolay gibi görünüyor senin için kolay mıydı?</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Ben ünlü olacağım, star olacağım veya popüler olacağım diyerek bu yola başlamadım oyuncu olmayı hedef alarak bu yolu istedim. Oyuncu olmak zor elbette hele ki kolaycı bir insansanız imkânsız diyebilirim. İstikrarlı bir çalışan ve kendini geliştirmek için uğraşan birisi için ise doğru bir hedef. Hayatını planlayarak yaşıyorsan ve iyi bir menajer ile çalışıyorsan zaten seni zorlayan bu süreci profesyonel bir şekilde keyifli bir zorluk olarak yaşıyorsun bu konuda şanslı birisiyim.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bugün bu noktada olmak bir şans mı sizce? Şansla aranızdaki ilişkiyi siz mi kurdunuz yoksa o mu sizi buluyor?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Genelde kalpten istediğim şeyler oluyor şans payı var diyebilirim. Şuanda bulunduğum noktada olmamı ise şansımı doğru değerlendirerek düzgün adımlar atmama borçluyum.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Sokakta tanınmak nasıl bir duygu? </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Samimi ve heyecanlı gözlerle bana bakmaları beni çok duygulandırıyor. O kadar içten ve samimi duygular veriyorlar ki bana anlatamam. Dizide oynadığım karakter masum olunca insanlarda daha şefkatli bakıyorlar bana.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Duru bir güzelliğe sahipsiniz özel sırlarınız var mıdır?</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Güzelliğimin sırrı sanırım her zaman makyajımı ve cildimi temizlemem, aloe vera sürmem kozmetik ve cilt bakımlarını sık sık kullanan birisi değilim.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Sevenlerinizden genel olarak nasıl tepkiler alıyorsunuz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Güzel tepkiler alıyorum genellikle. Canlandırmış olduğum karakter ile bağlantılı olarak aslında değişebiliyor kimi zaman.  Genellikle Sıla dikkat et şu kıza bu çocuğa diyerek mesajlar atılıyor çok hoşuma gidiyor.<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block; text-align:center;"
     data-ad-layout="in-article"
     data-ad-format="fluid"
     data-ad-client="ca-pub-9775706607616352"
     data-ad-slot="5978382542"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script> </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Genç bir yaşta ilk projeniz olarak başrol olmak nasıl bir his yarattı sizde?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tarifsiz bir his diyebilirim. Heyecan ve mutluluğun yanı sıra endişede verdi. Yayınlanma döneminin ardından aldığım güzel tepkilerden sonra ise endişe yerini sadece mutluluk kapladı.  Bu güzel tepkilere vesile olan yapımcımız, yönetmenlerimiz ve tüm dizi ekibine de sizin aracılığınız ile teşekkür ediyorum.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Dizi ekibi demişken sette durumlar nasıl?</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Gayet profesyonel bir şekilde ilerlemeye özen gösteriyoruz. Ancak yaptığımız iş gerçekten çok zor. Ve oyunculuk kariyerime günlük dizi ile başlamam benim açımdan çok iyi oldu. Sette yönetmenlerimizle aramızda gerçekten kuvvetli bir bağ var ve çalıştıkça da daha çok kuvvetleniyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Politika ile ilgileniyor musunuz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sanatla uğraşan insanların politikanın içinde olmaması gerekiyor. Oyuncu olarak bizler zaten muhalif durmak durumundayız. Herkes bence kendi işini yapmalı. Politikacı politika ile oyuncu sanat ile uğraşmak durumunda.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>En sevdiğiniz Film?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Pulp Fiction</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>En beğendiğiniz oyuncu?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kate Winslet – Johnny Depp</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>En beğendiğiniz yönetmen?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tarantino</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/oyuncu-sude-dogar-roportaj/">GENÇ OYUNCU SUDE DOĞAR KARİYERİNİ ANLATTI</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LEYLA ERDOĞAN İLE TEK SEANSTA GERİYE DÖNÜŞ !</title>
		<link>https://mayatta.com/leyla-erdogan-ile-tek-seansta-geriye-donus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Aug 2017 08:13:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[acısız]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısız yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[ale's güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[başkent]]></category>
		<category><![CDATA[ÇANKAYA]]></category>
		<category><![CDATA[CİLT BAKIMI]]></category>
		<category><![CDATA[ESTETİK]]></category>
		<category><![CDATA[genç görünmek]]></category>
		<category><![CDATA[GENÇLEŞME]]></category>
		<category><![CDATA[GÜZELLİK]]></category>
		<category><![CDATA[kadın bakım]]></category>
		<category><![CDATA[kolajen]]></category>
		<category><![CDATA[leyla erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[tunalı hilmi]]></category>
		<category><![CDATA[yüz germe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=26861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara’da güzellik ve bakım denildiği zaman ilk akla gelen isimlerden birisi Leyla Erdoğan olur. Ale’s Güzellik Merkezi ile hizmet veren Leyla Erdoğan ile Amerika’da çok tercih edilen, ameliyatsız, acısız ve ağrısız yüz germe uygulamalarını konuştuk. Leyla Erdoğan: Her yaştan kadının en büyük uğraşı güzellik ve bakım. Her kadın genç ve güzel görünmek ister. Teknolojinin son [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/leyla-erdogan-ile-tek-seansta-geriye-donus/">LEYLA ERDOĞAN İLE TEK SEANSTA GERİYE DÖNÜŞ !</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/07/agrisiz-yuz-germe-ales-guzellik-merkezi-leyla-erdogan.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-26867" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/07/agrisiz-yuz-germe-ales-guzellik-merkezi-leyla-erdogan.jpg" alt="Ameliyatsız yüz germe , Ale's Güzellik, Leyla Erdoğan" width="1000" height="678" srcset="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/07/agrisiz-yuz-germe-ales-guzellik-merkezi-leyla-erdogan.jpg 1000w, https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/07/agrisiz-yuz-germe-ales-guzellik-merkezi-leyla-erdogan-768x521.jpg 768w, https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/07/agrisiz-yuz-germe-ales-guzellik-merkezi-leyla-erdogan-800x542.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a>Ankara’da güzellik ve bakım denildiği zaman ilk akla gelen isimlerden birisi Leyla Erdoğan olur.</h4>
<p>Ale’s Güzellik Merkezi ile hizmet veren Leyla Erdoğan ile Amerika’da çok tercih edilen, ameliyatsız, acısız ve ağrısız yüz germe uygulamalarını konuştuk.<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block; text-align:center;"
     data-ad-layout="in-article"
     data-ad-format="fluid"
     data-ad-client="ca-pub-9775706607616352"
     data-ad-slot="5978382542"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p><strong>Leyla Erdoğan:</strong> Her yaştan kadının en büyük uğraşı güzellik ve bakım. Her kadın genç ve güzel görünmek ister. Teknolojinin son zamanlarda ilerlemesi artık günümüzde kadınlarımızı operasyonlara gerek kalmadan genç ve güzel gösterebiliyor. Amerika’da çok tercih edilen, ameliyatsız, acısız ve ağrısız yöntemlerden biri olan yüz germe uygulamalarını Ale’s Güzellik Merkezi’nde gerçekleştiriyoruz.</p>
<h4><strong>Öncelikle ilk sorumuz neden bu teknolojiye yatırım yapma kararı aldınız?</strong></h4>
<p>Türkiye’de kadınlarımızın şartları belli, Çalışan kadın, Doğuran Kadın, Bakan Kadın, Yetiştiren Kadın, yani tüm yükler Türk kadının omuzlarında diyebiliriz. Hal böyle olunca en çok yıpranan ve yıpratılan da kadın oluyor. Yılların kadınlarımıza armağan ettiği cilt kırışıklarını, bizde bu teknoloji ile yok etme kararı alarak bu teknolojiye yatırım yapma kararı aldık.</p>
<h4><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-26870" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/07/ameliyatsiz-yuz-germe-ales-guzellik-leyla-erdogan-mayatta.jpg" alt="ameliyatsız yüz germe , ale's güzellik merkezi, leyla erdoğan, mayatta" width="640" height="467" /></h4>
<h4><strong>Tek seansta yüz germe işleminden biraz bahseder misiniz?</strong></h4>
<p>Yüz cildine, yüksek yoğunluklu odaklanmış ses dalgaları gönderen cihazımız cildin 2 milimetreden başlayarak 5 milimetreye kadar çıkabilen derin dokularda kolajen üretiminin tetiklenmesine dayanan cilt gençleştirme yöntemidir. Cerrahisiz yüz germe işlemi olan teknoloji ile zamanın ve yer çekiminin ciltte yarattığı gevşeme ve sarkmalar onarılarak tekrar eski hale dönüştürülür. Sonrasında işlem gören cilt onarım sürecine giriyor ve yeni kolajenler üretiyor. Uygulama yapıldıktan 3 veya 4 ay sonra ideal görünümüne ulaşıyor. Ayrıca tek bir uygulamada elde edilen sonuç bir buçuk iki yıl boyunca da cildi bozmadan koruyor.</p>
<h4><strong>Uygulaması nasıl yapılıyor?</strong></h4>
<p>Bu teknolojinin en güzel yanı anestesezi ve ameliyata gerek duymadan acısız bir şekilde yapılabilmesidir. Kişiye uygun değerler cihaza girilerek uygulanıyor. Bu cihazla odaklanmış ses dalgaları kullanılarak cildin, 3-4,5 mm gibi istenilen derinlikteki noktalarında ve diğer yöntemlerle ulaşılamayacak derinliklerde, kontrollü küçük ısı noktaları oluşturularak cildin gerginliğini sağlayan yapılar (kollajen ve elastin) tekrar yapılanmaları için tetikleyerek uygulanıyor. Uygulama gayet basit ve pratiktir işlemden sonra hayatınıza kaldığınız yerden devam edebilmenize de olanak sağlıyor.</p>
<h4><strong>Tek Seans yeterli oluyor mu?</strong></h4>
<p>Evet. Tek seans yeterli oluyor. Tek seans olarak uygulanan bu yöntemle ortalama 3 aylık bir süreçte, yenileme ve sıkılaşma etkisi sağlanmaktadır.</p>
<p><strong>Bu uygulamanın yan etkileri var mı ?</strong></p>
<p>Uygulamamız sonrasında ciltte yanık, leke, herhangi bir yan etki oluşmaz. Bazı kişilerde uygulama sonrası kızarıklık oluşsa da bu durum birkaç saat sonra normale dönmektedir.</p>
<p><strong>Son olarak bu uygulamayı yaptırmak isteyenler size nasıl ulaşabilir?</strong></p>
<p>Merkezimiz Tunalı Hilmi Caddesi No: 84/13 Kavaklıdere Çankaya ANKARA ‘dır.</p>
<p>0 (312) 426 83 13 telefon santralimizden de randevu alabilirler.</p>
<p>Web Adresi: <a href="http://www.leylaerdogan.com/" target="_blank" rel="noopener">www.leylaerdogan.com</a></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/leyla-erdogan-ile-tek-seansta-geriye-donus/">LEYLA ERDOĞAN İLE TEK SEANSTA GERİYE DÖNÜŞ !</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEMET AKTAŞ : HAYALLERİM VARSA BEN DE  VARIM</title>
		<link>https://mayatta.com/demet-aktas-okedi-roportaj/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 May 2017 21:46:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[ayşen şimşekyay]]></category>
		<category><![CDATA[cover]]></category>
		<category><![CDATA[demet aktaş]]></category>
		<category><![CDATA[derya yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[ersay üner]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[hakkı yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[kemal şimşekyay]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[MÜZİK]]></category>
		<category><![CDATA[o kedi]]></category>
		<category><![CDATA[OZAN DOĞULU]]></category>
		<category><![CDATA[POPÇU]]></category>
		<category><![CDATA[sezen aksu]]></category>
		<category><![CDATA[ÜNLÜLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=26323</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk olarak Sezen Aksu coverleriyle tanınan Demet Aktaş kariyeriyle ilgili merak edilenleri okurlarımız için anlattı. İlk albümü &#8220;Yol Ver&#8221; ile başarılı bir grafik tutturan Güzel Popçu, yeni projelerini ve özel hayatına ait bilinmeyenleri içtenlikle anlattı.  SEZEN AKSU ŞARKISIYLA İLK KEZ SİZİ TANIDIK. BİRAZ ANLATIR MISINIZ O GÜNLERİ? Demet Aktaş : “Onu alma Beni Al” şarkısı albümümde yer aldı. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/demet-aktas-okedi-roportaj/">DEMET AKTAŞ : HAYALLERİM VARSA BEN DE  VARIM</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/05/Demet-Aktas-okedi-roportaj-mayatta.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-26325" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2017/05/Demet-Aktas-okedi-roportaj-mayatta.jpg" alt="Türk pop müziğinin renkli isimlerinden Demet Aktaş o kedi şarkısıyla..." width="550" height="434" /></a></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İlk olarak Sezen Aksu coverleriyle tanınan Demet Aktaş kariyeriyle ilgili merak edilenleri okurlarımız için anlattı. İlk albümü &#8220;Yol Ver&#8221; ile başarılı bir grafik tutturan Güzel Popçu, yeni projelerini ve özel hayatına ait bilinmeyenleri içtenlikle anlattı. </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>SEZEN AKSU ŞARKISIYLA İLK KEZ SİZİ TANIDIK. BİRAZ ANLATIR MISINIZ O GÜNLERİ?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Demet Aktaş : “Onu alma Beni Al” şarkısı albümümde yer aldı. Sezen Aksu şarkısı okumak hep hayalimdi. Hayal ettiğim şeyleri gerçekleştirmeyi seviyorum. Ben hayallerimle yaşıyorum. Hayallerim varsa bende varım. Bir gün hayal kuramasam işte o zaman korkmaya başlarım. ilk albümde Ersay Üner, Hakkı Yalçın, Zeyno ve Derya Yılmaz gibi çok değerli müzisyenlerin şarkıları yer aldı.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>YENİ SİNGLE ÇALIŞMANIZ “O KEDİ”Yİ ANLATIRMISINIZ?</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Demet Aktaş : O kedi benim için yeni bir başlangıç gibi oldu. Tarzım, tavrım çalıştığım insanlar… her şey ilk albümden bambaşka. Çok içime sinen bir şarkıydı. Yine hayal ettiğim bir şey daha gerçekleşti. Ozan Doğulu ile çalıştım. Murad Küçük ile çalıştım. Şarkı ilk olarak Ayşen ve Kemal Şimsekyay’dan bana geldiği an -işte bu- dedim. Herkes çok sevdi şarkıyı.  Ozan Doğulu’nun sihirli parmakları dokununca daha da güzel oldu tabiki <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>“O KEDİ” Nerden Çıktı ?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Demet Aktaş : Ayşen’e sormak lazım aslında. Nerden buluyor bu sözleri de nasıl yazıyor! Ama çok bilinen ve herkesin son dönemler ağzına takılmış bir laf oldu. Bizde bu yüzden O Kedi buraya gelecek dedik…</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>OZAN DOĞULU İLE YOLLARINIZ NASIL KESİŞTİ?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Demet Aktaş : Ozan Doğulu ile çalışmayı çok istiyordum ve vokal koçum Cihan Okan bunu biliyordu. Zaten, Ozan’ın stüdyosuyla benim evim yan yana sayılır. Diğer albümde de Doğulu stüdyosunda çalışmıştık çoğu zaman bir aradaydık. Bu şarkıyı hep beraber yapmaya karar verdik.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>MÜZİK PİYASASINI NASIL GÖRÜYORSUNUZ?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Demet Aktaş : Bence müzik piyasası iyiye gitmiyor. Aynı insanları dinlemekten herkes sıkıldı. Birileri emekli olmalı artık. Gerçi kimse ben yaşlandım çekileyim artık demiyor. Böyle nasıl iyiye gidebilirizki.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>KENDİNİZİ MÜZİK SEKTÖRÜNÜN İÇİNDE NEREDE GÖRÜYORSUNUZ?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Demet Aktaş : ilk albümde güzel bir çıkış yakaladık. O Kedi single çalışmamızda ise daha da yükseldiğimizi görüyorum. Her on kişiden 8’i O Kedi söylüyor. Bu benim için büyük bir referans oldu. Bir haftada 1 milyon tıklanmayı gördük. Hem de reklamsız. Oyunsuz dolansız.</span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/demet-aktas-okedi-roportaj/">DEMET AKTAŞ : HAYALLERİM VARSA BEN DE  VARIM</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PROF. DR. FERiT SARAÇOĞLU:GEBLİKTE SPA ve KOZMETİK UYGULAMALAR</title>
		<link>https://mayatta.com/prof-dr-ferit-saracoglu-gebelikte-spa-kozmetik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Mar 2016 16:21:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[CİLT BAKIMI]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik masaj]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik-spa]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[prof dr ferit saraçoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=20192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Jinekolojik onkoloji cerrahisi, Üreme endokrinolojisi ve infertilite Uzmanı Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu , gebelik döneminde anne adaylarının masaj ve hidroterapi uygulamaları konusunda uyması gereken kurallara dikkat çekti. Ankara&#8217;da Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında hastalarına sağlık hizmeti veren Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu gebelik dönemindeki bebeğin ve anne adayının sağlığı için şu bilgileri verdi. Suyla tedavilerin temel hedefi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/prof-dr-ferit-saracoglu-gebelikte-spa-kozmetik/">PROF. DR. FERiT SARAÇOĞLU:GEBLİKTE SPA ve KOZMETİK UYGULAMALAR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2016/03/doc-dr-ferit-saracoglu-gebelerde-masaj-ve-spa-kullanimi.jpg" rel="attachment wp-att-20193"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-20193" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2016/03/doc-dr-ferit-saracoglu-gebelerde-masaj-ve-spa-kullanimi.jpg" alt="doc dr ferit saracoglu-gebelerde masaj ve spa kullanimi" width="550" height="367" /></a>Jinekolojik onkoloji cerrahisi, Üreme endokrinolojisi ve infertilite Uzmanı Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu , gebelik döneminde anne adaylarının masaj ve hidroterapi uygulamaları konusunda uyması gereken kurallara dikkat çekti. Ankara&#8217;da Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında hastalarına sağlık hizmeti veren Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu gebelik dönemindeki bebeğin ve anne adayının sağlığı için şu bilgileri verdi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Suyla tedavilerin temel hedefi  dolaşım sistemin uyarmak ve kaslarda gevşeme sağlamaktır. Uzun yıllardır sıcak banyoların damarları genişleterek dokulara daha fazla besin ve oksijen gitmesini sağladığı, yani daha faydalı olduğu bilinmektedir. Soğuk sular ise dolaşımda bunun tersine neden olmaktadır. Sıcak suyun ayrıca enfeksiyonları ve iltihabı önleyici bir etkisi de bulunmaktadır ( antiinfektif ve anti inflamatuar etkiler). Böylece dinlenme, vücudun rahatlaması, dolaşımın artması gibi yararlarının yanında antiinflamatuar etkiyle ağrılar dinmekte, kas ve eklem sertlikleri kaybolmaktadır. Kanın kol ve bacakta göllenmesi nedeniyle kan basıncı düşmektedir. Sıcak banyolar immün sistemi uyararak vücut direncini artırmakta, mide barsak sistemini regüle ederek hazımsızlık, kabızlık gibi sorunların çözümünü kolaylaştırmaktadır. Sıcak su banyolarına benzeri etkileri masajın da gösterdiği bilinmektedir. Masaj dolaşımı artırarak vücutta besin ve oksijenin dağılımını artırırken atıkların ve toksinlerin vücuttan arındırılması hızlanmakta, kaslardaki yorgunluk ve ağrılar giderilmekte sinir sistemi üzerinde sakinleştirici bir etki ortaya çıkmakta, mental ve fiziksel yorgunluk giderilmektedir. Cilt sıkılaşmakta ve daha pürüzsüz hale gelmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Gebelerde Hidroterapi ve Masajdan Faydalanmalı mıdır?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sauna,  buhar odaları, hamamlar  ve sıcak havuzlar, tüm vücudun sarılması gibi uygulamalar vücudun iç ısısını yükselteceğinden anne karnındaki bebeğe zarar vermektedir. İlk üç ayda gebelerin yüksek ısıya maruz kalmaları bebeklerde doğumsal sakatlıkları artırmakta, düşük riskini yükseltmektedir. Gebeliğin ikinci ve üçüncü üç aylık döneminde ise fetüsün büyüme ve gelişmesini bozmaktadır. Bu nedenle tüm gebelik süresince fazla ısıya maruz kalınmasından kaçınılması gerekmektedir. Ancak tüm risklerine rağmen bir gebe spa merkezine gitmek istiyorsa bunun en uygun zamanı gebeliğin ikinci yarısıdır. Hiçbir zaman ilk 3 ay içerisinde gidilmemelidir. Gebelikte yorgunluğa ilaveten bel ağrıları, sırt kaslarında gerginlikler çok sık rastlanan sorunlardır. Bu sorunları gidermek için bilinçli ve zedelemeyen masajlar önerilebilir. Bu tür yakınmaların arttığı dördüncü aydan sonra sırt üstü yatıldığında bebek büyük damarlar üzerine baskı yaparak annede kan dolaşımını bozabilir ve anne adayı kendisini kötü hissedebilir, hatta baygınlık geçirebilir. Bu nedenle masajın gebe yan yatarken yapılması daha uygundur. Bazı aromalı yağların erken doğumu tetiklediği bilinmektedir. Bu nedenle aromasız, saf bebe yağlarıyla masaj yapılmalıdır. Ellerde, ayaklarda ve kulaklarda refleks tedavileri yapılarak gebenin yorgunluğu ve gerginliği giderilebilir. Ancak gebelikte ayak bileği ile topuk arasındaki belirli bir bölgenin rahimde kasılmaları ve bu vasıtayla erken doğumu başlattığı bilinmektedir. Bu nedenle masajı yapacak kişinin tüm bunların bilincinde ve yeterince tecrübeli olması gerekmektedir. Gebelik sırasında hiçbir zaman derin masajlar yapılmaz. Memeler,  karın ve genital bölgeye masaj yapılması erken doğuma neden olabilir. Bu nedenle gebe masajı yüzeysel olup sadece eller, ayaklar, kollar, bacaklar, omuz, sırt ve bele yöneliktir. Bilinçli bir masajın istatistiksel olarak erken doğum ve gebelik komplikasyonlarını azalttığı, sezaryen oranını düşürdüğü bilinmektedir. Yine masaj gaz, hazımsızlık ve kabızlık gibi sindirim sistemi sorunlarını önlemekte, anksiyete ve gerginliği azaltmaktadır. Bacaklarda kramplar daha az oluşmaktadır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="line-height: 1.5;">Kadınlar gebeliğe bağlı olarak kilo aldıkça kendilerini çirkinleşmiş hissedebilirler. Hele bir de kırışıklıklar söz konusuysa bu endişe daha da artar. Ancak gebelik sırasında kullanılacak dermatolojik ürünlerin içeriğine çok dikkat edilmesi gerekir. Şayet içlerinde A ve K vitamini, BHA (beta-hydroxy acid veya salicylic acid) varsa bunların kullanımlarının ertelenmesi uygun olacaktır. Yine içerisinde AHA (alpha-hydroxy acid) içeren kozmetikler, gebelikte zaten artmış olan güneşe hassasiyeti çok daha artıracaklarından kullanımları hiç uygun olmayacaktır. Bir gebenin en iyi arkadaşı, içerisinde en az 15 koruma faktörü olan güneş kremleri ve yağları olacaktır. Yine gebelik sırasında yüzde, dudaklarda ya da vücutta dolgu maddelerinin kullanımı, ya da Botox yapılmasının emniyetli olup olmadığı da henüz kesin olarak bilinmemektedir. </span>Gebelikte cilt de çok hassaslaşmıştır. Bu nedenle cilde yağlı, kuru ya da karışımı ne uygulanırsa uygulansın aromaterapi, retinoidler ve diğer kimyasal peeling yapan ajanlardan, sıcak taş uygulamalarından, elektronik uyarılardan ve mikroderma abrazyon uygulamalarından kaçınılması gerekmektedir. Bunların yerine yüze dolaşımı hızlandıran oksijen uygulamaları ya da nemlendirici cilt maskeleri yapılması tercih edilmelidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Gebelikte manikür ve pedikür yapılabilir. Ancak tırnak cilaları içeriğindeki zararlı kimyasal maddeler nedeniyle önerilmez. Yine saç boyalarının ciltten emilerek vücuda geçmesi nedeniyle gebelikte kullanımları önerilmemektedir. Gebelikte değişen hormon yapımları, erkeklik hormonlarının artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle gebelikte tüylenme ve cilt yağlanmasında artma meydana gelmektedir. Tüylerin vücuttan uzaklaştırılmasında klasik ağda kullanımı emniyetli kabul edilirken, lazer ve elektroliz uygulamalarının güvenirliği henüz kesin değildir.</span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/prof-dr-ferit-saracoglu-gebelikte-spa-kozmetik/">PROF. DR. FERiT SARAÇOĞLU:GEBLİKTE SPA ve KOZMETİK UYGULAMALAR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EVREN KARDEŞ: TERARYUM BİR EKOSİSTEMDİR</title>
		<link>https://mayatta.com/teraryum-evren-kardes-casa-verde-nisantasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nil Karslıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2015 23:29:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[bale]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[evren kardeş]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[NİŞANTAŞI]]></category>
		<category><![CDATA[teraryum]]></category>
		<category><![CDATA[terrarium]]></category>
		<category><![CDATA[TİYATRO]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=19747</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Tiyatro oyunlarından tanıdığımız Evren Kardeş, bu kez çok farklı bir proje karşımızda&#8221; Kardeş, Nişantaşı’nda açtığı ve Casa Verde adını verdiği butikte birbirinden farklı Teraryum çeşitlerine imza atıyor… Ve yaptığı her teraryum’a tarihteki bir kadın sanatçının adını veriyor… Tiyatro ve Bale’nin başarılı ismi Evren Kardeş, Hacettepe Konservatuvarı&#8217;nın  Bale Bölümü&#8217;ne ve oradan da aynı okulun Tiyatro  Bölümü&#8217;ne [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/teraryum-evren-kardes-casa-verde-nisantasi/">EVREN KARDEŞ: TERARYUM BİR EKOSİSTEMDİR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2015/12/terrarium-casa-verde-nisantasi-evren-kardes3.jpg" rel="attachment wp-att-19748"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-19748" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2015/12/terrarium-casa-verde-nisantasi-evren-kardes3.jpg" alt="terrarium-casa verde-nisantasi-evren kardes(3)" width="550" height="387" /></a>&#8220;Tiyatro oyunlarından tanıdığımız Evren Kardeş, bu kez çok farklı bir proje karşımızda&#8221; Kardeş, Nişantaşı’nda açtığı ve Casa Verde adını verdiği butikte birbirinden farklı Teraryum çeşitlerine imza atıyor… Ve yaptığı her teraryum’a tarihteki bir kadın sanatçının adını veriyor…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tiyatro ve Bale’nin başarılı ismi Evren Kardeş, Hacettepe Konservatuvarı&#8217;nın  Bale Bölümü&#8217;ne ve oradan da aynı okulun Tiyatro  Bölümü&#8217;ne uzanan 12 yıllık bir eğitim macerasının ardından bale ve tiyatro hayatının İstanbul’da devam ettiğini söyledi. Semaver Kumpanya ve Işıl Kasapoğlu, çeşitli projelerde rol aldığını dile getiren Evren Kardeş, Nişantaşı’nda 2015 Ocak ayında açktığı butik dükkanda teraryumlara hayat verdiğini söyledi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kardeş, özellikle son zamanlarda rastladığımız teraryumları şu sözlerle anlattı:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">“Teraryum, bazı bitki türleri için oluşturulan bir ekosistem. Tarihçesi 1830&#8217;lar İngiltere&#8217;ye dayanıyor. Botanik tutkusu olan Dr. Nathaniel Ward , kirli bir havası olan dönemin endüstri şehri Londra&#8217;da , içlerinde toprak kalıntısı olan kavanozlarda sağlıklı bitkilerin büyümeye başladığını görüyor ve modern teraryumlar bu şekilde gelişmeye başlıyor.  Casa Verde&#8217;nin satışa sundukları ise , yarı açık teraryumlar. Çoğunlukla sukulent ya da fazla su ve nem seven bitki türleri kullanılıyor. İstek üzerine kaktüs de kullanılabiliyor.”</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Teraryumun da bir sanat olduğunu dile getiren Kardeş, Teraryumlara tarihteki kadın sanatçıların adını verdiğini belirtti. Kardeş, şunları söyledi: “Patti , Edith , Camille , Virginia, Frida, Sylvia, Fahrelnissa, Füruğ, Afife gibi isimleri var. Büyük boy teraryum modellerinden birini tamamladığımda, İtalyan mimar Lina Bo Bardi&#8217;nin kendi için tasarladığı ünlü &#8220;cam ev&#8221; çağrıştı kafamda . Ufalıp teraryumun içinde yaşayasım gelmişti çünkü. O vitray fanusun adını &#8220;Lina&#8221; koydum. Sonra her form , çağrıştırdığı kişiye göre adını aldı. Biraz da, yaşam öyküsü, kişiliği ve eserleriyle bende iz bırakan kadınlara selam göndermek istedim sanırım.”</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kardeş, teraryumları müşteriler ile birlikte yaptığını da belirten Evren, Bazen müşterilerim de bana fikir veriyor ve evlerinde yaşayacak teraryumları birlikte yapıyor onlara birbirenden farklı isimler veriyoruz” dedi. Kardeş, “-<a style="color: #000000;" href="http://www.casaverdeflower.com/">www.casaverdeflower.com</a> adresinden teraryumları inceleyebilir, iletişim bilgilerine ulaşabilir, sipariş verebilirsiniz. Teraryumları birebir görmek için Hüsrev Gerede caddesindeki dükkana uğrayabilirsiniz. Dikimi yapılmış teraryumların teslimatı, taşıma esnasında tasarımın bozulmaması için yalnızca İstanbul&#8217;da bazı bölgelere yapılıyor. İstanbul dışına ise seçilen model fanus, bitki ve diğer malzemeleri paketleyip, dikim kılavuzu ile birlikte teraryum seti halinde gönderebiliyorum ” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/teraryum-evren-kardes-casa-verde-nisantasi/">EVREN KARDEŞ: TERARYUM BİR EKOSİSTEMDİR</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HÜLYA AVŞAR: “GÖSTERİŞ SPORU EN BÜYÜK ZARAR”</title>
		<link>https://mayatta.com/hulya-avsar-master-health-dergisi-roportaj/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mayatta haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2015 12:59:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET]]></category>
		<category><![CDATA[ESTETİK]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜZELLİK]]></category>
		<category><![CDATA[hülya avşar]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[kadın ve spor]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[master health]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[ÜNLÜ]]></category>
		<category><![CDATA[ZAYIFLAMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=18386</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zayıflama sürecinde kendisini en çok neyin motive ettiğini samimiyetle dile getiren Hülya Avşar ’a göre “Vücuda verilen en büyük zarar ne?”, “Kimler spor yapmamalı?”, “En sıkıcı sporlar hangileri?”… İşte Hülya Avşar ’ın MasterHealth Dergisi ile paylaştığı hayrete düşüren zayıflama serüveni ve çok özel tüyoları ALT YAPIM HEP KASLIYDI Ben sporcuydum. Alt yapım hep kaslıydı. Üzerimde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/hulya-avsar-master-health-dergisi-roportaj/">HÜLYA AVŞAR: “GÖSTERİŞ SPORU EN BÜYÜK ZARAR”</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2015/07/HulyaAvsar-mayatta-MasterHealth-roportaj-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-18389" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2015/07/HulyaAvsar-mayatta-MasterHealth-roportaj-5.jpg" alt="hulya avsar masterhealth dergisi roportaj" width="550" height="367" /></a></p>
<p><span style="color: #000000;">Zayıflama sürecinde kendisini en çok neyin motive ettiğini samimiyetle dile getiren Hülya Avşar ’a göre “Vücuda verilen en büyük zarar ne?”, “Kimler spor yapmamalı?”, “En sıkıcı sporlar hangileri?”…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">İşte Hülya Avşar ’ın MasterHealth Dergisi ile paylaştığı hayrete düşüren zayıflama serüveni ve çok özel tüyoları</span></p>
<h4><span style="color: #000000;">ALT YAPIM HEP KASLIYDI</span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Ben sporcuydum. Alt yapım hep kaslıydı. Üzerimde kilo varken de röportajlarımda derdim ki, “Sizin o gördükleriniz kilo değil, kas” ve bana gülüp, “Evet tabi o kas” derlerdi. Bir gün konser sonrası asistanım Serkan ve kuaförüm Serpil, “Birkaç kilo verseniz ne kadar güzel olur biliyor musunuz? Şeyda Coşkun’un zayıflattığı kişiler gibi çok başarılı olursunuz” ifadesini kullandılar. “Bir bildikleri vardır” diyerek, “Arayın hemen Şeyda’yı” dedim. Şeyda ile başladık. Onun bana gönderdiği yiyecek ve içecekler önce beni disiplin etti. Normalde de arsız bir yiyici değilim ama hiçbir şeyi aksatmadan 1.5 ayda 12 kilo verdim.</span></p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/hulya-avsar-master-health-dergisi-roportaj/">HÜLYA AVŞAR: “GÖSTERİŞ SPORU EN BÜYÜK ZARAR”</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BURCU ESMERSOY ALL DERGİSİ&#8217;NE KONUŞTU</title>
		<link>https://mayatta.com/burcu-esmersoy-all-dergisi-foto-roportaj/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gözde Ulusoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2014 14:59:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[all dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[BİKİNİ]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Esmersoy]]></category>
		<category><![CDATA[DENİZ]]></category>
		<category><![CDATA[ejderha dövmesi]]></category>
		<category><![CDATA[FOTOĞRAF]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNEŞ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜZEL]]></category>
		<category><![CDATA[ilan]]></category>
		<category><![CDATA[INSTAGRAM]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[karın kası]]></category>
		<category><![CDATA[kick boks]]></category>
		<category><![CDATA[NTV]]></category>
		<category><![CDATA[pareo]]></category>
		<category><![CDATA[pole dancing]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[REKLAM]]></category>
		<category><![CDATA[sarışın]]></category>
		<category><![CDATA[sıkı popo]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TANITIM]]></category>
		<category><![CDATA[TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[TELEVİZYON]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=12446</guid>

					<description><![CDATA[<p>Burcu Esmersoy All Dergisi için kamera karşısına geçti. Esmersoy All Dergisi ile yaptığı foto röportajda hayatında aldığı yeni kararlardan bahsetti. B.E. röportajında güneşi çok sevdiğini belirtti. Herkes sıcaktan uyuyamadığından şikayet ettiğinde yorganla uyuyor. Dinlenmek ise onun için deniz ve kum demek. İnstagram hesabı bikini fotoğraflarıyla dolu. NTV’de spor gecesi adlı programı sunan B.E, bu yıl 3 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/burcu-esmersoy-all-dergisi-foto-roportaj/">BURCU ESMERSOY ALL DERGİSİ&#8217;NE KONUŞTU</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/burcu-esmersoy-all-dergisi-roportaj-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-22091" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/burcu-esmersoy-all-dergisi-roportaj-9.jpg" alt="burcu esmersoy all dergisi roportaj (9)" width="421" height="550" /></a>Burcu Esmersoy All Dergisi için kamera karşısına geçti. Esmersoy All Dergisi ile yaptığı foto röportajda hayatında aldığı yeni kararlardan bahsetti.</h4>
<p>B.E. röportajında güneşi çok sevdiğini belirtti. Herkes sıcaktan uyuyamadığından şikayet ettiğinde yorganla uyuyor. Dinlenmek ise onun için deniz ve kum demek. İnstagram hesabı bikini fotoğraflarıyla dolu. NTV’de spor gecesi adlı programı sunan B.E, bu yıl 3 ay tatil yapma planının Dünya Kupası yüzünden geç başladığını belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/burcu-esmersoy-all-dergisi-foto-roportaj/">BURCU ESMERSOY ALL DERGİSİ&#8217;NE KONUŞTU</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇiĞ BESLENME UZMANI MEHMET AK</title>
		<link>https://mayatta.com/mehmet-ak-cig-beslenme-raw-food/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2014 22:43:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[alkali beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ann wingmore]]></category>
		<category><![CDATA[aşçı]]></category>
		<category><![CDATA[atkins bar for life]]></category>
		<category><![CDATA[BESLENME]]></category>
		<category><![CDATA[çiğ beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çiğ beslenme mehmet ak]]></category>
		<category><![CDATA[çiğ burger]]></category>
		<category><![CDATA[çiğ yemek]]></category>
		<category><![CDATA[çim suyu]]></category>
		<category><![CDATA[detox]]></category>
		<category><![CDATA[DİYET]]></category>
		<category><![CDATA[doğal beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[forma girme]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet ak]]></category>
		<category><![CDATA[pehriz]]></category>
		<category><![CDATA[pişirme]]></category>
		<category><![CDATA[pişirme usülleri]]></category>
		<category><![CDATA[raw food]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIKLI BESLENME]]></category>
		<category><![CDATA[ŞEF]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRK MUTFAĞI]]></category>
		<category><![CDATA[vegan beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil su]]></category>
		<category><![CDATA[ZAYIFLAMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=12374</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çiğ beslenme uzmanı Şef Mehmet Ak , Dünyada bir trend haline gelen ‘çiğ beslenme’ (Raw Food) akımının Türkiye’deki öncüsü. Türk ve Dünya mutfağı konusunda aynı anda 4 restoranın başında, başarılı bir şef olarak görev yaparken çiğ beslenme ile tanıştı. 125 kilo olan Mehmet Ak, çiğ beslenme ile tanıştıktan bir ay sonra 9 kilo verdi. Devam [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/mehmet-ak-cig-beslenme-raw-food/">ÇiĞ BESLENME UZMANI MEHMET AK</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 40px;"><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/cig-beslenme-raw-food-sef-asci-mehmet-ak-33.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-12600" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2014/07/cig-beslenme-raw-food-sef-asci-mehmet-ak-33.jpg" alt="sef asci mehmet ak cig beslenme uzmani" width="640" height="434" /></a></p>
<h4>Çiğ beslenme uzmanı Şef Mehmet Ak , Dünyada bir trend haline gelen ‘çiğ beslenme’ (Raw Food) akımının Türkiye’deki öncüsü.</h4>
<p>Türk ve Dünya mutfağı konusunda aynı anda 4 restoranın başında, başarılı bir şef olarak görev yaparken çiğ beslenme ile tanıştı. 125 kilo olan Mehmet Ak, çiğ beslenme ile tanıştıktan bir ay sonra 9 kilo verdi. Devam eden süreçte pişirme konusunu hayatından çıkaran bir aşçı haline gelen Mehmet Ak, ‘çiğ beslenme’ tarzını hem iş hem de yaşam tarzı haline getirdi. Ramada Plaza Ankara’da bir araya geldiğimiz Mehmet Ak, toplum sağlığını olumlu yönde etkileyecek ‘çiğ beslenme’ hakkında bilgi verdi.</p>
<h4><strong>Çiğ Beslenme Nedir?</strong></h4>
<p>Çiğ beslenme, pişirilmeden tüketilen gıdalarla beslenme yöntemidir. Ağırlıklı olarak bitkisel gıdalar tüketilir. Bitkilerde ihtiyacımız olan bütün besin öğeleri bulunur.</p>
<h4><strong>Çiğ Beslenme ile nasıl tanıştınız?</strong></h4>
<p>Tam anlamıyla Türk Mutfağında klasik bir şef olarak fazla kilolarımı kontrol edemedim ve bazı diyetler denedim. Atkins bar for life isminde bir diyet denedim. Etle besleniyor ve spor yapıyorsunuz. Tamamen et yiyorsunuz ve kilo veriyorsunuz. Ama sonunda kendinizi iyi hissetmiyorsunuz.  Yaklaşık 3 ay bu şekilde yaşadım. Araştırmaya devam ederken 2004 yılında çiğ beslenme ile tanıştım. Bir toplantıda bir hanım bunu anlatıyordu. Duyduklarımdan çok etkilendim ve karar verdim. “Bunu yapmak istiyorum” dedim kendime. Programı aldım. Bir ay boyunca o hanımın evinde buluştuk. Her hafta yeni protokoller aldık. İlk bir ay içinde 9 kilo verdim. O sırada aynı anda 4 restoran çalıştırıyordum. Her gıdanın en güzeliyle besleniyordum ama kilo problemim vardı. 125 kiloya çıkmıştım. Çiğ beslenme programıyla 9 kilo verdim. Daha sonra bunu keşfetmek istedim. Bütün kilolarım gitsin istedim. “Çiğ beslenme, detox, arınma ve iç organların temizliği, bu yemekleri yiyerek nasıl yapılabilir” sorusunu sordum kendime. Bunları araştırırken Ann Wingmore adlı bir hanımla çalıştım. Kendisi Avrupalı bir doktordur. 60&#8217;lı yıllarda yeşil sular, çim suları içerek kendi göğüs kanserini iyileştirmiş. Onun kitaplarını okudum. Kendisi şu anda hayatta değil. Onun talebelerinden dersler aldım. Kurmuş olduğu kuruluşlarda gönüllü olarak aşçılık yaptım. San Francisco’da çiğ beslenme ile ilgili bir okul var. O okulda da 3 hafta başlangıç seviyesinde eğitim aldım. Zaten kendim de profesör şef olduğum için o basit eğitim bana yetti. Bu sayede işi daha da ileriye taşıdım. Pişirmeden tamamen uzaklaştım. Bir devir kapandı yeni bir devir açıldı. Pişirilen bir mutfağa dahi gitmiyorum. Havasını bile solumuyorum.</p>
<h4><strong>Hiç pişmiş gıda tüketmiyor musunuz?</strong></h4>
<p>Hayır %100 çiğ besleniyorum. Ara sıra tadına baktığım şeyler oluyor tabi.</p>
<p><strong>Ne zamandır?</strong></p>
<p>2006 yılının ocak ayından beri tamamen çiğ besleniyorum.</p>
<h4><strong>Çiğ beslenerek yetişkin bir metabolizmanın bütün besin ihtiyacı karşılanabilir mi?</strong></h4>
<p>Evet. Zaten bütün bitkisel proteinler bizim tüketmemiz gereken proteinlerdir. Hayvansal proteinleri vücudumuzun tüketmesi çok zor. Algılaması da çok zor. Tabi biz bunu bilmiyorduk ve hayvansal gıdalara yönelmiştik. Bitkilerle her şeyi alabilirsiniz. Bunu öğrenince değiştim.</p>
<h4><strong>Tıpçılar çiğ beslenmeye nasıl bakıyor?</strong></h4>
<p>Güzel soru. Tıpın babası Hipokrat: ‘gıdalarınız ilacınız ilaçlar da gıdanız olsun’ demiş. 2000 yıl önce ilacı bulan adam böyle demişse doğrudur. Vücudumuzun gerçek ihtiyacı gıdalardır. Herkes kendi kendisinin doktoru olma şansına sahip. Kimse sizin vücudunuzu sizden daha iyi tanıyamaz. Böylece kendi vücudunuzun ilacını ancak kendiniz tanımlayarak yaparsınız. Dışarıdan gelen ilacın nasıl bir etkisi olur bilemiyorum. Örnek: aspirin. Sana ve bana aynı etkiyi mi yapacak yoksa biz mi öyle düşüneceğiz. Benim savunduğum konu, herkesin çiğ beslenerek kaliteli bir şekilde yaşayabileceğidir. Çiğ beslenerek sağlıklı bir şekilde hayatını devam ettirebilirsiniz. İnişler çıkışlar olabilir. Şehir yaşantısı, kirli hava, su, eksoz, dedikodu, iş yaşantısı… bunlar da insanın sağlığını bozabilir. Onlar da insanı toksitleyebilir. Onun için de her insanın arada sırada bile olsa bu şekilde beslenmesi gerektiğini düşünüyorum. </p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/mehmet-ak-cig-beslenme-raw-food/">ÇiĞ BESLENME UZMANI MEHMET AK</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KİCK BOKSCU KARDEŞLER NAZ VE GÜLCE AYDIN</title>
		<link>https://mayatta.com/gulce-aydin-naz-aydin-21-way-pilates-kick-boks/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Başara]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jul 2014 12:53:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[21 way pilates]]></category>
		<category><![CDATA[CEMİYET]]></category>
		<category><![CDATA[foto haber]]></category>
		<category><![CDATA[GALERİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜLCE AYDIN]]></category>
		<category><![CDATA[incelme]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[kalori yakma]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyo]]></category>
		<category><![CDATA[kick boks]]></category>
		<category><![CDATA[kızkardeş]]></category>
		<category><![CDATA[naz aydın]]></category>
		<category><![CDATA[savunma sporu]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://mayatta.com/?p=12124</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankaragücü eski Başkanı Cemal Aydın ile Gülennur Aydın&#8217;ın kızları, Gülce Aydın ve Naz Aydın kardeşler kick boksa merak saldı. Cemiyetin genç kuşak temsilcilerinden olan isimler, erkeklerle özdeşleşen bu spor dalının az zamanda yüksek kalori harcamaya yardım ettiğini ve kadınlar için de iyi bir kardiyo yöntemi olduğunu düşünüyor. Eğitmenleri Murat Şirin ile objektiflerimizin karşısına geçen Aydın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/gulce-aydin-naz-aydin-21-way-pilates-kick-boks/">KİCK BOKSCU KARDEŞLER NAZ VE GÜLCE AYDIN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2016/06/gulce-aydin-naz-aydin-boks-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-21824" src="https://mayatta.com/wp-content/uploads/2016/06/gulce-aydin-naz-aydin-boks-9.jpg" alt="gulce aydin naz aydin boks (9)" width="550" height="367" /></a></p>
<h4>Ankaragücü eski Başkanı Cemal Aydın ile Gülennur Aydın&#8217;ın kızları, Gülce Aydın ve Naz Aydın kardeşler kick boksa merak saldı.</h4>
<p>Cemiyetin genç kuşak temsilcilerinden olan isimler, erkeklerle özdeşleşen bu spor dalının az zamanda yüksek kalori harcamaya yardım ettiğini ve kadınlar için de iyi bir kardiyo yöntemi olduğunu düşünüyor. Eğitmenleri Murat Şirin ile objektiflerimizin karşısına geçen Aydın kardeşler, kick boks yaparken son derece keyifli vakit geçirdiklerini de belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://mayatta.com/gulce-aydin-naz-aydin-21-way-pilates-kick-boks/">KİCK BOKSCU KARDEŞLER NAZ VE GÜLCE AYDIN</a> appeared first on <a href="https://mayatta.com">Mayatta</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
